En Çok Görüntülenen Kitaplar

Toplam 38635 sonuçtan 37801 - 37810 arası görüntüleniyor.
Tahsin Yücel
metin - Türkçe
2 Ayrım
781,93 KB
Eser Alt Türü: Roman
Görüntülenme Sayısı: 3
Konusu:
2002 yılında yayınladığımız Yalan adlı romanıyla büyük ilgi toplayan Tahsin Yücel, yeni romanı Kumru ile Kumru'da yine toplumumuzun aslında gözler önünde olan ama kimsenin bir türlü dile getiremediği, yüksek sesle söylemekten herkesin ürktüğü bir sorununu anlatıyor. Yaşamımıza egemen olan eşyanın, yalnızca günlük çalışma biçimimizi değil, aynı zamanda duygularımızı, düşüncelerimizi, giderek kişiliğimizi nasıl etki altına aldığı, son derece etkileyici ve inandırıcı bir dille anlatılmış güç konuyu ustalıkla romanlaştırmış: Eşya, zamanla bize egemen olur. Başka pek çok konuda olduğu gibi eşya tutkusunda da televizyonun belirli bir etkisi vardır. Oysa bir yerde durup kendi kendimize sormamız gerekir: Kim kumanda etmekte? Biz mi televizyonu, yoksa televizyon mu bizi?
Helga Bansch
insan sesi mp3 - Türkçe
2 Ayrım
9,42 MB
Eser Alt Türü: Çocuk Kitabı
Görüntülenme Sayısı: 3
Konusu:
Birlikte Yaşamak Mümkün...Yeter ki Anlaşmaya Gönlün Olsun! Gülsen Hanım ne yaptı ne ettiyse, evini istila eden farelerden kurtulamamıştı. Onları zehirlemeye bile kalkışmış ama yine de onlarla baş edememişti. Çaresiz kalan yaşlı kadın, sonunda evini terk edip şehre taşınmaya karar verdi. Şehirde fare yoktu ama penceresinin önünde sebze bahçesi de yoktu. Her yer asfalt ve betondu. Gülsen Hanım kır evine geri dönmek istiyordu. Öyleyse, farelerle uzlaşacak bir yol bulması gerekiyordu!
Lamour Crochet
insan sesi mp3 - Türkçe
2 Ayrım
5,86 MB
Eser Alt Türü: Çocuk Kitabı
Görüntülenme Sayısı: 3
Konusu:
Küçük hasır şapka hayatından çok memnundur. Çünkü tatlı mı tatlı küçük bir kızın "başının üzerinde yeri" vardır. Bu kız aslında hasır şapkacığın oyun arkadaşıdır. Kız salıncağa bindiğinde ya da kaykaydan kaydığında hep onun başında olur, onunla birlikte eğlenir. Üstelik güneşten de korur kızı. Ama bir gün, aksiliğe bakın, küçük kız şapkasını bir bankta unutmasın mı! Hasır şapkacık başına gelen bu felakete inanamaz. Rüzgarlar alır götürür zavallıcığı. Evet, zor günler onu beklemektedir. Gelgelelim bütün olumsuzluklara rağmen hiç mi hiç ummadığı bir sürpriz ona büyük bir mutluluk yaşatacaktır...
Philip K. Dick
metin - Türkçe
2 Ayrım
708,00 KB
Eser Alt Türü: Bilimkurgu
Görüntülenme Sayısı: 3
Konusu:
Şizofreninin Kutsal Kitabı! Philip K. Dick, her dahi gibi "hasta"ydı, belki de her "hasta" kadar dahi! İç içe giren, karmaşıklaşan zaman, sanrılar, karabasanlar, kaos ve şizofren zihinle dış dünya gerçekliğinin çatışması... 'Dünyalı', iktidar ve para uğruna her yolu denemeyi yine hazır: Mars'taki gücünü arttırmak isteyen Arnie Kott, usta bir tamirci ve eski bir şizofren olan Jack Bohlen'ı, geleceği görme yetisi olan otistik Manfred Steiner'le iletişim kurabilecek bir sistem yaratması için kiralıyor.
Muhyiddin İbn Arabi
metin - Türkçe
2 Ayrım
213,70 KB
Eser Alt Türü: Tasavvuf
Görüntülenme Sayısı: 3
Konusu:
Ahlak, nefsin halidir. Nefsini terbiye etmeyen, kusurlarını araştırıp kontrol altına alıp edeplendirmeyen kimse ahlakını arındıramaz. Ahlakın özü, şehvani ve gazap nefsinin boyun eğdirilmesi, akıl nefs-i natiksanı kuvvetlendirmesidir. Kemal derecesine ulaşmak isteyen kimse, nefsini bütün insanları sevmeye, muhabbet beslemeye alıştırmalıdır. İlahi kudret süsü hepsinde mevcuttur. Her birinde ayrı ayrı vardır. O da akıl nefsidir. İnsan bu nefisle insan olmuştur. İnsanın iki cüzünün, yani ruh ve bedeninin en serefli parçası akıldır. O bütün insanlarda değişmeyen tek cevherdir. Bütün insanlarda gerçekte birdirler, sadece şahısları farklıdır. Bütün ayıpları karşısında son derece uyanık olmalıdır. Her türlü noksanlığın kendisine sirayet etmesinden sakınmalıdır. Her fazileti işlemeli, gayeye ermek için çalışmalıdır.
Platon
metin - Türkçe
5 Ayrım
512,25 KB
Eser Alt Türü: Bilim
Görüntülenme Sayısı: 3
Konusu:
Platon'un felsefî kariyerinde önemli bir dönüm noktası oluşturan ve onun Sokrates'in portresini tasvir etmeyi amaçlayan aporetik diyalogları geride bırakıp ilk kez olarak bir takım pozitif öğretiler ortaya koyduğu bir diyalog olan Menon dilimize ilk kez Adnan Cemgil tarafından 1942 yılında Fransızca'dan çevirilmiş ve diyalog aynı yıl Milli Eğitim Bakanlığı yayınları arasında çıkmıştır. Adnan Cemgil'in çevirisi 1982 yılında bu kez Remzi Kitabevi tarafından yayımlanmıştır. Çalışmalarımın bu aşamasında hemen tümüyle Platon felsefesi üzerinde çalışmamdan cesaret alarak. Cemgil'in başladığı işi biraz daha ileri bir aşamaya götürmeyi düşündüm. Çeviriye temel olarak Malcolm Brown tarafından yayımlanmış olan W.K.C. Guthrie'nin çevirdiği İngilizce metni aldım (Bkz., Plato's Meno, İndianapolis, 1971) ve çeviri sırasında R.S. Bluck tarafından yayımlanmış olan Plato's Meno (Cambridge University Press, 1961) adlı eserde yeralan Yunanca metinden faydalandım. Çeviri sırasında sevgili öğrencim ve arkadaşım Harun Sıvacı'nm büyük yardımlarını gördüm. Harun çeviriyi yaparken daha sonra yayımlanacak metnin müsveddesini yaptığı gibi, oluşan müsveddeyi de daktilo etti. Onun bu yardımları olmasaydı, çeviriyi yayımlamak, bu arada büyük ölçüde doktora tezimi yazma çabası içinde olduğumdan, kesinlikle zor olacaktı. Sevgili arkadaşım Harun'a içtenlikle teşekkür ediyorum. 29 Mart 1989
Machado De Assis
metin - Türkçe
2 Ayrım
606,10 KB
Eser Alt Türü: Roman
Görüntülenme Sayısı: 3
Konusu:
Her yaşam biriciktir. Her yaşam öyküsü de öyle... Brás Cubas'ınki ise biraz daha biriciktir. Ne de olsa, Latin Amerika edebiyatının en iyi romanlarından birinin kahramanıdır. Üstelik kendi hayatını ölümünden sonra anlatan bir karakterdir Brás Cubas. Sıkıcılığı bu dünyada bırakmıştır. Kendi hayatını neşe kalemi ve hüzün mürekkebiyle yazar. Bazen okurdan içtenlikle özür diler, bazense onu erdem budalası olmakla suçlar. Bir yandan, hata bulmak için yanıp tutuşan eleştirmenle dalga geçer, diğer taraftan kendi kitabının -okurun pek de hoşuna gitmeyecek- kusurunu bizzat kendisi ifşa eder. Sadece öz yaşam öyküsü değil, "sahici bir öz yaşam öyküsü"dür anlatılan. Çünkü ölmüştür ve dünyevi küçük hesapları yoktur. Yaşarken geliştirdiği küçük fikirleri ve kuramları vardır: Hüzün giderici bir yakı, Pencerelerin Denkliği Yasası, Faydalar Kuramı, İnsan Basımları Kuramı, İnsan Sefaletinin Birliği, ruh jeolojisine bir nevi giriş, kadınların ve erkeklerin dalkavukluk etme biçimleri veya mezar taşı yazılarının felsefesi... Kuşkusuz her klasik roman biriciktir. Latin Amerika edebiyatının başyapıtlarından Mezarımdan Yazıyorum ise biraz daha biriciktir. "Ah benim patavatsız, kör cahil sevgilim, bizi dünyanın hâkimi kılan yeteneğimiz budur: Geçmişi yeniden kurmak. Böylece kanılarımızın değişkenliğini, sevgilerimizin beyhudeliğini kanıtlamış oluruz. Pascal, insanın düşünen bir kamış olduğunu söylemiş. Yanlış... İnsan düşünen bir dizgi hatasıdır. Hayatın her dönemi, bir öncekini düzelten yeni bir basımdır ve her dönem, bir sonraki tarafından düzeltilecektir; ta ki nihai basım yapılana kadar, ki yayımcı bu basımı kurtlara adamıştır." "Assis, Latin Amerika'nın şimdiye dek çıkardığı en büyük yazar..." -Susan Sontag- "Machado de Assis, bir çeşit mucize..." -Harold Bloom- "Büyük bir ironi sanatçısı ve trajik bir komedyen..." -Philip Roth-
Mahmut Goloğlu
metin - Türkçe
2 Ayrım
1,20 MB
Eser Alt Türü: Siyasi Tarih
Görüntülenme Sayısı: 3
Konusu:
Mahmut Goloğlu’nun Milli Mücadele Tarihi dizisinin üçüncü kitabı, Milli Mücadele’den Cumhuriyet’e uzanan sürecin ana dönüm noktasını, Büyük Millet Meclisi’nin kuruluşunu ve ilk dönemlerini inceliyor. Üçüncü Meşrutiyet, Erzurum ve Sivas Kongrelerinin yarattığı ivmenin, yurt çapında bir harekete dönüşme sürecini Büyük Millet Meclisi’nin ilk yılı ekseninde inceliyor. İstanbul hükümetlerinin tutumlarından Meclis-i Mebusan’ın işgal kuvvetlerince dağıtılmasına, yeni bir meclisin Ankara’da toplanması kararından mebusların Anadolu’nun kalbindeki bu küçük kentte buluşmalarına, Sevr tartışmalarından Sovyet Rusya ile imzalanan ilk uluslararası antlaşmaya pek çok olay pek çok ayrıntı… Ekler bölümünde hem Birinci Meclis milletvekillerinin ayrıntılı künyeleri, hem de o dönemin tanıklarının kendi kalemlerinden anılarıyla birlikte.
Platon
metin - Türkçe
2 Ayrım
47,96 KB
Eser Alt Türü: Felsefe
Görüntülenme Sayısı: 3
Malcolm Waters
metin - Türkçe
2 Ayrım
1,43 MB
Eser Alt Türü: Sosyoloji
Görüntülenme Sayısı: 3
Konusu:
İki nedenden dolayı, sosyoloji, kurumsallaşmış akademik bir disiplin olduğunu haklı olarak iddia etmektedir. Bu nedenlerden birincisi; yaygın kabul görmüş kuramsal bir geleneğe sahip olması, ikincisi; araştırma yaparken, yöntembilimsel kesinlik bakımından ciddi çabalara girişmiş olmasıdır. Bununla birlikte, kuram, hitap ettiği kişilere, toplumsal dünyaya ilişkin söylenebilecekleri özetleyebildiğinden, sosyoloji disiplinini tanımlar niteliktedir. Bunun aksine, yöntembilim ise, söylenebilecek olanların ve söylenmiş olanların durumu hakkında, karar verebilmek için bir dizi kurala ve amaca ulaşmak için, araçlardan ibarettir. Sosyoloji, insan toplumuna yön vermede ve insan bilgisinin gelişiminde önemli bir yer edinmek istiyorsa, kuram, her zaman sosyolojinin merkezi ve indirgenemez amacı olmalıdır. Eğer sosyoloji, kuramı, yoruma feda edilecek olursa, tarihe veya gazetecilik düşüncesine doğru sürüklenir; eğer deneyciliği (empirizmi) seçerse, davranışçı psikoloji veya ekonomi biliminin insansızlaştırmasına ve gereksiz tekrarcılığına (totolojisine) saplanır; eğer dilbilim ve bilgi kuramı ile kendini sınırlayacak olursa, felsefe ve teolojinin skolastisizmine sürüklenir. Sosyolojik kuram, ne birleştirilmiş ne de tamamlanmış bir projedir. Sosyolojik kuram, farklılaşmış özel uzmanlık alanlarının kısmen de olsa birbirine eklemlenmesinden oluşmaktadır. Fizikte, makro-mikro evren arasında yapılan nihai ayrıma neden olan, "kozmos kuramı" ile "parçacık kuramı"nın birleştirilebileceğine ilişkin çok ciddi bir umut doğmuştur. Sosyolojide ise, eylem yapı, maddecilik idealizm, bireyselcilik bütüncülük, rasyonel araçsallık ve iletişimsellik, değer bağımsız değer bağımlı, gibi özel ikilikleri/açmazları (dualities) çözebilmek için, elimizde henüz herhangi bir umut yoktur. Gerçekten de, günümüzde, hala tartışılmaya devam edilen sadece bu zıtlıklara odaklanan bir kitap yazmak mümkündür. Eğer sosyolojik kuram başarısız olmakla suçlanmak istemiyorsa, yazılabilecek böyle bir kitapta tartışmaların çözümlenmiş olması gerekir. Kuramsallaştırma bir şeyi başarmaktan çok, bir süreç olduğundan, bu zıtlıklar ciddi konulara hitap edecek şekle sokulduğunda, sosyoloji kuramı fiziğin halihazırda yapmış olduğu ilerlemeyi yapabilir. Bu kitabın odaklandığı nokta da tam bu ciddi konular üzerinedir. Sosyoloji kuramının söyleyebileceği konuları, kapsayıcı meseleleri ve bunlara ilişkin ileri sürdüğü iddiaları anlatmaktadır, fakat, böyle bir çabayı engelleyen açıklayıcı ikiliklerden uzak durmaktadır. Şurası da şaşırtıcıdır ki, bu tür inceleme konularının göreli olarak sayısı pek fazla değildir ve yine de, bu kadar yeni bir disiplinde kuramsal bir bütünleştirme ölçütünden bahsedilebilmektedir. Kuram üreten sosyologların (ortak bir uzlaşı alanı olmasa bile) ortak bir söylem alanında birbirleri ile ilişki içinde oldukları kabul edilir, ortak olarak ilgilendikleri konulara yönelmek için bir kavramlar sistemini paylaşırlar. Bu ortak kuramsal ilgi alanındaki konuları ortaya çıkarabilmek için, bu kitap, sosyolojik düşünmenin, içinde tartışmaların bitirildiği, birbirleri ile rekabet eden hatta çatışan paradigmaların (düşünsel kalıplarının, çn.) ya da düşünce okullarının bir araya gelmesi olarak tanımlanmasını kabul etmemektedir. Düşünsel rekabet, kesinlikle kuramsallaşmanın yapıldığı bir toplumsal süreçtir.

Sayfalar