En Çok Görüntülenen Kitaplar

Toplam 39613 sonuçtan 38011 - 38020 arası görüntüleniyor.
Cihat Burak
metin
1 Ayrım
302,85 KB
Görüntülenme Sayısı: 5
Konusu:
Ünlü ressam Cihat Burak'ın aynı zamanda usta bir öykücü olduğunu Cardonlar'la farketmiştik, 1980'lerin başında. Ardından, 1992 Yunus Nadi öykü Ödülü'nü kazanan Yakutiler'le, bu kanıyı pekiştirmişti. Yıllar sonra, pırıltısından hiçbir şey yitirmeyen resimleri gibi öyküleri de hala capcanlı... Burak'ın zengin anılar ve dikkatli gözlemlerle beslenen öykülerinde duyguya ince bir alay eşlik ediyor. Yakutiler'de günlük yaşamdaki ve kültürümüzdeki hızlı değişmeler gösterilirken yanlış eğitimin, tersine dönen devlet çarkının eleştirileri yapılıyor. İnsan ilişkilerinin, doğa ve çevrenin yozlaştırılmasına karşı uyarıların dile getirildiği öykülerde, yazı dilinin alışılmış kurallarına zaman zaman hoş bir biçimde yan çizen Burak, konuşma dilini çok canlı, çok çekici biçimde kullanıyor. Yakutiler, bu kez yazarının elyazısı örnekleri ve desenleri eşliğinde...
İsmail Cem
metin
1 Ayrım
581,06 KB
Görüntülenme Sayısı: 5
Sarp Mogan
metin - Türkçe
1 Ayrım
304,10 KB
Eser Alt Türü: Hukuk
Görüntülenme Sayısı: 5
Konusu:
Parıltılı üniversite diplomanız, her geçen sene daha da göz kamaştırıcı hale gelen CVniz, sizi her fırtınadan sağ çıkaracak hırslarınız ve ideallerinizle başarı merdivenlerini birer birer tırmanırken bir anda kanser olduğunuzu öğrenseniz ne yapardınız? "Ölümcül bir hastalığınız var. İyileşmek için tek seçenek olarak size önce radyoaktif maddeler yükleyip sonra da kurşunla kaplı bir kutunun içine koyacağız. Bir köşede tuvaletiniz olacak: kurşun bir tuvalet. Ve özel ambalajlar içerisinde günde üç öğün yemeğiniz de hazır olacak. Yemek atıklarınız ise astronot kıyafetli adamlar tarafından toplanıp imha edilecek. Kurşun bir kutunun içinde, sadece birkaç hafta sabredeceksiniz."Durun bir dakika! Bunu planlamamıştınız… Kariyerinin en parlak zamanlarından, tam da iki sene içinde genel müdür, beş sene içinde C-Level Yönetici, ondan sonra da artık kısmette hangi mevki varsa o olmayı hedeflerken kendisine konulan hastalık teşhisiyle hayata bakışı değişen Sarp Mogan, tamamen kurşunla kaplı birkaç metrekarelik bir odada yazdığı bu kitapta, mutluluğun parlak bir kariyerle tanımlandığı günümüz iş hayatının pratiklerini mercek altına alıyor, "okullarda öğretilmeyen kirli başarı reçetelerini" bir bir ortaya döküyor. Sen artık sen değilsin. Sen artık bir ürünsün. Kendini bir ürün gibi görmezsen kariyer yapmayı unut gitsin. Kariyer yapmak, asla ve asla kendin olmamak demektir. Bir roldür. Bir markalaşma, pazarlama ve halkla ilişkiler çalışmasıdır. Üzülme. Yaz tatilinde anneannenin yazlığında kayısı marmelatlı katmer yerken parmak arası terliğinle kendin olabilirsin. Yılda beş-altı gün ama, daha fazla değil. Kalan 360 gün bize lazımsın. Sarp Mogan, insanların yaşadıkları muhitin kalitesi, kullandıkları arabanın modeli ve banka hesaplarındaki rakamlar kadar varolduğu bir dünyada zirvelere tırmanmak için hangi yolları izleyeceğimizin, nelerden vazgeçeceğimizin ve bu yolculukta "neye" dönüşeceğimizin bir resmini çiziyor.
Umut Tümay Arslan
metin - Türkçe
1 Ayrım
468,94 KB
Eser Alt Türü: Sinema
Görüntülenme Sayısı: 5
Konusu:
Bir Kapıdan Gireceksin, yakın dönem Türkiye sineması üzerine on dokuz denemeden oluşuyor. Bu denemeler, Türkiye'nin uzak ya da yakın, kronik ya da yeni, can acıtıcı ya da kayıtsızlaştırıcı meselelerini sinemasal kurgu dolayımıyla düşünmeye, bu yolla farklı türden hakikatler keşfetmeye imkân tanıyor. Ama aynı zamanda bizleri bekleyiş, inanç ve arzu ile kapısı aralanan, sinemanın o sapkın ama mucizevi dünyasına bir kez daha sokuyor. Yan yana geldiklerinde bu denemeler, insanın bilgi ile inanç arasındaki salınımının, film seyretme deneyiminin de ta kendisi olan bu salıncağın, insan hayatının aptalca sıradanlığını, hatta bu sıradanlığın kimi zaman taş gibi görünen kalıcılığını, iç burkucu sefaletini nasıl aşındırabildiğini de gösteriyor. Rüyalarına sahip çıkmak isteyenler için.
Vüsat O. Bener
metin
1 Ayrım
145,47 KB
Görüntülenme Sayısı: 5
Konusu:
"Vicdan da kim? Ne işi var aramızda? O yüzden yürümeyecek öykü. Acıklı güldürü, tutmuyor melodramın karşılığını. Cinayet eksik, zayıfladı kurgu. Merakta bırakmalı seyirciyi. Ama ben sıkıldım, içim karardı, keçileri kaçıracağım neredeyse. Yazık değil mi okurlarıma. Şöyle bir tasarım nasıl? Sinirlenip yırtıyorum yazdıklarıı, iki tablet uyku ilacı, doğru yatağa! İyi de, millet sokağa dökülmüş, ellerinde pankartlar. 'Sorumlusun arkadaş! Diyeceğim yoksa ne demeye soyundun yazarlığa?" Vüs'at O. Bener'in, uzun ve yoğun öykü serüveninin üçüncü kitabı Siyah-Beyaz. Kendi yatağında hem çağıltılı hem derinden akan öyküler.
Doğu Perinçek
metin
1 Ayrım
289,51 KB
Görüntülenme Sayısı: 5
Konusu:
Elinizdeki kitap, Türk adının kökenindeki uygarlık devrimi, Orta Asya'da para ve devlet, Turfan'daki uygarlık harikası Karız Kanalları, Kaşgarlı Mahmut, Osmanlı'ya kalan Orta Asya uygarlık mirası ve Türklerin uygarlık mayası konularının incelendiği altı bölümden oluşuyor. Orta Asya Uygarlığı, Avrupa merkezli tarihçiliğin Orta Asya'ya tepeden bakışlarını çürütüyor ve Orta Asya'nın görülmek istenmeyen uygarlık birikimine bazı örneklerle dikkat çekiyor.
Thomas Bernhard
metin
1 Ayrım
152,40 KB
Görüntülenme Sayısı: 5
Konusu:
Thomas Bernhard, aldığı ödüllerin hikâyesini aktarırken zehir zemberek diliyle kendine özgü üslubunu koruyarak bu kişisel tecrübeleri okuruyla açık seçik paylaşıyor; kişisel zaaflarını da örtmeden, ödül almanın bütün çelişkilerini, çetrefilli bürokrasiyi, okuryazar, çok bilgili, şahin politikacıların edebiyat ödüllerine katkısını, protokolün edebiyat dünyasına karıştığı ince çizgide yazarın kendisini sakınmasının olanaksızlığını dile getiriyor. Bir ödül konuşmasının ağırlığı ne olursa olsun, ödülü alma sürecinde yazar için ağırlaştırıcı ve hafifletici sebeplerin varlığı, ödül kurumunun bütün dinamikleriyle yazar odağında yarattığı çatışmanın Etik tartışmasına açıldığını ortaya koyuyor.
Thomas Mann
metin
2 Ayrım
453,83 KB
Görüntülenme Sayısı: 5
Konusu:
Günler boyunca hava donuk ve yağmurlu geçmişti, fakat şimdi, parlak ve aydın gökyüzü soluk mavi, gergin bir ipekli gibi denizin ve karanın üstünde açılıyordu; kızıl ve altın bulutların önünden geçtiği ve çevrelediği güneş altında alevler içinde ürperen, ışıltılı ve dalgalı denizin üstünde haşmetle yükseliyordu... Gün böyle başlamıştı. Tonio Kroger, mesut ve heyecanlı çarçabuk giyindi. Verandada herkesten önce kahvaltı etti. Sund'da küçük banyodan epeyce uzakta yüzdü, sonra bir sanat plaj boyunca yürüdü. Dönüşte minibüse benzer birçok arabanın otelin önünde durduğunu gördü. Kıyafetlerine bakılırsa küçük burjuvaziye mensup birçok kimsenin veranda ve taraçayı olduğu kadar piyanonun bulunduğu küçük salonu da doldurduklarını, yemek salonundan gördü. Bütün bu insanlar, yuvarlak masaların etrafına oturmuş bira içiyor ve gürültülü konuşarak sandviç yiyorlardı. Aileler cümbür cemaat gelmişlerdi: Genç, ihtiyar, hatta birkaç çocuk.
Yekta Kopan
metin
2 Ayrım
608,97 KB
Görüntülenme Sayısı: 5
Richard Vaughan
metin
2 Ayrım
451,43 KB
Görüntülenme Sayısı: 5

Sayfalar