En Çok Görüntülenen Kitaplar

Toplam 35403 sonuçtan 32051 - 32060 arası görüntüleniyor.
DR. Ali Şeriati
metin - Türkçe
2 Ayrım
392,45 KB
Eser Alt Türü: felsefe/ düşünce
Görüntülenme Sayısı: 5
Narayana
metin - Türkçe
2 Ayrım
385,23 KB
Eser Alt Türü: Roman/Öykü
Görüntülenme Sayısı: 5
Konusu:
Hitopadeşa: Temelde geleceğin yöneticileri için hayat ve siyaset yolunda "yararlı eğitim" kılavuzu özelliği taşıyan ve klasik Hint edebiyatının anlatacaklarını bir çerçeve anlatı içerisinde, birbirine açılan masallar, kıssalar ve öğütlerle dile getirdiği en tanınmış örneklerinden biridir. Kelile ve Dimne gibi pek çok yapıta öncülük eden bu önemli kitap dilimize ilk kez çevrilmektedir.
Ali Şeriati
metin - Türkçe
2 Ayrım
263,28 KB
Eser Alt Türü: Din
Görüntülenme Sayısı: 5
Murat Üstübal
metin - Türkçe
2 Ayrım
67,63 KB
Eser Alt Türü: Şiir
Görüntülenme Sayısı: 5
Konusu:
zurnanın sürüngen kotaran su deliğine yassı kargacık açıklayan terzinin burgacı yazındonu sevk ediş marazı dişe dokunur dişli-çıkış'a kışkırı hil katık darp meselesi çatılır müddeterminant göz göre görev sıyrık sırlarla ak kesafet içi dehliz oyunu Murat Üstünbal, "anlam"la yaralı ilişkisini, sert bir sesle "dize"ye getirirken dili bozuyor, özel bir sözlük inşa ediyor. Huyname lime lime olmuş sözcüklerle kurulan, huyu suyu kestirilmez bir şiir.
Terry Eagleton
metin - Türkçe
2 Ayrım
982,17 KB
Eser Alt Türü: Felsefe
Görüntülenme Sayısı: 5
Konusu:
İdeoloji terimi birbiriyle bağdaşmayan çok fazla anlam barındırıyor. Rorty, Foucault gibi bazı kuramcılar bu terimi tamamen atmayı ya da onun "söylem-iktidar ilişkisi"ni geçirmeyi öneriyorlar. Habermas, ideolojinin yerini "tekniğe" bıraktığını, geç kapitalizmin artık hiçbir söylemsel meşrulaştırıma ihtiyaç duymadan "kendi kendine" işlediğini iddia ediyor. "Sorun gerçekliğin yanlış temsili (ideoloji) değil, gerçeğin artık gerçek olmamasıdır" diyen ve toplumsal yaşamın ağır bir anlam kanaması geçirerek mevta olduğunu savunan Baudrillard, bu görüşün nihilist bir varyantını dile getiriyor.Tam da bu dönemde "reel" dünyada milliyetçilik ve dinsel köktencilik gibi ideolojilerin yeniden şahlandığına (yani ortada hâlâ "yanlış" ve "anlamlı" bir şeyler olduğuna) dikkat çeken Eagleton bu kitabında öncelikle ideoloji kavramından bütün bütüne vazgeçmenin ne denli makul bir şey sayılabileceğini sorguluyor. Son derece açık seçik bir dille ve gündelik yaşamdan aldığı esprili örneklerle Aydınlama'dan Postmodernizme, Marx'tan Laclau ve Mouffe'ye ideoloji kavramı hakkında düşünmüş hemen herkesin görüşlerini aktarıyor. Salt aktarmakla kalmıyor, onlarla verimli bir diyaloğa ve yer yer polemiğe de giriyor. Aslında kitabın tamamına "heterodoks" bir Marksistin postmodernist ve postmarksist düşünürlere karşı geliştirdiği heyecan verici ve çetin bir polemik gözüyle bakılabilir. "İdeoloji"nin gerçekten de birçok anlamı olmasından yola çıkan Eagleton'un amacı bunları sentezleyip tek ve yeterli bir ideoloji tanımına ulaşmak değil; bu, ne mümkün ne de faydalı bir şey ona göre. Metnin başında sunduğu on altı ideoloji tanımından iki ana gelenek çıkarıyor: Bir yanda doğru ve yanlış bilme fikriyle, yanılsama, çarpıtma ve mistifikasyon anlamında ideoloji ile ilgilenen "epistemolojik" gelenek, diğer yanda fikirlerin toplumsal işlevi ile ilgilenen "sosyolojik" gelenek. Sol radikalizmin bu iki geleneğe de, tabii ki içerdikleri sınırların farkında olarak, sahip çıkması gerektiğini savunuyor Eagleton. Adil ve değil de içeriden sorgulayacak bir "ideoloji eleştirisi"nden vazgeçilemeyeceğini söylüyor. "Yanlış bilinç" kavramının her türlü içerimini reddeden postmodernistlerin tersine, radikalizm mevcut toplumsal düzenin sistematik olarak ürettiği belli "yanlışlıkları" belirleyip onlarla mücadele etmekten kaçınamaz. Temel yanlışlık ise, insanlığın tarihsel olarak geliştirdiği yaratıcı güçlerin tam anlamıyla hayata geçirilmesinin engellenmesidir. Bu yargının kendisi de olası ve arzu edilir bir geleceğin (Ütopya'nın) bakış açısından verilir ve bu geleceğin taslağı bugün potansiyel olarak mevcuttur. Yani bugün kendisiyle özdeş değildir. Hiçbir toplumsal düzen insan enerjilerini tamamen massedemez, hiçbir "egemen" ideoloji sanıldığı kadar "saf" ve birleştirici değildir.Sadece postmodern düşüncenin açmazlarıyla ilgilenenlere değil, nelere, niçin karşı çıktığını gerçekten "bilmek" isteyen herkese önerilir.
Aslı Zengin
metin - Türkçe
2 Ayrım
453,19 KB
Eser Alt Türü: Arastirma- İnceleme
Görüntülenme Sayısı: 5
Konusu:
Aslı Zengin kitabına temel olan araştırmanın amacını şöyle ifade ediyor: "Seks işçiliği yapan kadınların hayatlarını anlamaya çalışma çabası, devleti, devletin aldığı şekilleri, devletin şiddetini ve bu şiddetin cisimleşerek nasıl bedenlerin, insan ilişkilerinin ve hayatların maddi ve hayali parçaları haline geldiğini görmeyi gerektiriyor. Seks işçisi kadınların hayatlarına bakmak, aslında kendi hayatlarımıza da gözlerimizi çevirerek çoğu zaman kolaylıkla gözümüzden kaçan devleti görebilmeyi de mümkün kılıyor." Yazar, "Sesin Mahremiyeti", "Mekânın Cinselliği: Cinselliğin Mekânları", ve "Şiddet ve İktidarın Cinsiyeti" başlıklarını taşıyan üç bölümde aktardığı araştırmasının, seks işçilerinin feminist gündemde öncelik kazanmasına katkı sağlamasını, fuhuş üzerine yürütülecek feminist çalışmaları teşvik etmesini, bu konuyu kuşatan sessizliğin kırılmasını ümit ediyor.
Orhan Kurmuş
metin - Türkçe
2 Ayrım
895,44 KB
Eser Alt Türü: İktisat
Görüntülenme Sayısı: 5
Konusu:
Bu çalışma, iktisat tarihinin bir bilim dalı olarak nasıl ortaya çıktığını incelemektedir. 1830'lardan 20. yüzyılın başlarına kadar uzanan bir zaman dilimi içine yayılan ve literatürde İngiliz Tarihçi Okulu adı verilen düşünce okulunu oluşturan kişilerin iktisat bilimi ve yöntemi konularındaki görüşlerinin açıklanması ve eleştirilmesi bu çalışmanın ana eksenini oluşturmaktadır. Böyle bir konunun incelenmesinin neden önemli olduğu sorusuna şu cevap verilebilir: Her bilim dalının tarihinin araştırılması bu bilim dalının bugüne nasıl geldiği, hangi aşamalardan geçtiği bu aşamalarda hangi teorik, pratik ve kurumsal engellerle karşılaştığı, hangi bilim dallarından etkilenip hangilerini etkilediği gibi konularda aydınlatıcı bilgiler sağlayabilir. İktisat tarihinin iktisadî düşünce tarihi açısından incelenmesi bu bilim dalının nüvesinin nasıl oluştuğu, hangi düşünce temellerine dayandığını ortaya koyabileceği gibi iktisat ve tarih bilimleri ile olan karşılıklı etkileşmesini de açıklayabilir.
Leopold Von Sacher - Masoch
metin - Türkçe
2 Ayrım
344,47 KB
Eser Alt Türü: roman
Görüntülenme Sayısı: 5
Konusu:
İnsani varoluşun karanlık taraflarına ışık tutuluyor Kürklü Venüs'te. Daha ilk sayfadan itibaren insanın arzuları ve tutkuları, saldırganlığa olan "içgüdüsel" eğilimleri didik didik ediliyor. Yerleşik değerleri ve anlamları sarsan, sınırları zorlayan kışkırtıcı bir roman Kürklü Venüs. İçinde "sevginin", "merhametin", "şefkatin", "cinselliğin" olduğu "aşk" da siyasal bir egemenlik oyunundan ibaret: Goethe'nin "Ya çekiç olmalısın ya örs" lafı hiçbir yere kadın erkek ilişkisine uyduğu kadar iyi uymuyor, laf arasında, rüyanda Bayan Venüs de bunu göstermişti sana. Erkeğin ihtirasında kadının gücü saklıdır ve erkek dikkat etmezse kadın bu gücü kullanmasını bilir. Erkeğin bir tiran veya kadının kölesi olmak arasında bir seçim yapmaktan başka şansı yoktur. Kendisini teslim ettiği anda boyunduruk kafasına geçirilmiştir ve kırbacı teninde hissedecektir...
Martin Luther
metin - Türkçe
2 Ayrım
267,22 KB
Eser Alt Türü: Din
Görüntülenme Sayısı: 5
İzzet Bozkurt
metin - Türkçe
2 Ayrım
844,63 KB
Eser Alt Türü: Çalışma Hayatı
Görüntülenme Sayısı: 5
Konusu:
Adını ne koyarsak koyalım fark etmez, yeni bir pazarlama döneminde yaşıyoruz. Bu yeni dönemde zihninde küçük bir yer edinerek tüketicinin dikkatini çekmek, tüketiciyi ürün veya hizmetinizi satın almaya ikna etmek ve nihayet tüketiciden müşteri yaratmak için iletişimi pazarlama faaliyetlerinizin her aşamasına, her noktasına dahil etmeniz gerekiyor. Pazarlamanın 4P ile yetindiği zamanlarda tüketiciden müşteri yaratmak, yani müşteri sadakati kazanmak daha kolaydı. Tüketici üreticiye sadık olmak zorundaydı, çünkü çok fazla seçeneği yoktu. Bu dönemde iletişime yalnızca satış ve tutundurma faaliyetlerinde rol veriliyordu. Günümüzde ise her kategoride sayısız marka müşteri sadakati peşinde koşuyor ve tüketicileri mesaj bombardımanına tutuyor. Bu zorlu koşullar altında kalabalık arasından sıyrılıp dikkat çekmek ve bir alışverişlik tüketici beraberlikleri yerine sadık sadık müşteri akışları yaşamak için iletişime yalnızca satış ve tutundurma çalışmalarınızın giderlerinde bir olarak bakmanız, iletişimi tüm pazarlama planlarınızın merkezine yerleştirmeniz gerekiyor. Bunu siz yapmazsanız sizin yerinize yapacak çok rakibiniz var ve bunların sayısı gün geçtikçe artıyor. (Tanıtım Bülteninden)

Sayfalar