En Çok Görüntülenen Kitaplar

Toplam 36633 sonuçtan 32051 - 32060 arası görüntüleniyor.
Orhan Bursalı
metin - Türkçe
2 Ayrım
928,95 KB
Eser Alt Türü: Politika
Görüntülenme Sayısı: 7
Konusu:
Cumhuriyet yazarı Orhan Bursalı, AKP iktidarı ile Gülen Cemaati arasındaki büyük kopuşu ilk dile getiren gazeteci. Yaşananlar, kısa sürede Bursalı'nın analizlerini doğruladı ve sonrası biliniyor… Türkiye, "Allah onların evlerine ateşler salsın, yuvalarını yıksın…" bedduaları ile "İnlerine gireceğiz inlerine…" tehditleri arasına sıkıştı. Çatışmanın Anatomisi, Mavi Marmara baskınından Şike Yasası'na, Oslo'daki MİT-PKK görüşmelerinden 17-25 Aralık operasyonlarına dek uzanan gelişmelerin arka planını yorumluyor. Orhan Bursalı, Recep Tayyip Erdoğan'ın "Ne istediler de vermedik?" itirafının ardındaki gerçekleri ve Cemaat'in iktidar hamlelerini gözler önüne seriyor.
Philip K. Dick
metin - Türkçe
2 Ayrım
599,98 KB
Eser Alt Türü: Bilim Kurgu
Görüntülenme Sayısı: 7
Konusu:
Kaçış yok Ragle kurtulması gerektiğini biliyordu. Ama..bindiği taksi şehrin sınırlarını geçemiyordu..her nasılsa otobüs bileti kuyruğu hiç azalmıyordu..ve aslında acaba gerçekten otobüs var mıydı? Umutsuz bir hareketle kasabadan ayrılmış ve yabancı bir eve sığınmıştı. Belki burada, bir anda muazzam bir entirikanın öznesi haline gelmiş olduğu yanılsamasını alt edebilirdi..
Raymond M. Smullyan
metin - Türkçe
4 Ayrım
1,78 MB
Görüntülenme Sayısı: 7
Konusu:
Tao Sessizdir, Raymond Smullyan tarafından yazılmış, Batılılara Doğu felsefesinin anlamını ve değerini gösteren cezbedici ve esprili bir rehberdir. "Benim için" der Smullyan, "Taoculuk, yoğun bir estetik farkındalıkla birleşmiş içsel bir huzur durumu anlamına gelmektedir. Bunlardan hiçbiri tek başına yeterli değildir. Tümüyle edilgen bir dinginlik sıkıcıdır ve bir tür duyarsızlıktır; endişeden doğan bir farkındalık ise pek cezbedici bir şey değildir." Bu, yalnızca Çin felsefesi üzerine yazılmış bir kitap değildir. Çin felsefesinden esinlenen ve genel anlamda yaşam üzerine bir dizi düşünceden oluşmaktadır. Smullyan, Taocuları "sahip olmadıkları bir şeyin peşinden koşmak yerine sahip oldukları şeylerin tadını çıkaran" insanlar olarak görmektedir. Esprili, incelikli ama aynı zamanda son derece derin bir ruhsallığı olan yazardan bahçecilik sanatı, ahlak, köpekler, bencillik, yönetim sanatı, astroloji ve kendilerinin insan olduğunu düşünen bilgisayarlar hakkında yazdıklarını derinden etkilenecek ve esinleneceğiz. Raymond M. Smullyan, dünya çapında tanınan ünlü bir matematik mantıkçısı ve içlerinde Alice Bilmeceler Diyarında, Bu Kitabın İsme ihtiyacı Yok, M. Ö. Beş bin ve Diğer Felsefi Fanteziler adlı kitapların da bulunduğu pek çok kitabın yazarıdır.
Mehmet Mazak , Fatih Güldal
metin - Türkçe
3 Ayrım
453,59 KB
Eser Alt Türü: Tarih
Görüntülenme Sayısı: 7
Konusu:
İstanbul, Marmara kıyılarına serpilmiş semtleri, Altın Boynuz Haliç’i ve dünyanın en değerli gerdanlığı Boğaziçi ile kâinatın gözbebeği konumundadır. Belde-i Tayyibe’nin asırlar boyunca temiz ve pak kalmasını sağlayan aktörlerin ve bu aktörlerin faaliyetlerinin anlatıldığı bu eser “İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti” sürecinde yayınlanmış olması İstanbul’un geçmişte Avrupa’ya örnek olmuş bir konudaki zenginliğini sunmaktadır. “Şehr-i İstanbul’un Temizlik Kültürü” eseri ile İstanbul’un fethinden itibaren günümüze kadar şehrin temizliğinin hangi aşamalardan geçerek geldiğinin tarihi yer almaktadır. Arayıcı esnafından, tanzifat amelesine, çöpçüden temizlik işçisine geçiş süreçleri ve I. Dünya Savaşı döneminde İstanbul sokaklarına dokunan ilk hanım elleri bayan çöpçülerin dramatik hikâyeleri eserde yer almaktadır. Eserin ilerleyen bölümlerinde Cumhuriyet dönemi İstanbul’un temizlik anlayışı ve yapılış şekli yer almaktadır.
Terry Eagleton
metin - Türkçe
3 Ayrım
639,47 KB
Eser Alt Türü: Felsefe
Görüntülenme Sayısı: 7
Konusu:
Terry Eagleton bu kitabında, özellikle 11 Eylül saldırısından bu yana gündemi işgal eden köktendinciliğin yükselişinden hareketle şu soruyu soruyor: Tanrı yeniden mi dirildi? Yoksa aslında hiç ölmemiş miydi? Kitap, Aydınlanma düşüncesinin “Tanrı katli”ni hedeflediği iddiasını sorgulayarak başlar. Sekülerleşme sonucu Tanrı’nın ağır bir darbe aldığını teslim etse de, tümüyle yok olmaktan ziyade farklı kılıklara büründüğünü savunur. Seküler bir çağda ne Tanrı eski haliyle var olabilir ne de din, doğru; ama bıraktıkları boşluk, vekaleten bile olsa, mutlaka başkalarınca doldurulmalıdır. Çünkü Tanrı, kimi zaman iktidara saplanmış bir diken rolü üstlendiyse de, ağırlıkla siyasi egemenliği meşrulaştırmanın en güçlü yollarından biri olagelmiştir. Eagleton, Akıl’dan sanata pek çok şeyin, Tanrı’ya vekalet eden aşkınlık formları sunmaya soyunduğunu söyler. Bu vekillerin en maharetlisinin ise, kavramın geniş anlamıyla kültür olduğu kanaatindedir. “Dillere düşmüş duygulanım yoksunluğuyla” postmodern toplum, Tanrı’ya ve vekili kültüre uyulan ihtiyacı hükümsüz kılıyor ve bu haliyle “ateist bir toplum” öngörüyor gibidir. Oysa öte yanda köktendincilik yükselir. Dolayısıyla, evet, Tanrı yine ölmemiştir; ama bunu kendi kahramanca direnişinden ziyade, “insanların Tanrı’nın cenaze töreninde kendilerini yeniden yaratma olanağını görmeyi başaramamış olması”na borçludur. Günümüzün en üretken Marksist düşünürlerinden biri olan Terry Eagleton, her zamanki keyifli ve akıcı üslubuyla bakışını bu kez dinin kültür düşüncesi ile ilişkisine çeviriyor. Eski sorulara yeni yanıtlar veriyor, kolaycı yanıtlara zor sorular soruyor.
metin - Türkçe
2 Ayrım
140,54 KB
Eser Alt Türü: Sanat
Görüntülenme Sayısı: 7
Konusu:
Hugo Ball, 5 Şubat 1916'da Zürih'te "Cabaret Voltaire" adını verdiği sanatçılar lokalini açtı. Bu, Dada'nın kamuya açık en önemli kurumunun doğuşu anlamına geliyordu. Berlin'den Zürih'e gelmiş olan dadacı Richard Huelsenbeck şu yorumu yapmıştı: " Dada, yüreklilik, küçümseme, üstünlük, devrimci karşı koyuş; egemen mantığın, toplumdaki hiyerarşinin yok edilmesi, tarihin yadsınması, köktenci bir özgürlük, anarşi, burjuvanın yok edilmesi anlamına gelir." Bu sanatçılar topluluğu burjuva ile savaş ve düşünce yoksulluğunu özdeşleştiriyordu.
Alpay Kabacalı
metin - Türkçe
4 Ayrım
925,04 KB
Eser Alt Türü: Anı
Görüntülenme Sayısı: 7
Konusu:
Talât Paşa, küçük bir posta memuruyken İttihat ve Terakki örgütü içinde yükseldi, ürgütün sivil kanadının lideri oldu. Türkiye, tarihinin en çalkanlıtı ve bunalımlı dönemini onun iktidarda bulunduğu yıllarda yaşadı. Ve O, Cumhuriyetin ilk yıllarına kadar uzanan bir dizi siyasal gelişmenin merkezinde yer aldı.... Talat Paşa'nın son yıllarında Berlin'de kaleme aldığı, günümüz Türkçesiyle sunduğumuz anıları çok yakın tarihin serpinlitleri bugüne kadrar uzanan en önemli olaylarına ışık tutuyor. Kitapta ayrıca, Talât Paşa'yla ölümünden kısa bir süre önce üç gün boyunca görüşen İngiltire Gizli Haberalma Servisi elemanlarından Aubrey Herber'in bu görüşmeyle ilgili anı ve notları yer alıyor.
Ziya Şakir
metin - Türkçe
3 Ayrım
486,89 KB
Eser Alt Türü: Tarih
Görüntülenme Sayısı: 7
Konusu:
Ankara: 2.Şubat.1943 Azizim Ziya Şakir, Gönderdiğiniz iki eserinizi büyük memnunlukla aldım. Fatihi tefrikahalinde tamamen takib etmiştim. Talat, Enver, Cemal Paşalar namındaki çok değerli eserinizi de dikkatle okudum. Tebrik ederim. Herhalde bu üç zatın ruhları bize hitab etmiye muktedir olsalardı son zamanda kendilerine de ederlerdi. Bunların içerisinde en çk tanıdığım ve sevdiğim Talat paşadır. İstanbuldan ayrılırken yazdığı mektubun klişesini Tasviri Efkarda okuduğum zaman gözlerim yaşardı. Bu feragatli İnkilab çocuğunu yeni nesle siz tanıtmış oldunuz. Bayana, size çok, pek çok selamlar. Celal Bayar
Pyotr Alekseyeviç Kropotkin
metin - Türkçe
2 Ayrım
805,28 KB
Eser Alt Türü: Politika
Görüntülenme Sayısı: 7
Konusu:
Daha önce "Çağdaş Bilim ve Anarşi" adlı kitabını yayınladığımız 19. yüzyılın en önemli anarşist simalarından Kropotkin'in bu kitabı, insanlığın kurtuluşu için mücadele ederken her şeyden önce hiç kimsenin aç kalmamasını sağlamak olduğuna dikkat çekiyor ve "İlle de ekmek! Devrim ekmeksiz olmaz!" diyor…
Ayhan Aydın
metin - Türkçe
2 Ayrım
3,95 MB
Eser Alt Türü: Söyleşi
Görüntülenme Sayısı: 7
Konusu:
Anadolu ve Rumeli; ozanlar, şairler, erenler, evliyalar, dedeler, babalar yurdu. Yüzlerce ismi bilinen/bilinmeyen ozan; bu toprakların, dağlar, ormanlar kadar yerli sahibi en büyük kültür hazineleri olmuş kişileri. Düşünceleri uğruna derileri yüzülmüş, asılmış, ilden ile sürülmüş, taşlanmışlar. Ama yüreklerindeki sevgi ateşi hep yanmış, yanıyor. Bu bir güneş, sımsıcak bir ateş bu. Sadece bunlar değil elbette ozanın duygu, düşünce dünyası; topluma karşı sorumlu olan ozan, halkının dertlerini de benzersiz yalınlıkta duyurmak isteyerek haykırır tüm dünyaya.

Sayfalar