En Çok Görüntülenen Kitaplar

Toplam 36320 sonuçtan 33801 - 33810 arası görüntüleniyor.
Ömer Rıza Doğrul
metin
2 Ayrım
1,81 MB
Görüntülenme Sayısı: 5
Konusu:
Tarihî belgelere dayanarak kurgulanan bu kitabın ilk bölümü, İslam dünyasının mukadderatına hâkim olacak derecede kuvvet ve kudret kazanan gizli ve yıkıcı teşekküllerin fikrî boyutunu tarihçesiyle birlikte ele almaktadır. Haşhaşın gücünü kullanarak ve insanların en kutsal değerlerini sömürerek örgütlenen Haşhaşilerin lideri Hasan Sabbah ve fedaileri, ilk derin devlet, gerçek anlamda ilk terör örgütü olarak nitelendirilir. Hatta, Batı literatüründe assasinate olarak geçen suikast kelimesinin kökeni, Hasan Sabbah'ın örgütü Haşhaşilere dayanmaktadır. Kitabın ikinci bölümü, Haşhaşiler tarikatını bütün dehşetiyle gözler önünde canlandırmak için, sürükleyici bir roman şeklinde kurgulanmış. Tarihî gerçeklere dayanan kurguda, Şark'ın Şanlı Sultanı Salâhaddin Eyyubi'nin yeğeni Belebek Emiresi Melike'nin, Hasan Sabbah'ın haleflerinden Cebel Şeyhi Sinan ve fedaileri tarafından kaçırılması konu alınıyor. Arka planında Kudüs'ün Müslümanlarca fethinin de yer aldığı bir dekorda, amansız bir mücadele ve zarif bir aşk hikâyesi yer alıyor...
Richard Vaughan
metin
2 Ayrım
451,43 KB
Görüntülenme Sayısı: 5
Nedim Şener
metin - Türkçe
1 Ayrım
599,79 KB
Eser Alt Türü: Politika
Görüntülenme Sayısı: 5
Konusu:
CİNAYET AYDINLANMA YOLUNA GİRDİKÇE HAYATIMIZI KARARTMAYA ÇALIŞIYORLAR Dünyanın tüm kutsal kitaplarını da okusanız, tüm ideolojileri literatürünü de tarasanız her şeyi anlatan tek bir kelimeye ulaşıyorsunuz; "Eşitlik" Eşitlik yaşamayı onurlu kılan tek kelime. "Adalet" ise uğruna ölümü göze alacağınız bir kavram. İşte Hrant Dink cinayeti dosyasının bana öğrettiği şey bu iki kelime "EŞİTLİK VE ADALET", herkes için hepimiz için. Dink cinayeti araştırması bu iki kavrama olan inancımızı yıkan yüz karamız. Yaşarken hakları korunmayan ve öldürüldükten sonra da cinayetinin üzeri yalanlarla örtülen Hrant Dink cinayeti aydınlanma yoluna girildikçe birileri çok huzursuz oluyorlar. İsimleri tek tek belirlendikçe tetikçi gazetecileri cinayeti aydınlatmaya çalışanların üzerine salıyorlar. Ama onların da yapacağı bir şey yok. Ve şimdi üçüncü baskısını yapan bu kitap cinayetin aydınlanması yolunda çok önemli bir işlev gördü. İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nde 20 yıl hapis istemiyle yargılandım. Beraat ettim. 12.5 yıllık davalarım ise sürüyor. Ama bir gün gelecek mahkemeden kaçan kamu görevlileri de yargı önünde hesap verecek. Tüm faili meçhul cinayetlerin anahtarı olan Dink cinayeti tam olarak aydınlamadıkça ve bu görevliler hesap vermedikçe Türkiye'de kimse kendisini güvende hissedemez.
Ferhan Ercan
metin - Türkçe
1 Ayrım
310,84 KB
Eser Alt Türü: Din
Görüntülenme Sayısı: 5
Erik Orsenna
metin - Türkçe
1 Ayrım
102,03 KB
Eser Alt Türü: Roman/Öykü
Görüntülenme Sayısı: 5
Konusu:
'Halk, dumanları tüten bir yıkıntıya dönüşmüştü. Yerlerde sürünen Amerikan bayrağı en derin yerinden yaralanmış, hıçkırıyor, sarsılıyordu. Bir an için Woodstock soluğunu tutup sustu. Kuş cıvıltıları ve çocuk ağlamaları duyuldu. Savaştan sonra ölülerin toplandığı ânın sessizliğiydi bu. Jimi henüz yaşıyordu. Ama fazla zamanı kalmamıştı. Kendinden daha güçlüye karşı verilen bu tür savaşlar, iyileşmeyen yaralar bırakırdı. Görülmeyen iç kanamalar, uzayıp giden ve sonunda sizi boğan kırmızı göller. Ne ateşli tutkular, ne de yükselen bravo'lar kurtarabilirdi sizi. Gitarın rengârenk giysili, hüzünlü, kızıl ve kara yüzlü Don Kişot'u, on üç ay sonra Londra'da öldü. ' Dokuz Gitarda Dünya Tarihi'nin Jimi Hendrix'i konu alan bölümünden alınmış bir parça bu. Jimi Hendrix'i olduğu kadar, gitarla bin yıllardır ilgili olan pek çok kişiden, gitara yurt olan pek çok yerden de söz edïyor bu eğlenceli kitap. Fransız yazarı Erik Orsenna, bu küçük kitapta, gitarın bin yıllar içindeki evriminden yola çıkarak insanlık tarihine yeni bir bakış açısından bakıyor. Afrika'nın unutulmuş bir köşesinde ilk insanın izini süren bir arkeologun bulduklarından başlayıp tarih içinde gitarın ve taşıdığı anlamların peşine düşüyor. İsa'dan önce 2500 yılında Mısır'ın Kheops'undan, 16'ncı yüzyılın Peru'sundan ve İspanya'sından geçirip 19'uncu yüzyılın Mississippi'sine götürüyor. 1969 yılındaki ünlü Woodstock müzik şölenine taşıyor, Jïmi Hendrix'le buluştunıyor bizi, Eric Clapton'ın ezgilerine kulak verdirtiyor. Dünya tarihine değişik bir açıdan bakmak isteyenler için renkli bir tablo çiziyor.
Frank HERBERT
metin - Türkçe
1 Ayrım
969,49 KB
Eser Alt Türü: Fantastik
Görüntülenme Sayısı: 5
Konusu:
Okurlar tarafından 20. yüzyılın en iyi bilimkurgu yapıtı seçilen Dune serisi, yepyeni kapakları ve gözden geçirilmiş çevirileriyle 50. yılında İthaki'de. Modern edebiyatın en epik mesih anlatılarından biri sayılan Dune, genç Paul Atreides'in hikâyesini anlatır. Atreides'in ailesi, evrendeki en önemli ve en değerli madde olan melanj 'baharatının' tek kaynağı olarak bilinen Arrakis gezegeninin kontrolünü kabul etmiştir. İmpatorluğun güçleri Arrakis'in kontrolü için birbirlerinin boğazına sarılırken, politika, din, ekoloji, teknoloji ve insani duyguların çok katmanlı, karmaşık etkileşiminden benzersiz bir hikâye doğacaktır. Frank Herbert'ın yarattığı evren, yıllar boyunca milyonlarca okurun zihninde gerçekliğini kabul ettirdi ve bugün de ayakta. İyi bir bilimkurgu ve iyi bir edebiyat yapıtı okumak isteyen herkesin yolu Dune serisinde birleşiyor… İthaki'nin yepyeni "Bilimkurgu Klasikleri" dizisi Dune efsanesiyle başlıyor…
Frank Herbert
metin - Türkçe
1 Ayrım
898,83 KB
Eser Alt Türü: Roman/Öykü
Görüntülenme Sayısı: 5
Konusu:
Leto, aşağıdaki adama baktı. "Senle ben, ikimiz mit katilleriyiz Moneo. Bizim ortak düşümüz budur. Seni temin ederim ki yönetim Olympia'daki bir Tanrı'nın makamından paylaşılan bir mittir. Mit ölünce yönetim de ölür." "Sayenizde öğrendim Efendimiz." "Bu düşünceyi yaratan o insan-makine, yani Ordudur dostum..." Moneo, orduları bilir. Orduları yönetmenin temel aracı olarak görmenin ancak ahmakların düşü olduğunu bilir. Laser silahı makineden başka bir şey değil. Makinelerin tümü başarısız oldu ya da pabucu dama atıldı. Ama Ordu hala böyle şeylerin türbesine tapıyor. Ordu, yediği haltlarla büyücünün çırağı durumuna düştüğünü biliyor. Teknolojiyi dışarı salıyor, ama cin bir daha şişeye asla tıkılamaz... Frank Herbert'in on iki milyondan fazla satan muhteşem DUNE serisi, insanoğlunun hayal gücünün büyük başarıları arasındadır. Bir mesih efsanesi olan DUNE, liderleri niçin sorgusuz sualsiz izlediğimizi anlatır.
Edebiyat Yazıları
metin - Türkçe
1 Ayrım
380,50 KB
Eser Alt Türü: Edebiyat
Görüntülenme Sayısı: 5
Konusu:
Adorno’dan kültürel göndermelerini ve Türkçede okunabilirliğini gözeterek seçtiğimiz on edebiyat yazısı var kitapta… Kavramlaştırma Adorno’ya göre, farklı şeylerin ve olguların bir kalıba dökülmesi, tikelin genele indirgenmesidir – kuşkusuz eleştirel metinlerin de yaptığı budur sonuçta. Kitap için yazdığı Sunuş’ta Orhan Koçak Adorno’nun buna karşı başvurduğu özgürleştirici stratejiyi şöyle açıklıyor: "Sanat yapıtınınki gibi özgürleştirici bir ters akıntıdır bu… Genele karşı tikelin haklarını korumak, ‘bir şeyin bir an için bile olsa başka bir şey için değil de sırf kendisi için belirebileceği’ bir düşünsel ufkun açılmasına çalışmak.... Ne var ki bu ufuk yine de düşünseldir, kavramlarla tasarlanmaktadır. Adorno, bu uzlaşmaz karşıtlığın bütün gerilimini kaydeder; ama onu donmuş, kımıltısız bir karşıtlık olarak bırakmaz: Bu açıdan tıpkı ustaları Hegel ve Marx gibi, karşıtlığı işletir, işlemeye bırakır. Genelliklerin, genelgeçer yargıların içinde rahat edemez denemeci; ama her zaman tikelden genele ilerleme gereğini de hisseder, çünkü o tikel 'şey'in de o tikellik noktasında bırakıldığında inatçı bir körlükten, hatta bir yalandan başka bir şey olamayacağını sezmektedir."
Edward W. Said
metin - Türkçe
1 Ayrım
228,85 KB
Eser Alt Türü: Felsefe
Görüntülenme Sayısı: 5
Konusu:
Düşünceyle arası zaten hiçbir zaman hoş olmamış bu topraklarda, düşünceyi ve onu cisimleştiren entelektüeli “terörize ederek etkisizleş-tirmeyi amaçlayan”, doğrudan doğruya “vatan hainliği” ile damga-layacak kadar pervasızlaşan bir zihniyet iyice egemenliğini kurmuş durumda. Milliyetçi ve dinsel fanatizm kendisinden başkasına düşüncesini ifade bir yana, yaşama hakkı bile tanımıyor. Bu toprakları “sevme hakkı”nı kendi tekeline almak istiyor. Batı'nın İslam anlayışının ikiyüzlü önyargılarına karşı koymasıyla ünlendiği halde, Salman Rushdie'nin ifade özgürlüğünü sonuna kadar savunarak gerçek bir entelektüel tavrı sergileyen Edward Said'in bu önemli kitabının Türkiye bağlamında son derece ayrıştırıcı bir yere oturduğunu düşünüyoruz. Said, entelektüeli öncelikle otorite ve iktidara hizmet etmeyi reddedişiyle, sonra da milliyeti, dini, ge-leneği ile arasına koyduğu mesafe ile tanımlıyor. “Artık kişinin evinde, kendini evinde hissetmemesi bir ahlâk meselesidir” diyen Adorno'yu yankılayarak entelektüeli metaforik bir sürgün, bir evsizlik konumuna yerleştiriyor. Sürgün içinde yaşadığı toplumun (ve hatta dünyanın) yerlilerinden olmamayı, orada hep tedirgin, rahatsız ve başkalarını da rahatsız eden bir yabancı olmayı içeren bir konum ona göre. Ama geçmişinin, dilinin, milliyetinin sunduğu ucuz kesinliklerin ötesine geçip evrensellik idealinde ısrar eden entelektüel, hep marjinal kalmayı bir yoksunluk olarak değil, bir özgürlük, bir keşif süreci olarak yaşar. Entelektüel, eskiden olduğu gibi, toplumda bir uzlaşma oluşturacak genel simgeleri yaratan biri değil, bu simgeleri sorgulayan, kutsal sayılan gelenek ve değerlerin ikiyüzlülüğünü, ırkçılığını, cinsiyetçiliğini teşhir eden; hiçbir fikir ayrılığına tahammülleri olmayan kutsal metin gardiyanlarıyla mücadeleden çekinmeyen kişidir. Profesyonelleşmenin baskısı giderek artarken, amatör kalıp kamusal alanda yoksullar, yok sayılanlar, güçsüzler adına kendi görüşünü ve tavrını temsil etmekte ısrar eden bireydir entelektüel. Hiçbir kahramana ve siyasi hiçbir tanrıya inanmaz.
Atilla Atalay
metin - Türkçe
1 Ayrım
408,39 KB
Eser Alt Türü: Mizah
Görüntülenme Sayısı: 5
Konusu:
"Doğmadan evvel birçok alametler belirdi... Dolar dalgalandı, salyangoz avı yasaklandı, BMW yeni seri üretimine başladı... Konuşan telefon çıktı (telesekreter)... Doğduğu vakit, bir inci tanesi kadar şirin, bir mikroçip (mini bilgisayar devresi) kadar zekiydi... Dört günlük iken bir Mekintoş bilgisayar tarafından beynine insanlık tarihi, geometri, urdu ve sanskritçe dilleri, kızların dudağını düşürücü dokunma, bakış, ses tonu v.b. gibi hareketler ikişer kere kaydedildi..." Eray, kendine aşık, güce tapınan, haybeye zeki, apolitik, acımasız ve bencil... Radyo TV sunucularıyla hayranlık cümleleri sarfederek fakslaşanlardan Tarkan'ı görünce bayılanlara, satanistlerden kerameti kendinden menkul "sosyete hocaları"na kadar, birilerine takılıp, biyerlere ait olma isteğiyle, yaşamı için anlam arayanlara, bağlılıklarını sunabilecekleri kusursuz bir gençlik lideri... Kitapta Majesteleri Eray ve Kitlesi "Erayinmanlar"ın bilinen tüm medyatik iletişim kodlarıyla dalga geçen; tuhaf, yalnızlıklarından ötürü acıklı ve bir o kadar komik iletişimlerine tanık olacaksınız... Kitapta yer alan tüm posta gönderileri yurdun dört bir tarafındaki "Erayinmanlar" tarafından yollanmış; gerçek mektup, faks, e-posta, telesekreter kaydı ve armağanlardan derlenmiştir...

Sayfalar