En Son Eklenenler

Toplam 36237 sonuçtan 81 - 90 arası görüntüleniyor.
  • Hande Yuvakuran
    metin - Türkçe
    30 Ayrım
    2,98 MB
    Eser Türü: Dergi
  • Üstün Dökmen
    insan sesi mp3 - Türkçe
    30 Ayrım
    481,40 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Seslendiren : berna şafak
    Konusu:
    Ne yazdığı değil, ne okuduğundur önemli olan Mirza Emir, çok eskiden beri tanıyormuş gibiydi onu… Gül, ortancaların ve menekşelerin arasında oldum olasıya, öylesine duruyordu sanki… Uzak mı uzak, kurgu mu kurgu, dağların gerisinde kalmış bir köy… Yolları bu ücra köyde kesişen iki genç adam: Mirza Emir ve Yusuf… ve Mirza Emir’in Gül’e, Yusuf’un Yıldız’a aşkı… Gençlerin aşkları karşılık bulacak mı? Bu çifte aşk dağlarda yankılanacak mı? Üstün Dökmen yeni romanı Mektup’ta, hırsın ve boş inançların nasıl büyük yangınlara dönüşebileceğini, sadece muhterisi ve muktediri değil, çevresini de yakabileceğini gösteriyor okura.
  • Hikmet Çiçek
    insan sesi mp3 - Türkçe
    29 Ayrım
    1213,54 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Biyografi
    Seslendiren : mehtap tolu
    Konusu:
    Deniz Gezmiş, Cihan Alptekin’i nasıl kızdırırdı? Deniz, İTÜ seçimlerinde yaşanan kavgaya neden karşı çıktı? Deniz’in “Beni onun yanına gömün” dediği devrimci kimdi? Mihri Belli’yi hapishaneden kaçırma planını kim yaptı? Efsane örgüt: DÖB. THKP-C’nin beş kişilik eylem timinde kimler vardı? Mahir Çayan, büyük firardan önce ne yaptı? Kafasına kurşun sıkılarak öldürülen Teğmen. Bilinmeyen İbrahim Kaypakkaya. Yayımlanmamış bir Hasan Yalçın yazısı. Türk Solu’nun ve Dev-Genç’in adını kim koydu? “Maceracılığa karşı” bir banka soyguncusu! 68, TSK’ye nasıl yansıdı? 68’in delikanlı kızları! Hikmet Çiçek, Devrimci Portreler’de bunları anlatıyor. 68’in 50. yılında o devrimci portreler, erdemli yaşamları ve mücadeleleriyle bize örnek olmaya devam ediyorlar.
  • Adil Okay
    insan sesi mp3 - Türkçe
    9 Ayrım
    539,15 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Söyleşi
    Seslendiren : Zuhal Eren Uzunay
    Konusu:
    "Ben Çıkana Kadar Büyüme e mi", diğer adıyla "Görüş Günlerinde Büyüyen Çocuklar", alanının tek kitabı olma iddiası taşıyor. Zira bu güne kadar insan hakları örgütlerinin raporlarında yer alan rakamların, bu kitapla canlanıp ete kemiğe bürünmesi söz konusu. Yazar Adil Okay, üç yıllık bir çalışma sonucu, Türkiye'nin tüm cezaevlerinden 100 kadar politik tutuklu ve hükümlüye ulaşmış, mektuplar aracılığıyla onları anlamaya ve anlatmaya çalışmış. Bununla yetinmemiş, kitabında anne ve/veya babaları tutuklu olan, dolayısıyla hapishane kapılarında büyüyen çocukları konuşturmuş. Görüş günlerinde yaşanan olayların hem fiziki, hem de psikolojik yıkımını gözler önüne sermiş. Dışarıdaki eş ve çocukların yaşadığı travmayı, onların çıplak ama yakıcı sözcükleriyle bize göstermiş. Okay, "Ben bu kitabı hazırlarken her gelen mektupla yeniden sarsıldım, aylarca kabus gördüm, okuyucu ise bir kez sarsılacak ve empati yapacaktır" diyor. Kitapta yer alan isimlerden bazılarının öyküsü inanılmaz ve dünyada eşi benzeri yok: 32 yıldır hapishanede olan Tahir Canan, bebeğiyle birlikte hapishanede kalan Gazal Dülek, kanser hastası olduğu halde tahliye edilmeyen şair Erol Zavar, bir çocuğu kanser, diğeri epilepsi hastası olan Hanım Onur, 20 yıldır çocuklarını göremeyen Mehmet Gök, eşiyle birlikte tutuklanan ve "bir yastıkta değil ama aynı infaz dosyasında kocadık" diyen Baki Yaş, "oğlumun doğumunu bile göremedim" diyen Resul Baltacı, "ben kızımın hep çocuk kalmasını isterdim" diyen Turan Demir, "çocuğum rüyalarımda hiç büyümüyor" diyen Ebedin Abi, soyadı tutmadığı için 18 yıldır oğluyla görüşemeyen Zeynel Karabulut, altı çocuğu da tutuklu olan bir anne, tutuklu gazeteci Füsun Erdoğan, Mustafa Balbay ve diğerleri. Kitapta ayrıca mahpusların cezaevlerinde çekilmiş fotoğraflarının yanısıra eli işi ürünleri, resim ve karikatürleri de yer alıyor.
  • Juan Pablo Escobar
    insan sesi mp3 - Türkçe
    32 Ayrım
    457,17 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Biyografi
    Seslendiren : Serap Şirin
    Konusu:
    Benim doğduğum günden, onun öldüğü güne kadar babam benim arkadaşım, rehberim, öğretmenim ve güvenilir akıl hocamdı. Hâlâ hayattayken, ona gerçek hikâyesini yazması için zaman zaman yalvardım, ancak o bunu reddetti: “Grégory,” derdi, “tarihi yazabilmek için önce onu bitirmen gerek.” Bu kitap kimseyi suçlamıyor. Bu kitap mutlak bir gerçek de değildir. Bu, babamın hayatına yakınlaşabilmek için bir araştırma, bir girişimdir. Bu, kişişel, özel bir incelemedir. Tüm erdemlerinin yanısıra tüm hatalarıyla bir adamın yeniden keşfidir. Bu kitaptaki anekdotların çoğu, yaşamının son yılında, ateşin başında hep beraber toplandığımız uzun ve soğuk geceler boyu bana anlattıklarıdır. Diğerleriyse, düşmanlarının hepimizi öldürmeye çok yaklaştıklarının anlaşıldığı zaman bana yazılı olarak bıraktıklarıdır. Babamla ilgili “gerçekler” kısmen bilinmektedir –ya da hiç bilinmemektedir. Ve bu yüzden onun hikâyesini anlatmak büyük bir risk içermektedir; onun hakkında söylenen kötü şeylerin çoğu doğru gibi göründüğü için bunlar muazzam bir sorumluluk duygusuyla anlatılmalıdır. Bu anlatılanlar, benim babamla ilgili olmasının yanı sıra, insanlık tarihindeki en kötü şöhretli mafya organizasyonunun başında olan bir insanın iç dünyasının kişisel ve derin bir araştırmasıdır. Babama acımasız dürüstlüğünden dolayı minnettarım; onu net bir şekilde görmek, yaptıklarını asla savunmadan onu olduğu gibi bir adam olarak kabul etmek benim kaderimdi. Ben, babasının yaptıklarıyla değil, sadece kendi yaptıklarıyla hatırlanmayı dileyen bir insanım. Umarım insanlar, bu hikâyeleri okurken benimle ilgili gerçekleri unutmaz ya da beni babamla karıştırmazlar. Ne de olsa, bu benim de hikâyem.
  • Fyodor Mihayloviç Dostoyevski
    insan sesi mp3 - Türkçe
    6 Ayrım
    133,55 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Aforizmalar
    Seslendiren : Cansu Doğan
    Konusu:
    “Dünyayı  Güzellik Kurtaracak”, Dostoyevski’nin tüm eserlerinden özenle derlenmiş bir seçkidir.   “İnsan olmanın sırrı kişinin yaşamasında değil, uğ­runa yaşayacağı bir şeyi olmasındadır.”   “İnsanın mutluluğu keşfetmesi için tek bir gün ye­terlidir.”   “Muhtemelen tüm hayatım boyunca hiçbir şeye başlamamış ya da hiçbir şeyi bitirememiş olduğum için kendimi zeki biri olarak görüyorum.”   “İnsanlar dertlerini saymaya bayılırlar, çok azımız mutluluklarını hesap eder.”
  • Koray Avcı Çakman
    insan sesi mp3 - Türkçe
    11 Ayrım
    196,94 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Çocuk Kitabı
    Seslendiren : Betül Karaca
    Konusu:
    Bamya Anıtı ile Lahana Anıtı’nı duymuş muydunuz? Peki ya canlı bir çim biçme makinesi görmüş müydünüz hiç? Sizin de tonton bir dedeniz varsa eğer yalnız bunları görüp öğrenmekle kalmaz, uçan daire bile yaparsınız belki bir gün… Bizim Cenk’in dedesi bir âlem. Gün geliyor kâh herkesin akıl danıştığı bir bilgeye, kâh içi içine sığmayan şakacı bir çocuğa dönüşüveriyor. Bakmayın siz onun köyde sakin bir yaşam sürüp mısır, buğday, domates ektiğine. Elinden gelse aya merdiven dayayıp yıldızlara tırmanacak kadar hayalperest biri o aslında. Öyle ki, gün geçmiyor Cenk yeni bir sürprizle karşılaşmasın dedesiyle birlikteyken. Bir bakmışsınız atık malzemelerden bir tarihi eser yapmış, bir bakmışsınız altın kavun ektikleri tarlada korkuluk olmuş... Cenk’in geç yaşta arkeolojiye merak saran babaannesi de dedesini aratmayacak kadar muzip biri. İnsan sıcacık evini, mis gibi tarlasını bırakıp binlerce yıl öncesinden kalma kap kacak peşine düşer mi hiç!? Sahi, Cenk büyüyünce ne olsa acaba? Gerçi rüyalarında sürekli bir meslekten ötekine konuyor ama aklı bir hayli karışık son zamanlarda. Acaba amcası gibi “Dünya kazan ben kepçe…” deyip farklı ülkelerde iş peşinde mi koştursa, yoksa deneyimli bir etnolog veya korkusuz bir kaptan mı olsa?.. İnsanının hayalleri ve başarma inancı olduktan sonra üstesinden gelemeyeceği iş yok kuşkusuz. Eh, bir de eğer Cenk’inki kadar muzip mucit bir dedesi varsa değmeyin keyfine!.. Yaratıcı kalemiyle edebiyatseverleri şaşırtmayı seven ödüllü yazar Koray Avcı Çakman, Dedemin Uçan Dairesi adlı öykü kitabında, sıra dışı yetişkinlerle meraklı çocukları farklı ortamlarda buluşturarak, meslek seçimi ve kırsal-kentsel yaşam üzerine düşünsel bir yolculuğa çıkarıyor okurlarını…
  • metin - Türkçe
    9 Ayrım
    182,39 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Ders/Sınava Hazırlık
  • Frida Kahlo
    insan sesi + metin - Türkçe
    39 Ayrım
    468,14 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Sanat
    Seslendiren : Nurşen Serdar
    Konusu:
    20. yüzyılın popüler ikonlarından ressam, devrimci ve feminist Frida Kahlo’nun eserleri sürrealist olarak tanımlansa da kendisi bu tanımı, “Ben sürrealist bir ressam değilim. Asla hayallerimi resimlemedim. Yalnızca kendi gerçeğimi resimledim” diyerek reddetti. Sanat tarihinde ilk kez bir kadın, yalınlığı ve sakinliği acımasız denebilecek bir içtenlik ve “rahatsız edicilik”le dile getirdi. Tablolarının birçoğunda kendi yüzünden yola çıkan Frida’nın yaşamöyküsü bize, Carol Hanisch’in kült olmuş “kişisel olan politiktir” mottosunun ne demek olduğunu anlatır. Çünkü o ruhunu kattığı Meksika devrimini doğum günü ilan eden bir marjinal, hiç doğmamış oğluna isim koyup onunla düşlerinde konuşan bir hayalperest, aldatılan kadın imajına da topluma direndi¤i gibi direnen bir savaşçı, tekerlekli sandalyeye mahkûm olduğunda bile ne sanatından ne de hayatından vazgeçmiş, tersine onları daha da yüceltmiş kutsal bir mücadeleci ve Diego Rivera ile yaşadığı aşkta, “senin sevmediklerini de sevdim ben” diyen taraftır. Durmaksızın ötekileştirilen hayatında kaderine razı olmayı değil, efsane olmayı seçen Frida, ölümü de yaşamı gibi başında çiçeklerle ve her zamanki güzelliğiyle karşılamıştır. “Bir ressam olarak Frida, Diego’ya hiçbir şey borçlu değildi, yani Diego hiçbir zaman onun hocası olmadı, asla bir resmini düzeltmedi demek istiyorum. Hatta pek çok konuda tersi geçerliydi, çünkü Frida’nın onun üzerinde ahlaksal ve sanatsal olarak güçlü bir otoritesi vardı.”
  • Jane Austen
    insan sesi mp3 - Türkçe
    41 Ayrım
    295,66 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Seslendiren : Koncüy Orbay
    Konusu:
    Roman sanatının eşsiz ustası Jane Austen, gençlik yıllarında bir dizi öykü kaleme almıştı... Aşk ve Gurur, Mansfield Parkı gibi ölümsüz romanlara hazırlık niteliğindeki bu öyküler büyük oranda gölgede kalmıştır. Austen, kahramanlarının iç dünyalarını çalışırken bu öykülerde denediği ve keşfettiği iç konuşmaları, mektup biçimini adeta bir kuyumcu titizliği ile parlatmış ve bunun yanına ulaşılmaz yazarlık zekâsını da eklemiştir. Aşk ve Arkadaşlık, İngiliz aristokrasisine mensup genç kızların duygu dünyalarını, kıskançlıklarını, gençlik hatalarıyla dolu gündelik yaşamlarını yalın bir dille anlatıyor. Austen'ın politik ironisine, sözünü sakınmayan zarafetine bayılacaksınız.

Sayfalar