Eserlere Göre Listeleme

Toplam 153 sonuçtan 11 - 20 arası görüntüleniyor.
  • Gazi Zahireddin Muhammed Babur
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    682,66 KB
    Eser Türü: Kitap
    Zahireddin Muhammed Babur, şehzade ve padişah, “kafirleri hunharca katleden” efendimiz, oğlu hayatta kalsın diye kendini Allah’a kurban veren sevgili kul, tabiata aşık şair, kendini adamış vakanüvis, fatih ve fatin hükümdarımız, söyleyin siz kimsiniz...? Bu sorunun yanıtına ulaşmak için hala Afganistan, Pakistan ve Hindistan coğrafyasında anlatılan büyük bir imparatora, gönül koymuş bir mümine ya da tapınakları yıkan, terör estiren bir despota dair söylencelerden başka bir kaynağa bakmak gerekir. Bu kaynak Babur'un bizzat kaleme aldığı ve İslam edebiyatında hatırat türünün ilk örneği olan kendi koyduğu adıyla Vekayi, daha sonra yaygın kabul gören adıyla Baburname'dir. Kişisel hayatını, yaptığı savaşlar, gördüğü yerler ve telkinler ve sevinçlerin ayrıntılı tasviriyle birlikte samimi ve teferruatlı bir biçimde sunar bu hatıratta. Baburname dünya literatüründe Augustinus'un İtirafları'yla yan yana anılan, "tarih"ten ziyade hayatı kaydetme çabası olan ve onbeşinci yüzyıl sonu onaltıncı yüzyıl başında yaşadığı coğrafyada hayatın nasıl olduğuna dair canlı ve keyif veren bir eserdir. Babur, 1483’ten 1530’a kadar süren hayatını, padişah olduğu 1494 yılından başlayarak ölümüne dek Çağatay Türkçesiyle kaleme aldığı hatıratına nakşetmiştir. Ona böylesi bir hatırat yazma esinini neyin verdiğini, hatta çevresindeki insanlara hatırat yazmalarını telkin etmesinin ardında yatan ulvi ve kavli amacı bilemeyiz? Ancak bilebildiğimiz ve önünde saygıyla eğileceğimiz tek şey elimizde kalan bu kıymetli, gerçeğe adanmış ve önyargılardan uzak metindir – ki yazarımız da bize çağların ötesinden açıksözlülükle seslenir: “Bunları yazmaktaki amacım şikayet değil, gerçekleri söylemektir; bu söylenenlerdeki amaç kendimi tarif değil, gerçekleşmiş olanları beyan etmektir. Burada böylece her sözün doğrusunu ve her işin olduğu gibi yazılması gerekli sayıldığı için şüphesiz ki, baba ve büyük kardeşten iyi ve kötü ne duyulup görülmüşse onları söyledim, akraba ve yabancıdan da ne kusur veya meziyet görülmüşse onları yazdım. Okuyan mazur görsün, işitenler de kınamasın.”
  • Refik Halid Karay
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    3,46 MB
    Eser Türü: Kitap
    'Refik Halid'in romanlarını soluk soluğa okuduğum dönemlerdi. Bugünün Saraylısı'nı birkaç kez okumuş, bir türlü doyamamıştım. O yüzden bazı sahnelerini ezbere hatırlarım. Onu çağrıştıran Dişi Örümcek de çok hoşuma giderdi. Hele Nilgün, bir dönem, başucu kitabım oldu.2000 Yılın Sevgilisi'ne gelince, beş-on sayfa okuduktan sonra, beni adamakıllı şaşırtmıştı. Bir zaman kaymasında geriye, geçmişe yolculuk... Aslında her şey en olağan roman sahneleriyle başlıyor: Fahir'le Güldal, birbirlerini tanımayan genç adamla genç kız, İskenderun Garı'ndan Ankara-İstanbul trenine binecekler. Okaliptüs ağaçlarından geniz yakıcı rayihalar. Mevsim, ilkyaz sonu. Güldal'la Fahir, besbelli, az sonra göz göze gelecekler. Geliyorlar da, ama demin dediğim gibi bir zaman kaymasına uğrayarak: Onlarınki yıldırım aşkı değil. Fahir'in iddiasına bakılırsa,2000 yılından beri sürüyor aşk, tutku, gönül ikizliği.
  • Anna Gavalda
    metin - Türkçe
    4 Ayrım
    2,11 MB
    Eser Türü: Kitap
    Günümüz Fransız edebiyatının en sevilen yazarlarından, romanlarının bazıları bugün sinemaya da uyarlanmış Anna Gavalda'dan, çocuklar için olduğu kadar anne babalar ve eğitimciler için de etkileyici bir roman. Okurları "Okulda başarısız olmanın tek nedeni tembellik midir?" ya da "Devamlı düşük notlar almak bir çocuğu 'umutsuz vaka' durumuna düşürür mü?" gibi sorular üzerinde düşünmeye davet eden roman, eğitim sistemi ve farklılıkları sıcacık bir öyküden yola çıkarak tartışıyor. Çocukların bir solukta okuyacağı bir kitap. "Okul hayatımı mahvediyor!" diye düşünen Grégoire 13 yaşında ve hâlâ altıncı sınıf öğrencisidir. Beden eğitimi dersinde bile berbattır. Ama el işlerinde, hele marangozlukta çok beceriklidir ve ilginç icatlar yapmaktadır. Sevgili dedesinin küçük atölyesinde zaman geçirmek, mobilya yaparken ona yardım etmek en sevdiği şeydir. Ama Grégorie, sevdiği şeylerle uğraşabilmek için de, belirli bir düzeye dek eğitimini sürdürmek zorundadır. "Tembel Teneke" Grégoire sonunda bu duruma ilginç bir çözüm bulur. O, herkesin gittiği türden değil, daha farklı bir okula gitmelidir. Artık ne okul ondan, ne de o, okuldan nefret edecektir...
  • Karen Novak
    metin
    1 Ayrım
    974,00 KB
    Eser Türü: Kitap
    Leslie, kocasıyla birlikte yaşayan iki çocuk annesi bir polis memurudur. Bir gün tüyler ürperten bir cinayeti soruşturmakla görevlendirilmesi hapishaneye gidip katili kendi eliyle cezalandırıp akıl hastanesine düşmesiyle sonuçlanır. Yeni bir başlangıç yapmak için 5 Mil Malikânesi'nde çalışmaya başlar. Ve bir yüzyılın ayırdığı iki kadın esrârlı bir hikâye içinde intihârın ve dehşetengiz cinayetlerin örgüsünde birleşir. Leslie'nin Katillikte birleştiği malikâne'nin eski sahibi aristokrat Elenor'un hayaleti ağzından sıra dışı bir gerilimi edebî bir üslupla sarsıcı bir hızda okumak isteyenlere.. Bestseller kitaplarda alışık olmadığımız yoğun edebi üslûbun ön plâna çıkardığı genç yazar Karen Novak'ın bu ilk romanı hem edebiyat okuruna hem de sürükleyici romanlara aşinâ bestseller okuruna seslenmeyi başarıyor.
  • Cüneyt Arcayürek
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    1,81 MB
    Eser Türü: Kitap
    Hiçbir şey gizli kalmaz. Bugün, yarın üstünü örtersiniz. Onu bunu susturursunuz. Zaman yerinde saymaz ki! Akar gider... Bir gün gelir yeni insanlar, yeni anlayışlar egemen olur; geçmişteki olaylar bir bir aydınlığa çıkar. O olayların içinde yaşayanlar, o olayların gizli kalması için çırpınan¬lar bile zamanla değişmişlerdir; o günlerde anlamadıkları anlamazlıktan geldikleri olayları zamanın uzaklığında daha başka bir gözle görürler, algılarlar... Hep yinelenen bir şey bu! Ama bu yinelemelerden ders almayı bilmiyoruz... Arkadaşımız Cüneyt Arcayürek'in "Açıklıyor - 6"sını okurken bu tür düşüncelere dalıp gittim. Arcayürek'in ya¬kın tarihimizin ilginç olaylarını sergileyen anı ve gözlemlerinden daha önce de söz etmiştim. Bir gazeteci olarak 1947'den 1985'e uzanan zaman parçasını bütün yoğunluğuyla yaşamış... Bizler de yaşadık, kimimiz dıştan, kimimiz içten... Arcayürek Ankara'nın göbeğinde, bütün siyasal olayların ortasında yaşadı, duydu, gördü. Kırk yıla yaklaşan bir süre içinde gelip geçen bütün politikacıları, bütün etkin kişileri tanıdı. Bu yüzden altıncı cildinde çıkan bu anılar büyük bir önem taşıyor...
  • Fatih Yaşlı
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    498,15 KB
    Eser Türü: Kitap
    AKP'nin "Yeni Türkiye"si içi boş bir propaganda teriminden mi ibaret, yoksa bir olguya, bir gerçekliğe mi işaret ediyor? Fatih Yaşlı, bu çalışmada yeni Türkiye'yi bir gerçeklik ve olgu olarak kabul ediyor ve Türkiye'de AKP eliyle yeni bir rejimin kurulmakta olduğu temel tezinden hareketle bu gerçeklik ve olguyu mercek altına alıyor. Yaşlı, "yeni Türkiye'yi yeni kılan nedir?" sorusu üzerinden yola çıktığı bu çalışmasında, bir yandan "eski" ve "yeni" Türkiye arasındaki farkları karşılaştırmalı bir şekilde ortaya koyarken, öte yandan yeni Türkiye'nin temellerinin AKP iktidarı öncesinde nasıl atıldığını, nasıl kök saldığını da sergiliyor. Çalışmada, yaşanan rejim değişikliği küresel egemenlik mücadelesiyle ilişkilendirilerek AKP'nin iktidar oluşu "Türkiye'nin renkli devrimi" olarak tarif ediliyor ve söz konusu "devrim" süreci teorik ve pratik düzlemde tartışılıyor. Yeni rejim inşası tezine eşlik eden bir diğer tez ise AKP eliyle yeni bir "ulus" inşasına girişildiği yönünde. Yaşlı, AKP'nin "millet" dediği bu "ümmet ile ulus arası" yeni kolektif kimliği "Sünni-Ulus" olarak adlandırıyor ve Sünni-Ulusun hem neyi işaret ettiğini hem de nasıl inşa edildiğini ayrıntılı bir şekilde gözler önüne seriyor. Çalışmada Haziran isyanı da ele alınıyor ve isyanın Sünni-Ulusun dışında bırakılanların/dâhil edilemeyenlerin yeni Türkiye'ye bir itirazı olduğu üzerinde duruluyor. Yaşlı, yeni Türkiye'nin iki güç odağı olan AKP ve Cemaat ilişkisinin dününe ve bugününe de bakıyor ve "yeni Türkiye'nin sahipliği" üzerine verildiğini söylediği bu kavganın kökenlerini, nedenlerini ve seyrini çarpıcı bir şekilde ortaya koyuyor. AKP, Cemaat, Sünni-Ulus, pratiği anlatırken teoriyi, günceli analiz ederken tarihselliği ihmal etmeyen özgün ve etkileyici bir çalışma, Yeni Türkiye'ye bir giriş, bir başlangıç kitabı.
  • insan sesi mp3 - Türkçe
    9 Ayrım
    27,12 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Canan Kayalılar
    Dünya satranç şampiyonlarından Alexander Alekhine’in seçme oyunları analizli olarak sunulmaktadır.
  • Tad Williams
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    944,50 KB
    Eser Türü: Kitap
    Fantastiğin gerçeğe, gerçeğin siber – punk’a, siber – punk’ın ise fantastiğe dönüştüğü nefes kesen bir destan. “Karşı konulmaz karakterler, kışkırtıcı fikirler,karmaşık ve insanı korkutacak kadar gerçekçi bir entrika – muhteşem yazarlığının yanında BK ya da FK okuyucusunun bir romanda isteyebileceği herşey. Göz kamaştırıcı bir kitap.” - Melanie Rawn - “Siber – punk, mitoloji ve dünya tarihinden motiflerle bezeli en son sanal gerçeklik destanı.” - San Francisco Chronicle
  • Helmut Kentler
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    676,50 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eskiden anne ve babaların işi kolaydı. Çcukların cinsellikle ilgili soruları ya duymazdan gelinirdi ya da "leylek masalı" ile iş geçiştirildi, ama bugün durum farklı. Çocuklarının ilerde mutlu ve sıhhatli olmasını isteyen anne ve babalar "ayıp" diye düşünmeden gerekli bilgileri vermek zorundalar. Hem de kendi çekingenlikleri pahasına... Helmut Kentler, çocuklarına cinsel eğitim vermek isteyen anne ve babaların karşılaşacakları soruları, bunlara verilecek yanıtları örneklerle açıklıyor.
  • Nazlı Eray
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    440,00 KB
    Eser Türü: Kitap
    Hanımlara müjde: Kaçan sevgiliniz itinayla geri getiilir! Aşk Artık Burada Oturmuyor, on yedi öyküden oluşan bir roman. Birbirine bağlı, birbirinden çıkarak gelişen, düş ile gerçeğin, hüzün ile kara güldürünün içiçe olduğu bu öyküler, patlamış bir roman oluşturuyor. Nazlı Eray, bu öykülerinde bizi aşkın, düşlerin, tutkunun ve yitirişin dünyasında gezdiriyor. Kadın erkek ilişkilerinin en yoğun boyutları, yitirmişken buluvermenin sevinci, bulmuşken yitirmenin şaşkınlığı, kadın dünyasının duyarlılığı, tılsımlı Yunan adaları Kos ve Santorini, kaçmış gitmiş bir adamı yeniden meydana çıkaran hücre mühendisi Nizami Öney, bir hocanın bekleme odasında Marilyn Monroe... İtalyan yönetmen Angelo Savelli, bu kitaptaki öykülerden "Rüya Sokağı"nı yazarın kült öykülerinden "Monte Kristo" ile birlikte L'ultimo Harem (Son Harem) adıyla oyunlaştırdı. 2005'ten beri İtalya ve Türkiye'de sahnelenen oyun, Floransa'da hâlâ kapalı gişe oynanıyor. Belki aşk artık burada oturmuyor, ama Nazlı Eray'ın Rüya Sokağı dopdolu.

Sayfalar