Eserlere Göre Listeleme

Toplam 2029 sonuçtan 31 - 40 arası görüntüleniyor.
  • Ebu Abdullah Muhammed İbn Battuta Tanci
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    1,81 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Tarayan: Cem Kandemir
    14. yüzyıl gezginlerinden İbn Battuta (1304 – 1368) Fas’ın Tanca şehrinde dünyaya geldi. Bu şehirden çıktığı günden itibaren 28 yıl süren gezileri boyunca Mısır, Arap Yarımadası, Irak, İran, Anadolu (başta Osmanlı Beyliği olmak üzere o dönemin belli başlı beylikleri), Deşt – i Kıpçak, Bizans ( İstanbul), Orta Asya, Hindistan, Maldivler, Çin ve Endülüs’ ü gezen İbn Battuta devlet ve toplum yapıları, inanç ve adetleri, doğal özellik ve ürünleriyle tanıttığı bu ülke ve şehirlerin 700 yıl önceki durumlarını başarıyla yansıtır. Yazarı tarafından Tuhfetü’n – Nuzzar fi Garabi’l - Emsar ve Acabi’l – Esfar (ilginç Ülkeleri ve Macera Dolu Yolculukları Merak Edenlere Armağan) diye adlandırılan, yagın olarak Rıhle diye bilinen ve Türkçede İbn Battuta Seyahatnamesi diye anılan eser, özgün dili olan Arapça’dan A.Sait Aykut’un çevirisi, kısa notlar ve ayrıntılı bir dizinle sunuluyor.
  • Ebu Abdullah Muhammed İbn Battuta Tanci
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    1,83 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Tarayan: Cem Kandemir
    14. yüzyıl gezginlerinden İbn Battuta (1304 – 1368) Fas’ın Tanca şehrinde dünyaya geldi. Bu şehirden çıktığı günden itibaren 28 yıl süren gezileri boyunca Mısır, Arap Yarımadası, Irak, İran, Anadolu (başta Osmanlı Beyliği olmak üzere o dönemin belli başlı beylikleri), Deşt – i Kıpçak, Bizans ( İstanbul), Orta Asya, Hindistan, Maldivler, Çin ve Endülüs’ ü gezen İbn Battuta devlet ve toplum yapıları, inanç ve adetleri, doğal özellik ve ürünleriyle tanıttığı bu ülke ve şehirlerin 700 yıl önceki durumlarını başarıyla yansıtır. Yazarı tarafından Tuhfetü’n – Nuzzar fi Garabi’l - Emsar ve Acabi’l – Esfar (ilginç Ülkeleri ve Macera Dolu Yolculukları Merak Edenlere Armağan) diye adlandırılan, yagın olarak Rıhle diye bilinen ve Türkçede İbn Battuta Seyahatnamesi diye anılan eser, özgün dili olan Arapça’dan A.Sait Aykut’un çevirisi, kısa notlar ve ayrıntılı bir dizinle sunuluyor.
  • metin - Türkçe
    3 Ayrım
    3,37 MB
    Eser Türü: Kitap
  • metin - Türkçe
    71 Ayrım
    8,68 MB
    Eser Türü: Kitap
  • Cevher Şulul
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    1,06 MB
    Eser Türü: Kitap
    İbn Rüşd, siyaset felsefesinde devletin temel yapısını, ortaya çıkış nedenlerini, ahlak temellerini, siyasi toplumları ahlaki bakımdan meşrü kılan nedenleri, siyaset bilimi açısından iyi ile kötü arasındaki farklılıkları, siyasi toplumlarda insanları birbirine bağlayan bağları konu edinmiş, anlamaya çalışmıştır. O, bu konuları izah ederken, salt betimlemelerden öteye geçip kavramsal çözümlemelerde bulunmuş, siyasete ahlaki bir nitelik kazandırmıştır. İbn Rüşd, siyaset felsefesinde baskıcı ve totaliter yönetimlere karşı hukuk ve insanı merkeze alan bir yönetim tarzı önermiş; devlete adaleti egemen kılmak istemiş; zulme, haksızlığa, siyasi baskıya, hürriyetin engellenmesi fikrine karşı mücadele etmiştir. Bu konuda kendi zamanındaki yöneticileri sözleriyle ve eylemleriyle cesaretle açık bir biçimde eleştirmiş, onların müstebid olduğunu söylemiştir. İbn Rüşd, siyaset bilimine ait bazı ilkeleri, o günün İslam tarihinin siyasi, sosyal ve iktisadi gelişimini bu bağlamda yorumlamıştır. Siyasi konjonktürün neden değiştiğini, ihtimallerin nedenlerini yorumlamak istemiştir. İbn Rüşd, kendi yaşadığı asırda ideal devletin olabilirliğine inanmaktadır. Ona göre birinci Hz. Peygamber (s.a.v) ve Hulefâleri Râşidin dönemi ile diğeri Murabutlar'ın ilk yöneticisi Yûsuf b. Taşfin dönemi olmak üzere erdemli devlet en az iki defa tarih sahnesinde yaşanmıştır. Oysa Eflatun'n ideal devlet projesi henüz tarih sahnesine çıkmamış ve gelecekte kurulması düşünülen bir devlet olarak görülmektedir. İbn Rüşd, Eflatun'dan farklı olan kendi döneminin şartlarında erdemli devletin kurulmasını sağlayacak yeni bir proje önermiştir.
  • Ahmet Arslan
    insan sesi mp3 - Türkçe
    31 Ayrım
    807 MB
    Eser Türü: Kitap
    Arnold Toynbee'nin "herhangi bir zamanda, herhangi bir ülkede, herhangi bir zihin tarafından yaratılmış en kapsamlı bir tarih felsefesini tasarlayarak ortaya koyan" kişi olarak değerlendirdiği İbni Haldun, bugün çağdaş anlamda tarih biliminin, tarih felsefesinin, sosyolojinin kurucularından biri kabul edilmektedir. İbni Haldun, toplumların gelişimlerini anlamak için tarihsel olayları "umrân bilimi" adını verdiği kavrama dayandırılarak yorumlanması gerektiğini savunur. Bu anlamda insanın toplumsal hayatını, örgütlenmesini ve bunlarla gelişen toplumsal süreci, kurumlarla birlikte bağımsız bir bilimin konusu yapmayı düşünen ilk düşünürdür. İbni Haldun üzerine ülkemizde pek az kaynak eser bulunmaktadır. Ahmet Arslan'ın, İbni Haldun'un toplumbilimi, tarih ve siyaset konularındaki görüşleriyle, din-felsefe ilişkileri üzerine çözümlemelerini içeren bu çalışmasının önemli bir boşluğu dolduracağına inanıyoruz.
  • İbni Fadlan
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    129,92 KB
    Eser Türü: Kitap
    Bu seyahatnâme X. yüzyıldaki Türklerin tarihi hakkında en canlı, en sağlam vesikalardandır. İbn Fadlan gibi kültürlü, mütecessis bir kişinin gözlemlerine dayanmaktadır. Veciz ve akıcı bir üslupla kaleme alınmıştır. Yazıldığı tarihten itibaren doğuda, daha sonra batıda çeşitli kişiler tarafından kaynak olarak kullanılmış, çok sayıda çalışmaya konu olmuş, çeşitli dillere çevrilmiş, filmlere konu olmuştur. İbn Fadlan elçilik için gittiği sırada uğradığı Türk kabilelerinin idaresi, dinleri, adetleri, hukukları hakkında çok değerli bilgiler vermiş, o kavimlerden olan kişilere sorular yöneltmiş, onların mantalitesini anlamaya çalışmıştır. Devrindeki Oğuzlar, Bulgarlar, Ruslar hakkında son derece önemli bilgiler vermiştir.
  • metin - Türkçe
    3 Ayrım
    3,39 MB
    Eser Türü: Kitap
  • Suad El-Hakim
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    Eser Türü: Kitap
    Önceleri katı bir züht ve ahlak hayatı olarak ortaya çıkan tasavvuf, zamanla İslam ilimlerine karşı bazen bir tepki, bazen onlara eklemlenen veya onlara yeni boyutlar ekleyen bir ahlak hareketi şeklinde kendini ifade etmiştir. Birkaç asır sonra ise kendi terminolojisini ve dilini geliştirmiş, züht ve ahlak hayatını esas almakla birlikte teorik düzeyde çeşitli konular hakkında görüşler ortaya koymuş, böylece sûfilerin tecrübeleri ekseninde bir dil ve yöntem anlayışı gelişmiştir. Bu nedenle sûfiler başından beri farklı bir yönteme ve dolayısıyla farklı bir bilgiye sahip olduklarını iddia etmiştir. İbnü'l-Arabî önceki sûfilerden farklı olarak, kendisine ulaşan tasavvufi birikimi, felsefe ve kelam gibi teorik ilimlerin de katkısıyla, teorik bir düzleme çıkartmış, genellikle sûfinin hal ve tecrübesiyle ilgili ve sınırlı görülen tasavvuf konularını kişisel deneyimlerin dışına taşımış, bu deneyimi yaşamayanların bir şekilde katılabildiği yeni bir tasavvuf anlayışı geliştirmiştir. Bu anlayışın temelinde ise varlığın birliği öğretisi yatmaktadır ve bu öğreti, Tanrı-âlem-insan ilişkilerini belki de başka hiçbir düşünürün boy ölçüşemeyeceği zenginlik ve çeşitlilikte yorumlama imkânı sağlamıştır. İbnü'l-Arabî Sözlüğü, okurlara İbnü'l-Arabî'nin evrenine girmek için vazgeçilmez bir anahtar sunuyor. Not: Kapak ve yan sayfadaki resim: Jeffrey Rollins, "Gül Bahçesi". (Tanıtım Yazısı'ndan)
  • insan sesi mp3 - Türkçe
    1 Ayrım
    12,43 MB
    Eser Türü: Radyo

Sayfalar