Eserlere Göre Listeleme

Toplam 4686 sonuçtan 101 - 110 arası görüntüleniyor.
  • Süleyman Tevfik Özzorluoğlu
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    467,57 KB
    Eser Türü: Kitap
    II. Abdülhamid tarikatlara özel bir önem vermiş, bunların yemek ve aydınlanma gibi masraflarını bizzat kendi karşılamış, harap halde olan tekkelerin onarımlarını yaptırıp, tarikat büyüklerinin türbelerini tamir ettirmişti. Arap vilayetleri ve Afrika'daki nüfuzlu tarikat şeyhlerine nişan ve rütbeler ihsan etmenin yanında maaşlar da bağlayan Padişah, Ebü'l-Hüda Efendi, Zafir Efendi gibi şeyhleri yanında tutarak onların nüfuzlarını kullanmıştı. Abdülhamid sarayda, çeşitli tarikatları ve bu müesseselerin temsilcilerini yakın ilişkiler kurarak kendisine yaklaştırmıştır. Öyle ki Abdülhamid'in neredeyse o dönem için mevcut hemen her tarikata üye olduğu düşüncesi yaygınlık kazanmıştır. İstanbul'daki, Osmanlı coğrafyasındaki büyük tarikat kollarının hemen hepsiyle yakından ilgilenilmiş, pek çok maddi ihtiyaçları karşılanmış, devlete karşı yükümlülük olarak algılanabilecek pek çok işlemden muaf tutulmuşlardır. Müslümanların yoğun yaşadığı yerlerdeki günlük yaşantının İslami şartlara çok daha uygun olmasını sağlamaya yönelik düzenlemeler, cami çevrelerinin düzenlenmesi gibi, din kitaplarının devlet matbaasında çok sayıda bastırılıp dünyanın her tarafına dağıtılması gibi uygulamalar devletin bu yönünü veya halifenin bu yönünü çok daha fazla ön plana çıkarmıştır. II. Abdülhamid döneminde, özellikle ilk ve orta öğretimde müfredatta din derslerinin sayısını arttırmaya yönelik düzenlemeler de yapılmıştır. Bu kitap; II. Abdülhamid'in, sözü edilen politikaları uygularken yanında bulundurduğu din adamlarından biri olan Ebü'l-Hüda Efendi'yi konu alır. Ebü'l-Hüda inanılmaz hafızası, kendine gelen kişilerin, gelmişi, geleceği hakkındaki isabetli tahminleri ile tanınmış ve meşhur olmuş birisidir. O bu özelliği ile sonunda Yıldız Sarayı'na davet edildi. Sultan II. Abdülhamid, Serencebey yokuşundaki Kuşçubaşı Mustafa Bey'in konağını dayalı-döşeli olarak onun emrine tahsis ettirdi. Bu saatten sonra Ebü'l-Hüda ile Sultan arasında tarihe mal olmuş ilişkiler başladı…
  • İsmet Bozdağ
    insan sesi mp3 - Türkçe
    17 Ayrım
    176 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Müberra Ellialtıoğlu
    Abdülhamid, Osmanlı padişahları içinde en çok tartışma konusu yapılan padişahlardan biridir. Hareketli ve yaşadığımız günlerdeki ana fikri ve siyasi oluşumların temellerinin atıldığı bir dönemde, sorumluluk makamında bulunan bir şahsın hatıraları muhakkak ki önemlidir. Bu açıdan hatıralar "Kızıl Sultan" ve "Ulu Hakan" nitelemelerinin ötesinde, önemli bir döneme açıklık getirmektedir.
  • Mustafa Armağan
    insan sesi mp3 - Türkçe
    8 Ayrım
    357 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Enes Ataberk
    İnsanlığın düşmanlarıyla insanlığın dostlarının ezeli mücadelesi
  • Mustafa Armağan
    insan sesi mp3 - Türkçe
    42 Ayrım
    603 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Sibel Göksu
    OYUN YENİ BAŞTAN BAŞLIYOR... TARİH YENİDEN YAZILIYOR... KURTLARLA DANS DEVAM EDİYOR... Abdülhamid`siz bir yüz yıl yaşadık. Onun yokluğunda bir imparatorluğun un ufak oluşuna ve o enkazın içinden `küçük Osmanlı` diyebileceğimiz Misak-ı Milli fikrinin doğuşuna tanık olduk. Şimdi toparlanıyoruz ve yeniden küresel bir aktör olma yolundayız. Artık ufuklara bakarken kendimizden daha eminiz. Bu açılımlar döneminde bir tarih açılımı, dolayısıyla Abdülhamid açılımı kaçınılmaz. Mustafa Armağan Abdülhamid`in Kurtlarla Dansı 2`de yine özgün belge ve bilgilere dayanarak Sultan Abdülhamid`in bugüne kadar anlatılmayan yönlerini okurlarına sunuyor. Türkiye`ye eğitimde altın çağ yaşatan, Küba`ya ajan gönderen, Singapur`a cami yaptıran, Sri Lanka`ya okul açtıran, New York`taki Webb`den Londra`daki Quilliam`a özel görevler veren, Belarusya`nın ıssız köylerinde adı hala camilerde anılan bir Abdülhamid bu... Her sayfasında şaşıracağınız bir kitap...
  • Lui Ramber
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    14,10 MB
    Eser Türü: Kitap
    Gizli Notlar, Osmanlı'nın son döneminde uzun müddet Türkiye'de bulunmuş, Anadolu Kumpanyası ve Osmanlı bankası müdürlükleriyle Reji genel müdürlüğü gibi önemli görevler almış ve nihayet bu ülkede ölmüş (1919) İsviçreli Lui Ramber'in 1895-1905 yılları arasında tuttuğu notlardan oluşmaktadır. İbrahim Alaeddin Gövsa'nın deyimiyle “Sultan II. Abdülhamid devrinin devlet ve hükümet işleri ve birçok makam sahiplerinin seciyeleri hakkında çok bilgili ve nüfuzlu bilgi ve gözlemleri içeren eser, son dönem Osmanlı tarihi için kıymetli vesikalardan” biridir. Reji ve Osmanlı maliyesi konusunda birinci elden ve bir örneği daha bulunmayan bir kaynak olmasının yanısıra Osmanlı'nın son dönemiyle ilgili ekonomik, kültürel, dinî, etnik, folklorik, siyasi pek çok konuda; kurumlar, şahıslar, olaylar ve –Selanik'ten Kudüs'e, Midilli'den Kahire'ye...– birçok şehir hakkında değerli bilgi, gözlem ve tesbitler içermektedir. Eserden çıkarılacak önemli bir ders de, milletlerin harîm-i ismetlerine dahil olmaları hasebiyle, yabancı uzman çalıştırmanın mahzurdan hâlî olmadığı ve mecburiyet bulunmadıkça istihdam edilmemeleri gerçeğinin ve bazı kurumların idaresinin yabancı şirket ve müesseselerin temsilcilerine bırakılmasının acılığının ve sakıncalarının bir kez daha ortaya çıkmasıdır.
  • Nahid Sırrı Örik
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    1,03 MB
    Eser Türü: Kitap
    Mart vakası, yani sabaha karşı bir köşesinde âyân ve mebusan meclislerinin sığınmış bulundukları Ayasofya Meydanı'ndaki Adliye Nezareti binası önüne şehrin muhtelif kışlalarından tabur tabur askerin gelip doluşu ve silah sesleriyle birlikte 'Şeriat İsteriz!' diye feryada koyuluşu, Nişantaşı'ndaki konakta çok erkenden duyulmuş, haberi Nimet Hanım'a henüz yatakta bulunduğu sırada getirip bildiren de, daha evvel kalkmış ve her sabahki âdedi gibi kalkar kalkmaz tıraş olmağa başlamış bulunan kocası olmuştu. (..) Nimet Hanım karşısında politikadan ziyade aşka, aşkına mağlup, zihni onunla meşgul, sayesinde nazır olmuşsa da yarın bu uğurda kellesini vermesi mümkün adama baktı. Onu kollarında tattığı zevkin pek yakın hatırasıyla göndermezse, onu hayatta ne fevkalade şeyler bulunduğunu âdeta unutmuş olarak gönderirse belki nefsini daha az ihtirasla müdafaa edeceğinden korktu. Bu korku sadece kendisini avutmak, kendi arzularını nefsine itiraf etmemek kaygısının mahsulü de olabilirdi." (Ta
  • Talha Uğurluel
    metin - Türkçe
    4 Ayrım
    8,75 MB
    Eser Türü: Kitap
    Yaptığı geziler, televizyon programları ve yazdığı kitaplarla birçok insana tarihi sevdiren Talha Uğurluel, Sultan 2. Abdülhamid’in kişisel tarihindeki detaylar üzerinden İmparatorluğun son günlerini anlatmaya devam ediyor. Uğurluel, siyasi tartışmaların ve politik heveslerin dışına çıkarak 2. Abdülhamid Han’ın gayriresmî tarihine ve İmparatorluğun son günlerine bir başka pencereden bakıyor. Zat-ı Şahane’nin kendi hikâyesine kulak kabartıyor ve karşımıza sesleri bugüne uzanan birçok hatıra çıkarıyor. Sultan 2. Abdülhamid, amcası Abdülaziz döneminden nasıl dersler çıkarmıştı? Yönetim merkezini neden Yıldız Sarayı’na taşıdı? Otuz üç yıl boyunca Cuma Selamlığı’nı neden hiç aksatmadı? Osmanlı coğrafyasının dört bir yanına yaptırdığı okullar imparatorluğun geleceğini nasıl şekillendirdi? Hamidiye Hicaz Demiryolu projesiyle neyi amaçladı? Dünyayı ayağına getiren fotoğraf merakının altında yatan sebepler nelerdi? Türk Müzeciliğinin kurulmasına nasıl katkı sağladı? Tarihi tablolaştıran Sultan Hamid’in sanata ve sanatçıya verdiği önem… Abdülhamid Han’ın kütüphanesini hayatı bahasına koruyan Serhafızıkütüb Sabri Efendi’nin hikâyesi… Sürgün günlerinde neler yaşadı? Cenazesine katılan halk, arkasından nasıl seslendi? Uğurluel bu çalışmasında, siyasi tartışmaların uzağındaki *öteki Abdülhamid’e* odaklanarak karşımıza hayatın bütün renklerini barındıran bir portre çıkarıyor.
  • Orhan Koloğlu
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    1,48 MB
    Eser Türü: Kitap
    Bu eser, masonluğun ilkelerini değil, toplumsal rolünü incelemektedir.Abdulhamid sadece Türk tarihinin değil, yaşadığı dönem uluslararası sorunlarının de en çok tartışılan kişilerinden biri, Masonluk ise 18.yüzyıldaki örgütlenmesinden beri dünyanın her tarafında en çok tartışılan konuların başındadır.İkisinin yanyana gelmesinin ilgi çekmemesi mümkün değil. Bu çalışmasında Orhan Koloğlu, gizli bir kurum olarak Avrupa'da beliren ve dinler dışı bir nitelik taşımak iddiasındaki Masonluğun İslam Alemi'ne girişini, yayılışını ve en üst yönetim kademelerince benimsenişinin gelişimini anlatıyor.Mason olan tek Sultan/Halife V.Murat yerine geçen kardeşi II.Abdülhamid'in, siyasi amaçlarla kullanılmak istenen kurumu etkisizileştirmek için kullandığı yöntemler inceleniyor.
  • İsmet Bozdağ
    insan sesi mp3 - Türkçe
    17 Ayrım
    176 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Müberra Ellialtıoğlu
    … Dün yaptığım bu yorum, bugün beni biraz düşündürdü. Şimdiye kadar sigara dumanları arasında düşünceyle geçen günlerimin bazı hatıralarını yazmaktaki ihmalime neredeyse pişman oldum ve üzüldüm. Uzun bir hayat ve uzun bir hükümdarlık çağı geçirdim. Hatıralarım, yalnız benim değil, biraz tarihin ve özellikle tarihindir… … Ah!.. Beni edebiyata düşman sanır ve böyle gösterirlerdi. Hayır!.. Ben edebiyatın değil, edepsizliğin, edebiyatçıların değil, edepsizlerin düşmanı idim… … Ben, sayıp döktüğüm bu küçük hizmetlerimle iftihar etmeye de kendimde hak bulmuyorum; çünkü hepsi vazifemdi. Bugün üzgün ve pişman olarak görüyorum ve yaşarsam ileride kendi kalemimle enine boyuna itiraf edeceğim ki, benim de birçok kusurlarım vardır… … Ben, hangi şartlar içinde ve nasıl bir zamanda padişah oldum?.. Bunu hatırlatmak isterim!..
  • Mustafa Armağan
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    1,59 MB
    Eser Türü: Kitap
    Sultan II. Abdülhamid 33 yıl boyunca etrafı "kurtlar"la çevrili bir ülkeyi sağ salim sahile çıkarmanın mücadelesini verdi. Hasta Adam'ın mirasının paylaşılması konusu 1850'lerde gündeme gelmişti. 1878'de Rusya karşısındaki ağır yenilgimiz, emperyalizmin iştahını kabartmıştı ve Türkiye'de darbe üstüne darbe yapılıyordu. Önce Sultan Abdülaziz'e yapıldı darbe, sonra V. Mrad'a. Sanıldı ki, Osmanlı'nın kaderi pamuk ipliğine bağlı. Nitekim Sultan Abdülhamid tahta geçtiğinde İngiliz Dışişleri Bakanı, kendisini tehdit etmiş, 'Ayağını denk alsın, ona da öncekilere yaptığımızı yaparız' demişti. Çöküş için gün sayılırken, bu 34 yaşındaki adam, 30 yılını adayacağı bir icraatın düğmesine basıyordu. Ülkeyi bir barış dönemine sokarken, kazanılan zamanda demiryolu ağından eğitim yatırımlarına kadar bir dolu projeye imza atıyordu. Kendisini feda etmişti ama 30 yılda yetiştirdiği nesil, Çanakkale'den Sina çölüne kadar emperyalizme karşı Akif'in deyişiyle 'kıta kapma' oyunu oynayacaktı. "Kızıl Sultan" demişlerdi ona. Kendi açılarından haklıydılar. Çünkü Osmanlı'nın paylaşımını pahalıya getirmişti Avrupa'ya. Kansız olacağını sandıkları Osmanlı gövdesindeki ameliyat, 30 yıllık gecikme sayesinde Avrupa'nın kanlı bir iç savaşına dönüşmüş ve bir dünya meselesi haline gelmişti. Osmanlı tarihini yeniden yazmaya koyulan Mustafa Armağan'ın titiz ve akıcı kaleminden Son Sultan'ın Kurtlarla Dansı... Kitabı okuyunca dansın bugün de devam ettiğini fark edeceksiniz...

Sayfalar