Eserlere Göre Listeleme

Toplam 2731 sonuçtan 121 - 130 arası görüntüleniyor.
  • Melih Cevdet Anday
    insan sesi mp3 - Türkçe
    2 Ayrım
    26,3 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Talat Saygaç
    Pencereden bakarken, dışarıyı değil de camı görebilirsek şiirin ne demek olduğunu anlarız. Bu şiirinizle neyi anlatmak istiyorsunuz, diye sorarlar. Ozan bunun yanıtını bulamaz. Bulduğu anda şiirini yok etmiş demektir. Eskiden beri süregelen bir şiir sanatı var elbette, ama şiirin değişmediği anlamına gelmez bu. Bence şiir tarihini şu iki büyük bölüme ayırabiliriz: a. Güzelleştirilmiş düzyazı olarak şiir, b. Düzyazıdan yakasını kurtarmış olan şiir.
  • Hwang Sok-Yong
    insan sesi mp3 - Türkçe
    14 Ayrım
    254,16 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Nesrin aktolun
    “Hwang Sok-yong, Asya’nın en güçlü sesi.” ― Kenzaburo Oe Çiçek Adası’nda zorlu bir gün daha başlıyordu. Çöplükteki mahallenin sakinleri, ateşin çevresinde toplandılar. Üzerlerinde çöplerin içinden seçtikleri kıyafetler, boyunlarında bezden maskeleri; teneke kutulara koydukları yiyecekleri atıştırdılar. Sonra kapkara bir bulut çöktü. Bu, bir sinek sürüsü değildi. Daha karanlık bir şeydi. Tanıdık Şeyler, eşyaya meftun kentlilerin kullanıp attıklarından kendilerine yeni bir dünya kuranların olağanüstü hikâyesi. Kore edebiyatının büyük ismi Hwang Sok-yong’un kaleminden.
  • Müjdat Gezen
    insan sesi mp3 - Türkçe
    6 Ayrım
    112,34 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Ceren Teoman
    kitap satmaz. Çünkü benim hafızam kötüleri silip unutuyor. İnsanoğlu da zaten iyi şeyleri pek merak etmez... Yaşamım boyunca insan biriktirdim. Bu beni mutlu etti. Tavsiye ederim. İnsan biriktirin. Lazım olur diye değil, iyi geldiği için, iyi geliyor… İyi bir şey yani. "İnsan biriktirdim" sözünü ilk kullanan kişi olarak, bu sözün sonradan kabul görmesi beni mutlu etmişti. Ama içi boş olursa pek kıymeti harbiyesi olmaz… Biriktirdiğin insanlar gerçek olacak. Onları için rahat bir şekilde bir kitapta anabileceksin. İnsanın yüzüne, gün gelir şak diye vururlar: "Bu mu senin biriktirdiğin insan?" diye. Dikkatli olacaksın… Benim bu konuda bir avantajım var. Ne yaptıysam arkasında durdum. O iş günahıyla sevabıyla benim oldu. Hatalıysam dahi sahip çıktım. Çünkü benden kaynaklanıyordu. Eskiden "Neye benzer" ve "Yirmibir soruda bil" oyunları oyn-ardık. Sembollerle birini bilirsin ya da yirmibir soruda sadece "Evet", "Hayır" yanıtlarıyla tutulan ünlü kişiyi bulursun. Ben de bu oyunlardan yola çıkarak size minik sembollerle tanıdığım kişileri anlatmaya çalıştım. Eğlenceli bir kitap olduğunu umuyorum. -Müjdat Gezen- (Tanıtım Bülteninden)
  • Josh McDowell
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    577,41 KB
    Eser Türü: Kitap
    İki haftayı aşkın bir süredir, beni 60’lı yılların başındaki Beyrut sokaklarına geri götüren gerilim dolu bu kitabın sayfalarını çevirirken, adeta başka bir gezegende yaşıyormuş gibiydim. “Son” sayfaya geldiğimde içimi bir hüzün kapladı ve öykünün kahramanlarına veda ederken böylesine heyecanlı, böylesine sürükleyici bir kitap bir daha karşıma çıkar mı diye düşündüm. Kitabın nefes kesici öyküsü tek bir kentte değil, Atlantik Okyanusu’ndan Basra Körfezi’ne dek uzanan ve benim iş yolculukları yaptığım, tatillerimi geçirdiğim ya da dostlarımı ziyarete gittiğim çeşitli ülke ve kentlerde geçiyor. Duyguları kamçılayacak, kahramanlarının peşini bırakmayan olaylar yüzünden kalbimin hızla atmasına yol açacak bir öykü hayal etmiştim. Güney Avrupa’da başlayıp bir Kuzey Afrika ülkesinden diğerine yapılan amansız kovalamacalar, kahramanlık dolu serüvenlerle gerilimi Akdeniz boyunca artan ve Orta Doğu’nun kalbinde noktalanan bir macera düşlemiştim. Bana kendimi ve nerede olduğumu unutturacak, hayal gücümün ardından koşabileceğim, kahramanlarıyla birlikte tehlikeli ve korkulu anlar yaşayabileceğim, dostlar ve sevgililerle mutlu ve eğlenceli dakikalar geçirebileceğim, kahramanlarının yüreklerine, akıllarına ve duygularına hükmeden aşkı tadabileceğim bir öykü hayal etmiştim. Aşk mı? Elbette, neden olmasın? Aşk, genç yaşlı herkesin özlemini çektiği şey değil mi? Aşk güçtür... aşk vermektir, fedakârlıktır... aşkı görebilir; her aşığın kalp atışlarında duyabiliriz... Aşkta yaşamlarımıza hâkim olacağını, evlerimizi dolduracağını umduğumuz huzur ve barış vardır. Aradığımız bu aşkı nerede bulabiliriz? Yazarının hayal gücünün, zekâsının, algı ve yaratıcılığının uç noktalarına kadar beni kavrayıp götürecek bir öykü hayal etmiştim. Böylece nerede olduğumu unutup satırlar ve sayfalar arasında kendimi kaybedecektim. Tüm diğerlerinden farklı, özgün, yalnızca belirsizliklerle dolu heyecan verici kahramanlık öyküleriyle dolu olmakla kalmayıp, çocukluğumuzdan yaşlılığımıza kadar karşılaştığımız, bizi merakta bırakan önemli soruların çoğunu yanıtlayacak bir öykü düşlemiştim. Öyle ki, bu derin sorulara verdiği yanıtlar, dönemlerinin en büyük düşünürlerini, dâhilerini ve filozoflarını ikna edebilecekti. Her öykünün gerisinde fikirler ve düşlerle dolu, araştırma, bilim ve edebiyat alanlarında özel yeteneklere sahip, yenilikçi ifadeler ve yaratıcı öyküsel anlatımlar üretebilen bir yazar ya da yazarlar vardır. Ben de kendimi, yaşadığımız bu Doğu toplumundaki gençliğin arzularını olduğu gibi, yetişkinlerin beklentilerini de tatmin edecek, yüreklerindeki coşku ve heyecanı yansıtacak, yaşamın gizemine ve sorunlarına çözümler sunacak böylesine bir öyküyü üretebilmek için gerekli olan donanım, adanmışlık ve yeteneğe sahip bu büyük yazarlarla çevrelenmiş buldum.
  • Pınar Eğilmez
    insan sesi mp3 - Türkçe
    16 Ayrım
    280,08 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Aysegul Okumus
    “Ben TANIK. Olmuş bitmiş her şeyin ve olup olacak her şeyin tanığı. Birlikte çok eğleneceğiz. Gösteri yeni başlıyor.” “Bazen beklenmedik şeyler olur. İyi ya da kötü dediğin. Oysa senaryonun kendisinin hiç umurunda değildir, senin ne beklediğin.” Eskort Rüya Nilay Kosova, müşterilerine “Aşk Simülasyonu” adlı hizmet paketleri sunarken, kendini çözülmemiş bir cinayetin ve annesinin giderken bıraktığı sırların ortasında bulacaktır. Kayıp bir kitap ve gizemli bir TANIK; varoluşun anlamı peşinde savrulan Nilay’ı, yaşam tapınağının en alt dehlizlerine indirecektir. Pınar Eğilmez, okurlar tarafından büyük bir ilgiyle karşılanan Uçan Tabut adlı romanının ardından Tanık’ta, bizi soluk soluğa okuyacağımız bir maceraya sürüklüyor. (Tanıtım Bülteninden)
  • Giorgio Agamben
    insan sesi mp3 - Türkçe
    16 Ayrım
    330,85 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Buğra Zayim
    “Batının siyasal modeli Şehir değil Toplama Kampı’dır. Atina değil Auschwitz'dir.” Bugüne dek Auschwitz hakkında çok şey söylendi, birçok çalışma yapıldı. Ama tarihsel bir perspektiften anlaşılır kabul edilen pek çok şey, felsefi açıdan muğlâklığını hâlâ koruyor. Yirminci yüzyılın önde gelen felsefecilerinden Giorgio Agamben'in çalışması, bugün etik adına ileri sürülen ilkelerin hiçbirinin belirleyici sınavdan, Auschvvitz'in bizi karşı karşıya bıraktığı etik sınavdan geçemediğini söylüyor bize. Agamben kurtulanların tanıklığının özünde önemli bir boşluk içerdiğine dikkat çekiyor. Kurtulanlar, hayatta kalanlar tanıklık edilmesi olanaksız bir şeye tanıklık etmek zorunda bırakıldıkları için tanıklıkları bir boşluk içeriyor. Agamben bu çarpıcı çalışmasında tanıklığın özündeki bu boşluğu sorguluyor. Daha doğrusu “olmayan” bir şeye kulak vermeye çalışıyor. “Eğer insana tanıklık eden tek kişi, insanlığı bütünüyle yok olmuş kişiyse, bu insan ile insan-olmayan arasındaki özdeşliğin asla tam olmadığı ve insanı tamamen yok etmenin gerçekten mümkün olmadığı, daima bir şeyin geride kaldığı anlamına gelir. Tanık da işte bu artakalandır.” diyor bize. Tanığı böyle kavradıktan sonra, Auschwitz'in ardından etik adına geliştirilmiş öğretilerin neredeyse hepsini bir kenara bırakarak, Antik Yunan'dan günümüze, Spinoza'dan Nietzsche'ye, Kierkegaad'dan Heidegger'e, Benjamin'den Adorno'ya, Blanchot'dan Foucault'ya pek çok felsefeciyle hesaplaşıp, geleceğin yeni etik sınırlarının haritasını çizmeye yöneliyor.
  • Amin Maalouf
    insan sesi mp3 - Türkçe
    20 Ayrım
    443,21 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Çağla Çağıltı
    Amin Maalouf'tan (1993'te yayınladığımız ilk iki romanı 'Afrikalı Leo' ve 'Semerkant'tan sonra, yine bir Doğu öyküsü. Mehmet Ali Paşa'lı yılların Mısır'ı. Güzelliğini çarmıh gibi taşıyan bir kadın: Lamia. Lamia'nın gölgesine sığındığı bir şeyh: Francis. Yasak aşk meyvesi bir oğul: Tanios. Başka bir kadın: Esma. Bir serüven ve sadakat romanı... Yazara ünlü 'Goncourt' ödülünü getiren kitap ilk kez dilimizde.
  • Amin Maalouf
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    1,96 MB
    Eser Türü: Kitap
  • Ferdi Demir
    insan sesi mp3 - Türkçe
    13 Ayrım
    267,11 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Ayşe Yazgan Özdeş
    Bir sen varsın bu dünyada âşık olunacak, değer verilecek, uğrunda bir ömür beklenecek. Bir sen varsın her gidişimde dönüp geleceğim, başımı yastığa her koyduğumda düşleyeceğim, uğruna gözlerden düşeceğim. Bir sen varsın uyandığım her sabahta yanımda olsun istediğim. Bir sen varsın karşılık beklemeden fedakârlık yapacağım. Bir sen varsın bu dünyada her şeyinle seveceğim… Ya sen, sen de bir gün böyle sever misin beni? Bir damla yaş olsam gözlerinde Kirpiklerinde kurutsan beni… Tek gerçeğimsin düşlerimde Tanısan sen de seversin beni…
  • Anthony, Mark; Ellen Porath
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    1,12 MB
    Eser Türü: Kitap
    Cüce demir ustası Flint Flreforge, Güneş Sözcüsü'nün daveti üzerine, büyüleyici elf şehri Quafinost'a gider Burada, bir elf ile bir insanın trajik birlikteliğinden doğmuş olan Tanis adındaki genç ile tanışır. Kendi topraklarında yaşamaktan memnun olmayan ve yeni arayışlar içinde olan bu ikili, zaman geçtikçe, pek çok ortak yönlerinin olduğunu keşfederler... ve aralarında büyük bir dostluk başlar. Güneş Sözcüsünün güzel kızı Laurana'nın Tanise duyduğu masumane aşkı, esrarengiz ölümler ve geçmişten gelen gizemler acaba bu ikilinin kaderlerini nasıl etkileyecektir? Mark Anthony ve Ellen Porath, çok sevilen iki Ejderha Mızrağı kahramanı Flint ve Tanis'in tanışma hikayesi ile karşımıza çıkıyor.

Sayfalar