Eserlere Göre Listeleme

Toplam 2569 sonuçtan 2461 - 2470 arası görüntüleniyor.
  • bahaeddin ögel
    metin - Türkçe
    13 Ayrım
    1,29 MB
    Eser Türü: Kitap
    Tarihleri boyunca planlı ve sistemli bir surette yaptıkları göçlerle eski dünyanın dört bir tarafına yayılan, muhtelif kültür ve medeniyetlerle münasebet kuran Türkler; beylik, imparatorluk ve nihayet modern manasıyla devlet vasıflarını haiz irili ufaklı pek çok müesses yapılar vücuda getirmişlerdir. Bu siyasi yapıları yalnızca zamana ve mekâna bağlı bir tesadüfler zinciriyle vücut bulmuş teşekküller olarak değerlendir­mek mümkün değildir. Dikkatlice incelendiği takdirde, söz konusu yapıların zaman ve mekan farklılıklarına rağmen müşterek bir devlet geleneğinin mah­sulü oldukları görülür. Bugün, modern Türk devlet düşüncesini incelenmek için bu tarihi seyri, Türk devlet düşüncesine vücut veren siyasi kaideleri, müesse­seleri ve teşkilat yapılarını göz önünde bulundurmak gerekmektedir. Ancak yoğun bir mesai ve gayret gerektiren bu hususu sağlıklı bir biçimde değerlen­dirmek; Türk tarihinin hareketli ve dinamik yapısını dikkate almak, bu dina­mik yapıya karşılık sürekliliği sağlayan unsurları tespit etmek ve münasebet kurduğu kültürleri, medeniyetleri bilmek ile mümkündür. Elinizdeki kitap böyle bir çabanın ürünüdür. Kitabın müellifi Prof. Dr. Bahaeddin Ögel, Batının “erken devlet” tanımında belirleyici olan coğrafi mevki, nüfus, dış ilişkiler, ekolojik şartlar gibi hususları nazarıdikkata almakla birlikte Türk toplumunun tarihî, içtimaî ve kendi iç dinamiklerine dayanan bir devlet tanı­mı yapmak gayretindedir. Avrupa-merkezci okuma­lar yerine Türk tarih ve kültürünü, kendi teşekkül ve tekamül sürecinde ele almak daha sağlıklı neticeler verecektir. Türk devlet yapısı ve geleneğinde belirleyici olan her şeyden önce Türk toplum yapısının özünü teşkil eden aile, halk, toprak, kağan, töre ve kut gibi mücerret ve müşahhas mefhumlardır. Bu maksatla Prof. Dr. Bahaeddin Ögel Türk devlet geleneğini, Bozkır, Uzakdoğu ve İs­lam kültür çevreleri ışığında tetkik etmekte ve Türk devlet anlayışının tarihî menşeini, bu kültür daireleri etrafında incelemektedir.
  • metin - Türkçe
    3 Ayrım
    16,88 MB
    Eser Türü: Kitap
  • Zeki Kayahan Coşkun
    insan sesi mp3 - Türkçe
    10 Ayrım
    183,20 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Aybüke Aslantaş
    Madde 60-Düğün salonunda halay ekibi, önce pistte çember oluşturarak coşar. Ardından masaların arasından geçerken halaya yeni kişiler alınır. En sonunda düğün salonunun duvarları boyunca halay çekilir. Ve nihayet halaydan kopmalar başlar... Halay ekibi dağılsa da, 2-3 kişi şuurunu kaybetmiş şekilde halay çekmeye devam eder... Çok sonra anlaşılır ekibin dağıldığı... Madde 75-Sokak ortasında aşka gelip sevişen, kedi, köpek, at gibi hayvanlar öncelikle "hoşt, kışt, pişt, aloooo" denilerek uyarılır... Sevişme halinin devam etmesi durumunda hayvanlar sopa ve benzeri bir cisim kullanılarak ayırılır... Madde 39- "Misafirlere hoş geldin dedin mi?.." çocuğa yaşatılacak en büyük kabuslardan biridir... Gelen misafire, ebeveyne göstere göstere "hoş geldin" deyip, kabustan kurtulmak gerekir... Madde 8-Pazartesi sabahı ve cuma okul çıkışı, bayrak töreni öncesinde, okul müdürü "evladım konuşmayı kes, arkadaki oğlum önüne dön, öndeki arkana dön, sırayı bozma, bak hala konuşuyor, kime diyorum vs..." bağrışlarıyla müdür olduğunu hisseder, hissettirir... Madde 72-Belediyenin yaptığı kazı çalışmalarında kullanılan iş makineleri, etrafında kalabalığın toplanmasını sağlar... İş makinelerinin temposuna hayran olan fertler, saatlerce kazı çalışmalarını seyredebilirler... Bazılarının çalışmaya katılıp "topla gel, indir, kaldır, hopppp dur..." demesine az kalmıştır...
  • Zeki Kayahan Coşkun
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    391,00 KB
    Eser Türü: Kitap
  • Zeki Kayahan Coşkun
    insan sesi mp3 - Türkçe
    21 Ayrım
    296 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Eren Kekezoğlu
    Madde 60-Düğün salonunda halay ekibi, önce pistte çember oluşturarak coşar. Ardından masaların arasından geçerken halaya yeni kişiler alınır. En sonunda düğün salonunun duvarları boyunca halay çekilir. Ve nihayet halaydan kopmalar başlar... Halay ekibi dağılsa da, 2-3 kişi şuurunu kaybetmiş şekilde halay çekmeye devam eder... Çok sonra anlaşılır ekibin dağıldığı... Madde 75-Sokak ortasında aşka gelip sevişen, kedi, köpek, at gibi hayvanlar öncelikle "hoşt, kışt, pişt, aloooo" denilerek uyarılır... Sevişme halinin devam etmesi durumunda hayvanlar sopa ve benzeri bir cisim kullanılarak ayırılır... Madde 39- "Misafirlere hoş geldin dedin mi?.." çocuğa yaşatılacak en büyük kabuslardan biridir... Gelen misafire, ebeveyne göstere göstere "hoş geldin" deyip, kabustan kurtulmak gerekir... Madde 8-Pazartesi sabahı ve cuma okul çıkışı, bayrak töreni öncesinde, okul müdürü "evladım konuşmayı kes, arkadaki oğlum önüne dön, öndeki arkana dön, sırayı bozma, bak hala konuşuyor, kime diyorum vs..." bağrışlarıyla müdür olduğunu hisseder, hissettirir... Madde 72-Belediyenin yaptığı kazı çalışmalarında kullanılan iş makineleri, etrafında kalabalığın toplanmasını sağlar... İş makinelerinin temposuna hayran olan fertler, saatlerce kazı çalışmalarını seyredebilirler... Bazılarının çalışmaya katılıp "topla gel, indir, kaldır, hopppp dur..." demesine az kalmıştır...
  • Zeki Kayahan Coşkun
    insan sesi mp3 - Türkçe
    6 Ayrım
    128 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Elif Serter
    Madde 106: Korna bir selamlaşma aracı olarak kullanılabildiği gibi, trafiği açacağı düşüncesiyle öndeki aracı harekete geçirmek maksadıyla da kullanılır... Taksi, minibüs benzeri toplu taşıma araçlarında şoförün, yolcu adayı gördüğünde kornaya asılması "Bineceksen tavrımı ona göre belirleyeceğim, yoksa hızlanacağım" anlamına gelir... Yol boyunca kısa aralıklarla potansiyel yolcuların yer alması korna sesinin sık sık duyulmasına sebep olmaktadır.
  • Güllü Yolluoğlu
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    Eser Türü: Kitap
  • İlber Ortaylı
    insan sesi mp3 - Türkçe
    31 Ayrım
    1365,24 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Berrak Gönül
    14. ve 17. yüzyılları arasında Hindistan’dan Viyana kapılarına kadar muazzam büyüklükte bir coğrafyaya hükmettiler... Orta Asya, Kafkasya, Ortadoğu ve Avrupa’nın tarihini şekillendirdiler. Uyguladıkları askerî taktiklerle imkânsız görülen pek çok savaştan zaferle çıktılar... Hangi kıtada olursa olsun adalet esasıyla yönettiler... Sorunlarını çözemeyen Avrupa devletlerine fikirleriyle ilham verdiler... Mimarîden musikiye, edebiyattan tıbba kadar yeryüzünün her coğrafyasında kalıcı bir iz bıraktılar. Birçok devlet kurdular: Timurlular, Altın Orda, Memluklar, Osmanlılar... Efsane hükümdarlara sahip oldular: Emir Timur, Fatih Sultan Mehmed, Sultan Baybars, Kanuni Sultan Süleyman, Babür Şah... İlber Ortaylı, Asya’nın bozkırlarından Avrupa’nın içlerine kadar ilerleyen, dünya tarihinde zirveye taht kuran Türklerin muhteşem yıllarını anlatıyor… Türklerin Altın Çağı, İlber Ortaylı'nın satırları arasında dolaşmak isteyen her yaştan okuyucunun zevkle okuyacağı bir başucu kitabı...
  • Fuat Bozkurt
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    930,50 KB
    Eser Türü: Kitap
  • Atilla Bulut
    insan sesi mp3 - Türkçe
    8 Ayrım
    134,27 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Mustafa Erhan Eroğlu
    İlkokulda ya da ortaokulda aldığımız, ezbere dayalı tarih eğitimi ne yazık ki çok kısa sürede zihnimizden uçup gitti. Geride kalanlar ise; 'Çok şanlı bir tarihimizin olduğu', 'Bir Türk'ün dünyaya bedel olduğu', 'İlk Türklerin çok cesur, çok güçlü, savaşçı, törelerine bağlı kahramanlar oldukları', 'Malazgirt'le Anadolu'nun kapılarının bizlere açıldığı', 'Viyana kapılarına kadar dayandığımız' ya da Osmanlı tarihinden birkaç küçük anekdotla kısıtlı. Oysa bir insanın tarihini, kültürünü, dilini ve etnik kökenlerini bilmesi, kimliğinin de farkına varması demektir. Tarihimize ve köklerimize sahip çıkmak ırkçılık değildir. Tarih bilinci, kişinin ülkesinde ve dünya genelinde yaşananları anlamasında olmazsa olmazıdır. Bu kitapta, içinde farklı etnik kimliklere sahip birçok grubu barındıran 72 milyonluk Türkiye Cumhuriyeti'nin etnik kökenleri, binlerce yıl öncesinden başlanarak ele alınmış ve Orta Asya bozkırlarından yola çıkıp Avrupa'nın en uzak köşelerine kadar ulaşan Türklerin binlerce yıllık tarihleri ve bugüne nasıl geldikleri incelenmiştir. Ancak Türklerin etnik kökenleriyle ilgili olarak yapılan bu çalışma 'soya dayalı bir etnik kimliğe' vurgu yapmaktan ziyade, tarihsel kökenleri ve ortak kültürü, Türkleri bir millet olarak birleştiren değerleri tanımak amacını taşımaktadır.

Sayfalar