Katalog

Toplam 2395 sonuçtan 41 - 60 arası görüntüleniyor.
Aytunç Altındal
Talep Alındı
Eser Türü: Kitap

0 YORUM YAZ Tyanalı Apollonius, insan suretindeki Tanrı’dır. Flavius Philostratus, İS 220 Tyanalı Apollonius, bizim yol göstericimizdir. Bitniya Valisi Sossius Hierocles, İS 302 Apollonius’un eserleri yakılmalı, mabetleri yıkılmalıdır. İmparator Konstantin, İznik Konsili, İS 325 Tyanalı Apollonius, 1. yüzyılda, Paganların bilge peygamberi olarak ünlenmişti. Gauter d’Arras, 1160 Tyanalı Apollonius, İslam âleminde ve Arapçada, Balinius olarak tanınmış yüce bir âlimdi. Cabir bin Hayyan, İS 800 civarı, Kitab al Hacer’ala Re’i Balinius 1. yüzyılda yaşamış olan Apollonius, çok esrarengiz bir adamdır ve onun mucizeleri Hıristiyanlıkla şaşırtıcı benzerlikler gösterir. Jacob Burckhardt, 1852 Tyanalı Apollonius, 1. yüzyıldaki Pagan Mesih’tir. A. Reville, 1865 Gerçek İsa, Tyanalı Apollonius’tur. Valter Seigmeister, 1947 Tyanalı Apollonius, Hıristiyanlığın gerçek kurucusudur. Alice Winston, 1954
Can
Andrey Platonov
Talep Alındı
- Türkçe
Eser Türü: Kitap

Gerek dili gerekse dünyaya bakış açısıyla sadece çağının değil tüm zamanların edebiyatında apayrı bir yere sahip olan Platonov'un bu kısa romanı, "insan ne için yaşar?" sorusu üzerine derin, sarsıcı ve özgün bir tefekkür niteliğinde. Hayata duyulan inancın dönüştürücü gücünün öyküsü Can; açlığın, yokluğun, unutulmuşluğun ve süreğen acının hissizleştirdiği bir halkın öyküsü. En tanıdık konuyu bile ilk kez ele alınıyormuşcasına ilginç kılan ve tüm eserleri sadece insana değil, bir bütün olarak doğaya yönelik muazzam bir sevgi ile ışıldayan Platonov'un Can'ı, edebiyatseverleri derinden etkileyecek güçlü bir roman. (Tanıtım Bülteninden)
Aytunç Altındal
Talep Alındı
- Türkçe
Eser Türü: Kitap

"Türkiye'de Laiklik denilen olgu, 'yeni' devlet ve onu iktidar aracılığıyla yönlendiren kadro tarafından Batı'dan kopya edilerek başlatıldı. Bu nedenle de kitlesel destekten yoksun kaldı. Hatta mümin Müslüman kitlenin nezdinde 'gavurlaştırılmak' olarak değerlendirildi. Yine T.C. Devleti'nde 'din' özerkleştirilmedi. Tam tersine 'din' (İslamiyet) Türk tipi İslamiyet haline getirilerek devletin denetimi altına sokuldu. Sayısız yasa ve yönetmelikle, gerçekte DİN VE DEVLET İŞLERİ birbirinden ayrılmadılar, tam tersine DİN, DEVLETİN İŞLERİ arasına sokuldu. Laiklik olgusu Din ve Devlet'in ayrıştırılması olarak değil, Din-Devlet-Dünya üçlüsünün tek tek ve birbirleriyle bağlantılı olarak ele alınmasıyla anlaşılırlık kazanır. Laisizm'den ayrı olarak Sekülarizm; Din, Devlet ve Dünya'dan kurulu üç alanlı bir tezin seslendiricisidir. Kişiler Laik olurlar. Devlet Laik olamaz. Devlet, tüzel bir 'kişiliktir', ne Dini olur ne de Laikliği... Laik ve/veya Seküler olan Anayasa'dır, Devlet değil." Aytunç Altındal, Laiklik; Enigma'ya Dönüşen Paradigma'da, Enigmatize edilmiş olan bir Paradigma'nın (Laiklik ve Sekülerlik) incelenmesini amaçlıyor. T.C. Devleti'nin Anayası'na 1937 yılında sokulan 'Resmi / Devlet Laisizmi'ni eleştirirken Türkiye'de nasıl bir laiklik olmalıdır?' sorusuna yanıt arıyor. Son 60-70 yıldır tartışılmakta olan Türkiye'de 'Laisizm'i yeniden tanımlanıyor ve 'Seküler' olanla arasındaki farklılıkları açıkça gösteriyor.
Samuel Beckett
Talep Alındı
insan sesi mp3
Eser Türü: Kitap
Ragıp Karadayı
Talep Alındı
insan sesi mp3 - Türkçe
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Çocuk Kitabı
Seslendiren: aatuhan Cingöz

Sizlerle, Ayşe ve Ömer’i tanıştırmak istiyoruz. Onlarla beraber çıkacağınız büyük bir dünya yolculuğuna sizi davet ediyoruz. Köyde yemyeşil dağlarda dede ve nineleri ile başlayan maceraları kim bilir sizi nerelere götürecek. Onlarla beraber nice köyler, şehirler ziyaret edip çok arkadaşlar tanıyacaksınız. Onlarla beraber eğlenip çok şeyler öğreneceksiniz. Sizi muhteşem, eğlenceli ve içinde zaman tüneli de olan bir yolculuk bekliyor. Ayşe ve Ömer de sizlerle tanışmak ve öğrendiklerini sizlerle paylaşmak istiyorlar. Hadi beklemeyin, aramıza katılın
Aytunç Altındal
Talep Alındı
- Türkçe
Eser Türü: Kitap
Slavoj Zizek
Talep Alındı
- Türkçe
Eser Türü: Kitap

Hitchcock filmleri, Stephen King, korku, bilimkurgu ve dedektif öyküleri, popüler romantik romanlar, günümüz kitle kültürü, Stalinist pornografi, Biçimsel Demokrasi, sonra Lacan, Hegel, Kant, Sade ve diğerleri... Hepsi bir arada, yan yana. İçinde hep rahat edegeldiğimiz düşünme ve açıklama çerçevelerinin otomatikliğinin sekteye uğradığı anlarda hissettiğimiz, sezdiğimiz, ama en derinlerdeki mantığına bir türlü nüfuz edemediğimiz için söze dökülmeden kalan şeyler vardır... Son dönemde Avrupa'nın "çevresi"nde yükselen yeni sosyal hareketlerin içinden gelen Slavoj Zizek, belki tam da bu mesafesi sayesinde, bu tür şeyleri söze dökmeyi başarabiliyor. Bunu ilk elde bir arada düşünemeyeceğimiz tema ve kişileri birlikte okuyarak yapıyor; Zizek'e özgü bu "yamuk bakış" sayesinde, dik, cepheden bir bakışla asla görülemeyecek yepyeni düşünce katmanları seriliyor gözlerimizin önüne. Zizek bir taştan diğerine seker gibi yazdığı halde, anlatıyı asla dağıtmadan, olağanüstü bir akıcılıkla, yaşadığımız çağın kültürel ifadelerini boydan boya katedebiliyor. Hangi alana yerleşiyor bu kitap? Felsefe mi, psikanaliz mi? Film ya da edebiyat eleştirisi mi? Yoksa sosyoloji ya da siyaset mi? Bizce hepsine ve hiçbirine. Sadece şu söylenebilir; Böyle bir metin ancak Zizek tarafından yazılabilirdi. Zevkle okuyacağınızı düşünüyoruz.
Nazlıcan Kılıçkaya
Talep Alındı
- Türkçe
Eser Türü: Kitap

En fazla ne kadar saklarsın? Kaybolan genç bir kızın geçmişi nelere mâl olur? Kanlı bir geçmiş... Gerçekler kış uykusundan uyanıp yavaş yavaş karanlık yüzünü göstermeye başladığında âdeta insanın iliklerine kadar işleyen buzdan bir şatoya dönüşüyor. Kötülüğün vücut bulmuş hali bu masum ruhları sarmak istiyor. Tam çıkışı bulduklarını düşünürlerken tuzaklarla dolu bir labirentin içinde buluyorlar kendilerini. Bu labirentin çıkışı tek bir kişide...
Nicholas Sparks
Talep Alındı
- Türkçe
Eser Türü: Kitap

Herkes sonsuz aşkın mümkün olduğuna inanmak isterdi. O da bir keresinde inanmıştı. On sekizindeyken. 1984 baharında lise öğrencileri Amanda Collier ve Dawson Cole birbirlerine sırılsıklam âşık oldu. Dünyaları ayrı olsa da aşklarının büyüklüğü, Kuzey Carolina'nın küçük Oriental kasabasına baş kaldırabilirdi belki de. Ama okuldaki son senelerinin yazında öyle beklenmedik olaylar yaşandı ki, genç çiftin yolları bir daha kesişemeyecek şekilde ayrıldı. Tam yirmi beş yıl sonra, Amanda ve Dawson, bir zamanlar aşklarının sığınağı olan, akıl hocaları Tuck Hostetler'ın cenazesinde bir araya geldi. İkisi de hayal ettiği hayatı yaşamamıştı. Ve ikisi de hayatlarını sonsuza dek değiştiren tutkulu ilk aşklarını unutamamıştı. Şimdi, Amanda ve Dawson, Tuck'ın onlar için bıraktığı izleri takip ederken, bildikleri her şeyin, Tuck hakkında, kendileri hakkında ve en büyük hayalleri hakkında her şeyin, aslında hiç de göründüğü gibi olmadığını anlayacaklardı. Üzücü hatıralarla yüzleşmek zorunda kalan iki eski âşık, yaptıkları seçimlerle ilgili inkâr edilemez gerçekler keşfedecekti. Ve tek ama unutulmaz bir hafta sonu boyunca, hem yaşayan hem de ölmüş yakınlarına şu soruyu soracaklardı: Aşk gerçekten de geçmişi yeniden yazabilir miydi?
Nicholas Sparks
Talep Alındı
- Türkçe
Eser Türü: Kitap

50'den fazla dilde 100 milyondan fazla okura ulaşan New York Times çoksatarı yazar GERÇEK AŞKI BULDUĞUNDA FARKINA VARIRSIN New York Times çoksatarı yazar Nİcholas Sparks, biten bir aşkın ürkütücü izlerini sürüyor ve tekrar sevebilmek için güvenmeyi öğrenmesi gereken bir kadının sırlarla dolu hikâyesini anlatıyor. Katie adındaki gizemli bir kadın, Kuzey Carolina'nın küçük Southport kasabasına sığındığında, geçmişiyle ilgili sorular da peşinden geldi. Güzel ve çekingen Katie, insanlardan özellikle uzak durmaya çalışıyor gibiydi. Ancak beklenmedik olaylar onu iki kişiyle gönülsüz bir arkadaşlığa itecekti. Biri, iki çocuğunu tek başına büyüten iyi kalpli Alex, diğeriyse Katie'nin sözünü sakınmayan komşusu Jo. Katie tüm korkularına rağmen bu küçük kasabaya zamanla alıştı. Alex ve ailesiyle de giderek yakınlaşıyordu. Bir yandan da onu ülkenin diğer ucundan Southport'a getiren ürkütücü bir geçmiş ve bu geçmişte yatan karanlık bir sır, Katie'yi korkutmaya devam ediyordu. Çok geçmeden, Jo'nun içten desteği sayesinde Katie önünde iki seçenek olduğunu anlayacaktı. Ya güvenliği için saklanmaya devam edecek ya da mutluluk için risk alacaktı. Ve tüm bu zorlukların ortasında tek güvenli liman aşktı. (Tanıtım Bülteninden)
Andrea Camilleri
Talep Alındı
- Türkçe
Eser Türü: Kitap
Aytunç Altındal
Talep Alındı
- Türkçe
Eser Türü: Kitap

İhraç malı olarak sadece "Dualar ve Emirler"i olan bir devletin, dünyanın en kalabalık topluluğunu yönetip dünyanın en zengin devletlerinden biri olabilmesi "Vatikan Mucizesi"nden başka hangi kelimelerle tanımlanabilir ki? 2000 yıldır ayakta kalan Hıristiyanlık ve onun en güçlü temsilcisi Vatikan'ın gücünün kaynağı nedir? Tarihte nice hanedanlar gelip geçmiş, nice devletler kurulup yıkılmışlar, nice barış antlaşmaları en çok 40-50 yıl dayanabilmişken, Papalık bütün bu altüst oluşlardan kendini koruyup ayakta kalmayı başarmıştır. Üstelik bunu, tüm bu olayları kenarda durup seyrederek değil, tam tersine bütün çalkantıların ve sorunların tam ortasında yer alarak başarmış ve kaybedenler daima başkaları olmuştur. "Vatikan ve Tapınak Şövalyeleri'nde Aytunç Altındal, dünyanın siyasal, ekonomik ve askeri güçler dengesinde önemli bir yere sahip olan Vatikan'ı, yüzyıllar boyunca Papalara hizmet eden ve Malta Şövalyeleri aracılığıyla bugün de varlığını sürdüren "Tapınak Şövalyeleri"ni anlatıyor. 1453te tarih sayfalarından silinen Bizans'ın günümüzdeki devletsiz imparatoru Paleolog Hanedanı, bağlı oldukları Şövalye tarikatları ve Tapınak Şövalyeleri'nin inisiyatifinde yürüttükleri gizli faaliyetleri Türkiye'de ilk kez bu kitapla açıklanıyor. (Tanıtım Bülteninden)
Sergey Dovlatov
Talep Alındı
- Türkçe
Eser Türü: Kitap

“Amerika güçlüleri, yakışıklıları ve küstahları sever. Burası işini bilen, önünde hedefi olanların ülkesidir. Bahtsızlardan el birliğiyle nefret ederler. Burada sadece ve sadece kendine güvenebilirsin, kendinden medet umabilirsin…” Yabancı Kadın, ana kahramanı Marusya Tataroviç’in –kendisinin de söylediği gibi– ortada hiçbir neden yokken ülkesinden kalkıp, Nivyork’ta cümbüşlü bir Rus mahallesinde bir türlü yerini bulamayışının öyküsü. Kadın bir göçmenin gelgitli ruh haline dair yapılan isabetli gözlemlerin, yalın ve sürükleyici bir olay örgüsüyle birleştiği bu öyküde, Tataroviç’in “özgür yeni dünya” aldatmacasına ve türlü bahtsızlıklara karşı çocuklu ve yalnız bir kadın olarak verdiği mücadele ne denli hüzünlüyse, Dovlatov’un üslubu da o denli ironik ve eğlenceli. Sergey Dovlatov’un, yer yer karakterlerden biri olarak kişisel sürgünlük kederini de yoğun bir şekilde yansıttığı Yabancı Kadın, Eyüp Karakuş’un Rusça aslından çevirisiyle… (Tanıtım Bülteninden)
Aytunç Altındal
Talep Alındı
Eser Türü: Kitap
Alberto Manguel
Talep Alındı
- Türkçe
Eser Türü: Kitap

Daha önce Okumanın Tarihi (2001), Borges´in Evinde (2002), Palmiyelerin Altında Stevenson (2004), Hayali Yerler Sözlüğü (YKY, 2005) ve Okuma Günlüğü (2007) kitaplarını yayımladığımız Alberto Manguel´den yine kitaplar, kütüphaneler, okumak ve yazmak üzerine bir kitap. Geceleyin Kütüphane, George Steiner´in "okumaya yazılmış bir aşk mektubu" sözleriyle övdüğü Médicis ödüllü Okumanın Tarihi ile aynı gelenekten: Kütüphanelerin uygarlığımızda oynadığı kritik rolün sürükleyici öyküsünü ele alıyor. "Yazılı sözün yorulmaz şampiyonu" (The Vancouver Sun), "sözün saklayıcısı ve kitabın koruyucusu" (The Globe and Mail) Alberto Manguel, Fransa´daki evinde kurduğu kütüphaneden yola çıkıyor ve engin hayalgücüyle Eski Mısır´dan Arap dünyasına, Çin´den Roma´ya, yazarların kişisel kütüphanelerinden İnternet´teki kütüphanelere uzanıyor. Mahkûmların "sözlü kütüp-haneler"i, Kont Drakula´nın ve Frankenstein´ın canavarının hayali kütüphaneleri, hatta Borges´in Tlön´ü, H.P. Lovecraft´ın Necronomicon´u gibi yazılmamış kitaplardan oluşan kütüphaneler bile Manguel´in ve kitabının "erişim" alanında. ...
Kolektif
Talep Alındı
- Türkçe
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Arastirma-İnceleme

Bu bir dava kitabıdır, sözcüğün içerdiği tüm anlamlarla birlikte. Yakın Türkiye tarihinin gördüğü en kanlı saldırının olay yerinden başlaya­rak soruşturma aşamasına, iddianamenin yazılışından on duruşmada tamamlanan mahkeme sürecine, 10 Ekim Ankara Katliamı Davası’nın kitabıdır. Bu anlamda, sevdiklerini kaybedenlerin, saldırı anının gözle görünen ve görünmeyen yaralarını taşıyanların ve onları temsil eden avukatların adalet mücadelesine tanıklık eder. Şahit olunan, ceberut devlet ile Ortaçağ’ın karanlık kuytularından Ortadoğu coğrafyasına geri çağrılan cihadist IŞİD örgütlenmesi arasındaki mutualist yaşamdır. Davaya katılanlar, sadece devletini aklama kaygısı güden bir mahkeme heyetinin değil, aynı zamanda insanlık dışı bu karanlığın ve ittifakla­rın da karşısında durmuştur. Kitap, bu anlamıyla belki de “Katliamlar Dönemi” olarak anılacak bir dönemin emek, barış ve demokrasi dava­sından tarihe bırakılmış bir kayıttır. Zira iki canlı bomba yüzünden 10 Ekim 2015’te başlayamayan Emek, Barış ve Demokrasi Mitingi aslında henüz bitmemiştir. Mücadele o gün bayrağı devralanların elinde, ger­çek sorumluların yargılanmadığı adliye koridorlarında devam etmiştir. Mitingin barış, davanın adalet çığlığı hâlâ kulaklarda yankılanmaktadır. Bu, aslında henüz bitmeyen bir davanın kitabıdır. “Bugün salonda bulunan neredeyse herkes o gün 10.04’te oraday­dı. Bir katliam yaşandığında, barış için gittiğiniz bir mitingde birden canlı bomba patladığında ve orası savaş alanına döndüğünde, insanlar ne yapar, ne yapmaya çalışır? Orada bulunan herkes o büyük kaosa, o korkunç savaş ortamına rağmen yerde yatanlara yardım etmeye çalıştı! Pankartlar sedye yapıldı. Yoldan çevrilen taksilerle yaralılar hastaneye yetiştirilmeye çalışıldı ama oraya ambulanslardan önce kim geldi? Çe­vik kuvvet! Tomalar geldi. Akrep adı verilen araçlar geldi. Ambulanslar ne kadar zaman sonra geldi biliyor musunuz? 45 dakika sonra. 45 koca dakika sonra geldi. Biz bunların hepsini anlatmak durumundayız, siz bunların hepsini duymak zorundasınız!” (Tanıtım Bülteninden)
Abdülhakim Beki
Talep Alındı
- Türkçe
Eser Türü: Kitap
Graham Lawton
Talep Alındı
- Türkçe
Eser Türü: Kitap

Giriş Profesör Stephen Hawking Varoluş: Biz Nereden Geldik? Neden buradayız? Nereden geldik? Orta Afrika’da yaşayan Boshongo halkına göre, bizden önce yalnızca karanlık, su ve Büyük Tanrı Bumba vardı. Bir gün, şiddetli bir mide sancısıyla kıvranan Bumba, Güneş’i kustu. Güneş suyun bir kısmını buharlaştırınca kara göründü. Sancısı hâlâ dinmemiş olan Bumba’nın midesinden sırasıyla Ay, yıldızlar, leopar, timsah, kaplumbağa ve en sonunda insanlar çıktı. Bu yaratılış efsanesi de, diğer birçokları gibi, bugün hâlâ kendi kendimize sorduğumuz sorulara yanıt aramaktadır. Neyse ki günümüzdeartık, ilerleyen sayfalarda göreceğimiz gibi, bize yanıtlar veren bir araca sahibiz: bilim. Varoluşun bu gizemleriyle ilgili ilk bilimsel kanıt, Edwin Hubble’ın 1920’lerde, California’daki Wilson Dağı’nın zirvesine yerleştirdiği teleskopla gözlemler yapmaya başlamasıyla elde edildi. Hubble, neredeyse bütün gökadaların bizden uzaklaştığını fark etmişti. En hızlı uzaklaşanlar da en uzaktaki gökadalardı. Evrenin genişlemesi, bütün zamanların en önemli keşiflerinden biri oldu. Bu keşif, evrenin bir başlangıcı olup olmadığı konusundaki tartışmanın yönünü değiştirdi. Eğer gökadalar şu anda birbirlerinden uzaklaşıyorlarsa, geçmişte daha yakın olmuş olmalıydılar. Eğer hızları sabit idiyse, hepsi milyarlarca yıl önce birbirlerinin üstüne binmiş olmalıydı. Evrenin başlangıcı böyle miydi? O dönemde birçok bilim insanı evrenin bir başlangıcı olması fikrinden hiç de memnun kalmadı, çünkü bu, fizik biliminin çökmesi demekti. Evrenin nasıl oluştuğu tanımlanırken, bir dış aracının –ki en kolayı bu dış aracının Tanrı olarak adlandırılmasıydı– devreye girdiği söylendi. Böylece kuramlar, evrenin hâlâ genişlemekte olduğu ama bir başlangıcının olmadığı şeklinde geliştirildi. Söz konusu kuramların belki de en ünlüsü 1948’de ortaya atıldı. “Durağan Hal Kuramı” adı verilen bu kuram, evrenin ezelden beri var olduğunu ve hep aynı göründüğünü öne sürüyordu. Bu ikinci özelliğin en iyi yönüyse, bilimsel yöntemin en önemli bileşeni olan “test edilmeye” açık oluşuydu. Yapılan testlerse, bunun doğru olmadığını ortaya koydu. Evrenin başlangıçta çok yoğun olduğu fikrini doğrulayan gözlemsel kanıtlara, Ekim 1965’te, uzay genelinde zayıf artalan mikrodalgaların keşfiyle ulaşıldı. En mantıklı açıklama, bu “kozmik mikrodalga artalan ışımasının” daha önce var olan sıcak ve yoğun bir durumdan artakalan radyasyon olmasıydı. Evren genişledikçe, radyasyon da bugün gözlemlediğimiz kalıntı haline gelene kadar soğumuştu. Bu fikir çok geçmeden bir kuramla desteklendi. Oxford Üniversitesi’nden Roger Penrose ile birlikte, eğer Einstein’ın genel görelilik kuramı doğruysa, zamanın başlangıcında sonsuz yoğunlukta bir uzay zaman eğriliği noktası, bir tekillik olması gerektiğini gösterdik. Evren, Büyük Patlama (Big Bang) ile başladı ve hızla genişledi. “Enflasyon” (şişme) adı verilen bu genişleme inanılmaz bir hıza sahipti; evren, saniyenin küçücük bir bölümünde defalarca ikiye katlanarak genişledi. Enflasyon, evreni çok büyük, çok düzgün ve çok düz bir hale getirdi. Bununla birlikte, tamamen düzgün de sayılmazdı; şurada burada hafif varyasyonlar gösteriyordu. İşte bu varyasyonlar, zamanla gökadaları, yıldızları ve güneş sistemlerini oluşturdu. Varoluşumuzu bu varyasyonlara borçluyuz. Eğer genç evren tamamen düzgün ve tekbiçimli olsaydı, yıldızlar oluşamayacak, dolayısıyla da yaşam gelişemeyecekti. Bizler, bu başlangıç kuantum dalgalanmalarının bir ürünüyüz. Açıkçası, hâlâ çözülememiş birçok derin gizem var. Hâlâ şu kadim sorulara yanıt aramakla uğraşıyoruz: Nereden geldik? Ve evrende bu soruları sorabilecek tek varlık biz miyiz? (Tanıtım Bülteninden)
Sevil Atasoy
Talep Alındı
- Türkçe
Eser Türü: Kitap

Adli bilimler ve kriminalistik uzmanı Sevil Atasoy gerçek olaylara dayanan polisiye-gerilim örnekleri anlatmayı sürdürüyor. İnsan nasıl şeytanlaşır? Şeytan, melek kılığına nasıl girer? Tecavüzler, intihar süsü verilmiş cinayetler, alışveriş merkezlerinde avlanan seri katiller, tam 22 yıl idam hücresinde ölümü bekleyenler, ihbarları ciddiye almayan ihmalkâr polisler, yalan söyleyen savcılar, bilirkişi hataları, işbilir dedektifler, masum aile reisi görünümlü sapıklar, ensest mağdurları, betona gömülenler, müneccimler ve medyumlar, Sherlock Holmes'tan ve televizyon dizilerinden ilham alanlar ve büyük vicdan azapları... Michael Jackson nasıl öldürüldü? Sekizinci Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ı öldüren ilaç neydi , mezarının 19 yıl sonra açılması bir hata mıydı? Özal'ın naaşı neden çürümemişti?
Peter J. D'Adamo
Talep Alındı
- Türkçe
Eser Türü: Kitap

D'Adamo kan grubuna göre beslenme ile alanında çığır açıyor, ansiklopedik bilgiler veriyor. Dr. Mehmet Öz D'Adamo uygulanabilir sağlık yaklaşımını ve geliştirdiği yeni teorilerini anlaşılır bir dille okuyucuya sunuyor. Publisher's Weekly D'Adamo şimdiye kadar tanıdığım en keyifli doktor. Doğal tedavi yollarını asırlık tekniklerle birbirine bağlıyor ve vücudumuzun nasıl işlediği ile ilgili önemli bilgiler paylaşıyor. Tommy Hilfiger, Moda Tasarımcısı

Sayfalar