Katalog

Toplam 2568 sonuçtan 141 - 160 arası görüntüleniyor.
müge çevik
Talep Alındı
insan sesi mp3
Eser Türü: Kitap
Talep Alındı
insan sesi mp3 - Türkçe
Eser Türü: Kitap
D. Mehmet Doğan
Talep Alındı
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: siyaset

Türkiye'de görünür bir değişim yaşanıyor. Ezberler bozuluyor, kafalar karışıyor, zihinler allak bullak oluyor. Bütün bunlar yeni zamanın yeni şartlarına uyumsuzluk belirtilerinden başka bir şey değil. Türkiye ergenekondan çıkacak, bugünün dünyasında oynaması gereken rolü oynayacak. Bunun için sadece mahkemelere düşmüş ergenekonun bir an evvel hesabının görülmesi yetmez, ona alt yapı sağlayan mekanizmaların da tasfiyesi gerekir.
Ursula K. Le Guin
Talep Alındı
insan sesi mp3 - Türkçe
Eser Türü: Kitap
D. Mehmet Doğan
Talep Alındı
- Türkçe
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: siyaset

Türkiye'de hiçbir sosyal ve ekonomik grup veya kesim açıkca demokrasi dışı bir sisteme atıfta bulunmamaktadır. Demokratik sistemin kesintiye uğradığı dönemlerde dahi, silahlı kuvvetlerin temsilcileri demokrasi dışı referanslar ortaya koymamıştır. Bu durumda, demokrasi dışı eğilimlerin nereden kaynaklandığı veya beslendiği doğru tesbit edilmelidir. Türkiye tarihinde bir "tek parti" dönemi olduğu unutulmamalıdır. Zaten tek parti döneminin anlayışını taşımaya, zihniyetini yaşatmaya devam edenler böyle bir unutmayı imkânsız kılmaktadır. Ancak unutulmaması gereken bir başka husus daha var: Türkiye'de tek parti döneminin demokrasi dışı referanslar için günümüzde de kaynak teşkil ettiği gerçeği.
D. Mehmet Doğan
Talep Alındı
- Türkçe
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Kültür

Türkiye ve Türkistan; ikisi de “Türk ülkesi” demek İki coğrafya arasında binlerce kilometrelik mesafe var. “Türk” olarak adlandırılan toplulukların tarih boyunca ve günümüzde Asya ve Avrupa’da çok geniş coğrafyalara yayılmaları, farklılaşmalara ve tanımlama güçlüklerine yol açıyor. Türkistan Türkiye-Türk Kimliği’nin Coğrafyaları, D. Mehmet Doğan’ın tarihi, coğrafyayı ve bilhassa modern çağdaki dönüşümleri göz önünde tutarak yaptığı geniş çerçeveli tahlillerin verimi olan bir eser.
D. Mehmet Doğan
Talep Alındı
- Türkçe
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: İletişim

İletişim teknolojisindeki gelişmeler, sömürgeciliği sistemleştirmiş ve gelenekleştirmiş Batının gücüne güç kattı. Bunun yanısıra Batı toplumlarında kitle yayın araçlarına "temiz kağıdı" vermeyen düşünürler var. İletişimin toplumu şekillendirmesini ele alan İletişim Veya Dehşet Çağı, basın ve yayın tarihimizi doğru değerlendirme ve tanımlama yönündeki çalışmaların bir sonucu.
D. Mehmet Doğan
Talep Alındı
- Türkçe
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: siyaset

Mağlubiyet İdeolojisinin Sonu, bir anlamda Türkiye’nin yakın tarihini doğru okuma kılavuzu mahiyetinde bir kitap. Tarihsizleştirilmiş bir halkın kimlik ve aidiyet arayışının seyir defteri bir yönüyle de. Resmi tanımlamaların temelsizlikleri ve bu temelsizlikten kaynaklanan yetersizlikleri derin bir kimlik bunalımı meydana getiriyor. Aidiyetle meşruiyet arasındaki açıklık hiçbir ülkede Türkiye ölçüsünde değildir. 20. yüzyılın başındaki şartların dayattığı kavramlaştırmalarla 21. yüzyılın dünyasında ayakta kalmanın imkanı yoktur. Bu yüzden, günümüzde savaş sonrası ideolojisi, ancak skolastik düzeyde savunulabiliyor. Onu da içinde barındıran mağlubiyet ideolojisi ise artık Türkiye için tasarlanmış savaş sonrası ideolojisini destekleyecek güçten mahrumdur. Esasında korkulacak bir durum değil. Her son bir başlangıcı müjdeler. Ayağa kalkmanın, kendi ayakları üzerinde durmanın tam zamanıdır.
D. Mehmet Doğan
Talep Alındı
- Türkçe
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Ders
D. Mehmet Doğan
Talep Alındı
- Türkçe
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Hikaye

Kültürel alana, dile müdahale, adı ne olursa olsun, nasıl yüceltilirse yüceltilsin, Türkiye’yi çıkmaza soktu, içinden çıkılması zor buhranlara sürükledi. Sözlüğümüzü sınırlayanlar, düşünme gücümüzü tehdit etmek istediler / Bilme ve düşünme kapasitemizin gelişmesini istemediler! “Bir Lügat Bulamadım” kendini yazan bir kitap. Macera, yazarın,daha orta mektep talebesiyken, Dil Kurumu inşaatında çalışan bir hısmının hediye ettiği bir sözlükle başlıyor. Küçük öğrenciye önce çok büyük, hatta muazzam ve mükemmel görünen bu sözlük zamanla, hem küçük, hem kifayetsiz ve hem de kusurlu görünmeye başlıyor. Yazar bu hususta kesin kanaate ulaştıktan sonra, gerçek bir sözlük arayışına giriyor. Bulamadığı sözlüğü kendisi hazırlamaya karar veriyor! Çeyrek asır içinde en fazla mesai harcadığı kitap, sürekli genişlettiği Büyük Türkçe Sözlük.
D. Mehmet Doğan
Talep Alındı
- Türkçe
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Felsefe

Batının her türlü teknoloji ile teçhiz edilmiş kültürel saldırganlığına karşı koymak, bir kimlik ve insanlık meselesidir. Kültürel saldırganlığa teslim olan toplum kimliğini yitirir. İnsan şahsiyetli-kişilikli olmaktan çıkar. Kültürel saldırıya artık kendi ülkemizde, evimizde karşı karşıya olduğumuzu unutmamalıyız ve bu savaşın gerçek boyutlarının farkında olmalıyız. Elinizdeki Kültürel Savaş ve Savaş Kültürü başlıklı kitap, Türkiye kültrel savaş alanında kültürel kimliğini yitirmeden var olmak kaygısı çeken ve mukavemet şuurunun unsurlarını biteviye araştırmak durumunda olan bir meslek mensubunun yazılarından oluşuyor.
D. Mehmet Doğan
Talep Alındı
- Türkçe
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: inceleme

Ortadoğu’nun Türkçesi Geçen yüzyılın savaşı, “Cihan Harbi” bitmedi! Bu savaş, İslâm dünyasından Türkleri tecrit etme savaşı idi. İngilizlerin 1940’larda verdiği isimle “Ortadoğu” denilen İslâm’ın merkez topraklarını bin yıldan fazla Türkler yönetti. Eğer bu dönemi tanımlarken etnikliği/ırkı aşan “Türk” kavramını unutursak, hakikat temelli bir tarih yorumu ortaya koyamayız. Yüzyıl sonra Türkler tekrar İslâm dünyasından tecrid edilirse, emperyalistler açısından Ortadoğu’yu yönetmek hiç zor olmayacak! Türkiye, Cumhuriyet’le terk ettiği “Türk refleksi”ne döndü! Boyun eğmemek, güce ram olmamak, Hakkın davacısı olmak… İslâm dünyasında bu tavrı gösteren/gösterebilen devlet yok. Devlet sadece ülkeyle, parayla, halkla, bayrakla, marşla… olmuyor. Batılılar dünya üzerindeki zorba yönetimleri için tek mukavemet unsurunun Türkiye olduğunu gayet iyi biliyorlar, o yüzden Türkiye’yi İslâm dünyasından yalıtmak için ne gerekirse yapıyorlar. Bugünün dünyasında İslâm âleminin konumu ve Türkiye’nin kendine mahsus ağırlığı artık örtbas edilemeyecek şekilde kendini gösteriyor. Türkiye - Türkler etkisizleştirilmeden İslâm dünyasını kontrol altına almak mümkün değil. Bu şartlar bizi savaş hâli diyebileceğimiz bir vasatta tutuyor. Kendimizin farkında olmak zorunda olduğumuz gibi, bu savaşında farkında olmak zorundayız. İşte bu kitap bu anlamda bir farkındalık bildirisi gibi görülmeli!
Kerem Gök
Talep Alındı
- Türkçe
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Tarih

Türkiye tarihinin en acı detaylarını barındıran olaylar arasında yer alan uçak kazaları, bugüne kadar hep kapalı bir kutu olmuştur. Günümüzde unutulmaya yüz tutmuş bu olayların her biri, bir döneme damgasını vurmuş ve kamuoyuna gazetelerin birinci sayfalarından duyurulmuştur. Yani sivil havacılık tarihimizdeki uçak kazaları her zaman merak edilen ve dikkat çeken olaylar olarak akıllara kazınmıştır. Bu kitap, sivil havacılık tarihimize damgasını vuran ilk uçak kazalarından başlayarak, bir zamanlar “en ölümcül uçak kazası” gibi kötü bir unvan kazanmış 1974 Paris kazası ve o dönemde İtalyanlara yas ilan ettiren 1976 Isparta kazası gibi sansasyonel uçak kazaları ile devam ediyor, son olarak da 2009 Amsterdam kazası ile son buluyor. Türk sivil havacılık tarihine damgasını vuran, otuz beşten fazla sivil havacılık kazasını eşsiz bir araştırmayla ele alarak, bir yandan da kâh uçakların büyülü dünyasından dikkat çeken detayları, kâh havacılık tarihini, kâh yıllar önce düşmüş bir yolcu uçağından kalanları ararken yaşanan yol hikâyelerini heyecanla okuyacaksınız. Kerem Gök'ün titizlikle hazırladığı bu kitapta, sivil havacılık tarihimizdeki uçak kazalarının hatırlanmaya değer ilginç hikâyelerini bulacaksınız. Havacılık tarihinin tozlu sayfalarından, bulutların üzerine uzanan cümlelerle bezenen değişik bir yolculuk sizleri bekliyor. İlk sayfayı çevirdiğiniz andan itibaren tam yüz yıldır açılmayı bekleyen bir karakutuyu açmaya hazır olun.
D. Mehmet Doğan
Talep Alındı
- Türkçe
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Siyasal Tarih

Bir Avrasya haritasına dikkatle bakılırsa İran'ın Türkistan (Ortaasya) ile Türkiye'nin (Anadolu) meydana getirdiği gergefe girilmiş bir halı etkisi uyandırdığı dikkati çekecektir. Dünyaca meşhur İran halısının hem İran'a haslığı konusu hem de kelime olarak etimolojisi ile ilgili meseleler hâlâ çözülememiştir. 'Halı' veya 'kalı' kelimesinin Türkçe 'kalmak' mastarından türediği söylenmektedir. Öyle mi, değil mi? Doğrusu bilmiyoruz. Burada söyleyebileceğimiz, İran'ın iki cazibe merkezi arasında asırlardır dokunan büyük bir halı olduğudur. Türkler İran halısını yüzyıllarca kâh doğudan, kâh batıdan dokuyorlar. Bu dokuma işlemi sırasında tabiî olarak kendileri de dokundular. ~Bu kitap İslam dünyasındaki akışkanlık ve geçişmenin asgariye indiği dönem ve öncesi (hatta sonrası) ile ilgili bir tahlil denemesi mahiyetinde. Bu denemenin Türkiye-İran, Türk ve Fars dil ve kültürleri arasındaki etkilenmeler konusunda basmakalıp hükümleri doğrulamayan sonuçlarının tartışılacağını umuyoruz.
D. Mehmet Doğan
Talep Alındı
- Türkçe
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: inceleme

Mehmed Âkifle ilgili araştırma ve inceleme yazıları bir araya getirilmiş olan kitapta, Ersoy'un hayatı, eserleri, üstün ahlâkı, dinî hassasiyeti, milli değerlere bağlılığının yanı sıra bilinmeyen birçok özelliğini altı bölüm halinde okuyucuya sunuyor. Kitabın tanıtım yazısında; Âkif yaşarken ona düşmanlık edenlerin olduğu kadar vefatından sonra da bir hayli düşmanının olduğu belirtilerek şu ifadelere yer veriliyor: “Son senelere kadar onun fikir ve iman arka planına düşmanlıklarını bu sembol şahsiyet üzerinden ifade edenler vardı, son yıllarda aynı fikir ve iman arka planına sahip oldukları sanılan kesimlerden de bir hayli düşman türedi. Rencide edici olan, suret-i haktan görünenlerin insafsız saldırılarıdır. “Eğe Âkif düşmanınızsa dostunuz kimdir?” Âkif müdafaası, bu müstesna adama haksızlık edildiği noktada şerefli bir vazifedir.” Kitabın son bölümünde Âkif’e hücumlar ve yazarın cevapları yer alıyor.
D. Mehmet Doğan
Talep Alındı
- Türkçe
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: islam /kültür

Dua devletinin sınırları yoktur. Çatısı sonsuz göklerdir. Her ülke,onun sınırları içindedir. Onun hüsn-ü zan ve hüsn-ü tevil akıncıları, her iklime akınlar düzenler. Onlar bu akınlarda çocuklar gibi şendir, gönülleri de cennet bahçeleri gibi gülşendir.
D. Mehmet Doğan
Talep Alındı
- Türkçe
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: siyaset

Endülüs’ün müslümanlardan temizlenmesi “Rekonquista” (geri alma, yeniden fetih) olarak adlandırılıyor… Türklerin/müslümanların Balkanlar’dan ve Anadolu’dan çıkarılması ise aynı çerçevede “Şark meselesi” olarak tanımlanıyor. Fransız tarihçi Albert Sorel, “Ne zaman ki Türkler Avrupa’ya ayak bastı, Şark meselesi başladı…” diyerek 19. yüzyılın sonunda Avrupa zihnini açıkça ortaya koyuyor: Avrupa için “Garp meselesi” olan Endülüs, “Şark meselesi” var oldukça, Türkiye’nin gündeminden çıkmaz! Bu müzmin “mesele”nin Türkendülüsiye’de, 1990’lar Türkiyesinin siyasî arkaplanı hakkında bilgiler ve yorumlar sıcağı sıcağına yer alıyor. Böylece bu ibretlik dönemin tarihini yazacaklar için belge mahiyetinde bir metin oluşturuluyor.batılıların zihninden silindiğini sanmak safdillik olur. Bosna olayları sırasında bunu bir daha açıkça gördük. “Hilâl operasyonu” alt başlığını taşıyan “Türkendülüsiye” isimli kitabımız 28 Şubat’ın ağır havasının devam ettiği1998’de yayınlandı. Türkiye’nin içinden Endülüs geçen o günlerde, bizi biz yapan değerlerimiz, tarihimiz, büyük şahsiyetlerimiz yıpratıcı kampanyaların konusu idi. Türkiye, “endülüsleşme” sürecini geride bıraktı mı? Öyle sanıyoruz ki, bu sorunun cevabı kitap okunarak daha doğru şekilde cevaplandırılabilir.
Başak Kablan
Talep Alındı
- Türkçe
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Hikaye

Bu kitabı neden eline aldın, bilmiyorum. Belki beni Youtube’dan tanıyorsun, belki ilk defa karşılaşıyoruz. Sebebi her ne olursa olsun buradasın. İlk cümleyi okudun. Artık bu anın geri dönüşü yok. İçeride karşılaşacağın hikâyeler, benim hikâyelerim. Daha önce defalarca yaşanan, eşsiz veya benzersiz olmayan hikâyeler. Anlatmam lazımdı, çünkü anlatmazsam çatlardım. Ben Y kuşağına aitmişim; sen Z, onlar C, öbürleri T… Her neysek, çok yorgun bir geçmişin çocuklarıyız. Bizi kirli geçmişten, kavgalardan, darbelerden korumak için renkli dünyaların içine attılar. Sorumsuzuz, dünya umurumuzda değil diye de bizden nefret ettiler. Ne dünya umurumuzdaydı, ne de biz dünyanın umurundaydık. Mesele artık kendi meselemizdi. Yaşamak için bir yol bulacaksak bunu kendi başımıza yapacaktık. Güven mi? Güven kelimesi çoktan bankalara, sigorta şirketlerine satılmıştı, hem de yok pahasına… İnsana dair birçok kelime çoktan şirketlerin olmuştu. Herkes güvenilmezdi artık, her an sırtımızdan vurulabilirdik. Hem tek başımızayız hem paranoyağız. Sana videolarımda hep dedim ki; “kendi cennetini yarat.” Ben o cennete gidene kadar cehennemden geçtim, iyi ki... Sana kendi hikâyemi olduğu gibi, dürüstçe anlattım; sen de anlat, başkasına değilse bile kendine anlat diye… Anlat ki rahatla, anlat ki tanış kendinle.
D. Mehmet Doğan
Talep Alındı
- Türkçe
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Kültür

Söyle ne istiyorsun sevgili yağmur? Göklere katlar yükselttik, ama gök katlarına çıkamadık. Yerlerde sürünen binlerce can bıraktık. Aç çıplak, hasta, yetim, ihtiyar, çocuk bıraktık. Nice hakkı yenmişler, zulme kurban gitmişler bıraktık. Aşağılara bakmadık, alttakileri düşünmedik. Üstelik onların omuzlarında yükselmeye gayret ettik. Gövdelerimizi onların terli omuzlarından aşırıp göklere salarken ruhlarımızı, vicdanlarımızı çukurlara bıraktık. Yoksa sen sevgili yağmur, çukura yuvarlanmış ruhlarımızı kurtarmak, düştüğü bataklıktan, çamurdan, çirkeften onu çekip arındırmak, kaldırıp yükseltmek için mi böyle yağıp duruyorsun?
Georges Perec
Talep Alındı
insan sesi + metin - Türkçe
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Roman

Perec'in doksan dokuz bölümde tamamladığı sihirli bir başyapıt olan bu roman 1978 yılında Fransa'da yayımlandığı yıl Medicis ödülünü almıştı. Perec 1936 yılında Paris'te doğdu. Savaş yıllarında geçen bir çocukluk; annesi ve baba tarafından iki dedesi de sürgünde ölür. 1955 yılında ilk kısa yazılarını yayımlar. Maurice Nadeau, Henri Lefebvre ile tanışır. Ruhçözümlemesi ve psikoterapi ile ilgilenir. 1965 yılında Les Choses'u yayımlar ve hemen büyük bir başarı kazanır, Renaudot ödülünü alır . 1966'dan, kanserden öldüğü 1982 yılına dek pek çok yapıt yayımlar Perec. Ayrıca ölümünden sonra tamamlanmamış bir romanı ve orada burada dağınık kalmış yazılarından oluşan çok sayıda derleme kitpları yayımlanır. Başlıca yapıtları arasında Yaşam Kullanma Kılavuzu'nun yanında; Les Choses (Şeyler), La Disparition (Yokoluş), La Boutique (Karanlık Butik), W, ve Les Revenants (Hayaletler) sayılabilir. 1978 Medicis ödülü jürisini tam anlamıyla hayran bırakan bir titizlik ve büyüleyici bir virtüözlükle kurulan; yaşanmış ve düşlenmiş anıların, yan yana gelen, zincirlenen, iç içe geçen yaşamların olağanüstü romanıdır Yaşam Kullanma Kılavuzu. Jean-Yves Pouilloux, Perec üzerine yazdığı bir denemesinde şöyle söz ediyor Perec ve Yaşam Kullanma Kılavuzu hakkında: "Bir yanda, bileşik hikâye zamanları, bir yanda da şart kipi (geçmişteki gelecek) ve şimdiki zaman (özel bir tını, tanıdık bildik bir ses, öyle ki Yaşam Kullanma Kılavuzu'nda ardı arkası kesilmez bu sesin) işte bu ritm içinde çarpışıp dururlar... O kuşakta (yani bizim kuşakta) yer alan pek çok aydın için ruhçözümlemenin bir insan bilimi -kimi zaman en üstün nitelikli insan biliminin olmasına karşın, Perec ruhçözümlemeyle özsel ve gizemli bir ilişki sürdürür." Perec "Sihirli bir biçimde birleştirilen iki parça hem bir teklik olmuştur, hem de hata, duraksama, bunalım ve bekleyiş kaynağı"dır diyerek romanın bütünlenen parçaları, ve bütünle parça arasındaki ilişkiyi açıklıyor. Yaşam Kullanma Kılavuzu yapboz bir romandır. Parça parça örülerek kendini tamamlayan bu roman, okuyucusundan da aynı titizlik ve hüneri bekler. Yaşam Kullanma Kılavuzu bir başyapıttır.

Sayfalar