Katalog

Toplam 2712 sonuçtan 161 - 180 arası görüntüleniyor.
Ali Bulaç
Talep Alındı
insan sesi + metin - Türkçe
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: İslam

Yazar, İslam'ın modern zamanlarda geliştirdiği siyasal modelin teokrasi ve totaliterizmi'i reddedip demokrasiyi de aşan bir çoğulculuğu öngördüğü görüşünde.
Ali Bulaç
Talep Alındı
insan sesi + metin - Türkçe
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Din

“Allah şerik kabul etmez, devletin ise toplumsal gruplar sayısınca şeriki vardır. Meşru bir hedefe meşru yollardan gidilir.” “Din-siyaset ilişkisi” modern zamanlarda her din mensubunun, özellikle Müslümanların zihnini fazlasıyla meşgul eden bir konudur. Geleneksel toplumlarda dinin şu veya bu biçimde mutlaka siyasetle ilişkisi olmuştur. Ya doğrudan din adamları yönetim aygıtını ellerinde bulundurup siyasi mekanizmayı işletmiş ya da yöneticiler din adamları zümresinin desteğini alarak yönetimlerinde kutsal bir meşruiyet bulmaya çalışmışlardır. Tarihte ilk defa İslâmiyet, yönetimi ve yöneticiyi kendinden menkul kutsallıklardan tecrit ederek, siyasetin yapımını yönetilenlerin icap ve kabulüne, yani rızaya dayandırdı. Bugün dinin siyasetten ayrı olmasını savunan iki anafikir var: Biri laikler, diğeri ise “Şeytandan ve siyasetten Allah’a sığınırız,” sözünü asıl bağlamından çıkaranlar. Ali Bulaç Din ve Siyaset kitabında modern zamanlardaki din devlet ilişkisini; siyasetin doğası, işleyişi ve hâkim siyasi kültürün toplum üzerinde uyguladığı baskı mekanizmasını derinlemesine irdeliyor. İslam, devlet, sivil toplum, demokrasi, totalitarizm, milliyetçilik, liberalizm gibi pek çok kavram ve siyasal düşünüş biçiminin ele alındığı Din ve Siyaset modernitenin ideolojik ve teorik sarmalında şekillenmiş pek çok sorunun cevaplarını içerisinde barındırıyor.
Ali Bulaç
Talep Alındı
insan sesi + metin - Türkçe
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: siyaset

Türkiye, Suriye, Irak ve İran’a yayılmış ve nüfusu 25 milyonu bulan Kürtler, hemen hemen her ülkede sorunlar yaşamaktadır. Sadece Türkiye’de yaklaşık 50 bin insanın hayatını kaybetmiş olması, ne denli ağır bir sorunla karşı karşıya bulunduğumuzu göstermektedir. Bu sorunu insan hakları temelinde çözmek, daha insani bir dünyanın inşa edilmesi ve istikrarlı bir Ortadoğu için zorunludur.
Ali Bulaç
Talep Alındı
insan sesi + metin - Türkçe
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: İslam

“Din ve Modernizm” adlı kitabımızın son bölümünde “Tarihin kırılma anında hepimizin yaşadığı bir tufan halidir. Çevrimin bu son diliminde Nuh’un Gemisi’ne binmekten başka çare yoktur” demiş ve aynı yerde modern zamanların genel bir tasviri olan “Din ve Modernizm”i “Nuh’un Gemisi’ne Binmek” adlı çalışmamızın izleyeceğini vadetmiştik. “Din ve Modernizm”in bir devamı ve tamamlayıcısı olan bu kitap iki ana bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde çağımıza ilişkin olarak genel din olgusu ele alınmış: Yahudilik, Hıristiyanlık ve İslam dünyasındaki somut ve canlı örneklerden hareketle, geçen yüzyıllardan beri Aydınlanmacıların iddia ettiklerinin aksine Dinin moderniteye meydan okuduğu, bu meydan okuyuşu alternatif hayat biçimleri geliştirerek sürdürdüğü gösterilmiştir. Açıkça gözlenen şu ki, Din’in insan hayatından çekildiği veya çekileceği varsayımı bugün yanlışlanmış bulunmaktadır. Bu, çöken Komünizm’in ardından tek başına rakipsiz kaldığı düşünülen liberal dünya görüşünün tarihin sonunu getirdiği varsayımını da derinden sarsan önemli bir gelişmedir. Nitekim biz, bu konuya bir alt başlıkla değinme fırsatını bulmuş olduk. Konuyla ilgili gözlemimiz şudur: Tarihin sonunu ilan ettiği öne sürülen liberal düşünce, modernizmin bir türevi olarak bugünkü kapalı sistemin ideolojisidir ve bu sistemle birlikte çökecektir. İkinci bölümde modernizme meydan okuyan dinler içinde İslâm’ın muhtemel ve potansiyel imkânlarını ele aldık. İslam, bu kritik süreçte kendini farklı biçimlerde ifade etmektedir. Kimi yerde kapsamlı bir sosyal adalet talebi ve kaybedilmiş bir kimliğin bulunması bilinci, kimi yerde uluslararası ve küresel düzeyde ortaya çıkan genel sorunlar karşısında evrensel bir çözüm şeklidir. Her halükârda İslâm, alternatif bir âlem tasavvuru olarak modernitenin dünya görüşüne karşı, henüz daha tümden tükenmediğine inandığımız potansiyel enerjilerin harekete geçirilmesini öngören bir umuttur. Kendisinden neşet ettiği kaynağın tabiatına uygun umut veren bir mesaj olması, derinden gelen çalkantıların bizleri sağa sola hoyratça savurduğu bu tufanda İslâm’ı Nuh’un gemisi gibi kurtarıcı bir misyon sahibi kılar. Esasında çok az kişinin- anlatıma göre bunlar 80 kişiydi- kurtulmasını sağlayan Gemi’yi inşa eden Nuh aleyhisselamın tebliğ ettiği öğreti ile İslâm’ın bugün evrensel düzeyde temsil ettiği öğreti arasında mesaj birliği vardır. Bizce tufan yalnız bir bölgede değil, bütün yeryüzü ölçeğinde kopmuştu. Bugün de modernitenin günahı ile kirlenen insan, yeryüzü ölçeğinde ve küresel sorunlarla karşı karşıyadır. Bugün küresel düzeyde yaşadığımız çevre kirliliği insanın işlediği günahın bir ürünü, gezegeni tahrip etmeye yönelmiş ekolojik sorunlar ile giderek daha üstün silah teknolojisinin imhacı gücüyle sürdürülen ve muhtemelen yenileri beklenen savaşlar yine bu günaha karşılık bir bedeldir. Belki bunlara dünyanın yeniden Zengin Kuzey ve Yoksul Güney olmak üzere tehlikeli bir biçimde iki kutba bölünmesi ve buna paralel olarak giderek artan yoksulluk ve kitlesel açlık tehdidini de eklemek lazım. “İnsanın ziyanda olduğu” (Asr sûresi) bu modern zamanlar (Asr) da genel çevrim tamamlanmak üzeredir. Bundan dolayı biz İkindi Vakti’ndeyiz (Asr); ve fakat Gurub (Akşam)a daha ne kadar var, bilemiyoruz. Şu var ki genel durum, çevrimin bu son diliminde bir helezonik zamanın tamamlanıp yeni bir zamanın eşiğine adım atmakta olduğumuzu haber veriyor. Eğer gözlemlerimizde yanılmıyorsak, tamamlanan Modernite’nin zamanı, başlayan ise İslâm’ın zamanıdır.
Ali Bulaç
Talep Alındı
insan sesi + metin - Türkçe
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Siyasi Tarih

“Göçün ve Kentin Siyaseti -MNP’den SP’ye Milli Görüş Partileri-” başlığı altında 1969’da Prof. Necmettin Erbakan liderliğinde Milli Nizam Partisi (MNP)’yle başlayıp, bir koluyla Saadet Partisi (SP)’yle devam eden, diğer koluyla AK Parti’yle peşpeşe iki defa iktidar olan siyasi çizginin hikayesini konu edinir. Bu kitapta sosyolojik temel gelişmeler takip edilerek Milli Görüş hareketinin Türk siyasetini ve Türk siyasetinin Milli Görüş partilerini nasıl etkilediği anlatılmaya çalışılmıştır. Türkiye’nin yaşadığı tecrübe hem İslam dünyası için önemli bir kaynak hem “Batı-dışı modernleşme” için yol gösterici bir zenginliktedir.
John Banville
Talep Alındı
insan sesi + metin - Türkçe
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Edebiyat

İngiltere'nin en önemli sanat tarihçilerinden ve Kraliçenin sanat danışmanı Anthony Blunt'un bir zamanlar Sovyet casusu olduğu ortaya çıktığında yer yerinden oynamıştı. Oxford, Cambridge gibi toplumun elit kesiminin okuduğu ve yetiştiği seçkin kurumlarda Sovyet casuslarının cirit atması sadece İngiltere için değil tüm Batı dünyası için dehşet verici bir şeydi. İngliiz istihbaratının başına geçmek üzere iken kendisinden kuşkulanılmaya başlanması üzerine Moskova'ya kaçan Kim Philby'nin yanı sıra Guy Burgess ve Donald Maclean'ın de Sovyet casusu olduğu ortaya çıkarılmıştı ama bir dördüncünün daha bulunduğu biliniyordu. Nihayet yıllar sonra, bunun da Anthony Blunt olduğu kanıtlandığında "Sir" unvanı verilmiş sanat tarihi profesörü artık kanserden ölmek üzere olan yaşlı bir adamdı. 1983'te öldüğünde anılarını bir kitapta topladığı anlaşıldı ama Kraliçeyi hayli zor durumda bırakacak olan bu kitap British Library'nin kasasına kilitlendi.
Ali Bulaç
Talep Alındı
insan sesi + metin - Türkçe
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Din
Ali Bulaç
Talep Alındı
insan sesi + metin - Türkçe
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Siyaset Felsefesi

Ortadoğu dünyanın en istikrarsız ve aynı zamanda en sıcak bölgesidir. Geçmiş tarihe yön veren peygamberler ve kurulan büyük medeniyetler bugün savaşların ve geniş toplumsal çalkantıların yaşandığı Ortadoğu’da görüldü. Büyük ve kadim kültürlerin kesiştiği bu bölgede şimdi kültürler, çıkarlar, yerli ve uluslararası güçler çatışıyor. Geçmiş ve gelecek bir arada yaşıyor. Endonezya’dan Fas’a kadar uzanan geniş ve hareketli İslâm kuşağı üzerinde verilmekte olan kurtuluş ve bağımsızlık savaşları, devrimler, kitlesel direnişler, antiemperyalist mücadeleler, toplumsal patlamalar, mevziî ve genel çatışmalar, kültürel ve bilimsel etkinlikler, nihayet üç büyük dinin, çağdaş ideolojilerle modern güçlerin karşı karşıya gelip tarihin ve dünyanın en büyük arenasına çevirdikleri bölge: Ortadoğu. Ali Bulaç Ortadoğu’yu ve İslâm dünyasını mercek altına alan bu kitapta olayların hem fotoğrafını çekiyor hem de resmediyor. Güncel olayları anlatırken derindeki sorunun ana dinamiklerine işaret eden yazar, tarihi ve tabiî konumuyla tartışmasız İslâm dünyasının bir parçası olan Türkiye’nin durduğu yeri de ıska geçmeden BOP, yeni sömürgecilik-yeni Oryantalizm tratejisi, Irak Savaşı, din ve mezhep savaşları odağında Sünnilik-Şiilik, Amerika’nın Ortadoğu politikalarının değişen seyri, İran ve devrim, İran-ABD-İngiltere gerginliği, İsrail, Siyonizm, Filistin sorunu, FKÖ, HAMAS, Kürt sorunu, PKK, Yeni Osmanlıcılık, Yeni İttihatçılık gibi bugün bu kanlı coğrafyanın maruz kaldığı tüm çatışma, mücadele ve siyaset biçimlerini derinlemesine ele alıyor. Ortadoğu’dan İttihad-ı İslâm’a bu coğrafyayı anlamak için temel bir başvuru kaynağı.
Ali Bulaç
Talep Alındı
insan sesi + metin - Türkçe
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Sosyoloji

1946'da başlayan çok partili parlamenter rejim, neredeyse düzenli aralıklarla kesintilere uğramakta, her seferinde siyaset dışı güçler kendilerince birtakım gerekçeler öne sürerek demokratik sürece son verebilmektedirler, iç ve dış konjonktür açısından açık müdahale yoluna başvurmaktadırlar. Kendineözgü bu siyaset biçiminin gerisinde; zannedildiğinin aksine tarihten devraldığı kültürel miras veya dini inançların engelleyici rol oynaması dolayısıyla halkın değil, yönetici-bürokratik elitin, 'merkezdeki çekirdek' unsurların dünyasında demokrasinin bir kültür olarak içselleştirilmemiş olmasının, halka yeterince güven duyulmamasının payı var. Demokrasi halka güven duymanın ötesinde, yönetimin bizzat halkın eline verilmesi ve her kademedeki yöneticinin daima halka hesap verme durumunda olduğunu bilmesidir... Bu çalışmada din, sivil toplum, insan hakları, özgürlük, kamusal alan vb. konular geniş bir çerçevede ele alınmaktadır...
Ali Bulaç
Talep Alındı
insan sesi + metin - Türkçe
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Felsefe

Aristo, “Kaza şeylerin özünü ortaya çıkarır,” der. Postmodernizm, bir vazo gibi moderniteyi orta yere attı. Vazo kırıldı, parçalara ayrıldı ve ne olduğu ortaya çıktı. Postmodernizmin yegâne hayrı vazoyu kırmasından ibaret. Ancak postmodernizmin yeni bir vazo yapma düşüncesi yok, her bir parça kendi başına yeter diyor. Postmodernizm şehvetle ve iştahla kışkırtılmış bedenler üzerinden zihinlere ve ruhlara narkoz yüklemektedir. Dünya gezegeninin ortasındaki, çekim gücü yüksek merkez dağılmış durumda, her şey ve herkes uzay boşluğunda sanki. Şimdi ya kaosun belirsiz uzay boşluğunda yuvarlanıp gideceğiz ya da yeni baştan kendimizi toparlayıp paradigma değişikliği yapacağız. Elinizdeki kitap insan, varlık ve hayatın anlamı konusunda kendi kaynaklarımızdan hareketle yeniden düşünme imkânına işaret etmeyi hedeflemektedir. Kitabın iki ana temasından biri “postmodern kaos”, diğeri “kıble arayışı”. İç içe geçen bölümlerden biri “modern ve postmodern dünyanın dramı”nı, diğeri de “yön ve kıble arayışı”nın zengin imkânlarını anlatmaktadır. Ürettiği eserlerle düşünce dünyamızı uzun zamandır zenginleştiren Ali Bulaç’tan çığır açıcı bir kitap daha. Varlık, insan ve hayat sarmalında Mevlâna’dan Yunus’a İslam ve kalp dengesinin izinin sürüldüğü Postmodern Kaosta Kıble Arayışı insan ruhunun özgürleşimi için gerekli dinamiklerin şifrelerini çözüyor.
Ali bulaç
Talep Alındı
insan sesi + metin - Türkçe
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: islam /kültür

İslâm dünyasının çağdaş düşünce sorunları nelerdir? Bu sorunları doğru anlamak ile modern dünyanın İslâm olgusunu kavrayıp anlamak arasında dolaysız bir bağ vardır. Bu kitabın amacı, giderek önemini ve ciddiyetini artırmakta olan bu konuya belli bir açıklık getirmektir. Ancak oldukça güç ve karmaşık bir konuyla karşı karşıya olduğumuzu belirtmeliyiz. Bunun başta gelen nedeni, çağdaş Batı kültürünün genelde “din” olgusuna yüklediği yanlış ve çarpık anlam ile İslâm toplumunun, deyim yerindeyse bir tür başkalaşıma uğratılmasıdır. İslâm düşüncesinin bugünkü durumunun doğru kavranabilmesi için, 1400 yıllık gelişmesinin ve özellikle 19. yüzyılda boy atıp günümüze kadar etkisini sürdüren İslâm anlayışlarının da genel hatlarıyla belirtilmesi gerekir. Bunu göz önüne alarak, bu yüzyılın başından günümüze kadar etkisini gösteren İslâmî düşünüş şekilleri genel hatlarıyla anlatıldı.
Ali Bulaç
Talep Alındı
insan sesi + metin - Türkçe
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: İslam

"Cenâheyn (iki kanat)" kavramında hem İslamî ilimler, hem Batılı bilgi ve eğitim bir arada düşünülmüştür. Türkiye’de buna yakın çok az sayıda kişi gösterilebilir. Benim kanaatime göre bu çok az kişiden biri, belki de önde geleni Fethullah Gülen’dir. Fethullah Hoca’nın birkaç yönü vardır. İslamî ilimlere vukufiyeti, söz gelimi ricâl ilmindeki derinliği, geniş usul bilgisi ve irfanî yönü her zaman benim ilgimi çekmiştir. Ama aynı zamanda bir aksiyon adamı ve toplumsallaştırıcı bir öncüdür de. Türkiye’de sosyoloji yapacak herhangi bir kişi Fethullah Hoca gerçeğini görmezlikten gelip sosyoloji yapamaz. Bunun yanında öncülük ettiği okullar ve dünya ölçeğindeki eğitim faaliyetiyle belki de Türkiye’nin küresel sürece ve küreselleşmeye sağladığı tek katkıdır.
Prof. Dr. İsmail Parlatır, İnci Enginün, Alaattin Karaca
Talep Alındı
insan sesi + metin - Türkçe
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Edebiyat

Servet-i Fünun Edebiyatı, XIX. yüzyılın sonlarında adını aldığı dergi etrafında bir edebi hareket olarak başlamış ve ortaya koyduğu kendi ilkeleri ve tezleri doğrultusunda verdiği eserlerle bu edebi hareket, edebiyat kimliğini kazanmıştır. İşte Servet-i Fünun Edebiyatı adını verdiğimiz kitap, bu anlayış çerçevesinde ele alındı ve düzenlendi.
Ali Bulaç
Talep Alındı
insan sesi + metin - Türkçe
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Tasavvuf

İnsan olarak bizler mükemmel bir varlık âleminde ve fakat kusurlu bir dünyada yaşıyoruz; yönelimimiz kemâle ve mükemmele doğrudur. Kemâle ermek ve kâmil (insan-ı kâmil) olmak sadece bir arzu değil, var oluşumuzun hakiki anlam ve amacıdır. Kemâl, kişinin bilgi sahibi olmasıyla elde edilir. Fakat muhakkak ki salt bilgi kâfi değildir. Bilginin imana dönüşmesi ve salih amelle desteklenmesi lâzımdır. Bundan dolayı iman ve amel Kur’an-ı Kerim’de defalarca “iman edenler ve salih amellerde bulunanlar” şeklinde bir arada zikredilmiştir. Bilgi nefsin bilgisi (Ma’rifetü’n-nefs) ve varlık aleminin, yani yaratılmışların bilgisi (Ma’rifetü’l-halk) üzerinden Allah’ı bilmektir, yani sözün özü Ma’rifetullah’tır.
Ali Bulaç
Talep Alındı
insan sesi + metin - Türkçe
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: siyaset

Hatemi'nin 1997'de Iran'da başa gelmesi ile aynı yılda Türkiye'de 28 Şubat sürecinin başlaması tesadüfi değil. Iran ile Osmanlı Türkiye tarihi belli kırılma noktalarında birbirine çok benzemektedir. ... Altını çizerek söylüyorum. Tarihsel mirasımızı ve geleneksel olan herşeyi reddetme gibi bir yanılgı içine düşmeden, referans anlamında benim islamcılıktan anladığım ve kabul ettiğim, Kur'an ve Sünnet'e dönüş, içtihad kapısının açılması ve cihad ruhunun uyandırılmasıdır.
Ali Bulaç
Talep Alındı
insan sesi + metin - Türkçe
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: islam /kültür

Aktüel dünyamızı büyük ölçüde meşgul eden çok sayıda siyasî, sosyal ve iktisadî meselenin 19. yüzyılda şekillenen tarih ve toplum felsefelerinden beslendiği görülür. Çok sayıda Müslüman müellif ve özellikle bilim adamı söz konusu felsefelerden habersiz olarak araştırmalarını yaparlarken İslâm’a ait olmayan bir kültür ve felsefenin kavramsal çerçevesini kullanmaktadırlar. Rahatlıkla Müslüman müelliflerin de “toplumsal gelişme” kavramına bağlı kalarak “ilkel dönemler”den veya tarihin “ilerleme şeması”ndan bahsettiklerini görmek mümkün. Bu çalışmada tarih, toplum, kültür, medeniyet ve gelenek gibi anahtar terimler ele alınarak İslâm ve batıda gelişen farklı tarih ve toplum felsefeleri arasındaki farka değinildi. Sosyoloji, antropoloji ve medeniyet tarihi gibi disiplinlerin ilgi sahasına giren bu türden konular ilk defa ve bu bağlamda eleştirel bir açıdan ele alındı.
Ali Bulaç
Talep Alındı
insan sesi + metin - Türkçe
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: İslam

Bu kitap, batılı medyada olsun yaşadığımız ülkede olsun gündemde olan bir konunun görünen cephesinin ötesinde İslam ve Müslüman aktörlerin modern dünyada oynamakta oldukları rolü tahlil etmek, İslam'ın Müslüman aktörün tutum ve davranışlarını hangi ölçülerde yönlendirdiği konusuna açıklık getirmek amacıyla kaleme alınmıştır. Çoğunlukla sosyal bilimcilerin, oryantalist, İslamolog ve beyaz casusların perspektifinden Müslümanların sosyal, düşünsel ve siyasal davranışları fundamentalizm, fanatizm, entegrizm, radikalizm gibi batılı kategorilere sıkıştırılmakta, bu da İslam'ın çağımızdaki hakiki talep ve iddialarının göz ardı edilmesine yol açmaktadır. Oysa modern dünyaya meydan okumakta olan Müslüman aktörü anlamaya çalışırken ilk yapmamız gereken şey, İslam'ı anlamak olmalıdır. Çünkü gerçekte meydan okuyan beşerî aktör değil, Dinin kendisidir.
Ali Bulaç
Talep Alındı
insan sesi + metin - Türkçe
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: islam /kültür

İslam modern dünya ile yüzyüze gelmiş bulunmaktadır. Hiç görmezlikten gelmektense, yüzleşmek iyidir. Müslümanların modern dünya karşısında nasıl bir tutum içinde olmaları gerektiği hayati derecede önemlidir. Benim bu konudaki düşüncem, ne çatışma ne uyum, yeni değilse bile farklı düşünce ve hayat biçimlerinin mümkün yollarını göstererek aşmadır. Aşma, müteal anlamına uygun, dilden başlayarak bütün hayat şekillerine içeriden bir müdahalede bulunma ve dolayısıyla dönüştürme çabasıdır.
Ali Bulaç
Talep Alındı
insan sesi + metin - Türkçe
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: İslam

İnsanın ziyanda olduğu bu modern zamanlarda (Asr) genel çevrim tamamlanmak üzeredir. Bundan dolayı biz İkindi Vakti'ndeyiz (Asr); ve fakat Gurub'a (Akşam) daha ne kadar var, bilemiyoruz. Şu var ki, genel durum, çevrimin bu son diliminde bir helezonik zamanın tamamlanıp yeni bir zamanın eşiğine adım atmakta olduğumuzu haber veriyor. Eğer gözlemlerimizde yanılmıyorsak, tamamlanan Modernite'nin zamanı, başlayan ise İslam'ın zamanıdır. ~Biz İslamî öğretinin sahih özüne bağlı Müslümanlar, Modernizm'in kapalı sisteminden Din'in açık galaksisine hicret etmek ve evrensel düzeyde başkalarına da çıkış ve hicret yolunu göstermek zorundayız.
Ali Bulaç
Talep Alındı
insan sesi + metin - Türkçe
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: İslam

İslam’ın “fanatizm” ilişkilendirilmesi 1990’lı yıllara özgü bir çaba olduğu görülür. Bunun pek inandırıcı bir imaj üretimi olmadığı anlaşılınca, fanatizm yerine “fundamentalizm” ikame edilmeye başlandı. Entegrizm, radikalizm ve Siyasal İslam bunun eşliğinde ele alındı. 21. yüzyılın başlarından itibaren Batı medyası “İslami terör” ve arkasından “İslamofobi”yi öne çkıkardı. Belli politik amaçlarla icad edilmiş tanımlamalar gelip geçicidir, ancak kavramlar kalıcıdır. Bu açıdan İslam’ın hiçbir şekilde kendileriyle bir araya gelmesi mümkün olmayan bu kavramlarla bir araya getirilmesi üzerinde durulması gereken bir konudur. Elinizdeki çalışma bu konuyu ele almaktadır.

Sayfalar