Katalog

Toplam 36250 sonuçtan 181 - 200 arası görüntüleniyor.
Ayşe Sevim
Bitirildi
insan sesi mp3 - Türkçe
14 Ayrım
254,93 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Çocuk Kitabı
Seslendiren: Pınar Tekin

Hikâye Anahtarcısı senin için üç hikâyenin kapsını açıyor. Her kapıyı açan bir anahtar vardır. Hikâyelerin kapısını da hikâye anahtarcıları açar. Sen daha önce bir hikâye anahtarcısıyla karşılaştın mı? Baştan söyleyelim her hikâye anahtarcısı biraz çılgın görünür. Eğer öyle olmasaydı hikâyelerin kapısını hiç kimse merak edip aralamazdı değil mi? Hikâye Anahtarcısı’nın rehberliğinde bambaşka diyarlara ve bambaşka zamanlara yolculuk yapmaya hazır mısın? Okuldan çıkarken o caddeden geçmeseydi, o not tam önüne düşmeseydi, otelden içeriye girmeye karar vermeseydi, ilginç yaşlı kadını ilk gördüğünde çıkıp gitseydi bunların hiçbiri başına gelmeyecekti. Hikâye Anahtarcısı’nı, Nefes isimli dev balığı, denizin yedi kat altındaki nazik cunları, gelecekte yaşayan Selman’ı, 1700’lü yıllardaki İstanbul’u göremeyecekti. En önemlisi de ona cesaret ve güç veren Mabah’ı tanıyamayacaktı. Okul çıkışı aniden kendini acayip bir yolculuğun içinde bulan Şaban’ın ve onun Selman-ı Farisi’yi tanımasının öyküsü bu.
Dr.Mahfi Eğilmez
Bitirildi
insan sesi mp3 - Türkçe
32 Ayrım
463,78 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: İktisat
Seslendiren: Pervin Yaşar

Bu kitap önce sistemin tek tek parçalarının, sonra da bütününün çalışmasını göstermeyi amaçlıyor. Tıpkı bir otomobilin parçalarının tek tek sökülüp yeniden takılmasında olduğu gibi, bu kitapta yazar, makroekonominin bütün parçalarını tek tek çıkarıp nasıl çalıştığını, sonra da hepsini yeniden bir araya getirip sistemin nasıl işlediğini göstermeyi, böylece makroekonomi okuyanların parçalar arasında kaybolma şikâyetini gidermeyi amaçlıyor.
Erhan Özer
Bitirildi
insan sesi mp3 - Türkçe
31 Ayrım
647,97 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Sağlık
Seslendiren: İrem Kalın

Hastalık sadece bir mesaj! Korkma! Sakin ol… Yeniçağ kuantum tıbbıyla tanışmaya hazır mısın? Korkma! Hastalıklardan korkman için bir neden yok! Çünkü hastalık bir mesaj. Ruhumuzla bedenimiz arasında bir iletişim kopukluğu olduğunun işareti. Evet, bizim bir ruhumuz var! Geminin asıl kaptanı o. Ruhumuz bize bedenimiz üstünden seslenmeye çalışıyor. Hastalık dediğimiz şey bundan ibaret. Tek yapmamız gereken ruhumuza kulak vermek. Sakin kalmayı başarmak. Ve içimizdeki hekime güvenmek! İşte iyileşmenin formülü... İşte ulaşmamız gereken yeniçağ kuantum tıp anlayışı. Bu kitapla sağlık ve hastalıklar konusunda daha önce hiç duymadığınız çarpıcı gerçekleri öğrenecek, şifanın gerçek kodlarına ulaşacaksınız.
Kürşat Başar
Bitirildi
insan sesi mp3 - Türkçe
20 Ayrım
415,61 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Deneme
Seslendiren: Hürrem Kutlu

Tarihin ilk dönemlerinden kalan eşyaların sergilendiği müzelere hiç gitmediniz mi? Bir yanda balta, mızrak, bıçak, ok türü şeyler öte yanda bugün de hemen hemen aynıları kullanılan küpe, gerdanlık, bilezik, göz boyası gibi şeyler... Kadınların milattan önce kullandığı kolyeler, küpeler, taraklar, bilezikler, tokalar bugün en havalı mağazalardan dünya parasına alacaklarınızla birebir aynı. Peki aynı dönemde erkekler ellerindeki bütün aletlerle uğraşa didine ne yapmış? Balta! Erkekle kadın arasındaki farkı soruyorsanız buyurun: Baltayla küpe arasındaki fark... Aşk, ilişkiler, evlilik, kadınlar, erkekler... Kürşat Başar bu kitabında hepimizin hayatına dokunan kısa hikâyeler ve yazılarla karşımıza çıkıyor. Düşündüren, sevindiren, kederlendiren, yeri geldiğinde kahkaha attıran yazılar bunlar. Kimi zaman bize can alıcı sorular soruyor, kimi zaman yine yüreğimize dokunan hüzünlü bir hikâye anlatıyor.
Theodore Dreiser
Bitirildi
insan sesi mp3 - Türkçe
37 Ayrım
1512,46 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: roman
Seslendiren: Filiz Nehir

İnsanlık suçu adıyla dilimize çevrilen ''An American Tragedy'' Dreiser'in olgunluk döneminin ürünüdür. Ve ünü bu romandan sonra geniş kitlelere ulaşmıştır. İnsanlık Suçu, gazetelerde günlerce sözü edilen gerçek bir cinayet olayı üzerine temellendirilmiştir. 1906'da Chester Gilette sevgilisi Grace Brpwn'ı Big Moore Gölü'nde boğar. Katil bu cinayeti istemeyerek yaptığını ileri sürer. Hiç kuşku yok ki Faulkner, Hemingway, Caldwell ve Steinbeck gibi yazarlar özgürce yazabilmelerini büyük ölçüde Dreiser'e borçludurlar. Dreiser ilk yapıtlarında öncelikle ve özellikle bireyin sorunlarına eğilmiştir. Orta yaşlara vardığında toplumsal eylemlere girişti. Bir sürü oyun, deneme ve otobiyografik parçalar yazdı ama, roman türü dışındaki çalışmaları hiçbir zaman tam başarıya ulaşamadı. Bu romanın en dikkati çeken bir yanı da yumuşak, ustaca ayarlanmış sesidir.
Mahmut Makal
Bitirildi
insan sesi mp3 - Türkçe
48 Ayrım
601,01 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Roman/Öykü
Seslendiren: Şükran irem Kubilay

Demokrasi deneyimleri, iktidar değişiklikleri bile aydın geçinen çevrelerde Makal’ın uyandırdığı şaşkınlık, yılgınlık ve hayreti uyandıramamıştır. Kamuoyu, yüzyıllardan beri ilk kez efendimizi, köylünün ne olduğunu bir köy çocuğunun ağzından dinliyor. Bu kitapların yazınsal yönü ise, hiç de bir romandan ya da herhangi iyi bir hikâyeden aşağı değil. Makal’ın gayet sağlam ve iyi bir anlatımı var. Mahmut Makal’ın Kuru Sevda’sı, yalnız okunması değil, aynı zamanda üzerinde ibretle durulması gereken bir eser olarak okuyuculara salık verilebilir... (Akis dergisi) Kuru Sevda’daki hikâyelerin hepsi de birbirinden ilginç ve sürükleyici. Başladıktan sonra bırakamadım. Gizli bir büyü var herhalde Makal’ın kaleminde. Hikâyede aranan nedir? Olay mı, dil ve anlatım mı, kuruluş mu? Bunların hepsi en güzel bir biçimde birleşmiş Kuru Sevda’daki yazılarda. Gözlem keskinliği ve gerçeğin saptanışı da cabası. Makal’ın öteki hikâyecilerden ayrıldığı nokta da burasıdır zaten. Salt hikâye yazmış olmak için yazmıyor. Çok yakından bildiği köy sorunlarını, bir makale kuruluğu ve sıkıcılığı içinde değil, benliğimizi sarsacak, yüreğimizi burkacak şekilde, sürükleyici hikâyeler halinde anlatıveriyor. Makal’ın bütün kitaplarında üzerinde durulması gereken önemli noktalardan biri de içtenliğinin ve milliyetçiliğinin yazarın tüm benliğini sarmış olmasıdır. Bu duygudur ki onu hep acı konuşmaya, gerçeği abartmadan, yüzümüze şamar vururcasına, korkusuzca önümüze sermeye yöneltiyor. Oyalamaca oynayan birçok sanatçımızın yanında Makal gibi birinin bulunması gerçekten ferahlatıyor insanı.Anlatış güzelliği ve insanı alıp götüren sürükleyiciliği içinde, her satırda bir dert de aynı zamanda deşilmiş. Okumalı Makal’ın Kuru Sevda’sını da. Köylümüzün kuru kuruya peşine düştüğü şeyler gerçekten ustaca verilmiş. Meğer nelerle oyalanmış köylümüz yüzyıllardır; hayatı seveceği yerde... Osman Senkoş (Varlık dergisi)
İsmail Tufan
Bitirildi
insan sesi mp3 - Türkçe
16 Ayrım
452,08 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Roman/Öykü
Seslendiren: Aytun Sezer

Dökülen dişlerime aldırmayın, hayatı çiğnedim ben… Benim kışım geldi günler kısaldı. Ama bu boyum gibi değil, yaşamın kışında günler kısalırken vakit uzar. Gençlik her şeyi bilir, yaşlılık her şeyi öğretir.
Emine Korkmazer
Bitirildi
insan sesi mp3 - Türkçe
7 Ayrım
51,23 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Masal
Seslendiren: İlkay Yıldırım

Masallar çocuklarımızı hayata hazırlayan ilk adımdır. Masallar sayesinde çocuklarımız fark etmeden evrensel değerleri, sevgiyi, saygıyı, mutluluğu, hüznü kısacası "hayatı" öğrenmeye başlıyorlar. Yine masallar sayesinde hayal güçleri gelişiyor, düşünme yetenekleri artıyor ve kelime hazineleri genişliyor. Bu bilgiler ışığında hazırlanan eserlerimizle çocuklarımız eğlenmenin ve öğrenmenin yanı sıra güzel karakter özellikleri de kazanacaklardır. Gerek özgün gerek derleme masallarımızda ana temamız "sevgi" oldu. Bununla birlikte, MEB'in tüm eğitim kurumlarında uygulamaya başlattığı "Değerler Eğitimi" programının konuları da özenle işlenmiştir. Uzun bir çalışma sonucu sizlere sunulan bu eserlerdeki değerlendirme soruları da çocuklarımızın okuduklarını pekiştirmelerine yardımcı olacaktır. Pedagojik kriterler gözetilerek özgün resimler eşliğinde hazırlanan kitaplarımızı okurken çocuklarımız hem eğlenecek hem öğrenecekler.
Kevin Dutton
Bitirildi
insan sesi mp3 - Türkçe
37 Ayrım
868,41 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Psikoloji
Seslendiren: Helin Taşkın

PSİKOPAT. Bu kelimeyi duyar duymaz katiller, sapıklar, intihar bombacıları üşüşüyor zihnimize. Ama filmlerdeki emsallerinin aksine, gerçek hayatta her psikopat şiddet yanlısı veya suça meyilli değil. Yeni araştırmalar her on CEO'dan birinin psikopat olduğunu söylüyor. Gülerek "Bilmem mi!" diyorsanız ekleyelim; cerrahlar, avukatlar, gazeteciler ve politikacılar arasında da psikopatlık hayli olağan. Psikopatların dünyasına yapacağınız bu afallatıcı yolculukta, Oxford Üniversitesi'nden Prof. Kevin Dutton, psikopatik eğilimlerin insanın doğasında olduğunu ortaya koyarken, toplumun da daha önce hiç olmadığı kadar psikopatlaştığını savunuyor. Zira korkusuzluk, kendine güven, cazibe, acımasızlık ve odaklılık gibi psikopatlarda öne çıkan özellikler 21. yüzyılda başarı kelimesinin üzerine terzinin diktiği ceket gibi oturuyor. Kevin Dutton, yüksek güvenlikli hastanelerin psikopati koğuşları, Budist tapınakları -kapaktaki "ermiş" kelimesi maalesef nedensiz kullanılmadı- ve komando eğitim kampları gibi yalnız özel izinle girilebilen sıra dışı yerlerde sayesinde bizzat yaptığı gözlemleri, beyin taraması gibi gelişmiş yöntemler ve benzeri bilimsel araştırmalarla harmanlayarak, başarılı bir cerrahla seri katil arasındaki çizginin aslında nasıl da ipince olduğunu gözlerimizin önüne seriyor. Her sayfası kışkırtıcı önermelerle dolu Olağan Psikopatlar, bizi o hep hor gördüğümüz, ama yeri geldiğinde faydalanmaktan da çekinmediğimiz karanlık yanımız ile tanıştırıyor.
Şeref Hazinedar
Bitirildi
insan sesi mp3 - Türkçe
5 Ayrım
99,74 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Tarih
Seslendiren: Şeref Hazinedar

Kitap Açıklaması İkisi de orta yaş civarında tahta çıkan ve dört buçuk yıla yakın tahtta kalan son Bizans ve Osmanlı hükümdarlarını iki temel paralellik asırlar üzerinden bir araya getirebiliyor. Büyüme ve küçülme dönemlerinde benzer topraklar üzerinde yayılan, aynı başşehire sahip iki imparatorluğun son buluşuna son hükümdarlar olarak şahitliklik etmeleri ve düşman veya hain olarak ötekileştirilmeleri. İki imparatorluğun son dönemleri ve iki hükümdarın kendi sonları ile ilgili olarak şu benzerliklerden de söz etmek mümkün. İlk ve son Bizans imparatorları Konstantin (I. ve XI.), ilk ve son Osmanlı padişahları Mehmed (II. ve VI.) olan, Doğu ile Batı'nın birleştiği noktada, iki kıta üzerindeki tek şehir İstanbul iki imparatorluğa da başşehir olarak hizmet etmişti ve en uzun ömürlü imparatorluk payitahtıydı. İstanbul'un 1918'de Mondros Mütarekesi sonrası işgali ile kuvvet merkezi olarak önem kazanan Anadolu, 1204'deki Haçlı istilası sonrasında da hükümet merkezinin İznik'e (Nicea) kaydırılmasıyla Bizans için kuvvet merkezi olmuştu. Hristiyan Batı'da, Bizans da Müslüman Osmanlı gibi Doğu olarak algılanabiliyordu. Batı ile, zamana, onu oluşturan devletlere göre değişen olumlu veya olumsuz ilişkiler iki imparatorluğun da son günlerine kadar önemini koruyacaktı. İki imparatorlukta da, dinin toplum üzerindeki etkisi ve dini liderlerin desteğine duyulan ihtiyaç, zaman ve din farkına rağmen son yıllara kadar önemini korumuştu. (Tanıtım Bülteninden)
Mustafa Kaya
Bitirildi
insan sesi mp3 - Türkçe
18 Ayrım
501,48 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Roman/Öykü
Seslendiren: Hülya Sarıhan

Rüyalar aleminin sırrını çözdükten sonra bir yerde bir rüya göreceksin ve tüm dünyan değişecek. Hayatında muhteşem bir değişim isteyenlere ithaf olunur. "...anladın mı Tekin? Sakın ha sakın unutma, bu sözleri çok iyi düşün. Anla Umre'nin içindeki sırrı. Müslümanlar, Umre'nin aslında ne olduğunu unuttular. Umre'nin niçin yapıldığını, kimi ziyaret ettiklerini ve bundaki müthiş sırrı unuttular. Ah bir bilselerdi Umre'nin, buluşma, kavuşma olduğunu. Ziyaret ettiğin ev sahibiyle rüya aleminde buluşma, konuşma olduğunu. Hoş artık rüyanın ne olduğunu bilmiyorlar ya..."
HALİL İNALCIK
Bitirildi
insan sesi mp3 - Türkçe
54 Ayrım
1730,96 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Arastirma- İnceleme
Seslendiren: GÜNFER DEMİRCİ

Rönesans tarihini Batı dillerinden çevrilmiş kaynaklardan okuyanlar, konuyu adeta tümüyle Batı ve Orta Avrupa’da, bu bölgenin iç dinamikleriyle başlayıp bitmiş bir süreç olarak algılar. Oysa Halil İnalcık’ın Ankara Üniversitesi’nde yıllarca okuttuğu, “Rönesans Tarihi” derslerini izleyenler, Osmanlı Türklerinin de bu sürecin ayrılmaz bir parçası olduğunu gözlemlemişlerdir. Rönesans Avrupası, işte bu dersin notlarının, elden geçirilip kitaplaştırılmasıyla ortaya çıkmış bir yapıt. Rönesans ve Reform süreçlerinde, Osmanlı İmparatorluğu’nun Avrupa tarihini nasıl etkilediğini vurgulamasıyla, benzerlerinden oldukça farklı bir çalışma. Bir yandan Bizans’tan Avrupa ülkelerine iltica ederek hümanizmin önünü açan bilim adamlarının öykülerini gerçeklik zeminine oturturken, bir yandan da Osmanlıların siyasi dengeler üzerinden, bu süreçte doğrudan ve nasıl önemli bir pay sahibi olduğunu gözler önüne seriyor. Bu çalışma Osmanlıların, bundan sonra yazılacak Avrupa tarihlerinde “karşı taraf” değil, taraflardan biri olarak yer alması gerektiğini belirterek, genç kuşak tarihçilerin ufkunu açmak savında. Çalışmanın ikinci bölümü, Türkiye’nin Batı Medeniyetiyle Özdeşleşme Süreci ise, Rönesans’ın ve hümanizmin Osmanlı-Türk tarihindeki yansımalarına odaklanıyor: Fatih Sultan Mehmed’in İtalya ve hümanizm öncüleriyle yakın ilişkisi, bu ilişkinin II. Bayezid ile zayıflayışı, Batılılaşmanın Osmanlı İmparatorluğu’nda topçuluk ve denizcilik gibi pratik alanlarda süregelişi, Lâle Devri ile Batı üstünlüğünün kabul edilişi, Tanzimat ile hukuk ve idarede güçlü bir Batılılaşma sürecinin başlayışı ve nihayet Atatürk devrimleriyle tam Batılılaşma hedefinin millî bir kültür dönüşümü haline gelişi... Halil İnalcık bu eserinde, Batılılaşma hareketinin yakın tarihimizdeki gelişim sürecini, tanınmış sosyologların analizleriyle de değerlendirerek son gelişmelere ışık tutmaya çalışıyor. Bu süreçte Cumhuriyet tarihinde yaşanan çalkantılara değiniyor ve Suat Sinanoğlu’nun savunduğu, Türk hümanizm hareketinin tam Batılılaşmanın ön koşulu olduğu görüşünü de ayrıntılı biçimde ele alıyor.
Jill mcgivering
Bitirildi
insan sesi mp3 - Türkçe
41 Ayrım
1077,19 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Roman/Öykü
Seslendiren: meral tekin

Umutsuzluğun eşiğindeki umudun öyküsü... Güçlü iki kadın. İki farklı kültür. Tek ve ortak bir amaçları var: Hayatta kalmak. Başarılı bir savaş muhabiri olan Ellen Thomas çok sevdiği tercüman arkadaşı Jalil'in kuşkulu ölümünü araştırmak üzere Afganistan'ın tehlikeli bölgesi Helmand'a giderek İngiliz askerlerinin kampına katılır. Ölümün ve yıkımın kol gezdiği bu ülkede adaleti bulmakta ve üstü kapatılmış gerçekleri ortaya çıkarmakta kararlıdır. Diğer tarafta toplum tarafından eş ve anne olmaya zorlanmış Hasinad ise İngiliz Birlikleri tarafından işgal edilmiş bir köyde yaşamaktadır. Tek çocuğu Aref ise yeraltı savaşçılarının üyesidir ki, Hasinad bedeli ne olursa olsun oğlunu korumaya kararlıdır. Ellen ile Hasinad'ın yolları kesişir ve artık tek bir amaçları vardır: Hayatta kalmak. Fakat bu yolda onları çok yıkıcı sonuçlar beklemektedir. Bu kitap, umutsuz yaşamların sarsıcı ve lirik bir öyküsü... Son Kerkenez, McGivering'in BBC adına Afganistan'ın güneyinde bulunduğu sırada tanık olduğu gerçek bir hikâyenin peşine düşüp ondan esinlenerek yazdığı bir romanıdır. "Uçurtma Avcısı okurlarının seveceği dokunaklı, acıklı ve etkileyici bir ilk roman." Daily Mail "McGivering'in eseri savaş dehşetinin cesur gerçekliği ile savaşın insanlıktan uzaklaştırdığı davranışları aşılıyor." Publishers Weekly Bu kitap rahatsız edici ve etkileyici. Her iki taraf da dürüst bir şekilde resmedilmiş ve karakterler çok gerçek." Booklist "Rahatsız edici ve samimi." The Times
Anooshirvan Miandji
Bitirildi
insan sesi mp3 - Türkçe
4 Ayrım
87,90 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Çocuk Kitabı
Seslendiren: Oya Çetintaş

Herkes üzerine düşeni yapmazsa ne olur? Yükümüzü başkasına taşıttırmak istesek ne olur? Toplu halde tembellik iyi midir? Rahata düşkünlüğün bedeli nedir? Uzun zaman önce yapılmış hatalar düzeltilebilir mi? Bir hatayı kabul etmemek ikinci hata mıdır? Doğruyu yanlıştan ayıran nedir? Neden bazıları doğrulara inanmak istemez? Neden bazıları sorunları çözmek yerine onlarla yaşamayı ve acı çekmeyi sever? Acı çekmek kader mi? Düşünmek çok zor bir iş mi? Dedikodu bir düşünme şekli mi? Kendisini eleştirmeyen toplumu ne bekler? Tek başına kalmak yanılmak mı demektir? Vazgeçmeyenler için bir olasılık daha var mıdır? Bu sorulardan bazılarını merak ediyorsanız Filozof Meşe'yi okumanız gerekebilir.
Line Faden Babin Ve Jakob Rachmanski
Bitirildi
insan sesi mp3 - Türkçe
3 Ayrım
61,85 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Çocuk Kitabı
Seslendiren: Oya Çetintaş

Denizlerin en derin yerinde, yosun ve mercanların insanlardan gizlediği bir sarayda, balık gibi kuyruğu olan genç bir prenses yaşıyordu. Annebabasının çok sevdiği bu prenses denizoğlanlarının en yakışıklı ve en tatlısıyla nişanlandı. Görenler dünyanın en mutlu denizkızı olduğunu söylüyordu. Ne var ki genç prenses nedenini anlayamadığı bir umutsuzluğa kapılmıştı... Küçük Filozoflar Dizisi, 9 - 14 yaş çocukları için filozofların hikâyelerini anlatan çok güzel resimlenmiş kitaplardan oluşuyor. Diziyle çocukların felsefeye zevkli bir giriş yapmalarını, kendi sorularının peşinden gitme alışkanlığı kazanmalarını amaçlıyoruz. Kierkegaard ile Denizkızı dizinin on dokuzuncu kitabı.
Sinan Akyüz
Bitirildi
metin - Türkçe
2 Ayrım
594,24 KB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Roman/Öykü

“Bazen alıp başını gitmek ister insan. Uzaklara, çok uzaklara… Görürüm ki sen de alıp başını gitmek istersin buralardan. O vakit ben de seni yanımda götüreyim derim…” Delal iliklerine kadar sarsıldı. Sonra ani bir öfke hissetti içinde. “Doğrudur,” diye bağırdı. “Uzaklara, hem de çok uzaklara gitmek isterim… Fakat Şiyar’ımın olmadığı bir yere de gitmek istemem.” Mamo sakinliğini hiç elden bırakmadı. “İstersen acele hüküm verme,” dedi. “Yarın sabaha kadar vaktimiz vardır. Bilesin ki benim oğlum da senin gibi yaralıdır. Bu kötü günlerinizde birbirinize yoldaş olursunuz kızım. Baran’ım elbette iyileşecek, bir gün ayağa kalkacaktır. O zaman da senin yaralarını o iyi edecektir…” Düğün günü güzeller güzeli Delal, gelin alayıyla damat evine vardığında hayatının en mutlu gününü yaşıyordu, ta ki Şiyar’ının atı Cengâver bir başına ortaya çıkıncaya kadar… Nasıl olmuştu da mutluluk bu kadar çabuk uçup gitmişti ellerinin arasından? Nasıl olmuştu en güzel günü kara güne dönüşüvermişti? Şimdi nasıl Şiyar’ın kardeşi Diyar’a eş olacaktı? Töreye nasıl karşı gelecekti? Sürdü Cengâver’i ölüme, ama kader ona başka bir yol çizdi. Önce Mamo’yu gönderdi, sonra da umudu… 1950’lerde sınır kaçakçılığını önlemek için tüm sınır mayınlanmış, yaşanan kayıplarla hayatlar değişmişti. Tıpkı Delal ile Şiyar’ınki gibi. Onların gerçek yaşamlarından yola çıkarak kaleme aldığı bu kitapla Sinan Akyüz, bize her ne olursa olsun umut etmekten vazgeçmememiz gerektiğini hatırlatıyor. Sevginin ve cesaretin gücüyle… İncir Kuşları, Piruze, Aşk Başka Evde gibi çok okunan kitapların yazarından yine soluk soluğa okuyacağınız bir roman…
Lois Greiman
Bitirildi
metin - Türkçe
2 Ayrım
732,16 KB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Roman/Öykü

Casie Carmichael, doktor olma hayalleri olan genç bir kadındır. Babasının ölümünden sonra her şey değişir. Nişanlısı Bradley’i, özgürlüğünü ve hayallerini bırakarak Güney Dakota’daki evine geri döner ve zorlu çiftlik hayatını yaşamaya başlar. Casie’nin zorlu çiftlik yaşamında yanında olan Sophie Jaegar’ın çiftlik deneyimi, kısa bir zaman içerisinde davranışlarını tamamen değiştirir. Çiftlikte vakit geçirme şansını elde etmek, yaşanacak talihsiz olaylara çözümler bulmak kolay olmayacaktır. Kuzular, doğum yapan inekler ve atlar, ayrıca tamir edilmesi gereken çitler, sürülmesi gereken toprak, yapılması gereken işler... Casie, ilişkileri hakkında endişe duymasına rağmen Bradley ile nişanlı kalmayı sürdürebilecek mi? Kitap boyunca Casie’nin hayatta istediklerini elde etmek için yaşadığı mücadeleye tanık olacaksınız...
Esra Ezmeci
Bitirildi
metin - Türkçe
2 Ayrım
628,81 KB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Roman/Öykü

Her insan lekeli midir? Ne zaman bulaştı bu lekeler bize? Habil ile Kabil zamanında mı? Bir yara mıdır bu leke, bir nişan mıdır yoksa? Masum, saf ve temiz olarak dünyaya gözlerini açan insanoğlu, neden bu dünyayı yaşanmaz kıldı? İnsan kötülükle mi doğar, sonra mı kötü olur? Bir bebek, başka bebeği gördüğünde neden rahatsız olur, neden onu tırmalar, canını yakar? SÜT LEKESİ insanın içsesi olmaya aday bir roman. Kimseye söylemediklerimize, yalnızken kendimize bile fısıldayamadıklarımıza, aklımızdan bile geçiremediklerimize ışık tutuyor. Acı içinde kıvranırken gelen mutluluğu, karanlık içinde boğulurken yanan ışığı, çaresizlik içinde debelenirken yanı başınızdaki çareyi göreceksiniz. Sadece iyiyi ve güçlüyü değil, kötüyü ve zayıfı da anlayacak, önyargılarınızdan rahatsız olacaksınız.
Çağdaş Ulus
Bitirildi
metin - Türkçe
2 Ayrım
302,99 KB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Siyasal Tarih

Bir gün mezarlarımızda güller açacak Ey halkım, unutma bizi. Bir gün sesimiz, hepinizin kulaklarında yankılanacak Ey halkım unutma bizi... Uğur Mumcu 24 Ocak 1993'te öldürülen, Uğur Mumcu'nun anısına… Frank Darling, uzun zamandır CIA içerisinde çalışan bir Orta Doğu uzmanıydı. Emekli bir doktor olan Lansing Bennett da CIA'nın Türkiye uzmanıydı. Her ikisi de uzmanlık alanları olan bölgeye birçok kez gitmiş, özellikle Lansing Bennett, CIA için birçok gizli operasyona katılmıştı. Türkiye'ye, suikaste kurban gittiği 25 Ocak 1993 tarihinden bir süre önce giriş yapıp bir hafta kaldıktan sonra da ABD'ye geri dönmüştü. Türkiye'ye hangi istihbarat faaliyeti için geldiği bilinmese de Türk istihbaratından görüştüğü kişilere Türkiye'de düzenlenecek bir suikastle ilgili bilgi vermişti. Uğur Mumcu cinayeti, benzeri birçok siyasi cinayet gibi devlet yetkilileri tarafından bilinen, "Geliyorum" diyen bir cinayetti. Gazeteci-Yazar Uğur Mumcu'nun eşi Güldal Mumcu'yu suikast günü evinde ziyaret eden ve Mumcu suikasti için "Zaten bekliyorduk" diyen dönemin TBMM Başkanı Hüsamettin Cindoruk ve MİT Müsteşarı Teoman Koman'ın söyledikleri de Kolombiyalı ünlü yazar Gabriel Garcia Marquez'in "Kırmızı Pazartesi" kitabında anlatılan cinayetin bir benzeriydi. Bu açıklamalar, Mumcu cinayetinin bilindiğini ama önlem alınmadığını açıkça ortaya koyuyordu. Mumcu suikastiyle ilgili bir bilgiyi Türk İstihbaratı ile paylaşmış olan Türkiye uzmanı CIA ajanı Bennett de Uğur Mumcu'nun öldürülmesinden yalnızca 24 saat sonra bir suikast sonucu hayatını kaybediyordu. Gazeteci Çağdaş Ulus, araştırmacı gazeteciliğin önemli bir örneğini vererek Türkiye'den ABD'ye uzanan suikastler zincirini sarsıcı bilgilerle ortaya çıkarıyor. (Tanıtım Bülteninden)
Andreas Gruber
Bitirildi
metin - Türkçe
2 Ayrım
1019,28 KB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: roman/ polisiye

Onun zihnini bir çocuk masalı ateşe verdi. Ve artık geri dönüş yok… "Eğer bu kadını neden kaçırdığımı kırk sekiz saat içerisinde bulabilirsen kadın yaşar. Eğer bulamazsan, ölür." Bir seri katilin sapkın oyunu bu sözlerle başlar. Kurbanlarını açlıktan öldürür, mürekkepte boğar ya da betona gömer. Kurbanlardan birinin kızı olan Sabine Nemez Münih emniyetinde çalışan bir komiserdir. Sabine bu cinayetlerin nedenini bulmak için çırpınırken Hollandalı bir meslektaşı da soruşturmaya destek olur ve bir süre sonra katilin, cinayetleri eski bir çocuk masalından etkilenerek gerçekleştirdiği ortaya çıkar. Dahası, tüyler ürperten bu masal, katilin hayata geçirmeyi planladığı başka işkence yöntemleriyle de doludur… "Kitabın yüksek temposu başınızı döndürecek." -Naschblog.de- "Gerçekçi karakterleri ve zekice yazılmış öyküsüyle türünü bir adım ileri taşıyan bir psikolojik gerilim. Gerilim türü hayranları için kaçırılmayacak bir deneyim." -Literatopia.de- "48 Saat psikolojik derinliği olan, sıradışı bir roman." -Kerstin Thieme- "Bir seri katil, sempatik bir komiser, hızla gelişen olaylar, katilin cinayetleri işlerken yararlandığı bir çocuk kitabı ve her şeyi çözmeye kararlı bir psikiyatrist, işte yazarın gerçek bir gerilim romanı kurmak için kullandığı araçlar." -Judith Maas- "48 Saat kesinlikle kalbi zayıf olanlara göre değil. Gruber, eğlenceli kahramanlar, akıcı bir yazım tarzı ve zekice yaratılmış cinayetlerle okuyucuyu ve komiserleri sürekli yanlış yollara sokuyor." -Bücherzauber-hdh.com- "Gruber'in yüksek tempolu, karmaşık ve her dönemeçte okuyucuyu ters köşeye yatıran bir tarzı var." -Sebastian Fitzek- "48 Saat, sıradışı karakterleri, karanlık atmosferi ve insanı dehşete düşüren hikâyesiyle okuyucuyu kendine bağlamayı iyi biliyor." -Media-Mania.de- "Andreas Gruber okuyucunun elinden bırakamayacağı bir gerilim romanına imza atmış. Tüm gerilim romanı hayranlarına ısrarla tavsiye ediyorum." -Leipziger Volkszeitung- "Gruber yüksek tempolu ve akıcı yazım tarzıyla ürkütücü, karanlık ve cesur bir atmosfer ile inandırıcı karakterler yaratmış. Akıllara durgunluk veren bir sona doğru ilerlerken, her sayfada gerilimin dozu daha da artacak ve okurken bir dakika bile rahat nefes alamayacaksınız." -Woman- "48 Saat sizi kıskıvrak yakalayan, klasikler arasına girmeyi hak eden bir roman." -Sabbelsurium.de- "Andreas Gruber'de en çok takdir ettiğim şey kendine özgü bir hikâye örgüsü kurmayı iyi bilmesi. Ayrıca yarattığı atmosfer o denli inandırıcı, o denli ürkütücü ki kendinizi olayların tam ortasına düşmüş gibi hissediyorsunuz." -Andreas Eschbach- (Tanıtım Bülteninden)

Sayfalar