Yazara Gore Listeleme

  • Kâdî İyâz
    insan sesi mp3 - Türkçe
    91 Ayrım
    1241,29 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Şükrü Kıvrak
    Şifâ-i Şerif; gönüllerde Peygamber sevgisini tutuşturmak, O'nu bütün yönleriyle tanıtıp anlatmak ve Müslümanlara, Sultân-ı Enbiyâ'nın haklarını savunmayı öğretmek maksadıyla yaklaşık 9 asır önce Endülüslü tanınmış alim Kâdî İyâz tarafından kaleme alınmış bir eserdir. Bu kıymetli eser, İlim ve fikir camiasının yakından tanıdığı, yarım asırdan beri akademik çalışmalarının yanı sıra kaleme aldığı eserleriyle bir nesle peygamber sevgisi aşılayan değerli ilim adamı Prof. Dr. Mehmet Yaşar Kandemir Hocamızın elinde yeniden hayat buldu. Eyüp Sultan Camii kürsüsünden sekiz yıldır her pazar günü yaptığı 'Şifâ-i Şerif' dersleriyle bu kıymetli eser özgün bir şerh hüviyetini kazanmıştır. Nureddin Yıldız Hocamızın araştırma ve inceleme desteği sunduğu bu nadide eser 3 cilt hâlinde başucu eseri olarak ilk defa Tahlil Yayınları tarafından istifadeye sunulmuştur. (Tanıtım Bülteninden)
  • Ahmet Sırrı Arvas
    insan sesi mp3 - Türkçe
    20 Ayrım
    816,67 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Ömer Mahmutoğlu
    Koca koca ciltler arasında kaybolan kitap kurtlarından kaç tane kaldı? Nerede o kesekağıdını bile itina ile açıp satır satır okuyan meraklılar? Bırakın ciddi eserleri, edebi metinleri, kıymetli tercümelere rengarenk ansiklopedilere bile bakılmıyor. Şairine uykusuz geceler geçirten şiir kitapları kartvizit gibi imzalanıyor, eşe dosta bedava dağıtılıyor. Vaktimiz çok kıymetli ya, romanların önce son sayfasına bakıyor, finali öğrenip kitabı katlıyoruz. Lakin... Lakin insanımız hikaye okumaktan, hikaye dinlemekten hoşlanıyor. Hikaye tadında fizik, hikaye tadında kimya anlatabilmek mümkün mü? Evet, ama biyografiye pek başka yakışıyor.
  • Nigar Binti Osman
    insan sesi mp3 - Türkçe
    8 Ayrım
    137,24 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Sema Özer
    “Bugün gene şâirliğim, o hâlim var. Saat ondan üçe kadar şiir yazdım. ‘Hanımeli’, gönülden sevdiğim bu çiçeği ikinci def’adır ki inşad ediyorum kabrime dikilmesi temennisini tekrarladım. Acaba kimsenin hatırına gelecek mi?..” Şair Nigâr, Osmanlı’nın son yıllarında yaşamış, döneminin yarattığı en verimli, en özgün şairlerden biri. Fakat ne yazık ki çoğu eseri günümüz Türkçesine, hatta Latin alfabesine dahi çevrilmedi. Bu yazı, hakkında yazılan diğer parçalar gibi; değerinin anlaşılması, hatta gözden göze yayılarak “eserlerinin basılmasının sağlanması” amacıyla kaleme alındı. Nigâr Hanım’ın küçük oğlu Salih Keramet Nigâr, şaire ait belgeleri, defterleri ve müsveddeleri çeşitli kurumlara bağışlamış (Aşiyan Müzesi, Darüşşafaka, Milli Kütüphane, Topkapı Sarayı Müzesi vs) 1959 tarihli bu kitap, Şair Nigâr’ın ölümünün 40. yılında, defterlerinden ve günlüklerinden seçilmiş bir kısım parçalar içeriyor. Aslında Nigâr Hanım’ın vasiyeti; defterlerin ölümünden 50 yıl sonra açılmasıymış. Ancak varislerin izniyle, bir kısım genel parçalar ve hayatının önemli noktalarına ışık tutan kimi kısımlar derlenerek basılabilmiş. İyi de olmuş çünkü ölümünün 100. yılına gireceğimiz şu günlerde, 1998 yılında İletişim Yayınları tarafından basılmış, Nazan Bekiroğlu’nun Şair Nigâr Hanım kitabı dışında elle tutulur bir çalışma yok. Yirmi senelik bu çalışmanın baskısına ulaşmak da hayli zor. Hâlbuki kapanan bir devrin, büsbütün değişen bir coğrafyanın kadınıdır Şair Nigâr, devrimin getireceği yeniliklerin tüm sancısını yaşamış batılılaşma sürecinin anlatımında mükemmel bir özet olmuştur hayatı. Hali vakti yerinde bir ailenin 'Osmanlı Kadını' olarak yetiştirilmiş, içinde girdiği, hatta yarattığı sanat camiasıyla Batı’nın fikirlerini benimsemiş, Birinci Dünya Savaşı patlak verdiğinde saltanat hayatının içine girmiştir. Uçurumun, sanatın, savaşın, aşkın, dostluğun ve daha birçok konunun ikiyüzlülüğüne şahitlik etmiştir yaşamı. Altmış iki yaşında Tifüs’ten yaşamını yitirdiğinde, ünü Avrupa’ya yayılmış, adı, Osmanlı’nın en önemli şairleri arasında anılmaya başlanmıştır. Bu yazı, 1959 tarihli Hayatım’ın Hikâyesi kitabını kaynak alıyor. Tabii, o yıllarda, yayınlanmasında “sakınca görülen” birçok önemli ayrıntı atlanmış. Mesela, Nigâr Hanım’ın meşhur Salı Toplantılarına ait hiçbir şey yok. Hâlbuki Nişantaşı’nda gerçekleşen bu toplantılara Süleyman Nazif, Ahmet Mithat Efendi, Recaizade Mahmut Ekrem, Abdülhak Hamit, Cenap Şahabettin, Bestekar Leyla Hanım ve Pierre Loti gibi isimler katılırdı. Tanzimat Ferman’ından da önceye dayanan bu toplantılar, haremlik-selamlık Osmanlı için, sanatın özgürce gerçekleştiği, konuşulduğu en önemli yerlerden biridir. İşte bunun gibi eksiklikleri var bu yazının. Özellikle konu günlük olunca; tamamını okumakla, seçilmiş-kesilmiş birkaç parçayı okumanın arasındaki farkı, Nilgün Marmara ile alakadar olmuş kimseler bilirler. Olayların geçtiği tarihler ile günlüğe düşüldüğü tarihler arasında zaman zaman ciddi farklar olduğundan, tarihleri de yazıya karıştırmamaya çalıştım. Şimdi kronolojik sırayla ve pek çok alıntıyla; -Alınlarının kara yazısı benimkini andıran bahtsızlarımıza- ithafıyla başlayan Şair Nigâr: Hayatımın Hikâyesi kitabını, tüm eserleri pek yakında yayınlanır temennisiyle, anlatmaya başlıyorum:
  • Stefan Zweig
    insan sesi mp3 - Türkçe
    8 Ayrım
    153,93 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Sema Özer
    Bayan Henriette, eşi ve çocuğuyla tatile gittiği Fransız Riviera’sındaki küçük otelden bir Fransız genciyle kaçar. 1920'li yılların aristokrat ahlak anlayışına uymayan bu kaçış, oteldeki konuklar arasında tartışmaların çıkmasına ve fikir ayrılıklarına yol açar; aralarından yalnızca biri, yaşananları ‘‘normal’’ karşılamaktadır. Bayan C, yıllar önce Monte Carlo’da yaşadığı ve yaşamı boyunca unutamadığı o yirmi dört saati, bu hoşgörülü yabancıya anlatmaya karar verir. 1927’de yayımlanan Bir Kadının Yaşamından 24 Saat, Stefan Zweig’ın yaşadığı toplumu çözümleyip, eserlerinde ustalıkla yansıttığı uzun hikâyesidir.
  • Müthiş Psikoloji
    insan sesi mp3 - Türkçe
    12 Ayrım
    275,62 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Sema Özer
    Gerçekten “özgür” müsünüz? Dilediğiniz zaman dilediğiniz yemeği yiyebiliyor olmak mıdır sizce özgürlük? Toplumsal hiçbir baskı hissetmeden içinizden geldiği gibi giyinebiliyor olmak mı yoksa? Canınızın istediği saatte uyuyup, canınızın istediği saatte uyanarak, yine canınızın istediği saatlerde istediğiniz kadar çalışarak, ihtiyacınız olan parayı kazanabilmeniz mi? Bir hafta sonu tatilinde cep telefonunuzu kapattığınızda mı özgür hissediyorsunuz sadece kendinizi? Hayatınızla ilgili her kararınızı sadece kendinizi düşünerek mi alıyorsunuz? Kaderinizin ipleri tamamen sizin elinizde mi? Başkalarının sizden yararlandığını düşündüğünüz oluyor mu? Kaybetmekten korktuğunuz insanlar yok mu? Değişmeye ne kadar açıksınız? En azından yumurtayı nasıl yemekten hoşlandığınızı düşünün. İlle de rafadan mı? Yoksa “Bugünlük de böyle olsun, ne fark eder ki?” dediğiniz olur mu? Önemsiz gibi görünen bu küçücük ayrıntıların mücadelesi içinde silinip gider sizi siz yapan sınırlarınız. Çünkü “özgürlük” sandığınız gibi “sınırsız” olmak demek değildir, tam tersine net ve güçlü sınırlara sahip olabilmenizle ilgilidir. Diğer bir deyişle, hayır diyebildiğiniz ölçüde, özgürlük alanınıza sahip çıkarsınız.
  • Mümin Sekman
    insan sesi mp3 - Türkçe
    27 Ayrım
    424,88 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Sema Özer
    1 Güçlü Soru 500 Farklı Cevap! Ne ilginç bir oyun şu hayat! Tek bir hakkınız var. Kuralları oynarken öğreniyorsunuz. Zaman hızla akıyor. Başa çıkmak kolay değil. Sağ çıkmak ise imkânsız! Hepimiz büyük bir sorunun peşindeyiz: Şu hayatı en iyi şekil de nasıl yaşamalı? Cevabı bazılarımız içte arıyor, bazılarımız işte. Kadere teslim olan da var, kontrolü sıkı tutan da. Ancak çoğumuzun bildiği yaşadığına yetmiyor! Belki de çözüm, sınıfın en çalışkan çocuklarının sınav kâğıdına bir göz atmak! Bizler küçük bir hayatla başa çıkmaya çalışırken, dünyanın zirvesindekiler o büyük hayatları nasıl yönetiyor? Onların bildiği, bizim bilmediğimiz neler olabilir? Dünya büyüklerinin dünya görüşlerini, birinci avcısı titizliğiyle sistematik bir şekilde taradık. Hayat ve başarı felsefelerini yansıtan farklı ve faydalı fikirlerini özetledik. Bir tür hayat bilgisi bankası oluşturduk. İhtiyaç anında fikir çekebilmeniz için! Bu kitap ‘özdeyiş derlemesi’ değil, sistematik bir düşünce taraması. Alanında ilk. Hayat Bilgesi Dizisi hayatın bin bir halini karşılayan bir ‘akıl açacağı’ oluşturma çabası. Akıl verme kitabı değil, zihin açma kitabı! Mantıklı ve motive edici cevaplar, kışkırtıcı sorularla bir arada. Karışık kafaları toplamak, kapalı akılları açmak için. Hem kaşiflik hem kılavuzluk! Hayata bakış açınıza bir daha bakın! Bildikleriniz sizi şuan da bulunduğunuz yere getirdi, daha iyi bir yer de olmak istiyorsanız, size yeni(lenmiş) bir akıl gerek!
  • Cengiz Aytmatov
    insan sesi mp3 - Türkçe
    38 Ayrım
    732,34 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Levent Filyos
    Bununla beraber şarkı söylemeye içtenlikle, bütün kalbiyle katılıyordu. Çünkü şarkılar herkes içindi. Bunda kralın, sokaktaki basit adamdan daha fazla hakkı yoktu. Şarkı söyle, oyna, neşelen, istersen kendini kaygılara bırak ve ağla! Hayatta olduğun sürece insani olan her şey elinin altındadır: Kalbin çarparak beklediğin ve seni terk eden kadın, verdiği acılar yüzünden son şarkını dinlettikten sonra ölmek isteyişin... Henüz küçük bir çocukken annenin şefkatli okşayışı, babanın ölümü, dostların kanlı bir dövüşe girişmesi… Temiz ve içten bir anlatımla ruhunu açtığın ilahlar… Tabiatın sırrı ve seni hiç terk etmeyen ölüm ve öldükten sonra da onun seni terk etmeyişi… Her şey, her şey şarkılardadır. Hayat, bütün hiçliklerden daha kuvvetlidir ve dünyada ondan daha kutsal bir şey yoktur, işte bunun için insan öldürülemez, bunun için öldürmemek zorundayız. Ama düşman gelip senin toprağını işgal etmişse, dövüşülür, savaşılır ve sevgilinin şerefi de insanın ana vatanı gibi korunmalıdır. Ayrılık acısı, taşınamayacak kadar ağırdır, omuzlarına çöken bir dağ gibidir. Çünkü o sevgili olmadan güzellik yoktur, renkler yoktur, ışık, neşe ve gelecek gün yoktur. İşte bunlardır şarkılar, insan bütün şarkıların içeriğini sayıp dökemez... İnsanın temel meselelerini, aşkını, hasretini, düşüncelerini kısacası insanı anlattı Cengiz Aytmatov. Kökü Manas’tı. Gelenekten geleceğe uzanıyordu düşünceleriyle. Yepyeni ufuklara açılıyordu. Çocukluğunda dinlediği masallar, gençliğinde hasret ve hüzünle eşlik ettiği şarkılar, ozanların yaktığı türküler dünya görüşünün temelini oluşturdu. İnsanların gönlünü kazandı eserleriyle. Dünyanın dört bir tarafında okundu. O, yazılmamış bir tarihin dilini keşfederek sadece insanları ve tabiatı değil, insanın ve tabiatın hâllerini bu dille anlatıyor eserlerinde. Okuyucuyu çeken de onun bu özgün kurgusu ve üslubu oluyor.
  • Alfred Adler
    insan sesi mp3 - Türkçe
    29 Ayrım
    662,74 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Meral Kızıler
    Okuyucu bu adamın, kendini öldürmeye bilinçli olarak eğilimli iken, nasıl üstün olma duygusuna sahip olabildiğini sormak isteyecektir. Cevap basittir. Onun özünde herhangi bir şey intihar eğilimine karşı savaşmış ve savaşı kazanmıştır. Bu savaştaki başarısı onu fatih ve üstün bir varlık yapmıştır. Onun üstün olma çabası somut olarak, şöyle veya böyle aşağılık duygusuna sahip insanlarda sıkça görüldüğü gibi, bir zayıflıktan kaynaklanmaktadır.
  • Fuzuli Bayat
    insan sesi mp3 - Türkçe
    19 Ayrım
    345,27 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Tarık Baldan
    Türk kültürünün en çok araştırılan konularından biri olan Korkut Ata ve adına bağlanan Oğuznamelere olan merak eksilmeden devam etmektedir. Ününe ün, sözüne söz çatmayan Korkut Ata, Türk ulusunun vilayet ıssı olmasından dolayı kutsanmış, ozanlığı, tabibliği, kısmen şamanlığı kısmen de savaşçılığı kutsal merkez etrafında işlevselleşmiştir. Korkut Ata, Altay’dan Balkanlar’a kadar tanınan ve önünde baş eğilen kişiliğiyle Türk ulusunu birleştirmek ve çekişmeleri gidermek için çaba harcamıştır. Kopuzuyla ölüme meydan okuması, Yelmayası ile ölümden kaçması ile Korkut Ata, tarih öncesi şuurumuzu tarihle birleştirmiş, mitolijik kurgu aracılığıyla ontolojik varlığını günümüze taşımıştır. Korkut Ata, denizden denize büyük devletler kuran konar-göçer Türklerin kahramanlık çağlarını yaşatan ve bizlere ulaştıran ozan, Türk dünyasındaki ilk şaman, Tanrı’nın gönlüne ilham ettiği ilk velâyet sahibi , Hak Teâlâ’nın emanetini boynuna asan hüccet ve bilge ve başbilenliği ile milletin gönlünde taht kuran bir kahramandır.
  • Murat Uyurkulak
    insan sesi mp3 - Türkçe
    16 Ayrım
    478,24 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: AYSUN GÜNDOĞDU ÇEVİK
    Niye bu kadar istiyordu Delibo’yu bulmayı? Bağıran bir bitkiden hallice yaşayan bir adamla ne yapacaktı ki? Yusuf on sekiz yaşındayken hayatını mahvedip terk eylediği “baba ocağı” Bornova’ya seneler sonra geri dönmüştür. Tam da o günlerde aldığı bir haberle sarsılır: Çocukluk hatıralarının kahramanlarından, mahallenin sevgilisi ve bir nevi maskotu “deli İbrahim”, namı diğer Delibo, ardında iz bırakmadan bir anda sırra kadem basmıştır. Çocukluk aşkının da onun peşinde olduğunu öğrenen Yusuf’un aklı iyice karışacaktır. Zira artık ünlü bir dizi yıldızı olan ve Delibo’yu bulmak için her şeyini bırakıp Bornova sokaklarına dönen güzeller güzeli Yasemin, ondan ısrarla yardımını istemektedir... Tol, Har, Merhume gibi unutulmaz romanların yazarı Murat Uyurkulak Delibo’yla İzmir’in sokaklarında dolanıyor ve hem tükenmeyen bir tutkunun hem de hayli kanıksanmış ülke gerçeklerinin izini sürüyor. Bu karnavalesk aşk romanında, akıllı ve duyarlı ama bir o kadar da yaralı ve öfke dolu Yusuf’un kurtulamadığı sevdasını anlatıyor. Beraberinde de hayatlarımızın içine sinip kabuk bağlamış meseleleri eşeliyor; eşitsizliği, haksızlığı, yoksulluğu, kini ve düğüm olmuş aile ilişkilerini gözler önüne seriyor – sakınmadan, lafı uzatmadan ve her zaman olduğu gibi sözünü esirgemeden...

Sayfalar