Yazara Gore Listeleme

  • Sebastian Fitzek
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    778,19 KB
    Eser Türü: Kitap
    ALMANYA’NIN 1 NUMARALI POLİSİYE YAZARINDAN NEFES KESEN BİR GERİLİM ROMANI HEYECANI HER SAYFASINDA YAŞACAĞINIZ KIYMIK’TA BİR SONRAKİ SAYFA İÇİN SABIRSIZLANACAKSINIZ HAYATINIZIN EN KÖTÜ ANILARINI HAFIZANIZDAN SİLEBİLECEK OLSAYDINIZ, YAPAR MIYDINIZ? PEKİ YA YANLIŞ GİDEN BİR ŞEYLER OLURSA? Marc Lucas hayatında yaşayabileceği en kötü şeyi yaşar: Kendisinin sebep olduğu bir trafik kazasında karısını ve doğmamış çocuğunu kaybeder. Kazada yaralandığı zaman ensesine batan kıymığı her an hissediyor, ama gerçek yaraları daha derinde. Hayatı her geçen gün daha katlanılmaz hâle gelirken bir ilanla karşılaşır. Yeni bir deney için bir Psikiyatri Kliniği travma geçirmiş gönüllüler aramaktadır. Korkunç anıların pençesinde kıvranmadığınız bir hayat düşünün. Marc Lucas, bunun son şansı olduğunu anlar; artık karısını ve bebeğini unutması gerekiyor. Sonsuza dek. Ancak gerçek dehşet geçmişinde değil, geleceğinde yatmakta. Hastanedeki ilk testleri yaptırıp evine döndüğünde dünya artık onu unutmuş gibidir. Anahtarları kapıyı açmaz, kapısının üzerinde yabancı bir isim vardır ve kapı açıldığı zaman korkunç bir kâbusa uyanacaktır. “Fitzek akıcı, yürek burucu ve derin bir üslupla yazıyor. Kitaplarının etkisinden son sayfayı bitirdikten çok sonra bile kurtulamıyorsunuz.” -John Katzenbach
  • Tracy Chevalier
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    605,68 KB
    Eser Türü: Kitap
    Dünyanın en sevilen portrelerinden biri olan ve 'Hollanda'nın Mona Lisa'sı olarak tanımlanan, Felemenkli ressam Jan Vermeer'in 'İnci Küpeli Kız' adlı portresi, büyük bir gizem taşımaktadır. Portredeki model kimdi ve neden resmi yapıldı? Bize bakarken aklından neler geçiyor? O iri gözleri ve esrarlı gülümsemesi masum mu yoksa baştan çıkarıcı mı? Ve neden inci bir küpe takıyor? Tracy Chevalier'nin, sanatsal bakış açısı ve duygusal uyanış üzerine kurduğu 'ışık' dolu bu romanda, tarih ve kurmaca kusursuz bir biçimde bir araya geliyor. On altı yaşındaki Griet'in gözünden, 1960'lı yılların Hollandası, Vermeer'in en ünlü resimlerinden birine ilham veren geçn kadının düşlerle dolu portresiyle, baş döndürücü bir biçimde canlanıyor.
  • Mary Lawson
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    720,29 KB
    Eser Türü: Kitap
    Gecenin geç saatlerine kadar sizi ayakta tutacak, bittiği için üzüleceğiniz bir kitap. Ve ardından tanıdığınız herkese okutmaya çalışacaksınız. –Washington Post Usulca çiçek açan keskin sezgilerle ve duygusal zekayla dolu... insanı cezbeden, elinizden bırakmakta zorlandığınız bir kitap. – OBSERVER Lawson okuru nasıl içine çekeceğini biliyor... boşa çıkmış umutlar ve hayalkırıklıklarıyla, kendini kandırmalarla dolu ama sonu insana kendini iyi hissettiren bir roman bu.-SPECTATOR
  • Nebil Özgentürk
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    545,62 KB
    Eser Türü: Kitap
    1905’ten bu yana yüzünü Batı’ya, hedefini zirveye kilitlemiş bir okulun, bir kulübün, bir cemiyetin adıdır Galatasaray... Osmanlı’nın zor zamanlarında da, işgalde de; kurtuluşta da, kuruluşta da Cumhuriyet’te de lisesiyle, futbolcusuyla, taraftarıyla bu topraklara gönlünü koyan... Çanakkale’de şehit veren, Kafkaslar’a, Yemen’e cepheye giden...İşgal İstanbulu’nda Kuva-yı Milliyeci, Cumhuriyet’in kuruluşunda coşku ve sevincin ortağı, Atası’nın neferi Galatasaray... Galatasaray demek, 1909’da ilk şampiyonluk kupasını omuzlarken en şair Galatasaraylı ve Galatasaray’ın şairi, hikâyesi trajik ve hüzün dolu Tevfik Fikret’le gurur duymak demek...Yurtdışına çıkan ilk Türk takımı olduğu için, ilk defa yabancı takımı yendiği için, ilk defa futbol dışı spora öncülük ettiği için ve ilk kez Avrupa Kupası’nı kazandığı içindir ki Galatasaray demek, ilkler demek...Galatasaray demek, on yıllardır milyonlarca taraftarıyla, kadını erkeği çocuğuyla, bazen coşmak, bazen üzülmek, bazen beklemek ama hep gönül vermek demek...Ve Galatasaray demek, bir asır boyunca hüzünlerin yanı sıra destanlar yazarken, tarihine efsane isimler kaydeden kulüp demek... Galatasaray Spor Kulübü’nün 100 yılı çoktan aşan geçmişine selamla... 150. yılını kutlayan Galatasaray Lisesi’ne sonsuz tebrikle... Nebil Özgentürk
  • Serhat Yabancı
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    425,53 KB
    Eser Türü: Kitap
    Kendimden emin isem, başkaları beni, kendimle ilgili tereddütte düşüremez. Kendime ne kadar çok yetiyorsam, başkasından o kadar az şey beklerim. Yarattığım kaygıları gidermek için, mutluluğumdan çalarım. Neler yaşarsam yaşayayım, bunlar benim insan olmam ve insan olduğum için değerli olmam gerçeğini değiştiremez. Olaylar beni üzmüyor, onu yorumlama şekli beni üzüyor. Hakkımdaki olumsuz yargılar, benden bir parça taşımadığı sürece anlam bulmaz ve beni üzemez. Kendimden memnun olamadığım sürece kimseyi memnun edemem. Kendimden memnun olduğumda ise, zaten kimseyi memnun etmek zorunda hissetmem. Kendi gerçeğimden kaçarsam, bir yalan içinde yaşarım. Eğer kendimi üzebiliyorsam, mutlu da edebilirim. Kişiliğime yapılan eleştirileri yok sayarım.
  • Kristin Hanna
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    1,29 MB
    Eser Türü: Kitap
    ALASKA, 1974. DEĞİŞKEN. ACIMASIZ. VAHŞİ. VE BU SOĞUK, ISSIZ TOPRAKLARDA HAYATTA KALMA MÜCADELESİ VEREN BİR AİLE… Vietnam Savaşı’nda esir düşen Ernt Allbright eve bambaşka bir adam olarak, tutarsız bir karakterle geri dönmüştür. Girdiği hiçbir işte dikiş tutturamayınca ani bir karar alır: Ailesiyle birlikte kuzeye, Alaska’ya taşınacak, medeniyetten uzak yaşayacaktır. On üç yaşındaki Leni, anne ve babasının tutku dolu, fırtınalı ilişkisinin gelgitleriyle hırpalansa da yeni bir hayat kuracakları o uzak toprakların onlara iyi geleceğine inanır. Tek hayali, ait olduğunu hissedebileceği bir yuvadır. Annesi Cora ise sevdiği adam için her şeyi yapmaya, onun peşinden bilinmezliğe bile gitmeye hazırdır. Başlarda Alaska, dualarının gerçek olması gibidir. Ancak kış yüzünü göstermeye başlarken her yer karanlığa gömülür ve Ernt’ün daha da bozulan psikolojisiyle birlikte Allbright ailesi sarsılmaya başlar. Artık kulübelerinin dışındaki tehlikeler, içerideki tehlikenin yanında sönük kalmaktadır. Gecelerin on sekiz saat sürdüğü karlar altındaki bu ıssız dünyada Leni ve annesi gerçeğin farkına varır: Yalnızdırlar ve onları kurtaracak kimse yoktur, kendilerinden başka… Büyük Yalnızlık, aşkın saflığına olduğu kadar karanlık yüzüne de dikkat çekiyor ve bizi bir anne ile evladı arasındaki bağı hiçbir gücün koparamayacağına ikna ediyor.
  • Kathleen Grissom
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    991,61 KB
    Eser Türü: Kitap
    ÖZGÜRLÜĞÜN RENGİ YOKTUR… Küçük yaşta ailesinin yok oluşuna şahit olan bir kızın hayatı, zengin bir çiftlik sahibinin onu besleme olarak yanına almasıyla değişir. Kusursuz gibi görünen ihtişamlı bir dünyayı kısa zamanda aralamayı başaran bu kız, kendini birbirinden farklı iki yaşamın içinde sıkışmış bulur: Bir yanda mükemmel gibi görünen, aslında ikiyüzlü ve hastalıklı alışkanlıklarla dolu sahte bir hayat, Diğer yanda birbirine derin bir sevgiyle bağlı, sadakatten asla ödün vermeyen masum insanlar… Bu sıkışmışlık, genç kızın vereceği hayat sınavının bir habercisidir aslında... 18. yüzyılın Amerika’sında geçen Bir Beslemenin Günlüğü, her türlü zorluğa rağmen sevginin ve sadakatin üstün geldiği, aile kavramının önemini ortaya koyan etkileyici hikâyesiyle dünya edebiyatına damgasını vuran güçlü bir roman. “Kathleen Grissom, kölelik ve özgürlük arasında arafta kalmış beyaz bir beslemenin dünyasından bakıyor. Her iki hayatı da muhteşembir anlatımla yansıtan bu özel bakış, Bir Beslemenin Günlüğü’nde yer alan tüm bu insanlar için okuyucuda derin hisler yaratan çarpıcı bir hikâyeye dönüşüyor.” Alice Randall “Bu samimi ve şaşırtıcı hikâye okuyucuları heyecanlandıracak. Katleen Grissom aileler ve insanlık bağlarıyla ilgili olarak yeni ve unutulmayacak bir perspektif sunarken, geçmişin derin gizemini de keşfediyor.” Robert Morgan
  • Kristin Hanna
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    998,79 KB
    Eser Türü: Kitap
    Tess Gregory başarılı bir bilim insanı olsa da kalbinin bir köşesinde hep aile kurmak ve çocuk sahibi olmak vardır. Ne yazık ki bu hayalini bir türlü gerçekleştirememiştir. Küçük yaşta geçirdiği hastalık yüzünden kulakları duymayan Tess özgür ruhlu, hayat dolu bir kadındır ama ölüm onun için beklenenden çok daha erken kapıyı çalar… Fakat bu güçlü kadın gözlerini hayata kapattığında ölümün bir son değil, yeni bir yaşamın başlangıcı olduğu ortaya çıkar; en azından Tess için böyle olur. On dokuzuncu yüzyılda yeniden hayata dönen Tess kendini yepyeni bir bedende, üç çocuk sahibi Amarylis Rafferty olarak bulur. Ve en önemlisi, artık duyabiliyordur. Yeni görünümü ve dünyası karşısında büyük bir sarsıntı geçiren Tess kısa bir süre sonra yürek burkacak kadar talihsiz bir olayın yeni ailesini ve özellikle de kocası Jack’i acı dolu bir hayata mahkûm ettiğini fark eder. Yine de Tess, ona verilen bu yepyeni yaşam şansını cennete dönüştürmenin bir yolunu bulmaya kararlıdır…
  • Ellen Marie Wiseman
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    1,05 MB
    Eser Türü: Kitap
    Hiç sahip olmadığınız bir sevgiyi özlediniz mi? Dört duvar arasına hapsedilmek nasıl bir duygu bilir misiniz? Benim tanıdığım tek dünya, bu tavan arası. Keşke pencere açık olsaydı da dışarının havasını içime çekebilseydim dediğim ne çok zaman oldu. Bir teleskobum var, dışarıyı ancak bu şekilde görebiliyorum. Anneme göre sokağa çıksam insanlar benden korkarmış. Lanetli, ucube bir çocukmuşum ben. Odamda kendime bakabileceğim bir ayna yok. Bedenimden tenimin bembeyaz, saç uçlarımdan da saçlarımın sarı-beyaz renginde olduğunu görebiliyorum. Gerçekten çok mu çirkinim? En çok istediğim şey kitaplarda resimlerini gördüğüm sirke gitmekti. Ama hayalini kurduğum o sirkin benim kâbusum olacağını nereden bilebilirdim ki? Rüzgârın ilk kez tenime değdiği o akşamda bir sirke satıldım. Hem de öz annem tarafından… Keşke ailem beni sevseydi. Keşke annem kızım deyip saçlarımı okşasaydı ama ben bir ucubeyim… Şimdi en yakın arkadaşım bir fil. Farklı olsak da tutsak edildiğimiz dünyada döktüğümüz gözyaşı bile aynı. Kim miyim? Ben, Lilly Blackwood, ne kadar görmezden gelirseniz gelin benim gibi dışlananların sesi olmaya devam edeceğim… Beyaz Filin Gözyaşları… Yine bir toplumsal olayı konu alan Ellen Marie Wiseman, birbirimizden ne kadar farklı olsak da hissettiğimiz duyguların aynı olduğunu, hayallerimizi yakalamak için mücadeleyi bırakmamamız gerektiğini yürek parçalayan bir dille anlatıyor… “Wiseman, sevgiye muhtaç iki küçük kızı içeren aile sırlarıyla örülü, elinizden düşüremeyeceğiniz bir hikâyeye daha imza atmış. Filler İçin Su’yu sevenler, bu kitaba da bayılacak.” - Library Journal -
  • Sibel Eraslan
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    380,96 KB
    Eser Türü: Kitap
    Ben bir muhacir kızıyım, ah bahtım..Pılı pırtıyı en iyi ben toplarım. Hiç bir şey olmamış gibi güleç durmalı yüzüm. Rengim kimseye uymuyor ve çoğu kez hercai bilirler bu yüzden beni, biliyorum. Uygunsuzum. Halbuki ev taşınırken hep en sona kalan ve çoğu kez de perdeleri sökülmüş bir pencerinin içinde unutulan küpe çiçeği kadar yalnız ve vazgeçilmeye hazırım...Ya da yüzündeki çizgiler, bir nineninkinden daha kahırlı tahta yolculuk bavulları..Veya derhal sarılacak göçünü arayan deste deste urganlar..Kardeşim kadar benzerler bana..Bavullar ve urganlar..Kolları hep sıvanmış ve çok gayretli bir çalışkanlık gibiyim.. Gür bir nara yetişsin şimdi beni örtemeye...Üzüldüğümü kimse fark etmesin, ne arkadaşlarım, ne ziyaretçiler, ne hemşireler..Bir nara..Yetişsin. Hatta biliçsizce. Hiç fark etmez.

Sayfalar