Yazara Gore Listeleme

  • Nermin Yıldırım
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    3,11 MB
    Eser Türü: Kitap
    Pilar, aniden ortadan kaybolan kocası Eyüp’ün başına kötü bir şey geldiğinden şüphelenmektedir. Çünkü kocasının habersiz ortadan kaybolması için bir sebep yoktur. Polisi arayan Pilar kocasının İstanbul uçağına binerek memleketine gittiğini öğrenince çaresizce evde beklemeye dayanamayıp soluğu İstanbul’da alır ve orada kocasının yıllardır görüşmediği ve kendisinin de ilk kez tanıştığı ailesinin yardımıyla Eyüp’ü bulmaya çalışır. Uyku problemleri çeken, uykuları kâbuslarla bozulan, ancak uyandığında hiçbirini hatırlamayan Eyüp’ün bir psikoloğun tavsiyesiyle tuttuğu rüya günlüğü de Pilar’ın yanındadır. Ancak günlüğün sayfaları ilerledikçe rüyalar kâbuslara devşirilecek, korkunç bir aile sırrı ortaya çıkacaktır.
  • Michael Connelly
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    11,96 MB
    Eser Türü: Kitap
    20 yıl süren bir davada Harry Bosch, mermiyi son bir suçtan 1992 tarihli bir dosyaya, L.A. isyanları sırasında genç bir kadın fotoğrafçının öldürülmesine bağlar. Harry aslında cinayeti araştırmaktadır, ancak dosya daha sonra İsyan Suçları Görev Gücü'ne teslim edilir ve hiçbir zaman çözülemez. Şimdi Bosch'un balistik karşılaştırması, ölümünün rastgele şiddet olmadığını, daha kişisel bir şey olduğunu ve daha derin bir entrikaya bağlı olduğunu göstermektedir. Bosch, bir uçak kazasından sonra enkazın üzerinden geçen bir araştırmacı gibi, davanın "kara kutusundan" olayı çözümleyecek tek kanıt delilini aramaktadır.
  • Laurell K. Hamilfon
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    14,24 MB
    Eser Türü: Kitap
    Ben Meredith Gentry. Los Angeles’ta özel dedektif, peri diyarında ise tahta vâris gösterilen bir prensesim. İktidar bana, bedelinin ne olacağını bilmediğim bir güç sundu. Tüm bu büyünün karşılığı ne olacak? İnsanlığımı kaybetmeden karanlık gücün sunduklarını elimde tutabilecek miyim? Yoksa yüzyıllardır katliamların üzerinde yükselen bir tahta oturmak için korktuğum kişiye mi dönüşeceğim? Düşmanlarım her hareketimi izliyor. Kuzenim Cel, hapsedildiği hücreden bana suikastlar düzenliyor. Yönetimi ele geçirmek isteyen soylular beni yoldan çekmek istiyor. Öyle ki tehditler, tarihimizde ilk kez polislerin peri diyarına girmesine neden oldu. Acı, zevk ve tehlike tahta uzanan yolda beni bekliyor. Korumalarım bana güç verirken tüm tutkularımı harekete geçiriyorlar. Peri diyarındaki iki saray arasındaki uçurum giderek açılırken düşmanlarım da bana karşı birleşiyor. Peki, yanımda kim kalacak? (Tanıtım Bülteninden)
  • ÖSYM
    insan sesi mp3 - Türkçe
    5 Ayrım
    105,67 MB
    Eser Türü: Kitapçık
    Seslendiren: Merve elif arslan
  • İbrahim Sarmış
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    1,27 MB
    Eser Türü: Kitap
    Allah ve ahiret inancı başta olmak üzere islam inancının temelde gayb inancına dayandığını, gaybı da ancak Allah’ın bildiğini ve Peygamber seçtiği kişilere indirdiği vahiyle bildirdiklerinin dışında, göreceli/geçici veya mutlak gayb olsun, istisnasız yerde ve göklerde kimsenin gaybı bilmediğini, bildirilenlerin dışında gayble ilgili söylenenlerin tümünün zanni bilgiler olduğunu, zan ile de imanı ve küfrü gerektirecek inanç/akaid oluşturulamayacğını, böylece gaybı/bilinmeyeni bilmediği kesin olan Hz. Peygambere nispet edilen ve bir inanç temeli olmaya elverişli olmayan haberlerle ölümle başlayan ahiret ahvali, vaktini Allahtan başka kimsenin bilmediği kıyamet ve alametleri, kişilerin kesin olarak cennetlik olup olmadığı, müminlerin cehenneme girip çıkmaları, Deccal ve Mehdi’nin çıkması, Mesih’’in gelmesi gibi gelecekle ilgili akaid oluşturmanın yöntem olarak doğru olmadığını bilmemiz gerekir.
  • İbrahim Sarmış
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    1016,86 KB
    Eser Türü: Kitap
    İnsanın tabiatta kendi kendine var olduğunu iddia eden Materyalizmin veya Maymun gibi bir atadan evrimleştiğini ileri süren Darwinizmin söylediğinin aksine, Yüce Allah birçok ayette açık ve kesin olarak insanı kendisinin yarattığını belirtir. İnsanın kendisinden yaratıldığı ‘toprak’, turabin, tînin lazibin, hemein mesnûnin, sülaletin min tînin, salsâlin, salsâlin kelfahhâri, gibi farklı nitelik kazandığı bütün kullanışlarda nekre/belirsiz olarak kullanılmaktadır. Bu da insanın hammaddesi olan toprağın özellikle şu veya bu renkte yahut nitelikte olmadığını, aksine su katılınca çamur olup değişik özellikler alan sıradan bir toprak olduğunu gösterir. Onun için iddia edildiği gibi insanların farklı renklerde dünyaya gelmesinin sebebinin dünyanın değişik yerlerinden siyah, beyaz, kırmızı, renkte toprakların alınıp karıştırılması değil, yaratıldığı coğrafyada iklimin ve coğrafi şartların şekillendirmesiyle genlerin veya deri yapısının artık bu şekilde oluşmasıdır.
  • İbrahim Sarmış
    metin
    2 Ayrım
    1,29 MB
    Eser Türü: Kitap
    Yahudiler Mesih'in kendileri için milli bir kurtarıcı olmasını ve başka milletleri egemenlikleri altına almasını sağlamasını bekliyorlardı. Böylece Peygamberin kurtarıcı rolünü çığırından çıkararak ulusalcı bir kralın egemenliğine dönüştürdüleroysa kurtuluş için diğer Peygamberlerin getirdikleri mesaj ne ise, Hz. İsa da onu İsrailoğullarına iletmiştir. "Hz. İsa'nın mesajında Allah'ın hükümranlığı, onun kurtarıcı Mesih olarak gelip İsrailoğullarını kurtarması fikri ile ilişkili olmamalıdır. İsa, kendisinden önceki peygamberler ve sonra gelen en son peygamber Hz. Muhammed gibi Allah'ın dinini tebliğ etmiştir. Onun yaptığı, Allah'ın yolundan uzaklaşan kavmini onun yoluna çağırmaktır. Gerçekten de Allah'ın hükümranlığı mesajı bir kurtuluş mesajıdır. Fakat bu hiç de diğer peygamberlerin muhataplarını kurtuluşa çağıran mesajından farklı bir karaktere sahip değildir.
  • Ahmet Haldun Terzioğlu
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    691,55 KB
    Eser Türü: Kitap
    Şaman Kız uçuyor… Uçmak ne denli zevkliymiş. Kişi geri dönmek yere inmek istemiyor. O halde kuşların yerde işi ne? Neden hep Gök’te kalmazlar iyi tinler gibi… “Tak, tak, tak, tak…” Son darbeyi vurun kötülere. Savaşı siz kazanın. İyilerleyiz biz, biz iyileriz. Alkışa durdu: “Gök bizi bırakmaz. Biz Gök’ü bırakmayız. Gök bizi bırakmaz. Güneş varlığı ile parıldar. Güneş bizi bırakmaz. Ay varlığı ile parıldar. Ay tanık şimdi olanlara. Onun kutunda varlığımız. Ay bizi bırakmaz. Yıldızlar ışıl ışıl. Yıldızlar tanığımız. Yıldızlar bizi bırakmaz. Atalar tini şen olur. Atalarla var olunur. Ata tinleri tanığımız. Atalar bizi bırakmaz!” Şaman Duası
  • Ahmet Haldun Terzioğlu
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    727,33 KB
    Eser Türü: Kitap
    Gözyaşlarınıza hakim olamayacağınız bir Ahmet Haldun Terzioğlu romanı... Panama Yayıncılık iftiharla sunar... Çanakkale… Burası destanlar yazma yeri miydi yoksa? Allah, Türk’ün varlığı yerde pekişsin diye, yeni kahramanlar mı göndermişti bu millete? Bu yeni ve eşsiz kahramanlar, bambaşka bir tarihin anıtları mı olacaklardı? “Allah bana da bir destan yazma fırsatı versin!” Buranın Türk toprağı olduğunu unutmuşlardı. Kahramanların görevi, bunu hatırlatmaktı. Hatırlattık! Kumandanları böylesine cesur olan asker savaşmaz mı? Gururlandık. Birbirimize gösterip mutlu olduk. Hatta seslenenler oldu karanlığa doğru. “Kumandanım! Emret, yine ölelim!” O bize ölmemizi emredecek kadar bizimdi. “Ancak öteden de yeniden gelenleri gördük. Buranın kalabalığı hiç eksilmeyecek gibi. Bunca askeri olan Osmanlı ne büyük devlet. Savaşacak eri olan millet yıkılmaz.”
  • Ahmet Haldun Terzioğlu
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    591,12 KB
    Eser Türü: Kitap
    Bu bir Türk destanıdır. Yazdık, çünkü biz destansız yapamayız. Yazdık, çünkü kutlu geçmişimizden izler taşımaktadır. Bilmeli, anlamalıyız. Destanları, en iyi, destanların asıl sahibi, asıl egemeni olan ulusların kişileri anlar. Bu kutlu destanı da en iyi biz Türkler anlarız. Destanları hissetmek, ancak belli bir gücün yüklemesinde olur. O güç, ulusal güçtür. Destanların ne anlattığını, ne anlatmak istediğini, hangi çağın içinde, hangi Türk budunun özünde doğduğunu, nasıl şekillendiğini, nasıl bezendiğini, renklendiğini ancak Türk ulusunun gerçek kişileri fark eder. Destanlar, dilden dile anlatılarak gelmiştir bugünlere. İlk doğumları, ilk oluşları unutulmadan... İçinde yerleşmiş bulunan gerçekliklerin yanı sıra, betimlemelere yüklenen abartılarla değerlenmişlerdir. Özünde koca bir geçmiş, yaşananların imleri gizlidir. Destanlar, yaşandıkları için kalıcı olmuşlardır. Destanlara inanmak gerek! Güvenmek gerek! Destanları bilmek, anlamak gerek! Bir şeyler olmuştur. Bu bir şeyler gerçektir, yaşanmıştır. Olmayanlar değildir anlatılanlar, olanlardır. Hiç yoktan ortaya konulmamıştır, dayanağı vardır. Olan bir yapının üzerine kurgulanmıştır ne olmuşsa. Türk’ü anlamak için Bozkurt Destanı’nı bilmek gerekmektedir. Türk’ü anlamak için Bozkurt Destanı’nın vermek istediği imleri iyi değerlendirmek gerekmektedir.

Sayfalar