Yazara Gore Listeleme

  • Robert Musil
    insan sesi mp3 - Türkçe
    5 Ayrım
    80,77 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Mehmet Zafer Ulusan
    "Kuşkusuz dalkavuklarda akıl takdir edilir, ama ancak koşulsuz itaatle birlikte olursa.Aklın yanında bu "iyi hal" belgesi eksikse ve hükmeden kişinin yararına işlediğinden emin olunamazsa, akıllı kişiye akıllı değil de daha çok saygısız, küstah ya da hain denir."
  • Ayşenur Yazıcı
    insan sesi mp3 - Türkçe
    21 Ayrım
    303,62 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Birgül Samur Zirek
  • bilgisayar sesi + metin - Türkçe
    16 Ayrım
    52,05 MB
    Eser Türü: Dersler
    Seslendiren: Yelda
    Açıköğretim Fakültesi (AOF) Endüstri Sosyolojisi Dersi Alıştırma Sorularıdır.
  • İbrahim Candan
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    805,90 KB
    Eser Türü: Kitap
    “Muhterem milletime tavsiye ederim ki sinesinde yetiştirerek başının üstüne kadar çıkaracağı adamların, kanlarında ve vicdanlardaki asil cevheri tahlil etme dikkatinden bir an feragat etmesin!..” “Tarihimizi tetkik ediniz. Türk'ün çektiği bütün felaketler, maruz kaldığı tehlikeler ve musibetler hep kendi özbenliğini, milli varlığını ihmal ederek nereden geldikleri, ne oldukları ve hangi nesle mensup bulundukları belirsiz bir takım kimseleri kendilerine reis tanıyarak onların şuursuz bir vasıtası olmak mevkiine düşmüş olmasındandır!” “Allah birdir, şanı büyüktür. Dinsiz milletlerin devamına imkan yoktur. Türk milleti daha dindar olmalıdır. O (Hz. Muhammed) Allah'ın birinci ve en büyük kuludur.Din bir vicdan meselesidir. Herkes vicdanının emrine uymakta serbesttir. Bizim dinimiz en makul ve en tabii dindir...” “Biz doğrudan doğruya millîyetperveriz ve Türk millîyetçisiyiz. Cumhuriyetimizin dayanağı, Türk topluluğudur. Bu topluluğun fertleri ne kadar Türk kültürü ile dolu olursa, o topluluğa dayanan cumhuriyet de, o kadar kuvvetli olur.” “Türkçülük bir bayrak gibidir; tıpkı Türk bayrağı gibi...
  • Sadık Güvenç
    insan sesi mp3 - Türkçe
    10 Ayrım
    214,18 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Şükran Canseri Özen
    Öykünün bitmemiş bir roman olduğu, eninde sonunda romana evrileceği görüşüne katılamıyorum bir türlü. Yaşam devam ettiği sürece öykü de var olacaktır. Öykü, yaşamın ta kendisidir. İçimizde, yanımızda, komşumuzda, yaşam belirtilerinin olduğu ve olmadığı her yerde olan bitendir. İnsan çevresiyle değer kazanır. Biraz çocukların dünyasına, biraz yaşlıların dünyasına, biraz böceklerin, kedilerin, köpeklerin dünyasına girmek istemez mi insan? "Atları zapt etmek için ağızlarına gem vurulur. Ağzındaki demir hayvanın canını yakar. Canı yanan hayvan o acıyla dediğiniz yere gelir. Eşekler zaten dünden razı dediğiniz yere gitmeye, öyle burnunun dikine gitmeyi nereden bilecek? O yüzden gem vurmak da gerekmez. Zaten sonsuzlukmuş, gidip de dönmemekmiş yoktur onun lügatinde. Hani yanılıp da bir gem vurmaya kalksan kendini bilmez eşeğin birine, alimallah kendini at mat sanır da… İşte o zaman hapı yuttunuz demektir. Siz siz olun eşeğe gem vurmayın..." (Tanıtım Bülteninden)
  • Irwin Edman
    insan sesi mp3 - Türkçe
    13 Ayrım
    240,27 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: sema özer
    Yazar Irwin EDMAN, Sanat ve İnsan adlı kitabında sanat ile insanlık arasındaki ilişkiye dair görüşlerini ortaya koymaktadır. Edman'a göre hayat (kim ne derse desin) bir yaşantıdır. Hayat bir amaca yönelik olabilir de, olmayabilir de. Hayat, yaşantının arkasında ya da ötesinde bir şey olabilir. Belki de sistemli hale gelmiş, geçici bir aldanıştır. Korkulu bir düş de olabilir, tatlı bir hayal de... Hayat her ne olursa olsun, hayat hakkında emin olabildiğimiz şeylerden biri, bir yaşantıya sahip olduğumuzdur. Yani, "hazla ürperen beş duyunun, harekete geçerek gerilen kasın, düşünmeye zorlanan zihnin uyarılışını ve davranışını" hissederiz, biliriz. Kısaca, anlamı ve kapsamı ne olursa olsun yaşantı vardır.
  • Handan Gökçek
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    263,46 KB
    Eser Türü: Kitap
    İsteyen istediğini söyleyebilir, Misafirperverlik yapımızda yok denebilir; «Herkesi birden ağırlayamayız denebilir; Ülkelerinde kalsınlardenebilir; Ülkeleri için savaşsınlar denebilir; Hastalık taşıyorlar denebilir; Ekmeğimizi çalıyorlar denebilir… Hiçbir söz bu itirazları haklı çıkarmıyor çünkü cenazelerimizin farkı yok birbirinden. Yenilmezliğimizle, adaletimizle, kibrimizle ve olmayan tarihi belleğimizle o kadar güçlüyüz ki ölüm kimseyi ayırt etmeden kapılarımızı çalıyor, sefalet ve savaş hiç ummadığımız yerde bizi bekliyor.
  • Yücel Yılkıran
    insan sesi mp3 - Türkçe
    14 Ayrım
    137,26 MB
    Eser Türü: Dergi
    Seslendiren: Seçkin Çubukçu
    Türkiye Körler Federasyonun aylık yayınıdır.
  • Yücel Yılkıran
    insan sesi mp3 - Türkçe
    14 Ayrım
    161,16 MB
    Eser Türü: Dergi
    Seslendiren: Seçkin Çubukçu
    Türkiye Körler Federasyonun aylık yayınıdır.
  • Ahmet Şimşirgil
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    2,19 MB
    Eser Türü: Kitap
    “Cenab-ı Hakk’a şükürler olsun ki, bu kulunu büyük ecdadının erişemediği feth-i mübine mazhar kıldı. Sizleri de bu büyük hizmette bulundurdu. Allah hepinizden razı olsun. Sa’yiniz meşkûr olsun. Bundan böyle birlik ve beraberlikle memleket işlerini düzeltelim, halkın durumunu düzenleyelim.” Yeniçeri Ocağı’nın kapatılması üzerine Sultan II. Mahmud’un yaptığı konuşmadan… Sultan II. Mahmud, içkiden mi vefat etti? Ona kim, neden “Gâvur Padişah” dedi? Rum Patrikhanesi’ndeki “intikam kapısı”nın hâlâ açık olmasının sırrı neydi? Tepedelenli Ali Paşa neden idam ettirildi? Kavalalı Mehmed Ali Paşa meselesinin iç yüzü neydi? Tanzimat Fermanı’nın mimarı Mustafa Reşid Paşa’nın İngilizlerle ilişkileri ne boyuttaydı? Sultan Abdülmecid Navarin Baskını’nı nasıl karşıladı? Mekke ve Medine’ye en büyük hizmetleri yapan padişah kimdi? İlk Avrupa seyahati hangi padişah zamanında gerçekleşti ve bu seyahat sırasında neler yaşandı? Abdülaziz Han’ın ölümü intihar mıydı, katl mi? Sultan V. Murad’ın tahta geçirilmesi bir Mason darbesi miydi? Çerkes Hasan, Hüseyin Avni Paşa’yı neden öldürdü? Kayı boyunun hikâyesi Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil’in eşsiz üslubuyla devam ediyor. Şimşirgil, KAYI IX: Sonun Başlangıcı kitabıyla okuru Osmanlı İmparatorluğu’nun bıçak sırtında geçirdiği yıllara doğru yolculuğa çıkarıyor. Sultan II. Mahmud’un merkezî otoriteyi yeniden tesis etme çabalarını, Sultan Abdülmecid’in ıslahatlarla imparatorluğu ihya etme gayretlerini, Sultan Abdülaziz’le yeniden şahlanan millî duruşu ve Sultan V. Murad dönemindeki gerçekleri okuyucuya ulaştırıyor.

Sayfalar