Yazara Gore Listeleme

  • Anton Çehov
    bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
    18 Ayrım
    338,71 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Yapı Kredi Yayınları
    Anton Çehov’un henüz 24 yaşındayken yazmaya başlayıp “Antoşa Çehonte” takma adıyla yayımladığı “Avda Trajedi” yazarın tek romanıdır. On dokuzuncu yüzyılda Rusya taşrasında işlenen bir cinayetin iki anlatıcının ağzından aktarıldığı roman, polisiye türünün yenilikçi bir örneğidir. Eleştirmenler tarafından olgun Çehov’u öne çıkaran dikkat çekici bir çalışma olarak değerlendirilmiştir. Farklı sosyal sınıflardan insanların –kontların, soyluların, köylülerin, Çingenelerin ve umutsuz burjuvaların– sahne aldığı roman birçok dile çevrilmiş, sinemaya, tiyatroya ve baleye uyarlanmıştır. Türkiye’de ilk kez 1943’te, Adnan Tahir Tan’ın çevirisiyle “Kırmızı Entarili Kız” adıyla yayımlanmış romanı Kayhan Yükseler Rusçadan Türkçeye çevirdi.
  • Mustafa Kutlu
    insan sesi mp3 - Türkçe
    10 Ayrım
    109,99 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: HAMZA UĞURLU
    Bedeni ve maddi hazlara bağlı bir mutluluk düşüncesini besleyip büyütüyoruz. Dünya muhabbetini sayısız teferruat ile zenginleştiriyoruz. Nefsin ihtirasları bizi her an değişik parıltılar yayan eşyaya doğru koşturuyor. Bu vahşi koşu modern dünyanın simgesidir. Bu kitap kalbi olanı, aşkı ve öteleri dile getirerek hayatın hakikatına işaret ediyor. İçimizdeki yoksulluğu farketmek için belki bir fırsattır bu.
  • Reşit Güngör Kalkan
    insan sesi mp3 - Türkçe
    24 Ayrım
    401,12 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: İsmail Kiraz
    Sana bir eski zaman şarkısı söyleyeceğim, dinle; bütün sabahların, gecelerin ve bilmecelerin sahibini arayanların arasında ben de vardım. Ben; değme hastalıkların birbiri ardınca gelen bir felaket müneccimi. Kimi zaman korkuluk katından bir afrasiyab çıbanı, kiminde de sırtını saklamaktan başka rahatsızlığı olmayan, rahatına düşkün, şehirli, kambur bir çengi!.. Ellerinden bir beddua dilenmekten bıkıp usanan kederli bir davetkar gibi, bütün şıklığını içinde taşıyan yarım ağız bir ıslıkla söylüyorum kelimelerimi, olur ki birikmiş bir tütsü delisi, kırılmış bir kalp ağrısı yeniden diriltir aşkın o en karanlık sularını. Çünkü Aşk Kadar İsyan Sesli bir ağrıyla yaşanıyor bütün hayatlar, çünkü sakınımsız ve kınsız bir cellat aynası, unuttuğumuz bütün tedirgin hatıralara yansıyan peryavşan kokulu tebessümler!...
  • Faruk Duman
    bilgisayar sesi mp3
    10 Ayrım
    194,22 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Yapı Kredi Yayınları
    Faruk Duman kısa denemeler kitabı “Tom Sawyer’ın Kitap Okuduğu Kulübe”de bir yandan okumalarından çıkardığı yazınsal sorunlara, kültürel konulara güncel yorumlar getirirken bir yandan da çocukluğundan itibaren kitaplarla, yazarlarla kurduğu düşünsel, düşsel ilişkilere değiniyor. Özgün bir yazarın okuma tutkusuyla kurulmuş dünyasında gezintiye çıkaran keyifli bir yazı demeti “Tom Sawyer’ın Kitap Okuduğu Kulübe”. “Bence iyi bir okurun yapması gereken, bir romanla ya da bir öyküyle baş başa kaldığı zaman tüm özgürlüğünü verebilmektir ona. Yapıta verilen özgürlük, okurun kendi kendine verdiği özgürlük olacaktır sonunda.”
  • Sandra Regnier
    bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
    26 Ayrım
    388,00 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Yapı Kredi Yayınları
    Hayatımın akışı artık eskisi gibi değildi. Bir yarı elfle nişanlıydım. Zorunlu olarak. Aslında Felicity kendini şanslı hissetmeliydi. Birdenbire okuldaki bütün oğlanların onunla ilgilenmeye başlamasının yanı sıra Londra’nın en yakışıklı tipiyle de nişanlıydı. Ama ne yazık ki bu nişan yüzyıllar öncesinden planlanmıştı ve kimse onun fikrini sormamıştı. Bunlar yetmezmiş gibi öte dünyada da işler kızışıyor ve yine her şey Felicity’ye bağlı. Elfler için çok önemli olan sembolleri yalnızca o bulabilir ama bunun için çok fazla zaman yolculuğu yapması gerekiyor… Pan üçlemesinin son kitabı: Pan’ın Saklı Sembolleri
  • Talat Parman
    bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
    10 Ayrım
    206,62 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Yapı Kredi Yayınları
    “Ergenliğin Tutkusu” Kendi ergenlik dönemimden denizcilik derslerinde ilk öğretilenin denizci düğümleri olduğunu anımsıyorum. Bu düğümlerin iki önemli özelliği, çok sağlam olmaları ama gerektiğinde de çok çabuk çözülebilmeleri, önemle vurgulanırdı. Ergenlik dönemi de bireye ve onunla birlikte ailesine, çevresine ve topluma bireyler arasındaki bağların sağlam olmaları ama zamanı geldiğinde çabuk çözülebilmeleri gerektiğini öğretir. Çocukluktan erişkinliğe geçiş anne babayla kurulan bağların çözülüp yerine yenilerinin kurulması, yeni ilişki düğümlerinin atılmasıyla olası olabilir çünkü. Türkiye’de psikanalizi kurumsallaştıran sayılı isimlerden Talat Parman eğitim ve aile ilişkilerinden cinselliğe ve cinsel kimliğe kadar çeşitli yönleriyle ergenliği derin ve insanca bir bakışla ele alıyor.
  • Yaşar Bayraktar
    insan sesi mp3 - Türkçe
    7 Ayrım
    78,02 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Ömer Faruk Bilgin
    “Sizlere yarın kahvaltıdan sonra bir bulmaca soracağız ve oyun başlayacak. Çeşitli oyunlarla yarışacaksınız. Bu oyunlarda ve bulmacalarda en çok ipucunu toplayan “Saklı Hazine”nin sahibi olacak.” Tekno Kadir, Mehmet ve Nadir izci kampına gidiyorlar. Bilmecelere doğru cevaplar verebilecek, İzci liderinin bahsettiği “Saklı Hazine”ye ulaşabilecekler mi acaba? “Üç Kafadar” arkadaşlar, bakalım “Saklı Hazine”nin sahibi olabilecekler mi?
  • Mehmet Rifat
    bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
    5 Ayrım
    177,53 MB
    Eser Türü: Kitap
    “Sait Faik’i Yorumlayanlar / Eleştirinin Eleştirisi”, Sait Faik’in kuşağından ya da Sait Faik’i izleyen kuşaktan dokuz edebiyatçının “Öykülerin Şairi”ne yönelik eleştirel metinlerini okuyor, çözümlüyor, yorumluyor, değerlendiriyor. Böyle bir süreci gerçekleştirirken de Sait Faik’i hem Yaratıcı Benliği (yapıtları) hem de Toplumsal Benliği (kişiliği) ile yeniden anlamlandırıyor. “‘Her Yazar Hak Ettiği Eleştirmeni Bulur’. Bu söz, Sait Faik ile eleştirmenleri için de geçerli: Sait Faik yaşarken de öldükten sonra da hak ettiği, hakkını veren, yarattığı edebiyat metninin gerçek değerini gören usta eleştirmenleri, yorumcuları buldu.”
  • Selçuk Baran
    bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
    10 Ayrım
    175,22 MB
    Eser Türü: Kitap
    Selçuk Baran öyküleri yeniden okuruyla buluşuyor Selçuk Baran’ın yedi öykü kitabı daha önce Yapı Kredi Yayınları’ndan “Ceviz Ağacına Kar Yağdı” (2008) adıyla tek ciltte toplanmıştı. Bütün öyküleri şimdi gözden geçirilerek, yazar fotoğraflarının bulunduğu kapaklarla ayrı ayrı basılıyor. Selçuk Baran’ın öykü kitapları dizisinde yer alan “Tortu” (1984) beş öyküden oluşuyor: “Ablam”, “Arif Hikmet Bey”, “Konak”, “Zekiye”, “Tortu”. Yalnızlık ve umutsuzluk dolu öykülerinde düşsel, şiirli bir hava yaratmakta başarı gösterdiği kabul edilen Selçuk Baran, Behçet Necatigil’den Vedat Günyol’a, Füsun Akatlı’dan Selim İleri’ye, Hulki Aktunç’tan İbrahim Yıldırım’a, İnci Aral’dan Behçet Çelik’e pek çok yazarın övgüyle üstünde durduğu, ancak günümüz okuru tarafından daha fazla keşfedilmeyi bekleyen bir yazar. “İşte böyle… Kırmızı gül bile yetişmeyen, kadınları oya işlemek istemeyen bir kasabada oturuyorduk. Bazı bahçelerde hemencecik geçen pembe güller olurdu. Güzel kokarlardı ama koparıp su dolu bir bardağa koymaya gelmezdi; hemen yapraklarını dökerlerdi.”
  • Marc Engelhardt
    bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
    32 Ayrım
    620,80 MB
    Eser Türü: Kitap
    Sığınmacı Devrimi – Son Göç Dalgası Dünyayı Nasıl Tümüyle Değiştirdi? Bir süredir 21. yüzyılın ilk büyük göç hareketine tanık oluyoruz ama göç olgusu aslında yıllardır dünyanın her yerinde olanca hızıyla sürüyor. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği’ne göre günümüzde bütün dünyada yaklaşık 65 milyon sığınmacı var. Bu da bugünkü dünya nüfusuna oranlandığında her 100 kişiden biri sığınmacı demek. İnsanlar yalnızca baskı, terör, zulüm ve iç savaştan değil elverişsiz ekonomik koşullardan, ekolojik felaketlerden de kaçıyorlar artık. Dünyanın çeşitli köşelerinde çalışan yirmi altı Alman muhabirinin temasa geçebildikleri sığınmacılarla yaptıkları röportajlardan oluşan “Sığınmacı Devrimi”, Kenya’dan Avustralya’ya, İsrail’den Etiyopya’ya kadar geniş bir coğrafyada mülteci kamplarında bekletilen, yerleştikleri veya sığındıkları ülkeye uyum sağlamaya çalışan, kaçışları sırasında yakınlarını kaybetmiş veya sakatlanmış insanların iç burkan öykülerini bir araya getiriyor. Bu öyküleri kuşatan genel politik ve sosyolojik bağlama da değinilen kitabı benzerlerinden farklı ve özgün kılan yön ise Avrupa merkezli “mülteci krizi” söylemini yıkarak yerine değişimi merkeze alan, yenilikçi, duyarlı ve hümanist bir bakış açısı getirmeye çalışması.

Sayfalar