Yazara Gore Listeleme

  • Yunus Arıkan
    insan sesi mp3 - Türkçe
    15 Ayrım
    556,60 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Ömer Yılmaz
    "Benim Kasabamın İnsanları"nı yazarken, aklımda tek bir düşünce vardı. "Okur, okuduğu eserde kendi kasabasının sıcaklığını hissetmeli, kitabın her hangi bir sayfasında mutlaka kendinden bir şeyler bulmalıydı." Yalnızca benim kasabamın insanlarını değil, okurun kendi kasabasının insanlarını da anlatsın, okuru, sayfalar arasından kendi kasabasına götürecek bir kitap olsun istemiştim. Hatta, kasaba sıcaklığını yaşamamış olanlara da o sıcaklığın nasıl bir şey olduğunu okurun kulağına fısıldasın, istiyordum. Evet, ben bu kitabı yazarkenki düşüncem; çocukluk dönemimin kasabasının insanlarını, yani; bizi yetiştiren, bizi hayata hazırlayan, -ailemizin dışındaki yakınlarımızın da anlattıkları gibi- yaşamın anlamının daha çok birbirimizi sevmekten, birbirimize inanmaktan ve birbirimize gösterilen saygıdan geçtiğini anlatmaktı. Büyük şehirlerin acımasızlığını, çoğu zaman duygusuzluğunu, umursamazlığını, özetle, 'büyük şehirlerin vicdanı olmadığını' -bir anlamda benim kasabalılarımın anlatımıyla- size anlatmak istedim. Ve bunu yaparken; yürekten yüreğe kurulan köprülerin hiçbir zaman yıkılamayacağının da üstüne vurgu yapayım, istedim.
  • Yunus Arıkan
    insan sesi mp3 - Türkçe
    18 Ayrım
    446 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Güzin Yenilmez
    Bir yaşam... Acı, tatlı, sevgiyle veya sevgisiz yaşamaya çalıştığımız bir yaşam. Hani bazen, bir umutsuzluk çemberi etrafımızı sarar da, bir türlü kırıp kurtulamayız ya... Hani bazen, her şeyin "mahvolduğunu" düşünür, kendi kendimizi yer bitiririz ya... Hani, kendimizi büyük bir çıkmazın içinde bulur ve mahvolduğumuzu sandığımız anda nasıl olduğunu bile anlamadan etrafımızı saran o kâbus çemberinden nasıl kurtulduğumuzu bir türlü anlayamaz, o zaman, "Bize Tanrı yardım etti" der, "Tanrı'ya şükrederiz" değil mi? Ya da, her şeyi elde ettiğimizi düşündüğümüz bir anda, "o her şeyin" bizlere yıldızlar kadar uzakta olduğunu görürüz ya, işte o zaman da, "Tanrıya küser, isyan ederiz". Ne tuhaf değil mi? Oysa, Tanrı bizleri yaratırken, sonumuzun ne şekilde noktalanacağını bildirseydi, içimizdeki bu yaşama isteği bu kadar çekici, bizlerde de, bu kadar yaşama arzusu olur muydu acaba!?... İşte, elinizdeki bu kitap; tesadüf, belirsizlik, yılgınlık, mücadele, başarısızlık ve başarılarla dolu bir yaşamın küçücük bir serüveni... Yani, yaşamın küçücük de olsa, "kendisi" diyebileceğimiz bir serüven.