En Çok Görüntülenen Kitaplar

Toplam 57201 sonuçtan 54261 - 54270 arası görüntüleniyor.
Serdar Rifat
bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
11 Ayrım
320,99 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Öykü
Görüntülenme Sayısı: 5
Konusu:
Alegorik bir hayvan meseliyle (Ölesiye Varkalım) başlayıp hiper-realist bir başka hayvan hikâyesiyle (Göçmen Kediler Dairesi) son bulan Politik Hayvan Hikâyeleri başlıklı öyküler toplamında Serdar Rifat, sekiz öykü boyunca farklı yüzlerini ve ilginç boyutlarını dile getirdiği yazma etkinliği kavramının ortaya çıkardığı değişik hikâyeleri anlatıyor. Bir başka deyişle, öykülerin ana izleğinin Kitap kavramının ta kendisi olduğu da söylenebilir. Yazar, kimi öyküde toy bir editörün (Bataklık Işıltıları), kiminde tutkulu ve saplantılı genç bir yazarın (Son Ziyaretçi), bir başkasında yazarlıkta dikiş tutturamamış bir yayıncının (SKT ve Ötesi) ya da biri geleneksel ve yerleşik (Sahafın Düş-Düşüncesi) diğeri ise çizgi dışı ve gezgin (Belirsizlik) iki sahafın gözünden yazı-çizi olayının gizlerine bizleri ortak ederken Brautigan Kitaplığı başlıklı öyküsünde olduğu gibi okurları doğrudan doğruya bir sırrı çözmeye de davet ediyor. Serdar Rifat’ın öyküleri birbirinden ilginç kişilerle, gülünç olaylarla, tiye alınmış entelektüel çevrelerle dolu. Ben şahsen, gerçek kitap kurtlarının savunucusu bir kitap kurduyum. Bir başka deyişle metafor, benzetilecek şeyin kendisi var olduğu sürece var olur ancak.
Deniz Gezgin
bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
6 Ayrım
128,60 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Roman/Öykü
Görüntülenme Sayısı: 5
Konusu:
“Yum gözlerini de düşün, neler kimler duvarlardan geçer, hiç mi kök görmedin betonu çatlatmış, ya delilerin saydam ipleri hayat ağlarını yerden göğe örmez mi? Bu sonsuz yabanlık imkânı, seni ne varlardan ne yoklardan kılar, bir bakmışsın yerdesin, bir bakmışsın yokyerde.” YerKuşAğı’nda dört farklı canlı bir araya geliyor: Çocuk Moy, karabatak Şuri, hayvan mı bitki mi belli olmayan Hagrin ve munçak Cice. Her birini bütünden ayıran bir yan var: Moy sesler duyduğu için hasta sayılmış, ilaçlara bağlı büyümüş bir çocuk; Şuri yaşam alanı işgal edilmiş yorgun yaralı bir kuş; Hagrin “yarı sarmaşık yarı toynaklı, yuvarlanıp kıvrılan bir ses” ve Cice ise bir görünüp bir kaybolan havlayan bir munçak. Rastlantı eseri birbirlerini bulan bu canlılar yaraları ve ayrıksı oluşlarıyla birbirlerine çekilirler. Ancak bir topluluk kurmak, bambaşka bir dünyanın parçası olmak için önce beşeri dilden arınmaları gerekir. Böylece seslerle çevrili, sonu belirsiz bir yolculuğa koyulurlar.
M.T. Edvardsson
metin - Türkçe
2 Ayrım
1,02 MB
Eser Türü: Kitap
Görüntülenme Sayısı: 5
Konusu:
Yalanlar ve sırlar artmaya başlayınca bir tanesine daha yer açmak zor olmuyordu. Daha sessiz bir yaşam arayışında olan Mike ve Bianca iki çocuğuyla birlikte Stockholm'den küçük pastoral bir kasaba olan Köpinge'ye taşınır. Mike yerel bir okulda öğretmen olarak çalışırken Bianca'nın evde çocuklarıyla ilgilendiği dingin bir yaşama geçiş yaparlar. Bir süre sonra komşularıyla tanışıp bir araya geldiklerinde kimsenin göründüğü gibi olmadığını fark ederler. Bu huzursuzluk duygusu mutlu aile tablosunda derin çatlaklar yaratan karşılaşmalara yol açtığı gibi yaşanan bir kaza yaşamlarını alt üst eder. İyi Komşular doğru ile yanlış arasındaki ince çizgiyi kişinin kendisiyle ve komşularıyla olan sınırlarını dikkat çekici bir biçimde ele alırken komşularımıza ne kadar güvenmeliyiz sorusu sıklıkla okurlarına soruyor. "M.T. Edvardsson İsveç suç kurgusunda kendine özel bir yer edinme yolunda ilerliyor. O kadar iyi ki tüylerinizi diken diken ediyor!" Skånska Dagbladet
Marissa Meyer
metin - Türkçe
3 Ayrım
57,72 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Roman/Öykü
Görüntülenme Sayısı: 5
Konusu:
HIKÂYENIN GIDIŞATINA VE EN SEVDIĞINIZ SAYBORGUN KADERINE, SEÇIMLERINIZLE SIZ KARAR VERECEKSINIZ! Ay Günlükleri’nin kahramanı Cinder evleniyor! İmparator Kai ve Cinder sonunda büyük güne uyandı. Şimdi Cinder’ın tek yapması gereken düğüne gidip “Evet!” demek. Ama karşısına çıkan engeller, tuzaklar ve oyunlarla bu hiç de kolay olmayacak. Cinder’ın kaderini bu macerada karşısına çıkan dostlarıyla birlikte siz okurlar belirleyeceksiniz. Cinder’ın sonsuza dek mutlu yaşamasını sağlayabilir misiniz?
Mert Başaran
insan sesi mp3 - Türkçe
21 Ayrım
302,60 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: ekonomi
Görüntülenme Sayısı: 5
Konusu:
Bir insan nasıl zengin olur? Sıfırdan başlayıp milyon dolarlık şirketleri, markaları nasıl kurar? Dünyanın en zenginleri listelerine nasıl girer? Bu kitabı elinize aldığınıza göre muhtemelen siz de bu soruların yanıtlarını merak ediyorsunuz. Ben size yanıtı en kestirmeden vereyim mi? İlk kural kitabımın isminde yatıyor: Para bağırır servet fısıldar! Ne demek istiyorum anlatmak için önce size zamanımızın şipşak bir fotoğrafını sunayım. Zenginliğin önünde engel oluşturan en büyük yanlış nedir biliyor musunuz? Sahip olduğumuz parayı, varlığı onu büyütmeye değil gösterişe harcamak. Yani parayı bağırtmak… Yani… Sınıf atlama çabamızdan dolayı, hayranı olduğumuz ve onlarla aynı ortamda bulunma çabasında olduğumuz insanlar gibi olacağız diye ya da kendi çevremizdeki insanlara hava atacağız diye, çok da zevkimize uymayan şeyleri, aslında sahip bile olmadığımız parayla satın almaya çalışmak ve dolayısıyla kendimizi yıllar boyunca borçlandırmak. İşte zenginliğin önündeki en büyük engel bu. Oysa gerçek zengin 20 yıllık arabaya binmekten gocunmaz, sokakta görseniz kılık kıyafetiyle onu sıradan birinden ayırt edemezsiniz, olan parasını ise hava atmaya değil o parayı büyütmek için yatırıma kullanır. İspatı mı? Kitabımda anlattığım, neredeyse hepsi sıfırdan başlayıp dünyanın, Türkiye’nin en zenginleri arasına giren isimlerin hikâyelerini okuyun işte. Ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız. Yıllar önce Mavi Bölgeler diye bir belgesel izlemiştim. Bu belgeselde yapımcılar insanların uzun ve sağlıklı yaşadığı bölgeleri mercek altına alıyor, oralarda yaşayanların hikâyelerini paylaşarak onların dediklerini yaparsak bizim de uzun ve sağlıklı bir ömür süreceğimizi söylüyorlardı. Bense size bu kitapla zenginlik vaat ediyorum. Zenginliğin Mavi Bölgeleri’nin sahipleri yani dünyadan ve Türkiye’den gerçek zenginlerin hikâyelerini, başarı sırlarını anlatıyorum. Umarım kitabımı severek okur, ilham alırsınız. Ve öğrendiklerinizi uygulayarak paranıza para katar, bundan sonra yazılacak kitaplarda hikâyesi anlatılacak zengin kahramanlardan biri de siz olursunuz.
Metin And
bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
34 Ayrım
1273,30 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Araştırma/İnceleme, Tiyatro
Görüntülenme Sayısı: 5
Konusu:
Tanzimat ve İstibdat Döneminde Türk Tiyatrosu (1839-1908), Metin And’ın dört cilt halinde hazırladığı Türk tiyatrosu tarihinin dönem olarak iki, basım sırası olarak üçüncü kitabıdır. Yazarın ele aldığı bu dönem, Geleneksel Türk tiyatrosu ve Batı tiyatrosu arasındaki etkileşimin ilk ürünlerini verdiği bir geçiş dönemi niteliğindedir. Yazar, dört bölümden oluşan kitapta ilk olarak Batı’yla etkileşimin getirdiği kültürel değişimden ve bu değişimin tiyatro üzerindeki etkisinden bahsediyor. İkinci bölümde ise oyuncular ve tiyatro toplulukları, seyirci kitlesi, tiyatro binaları gibi etkenlerle dönemin tiyatro anlayışı ve yönetimini okuyucuya sunuyor. Üçüncü bölüme tiyatro yazarlarını ele alarak başlayan Metin And, yazarlar ve eserler üzerindeki gelenek ve Avrupa etkisini inceliyor. Son bölümde ise türlerine göre kategorilere ayırdığı oyunlardan örneklerle dönemin tiyatrosunu yansıtıyor. Metin And mektuplar, anılar ve gazete haberleri üzerinden Tanzimat insanlarının tiyatro hakkındaki eylemlerine ve düşüncelerine ışık tutuyor. Eser, tiyatro insanları ve aydınların yanı sıra gerek II. Mahmud ve Abdülmecid gibi padişahların gerekse Ahmed Vefik Paşa ve Ziya Paşa gibi devlet adamlarının tiyatro faaliyetlerini gözler önüne seriyor. Her şeyden önce Tanzimat aydını ve yöneticileri günümüz için bile geçerli değer ölçüleri getirmişlerdir. İlişkini oldukları topluma büyük sorumluluk duyan, büyük bir ülkücülükle halkının kalkınmasını, aydınlanmasını, mutluluğunu isteyen, kendilerini buna adamış insanlardı. Çoğu kendi kendini yetiştirmiş bu insanların eksikleri, kusurları ne olursa olsun bir kültür değişiminin mimarları olarak onları her zaman saygıyla anacağız.
Kemal Gündüzalp
insan sesi mp3 - Türkçe
29 Ayrım
453,03 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Araştırma/İnceleme, Edebiyat, Eleştiri
Görüntülenme Sayısı: 5
Konusu:
Kemal Gündüzalp’in düzyazı çalışmalarının dördüncüsü, öykü üzerine ilki olan bu kitapta, iki yazı dışında, özellikle öykü üzerinde yoğun çalışmalar yaptığı 2000-2011 yılları arasında yazdığı ve Adam Öykü, Dünyanın Öyküsü, Her Şeye Karşın, Hürriyet Gösteri, İmge Öyküler, Öykü Teknesi, Promete, Varlık ile Yazıt Dergileri’nde yayımlanan öykü eleştirisi ve incelemelerinin bir bölümü yer almaktadır. Kemal Gündüzalp bu eleştiri ve incelemelerinde Sait Faik, Erdal Öz, Bekir Yıldız, Adalet Ağaoğlu, Özcan Karabulut, Hasan Ali Toptaş ve Nalan Barbarosoğlu’nun öykülerini en ince ayrıntılarına kadar incelerken, Dinçer Sezgin, Feyza Hepçilingirler, M. Sadık Aslankara, Hasan Özkılıç, Zafer Doruk, Ahmet Yıldız, Ayfer Tunç, Behçet Çelik ve Sibel K. Türker’in öykü kitaplarını derinlemesine irdeleyip eleştiriyor. “Gündüzalp okumalarını yüzünden yapan, eleştirilerini geçiştiren biri değil; ele aldığı yapıtın derinliklerine dalıyor, derinlikli kuşatıcı bir eleştiri yapıyor. Günümüzün eleştirmen sıfatıyla gezinen kitap tanıtıcıları gibi yazısını övgüye boğmadan kalabildiği kadar nesnel ama ister istemez acıtıcı, hırpalayıcı olan bir eleştirmen.” Hayri K. Yetik, Cumhuriyet Kitap
Yıldız Hacıevliyagil Cüceloğlu
insan sesi mp3 - Türkçe
25 Ayrım
486,32 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Kişisel Gelişim
Görüntülenme Sayısı: 5
Konusu:
Hayatımızın büyük bir kısmını işimize adıyoruz. Üstelik iş yalnızca bir geçim kaynağı değil; dünyaya katkıda bulunduğumuz, sınırlarımızı keşfettiğimiz, kendimizi geliştirdiğimiz ve yaşamın akışına katıldığımız bir alan... Peki, hayatımızın bu denli büyük bir bölümünü işimize adarken kim bu yılları anlamlı, keyifli ve tatmin edici bir uğraşla geçirmek istemez ki? Elbette hepimiz isteriz. Ancak hayat her zaman planladığımız gibi akmaz. Kariyer yolculuğunun başında olup eğitim aldığı alanda umduğunu bulamayanlar… Yıllarca emek verdiği işinde artık anlam bulamayıp tatmin duyamayanlar… Başarılı olmasına rağmen içinde bir huzursuzluk taşıyanlar… Ailevi sorumluluklarıyla kariyer değişimi arzusu arasında sıkışıp kalanlar… Ve maddi kaygılar nedeniyle her sabah işine ayaklarını sürüyerek giden insanlar… Bir noktada işimizin ya da mesleğimizin bize uymadığını ya da bizi tatmin etmediğini fark edebiliriz. İşte o an içimizde bir ses belirir: “Mesleğimde/kariyerimde değişim mümkün mü?” Devamı da gelir: “Ve gerekli mi?”
Osman Pamukoğlu
metin - Türkçe
1 Ayrım
192,92 KB
Eser Türü: Kitap
Görüntülenme Sayısı: 5
Konusu:
Büyük Savaş ne zaman çıkacak? Hangi nedenlerle çıkacak? Kim başlatacak? Kimler arasında yapılacak? Hangi coğrafyada olacak? Nasıl cereyan edecek? Üçüncü Dünya Savaşı da genel yapısı itibariyle diğer iki büyük savaşa mı benzeyecek? Yaşayan uluslar ve devletler olarak dünyanın geleceği nasıl görünüyor? Barış, hiçbir devletin bütçe ayırmadığı, bunu aklından bile geçirmediği bir yatırım alanıdır! Barış, yalnızca üzerinde konuşulan bir "şey"dir. Savaş ise; bambaşkadır. Hükumetleri, fabrikaları, şirketleri, tüccarları, ulaştırma hatları, orduları, generalleri, armadaları, komisyoncuları vardır ve bunlar harıl harıl çalışırken güç dengeleri, çıkar ilişkileri, zafer kazanma güdüsü, ötekini bastırma, yenme, yok etme duygusu her şeyin belirleyicisi durumundadır.
Hasan İzzettin Dinamo
metin - Türkçe
1 Ayrım
172,89 KB
Eser Türü: Kitap
Görüntülenme Sayısı: 5
Konusu:
"O senin bağrını yakıp kavuran ateşin adını senin gibi ben de biliyorum. Buna doyurulmamış adalet sıtması diyorum ben. Tropikadan daha öldürücü, namussuz. Tropika olsa olsa kanını ateşe verdiği insanı yok eder. Adalet sıtması ise, mutlaka dışarıda bir kurban arar, ya da suçlu arar ilkin onu yok eder. Kimi zaman da kendine kıyar..." "Bu öcü alınmamış adalet sıtmasının korkunç tortusu, beni bundan sonra türlü abartmalı davranışlara iletebilir. Birtek bundan korkuyorum. Büyük bir adalet sıtması geçirmiş bir insanda her zaman her fırsatta, bunun miktopları meydana çıkıp kanı ateşleyebilir. İnsanın başını belaya sokabilir..."

Sayfalar