En Son Eklenenler

Toplam 57127 sonuçtan 81 - 90 arası görüntüleniyor.
  • Terry Pratchett
    insan sesi mp3 - Türkçe
    37 Ayrım
    371,06 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Fantastik, Roman/Öykü
    Seslendiren : Feyza Daldal
    Konusu:
    Lancre Krallığı’nda üç cadı yaşar: Biri uzun boylu, aksi ve koca burunludur; diğeri tek dişi kalmış yuvarlak ve rahat bir yastık gibidir; sonuncusuysa genç, duygusal ve oldukça... eh, duygusaldır. Ve şimdi, bu duygusal cadının düğününün arifesinde, fazlasıyla haşin olaylar gerçekleşmek üzere; zira düğün listesinde, davetsiz misafirler var: elfler. Fakat bu elfler, gerçek elfler. Uzun kulaklı, güzel güzel göz süzen, çekici varlıklar değil; kötücül, manipülatif, tahakkümsever... Ve onlarla mücadele etmek için, zihninizin açık olması şart! Başta Bir Yaz Gecesi Rüyası olmak üzere Shakespeare’in ölümsüz eserlerine bolca atıfta bulunarak teatral ve epik bir macera sunan Hanımlar ve Beyler, Terry Pratchett’ın mizahtan beslenen komik anlatımıyla yoluna kaldığı yerden devam ediyor. DiskDünya kitaplarının 14.sü ve Cadılar alt serisinin 4. kitabı olan ve Niran Elçi’nin pürüzsüz Türkçesi ve Delidolu’nun özenli baskısıyla Türkiye’deki okurlarının karşısına ilk kez çıkan Hanımlar ve Beyler, bu amansız serüvende yepyeni bir perde açıyor. “Ölmeyen şey yaşayamaz. Yaşamayan şey değişemez. Ve değişemeyen şey, öğrenemez...”
  • James C. Scott
    metin - Türkçe
    4 Ayrım
    4,20 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Tarih
    Konusu:
    Uygarlık tarihi gerçekten kitaplardaki gibi mi yaşandı, yoksa zamanımızı kendilerini “uygar” görenlerin kendileri hakkında yazdıklarını okuyarak mı geçiriyoruz? Neolitik devrim insanlığın tarihindeki en büyük atılım mıydı, yoksa esasen çoğunluğun azınlığa hükmetmesinin vesilesi mi olmuştu? Uygarlık Mısır’ın, Yunan’ın, Roma’nın ve diğer parıltılı egemenliklerin uç uca eklenmiş hali mi, yoksa asıl insanlık binlerce yıl bu anlatının dışında mı yaşadı? Her bir uygarlığın “çöküşü”, insanlığın geri dönülmez kayıplar yaşadığı bir trajedi miydi, yoksa kaçınılmaz bir son, hatta bir “layığını bulma” hali miydi? “Barbar” olarak adlandırılan kavimler insanlıktan nasibini almamış uygarlık düşmanları mıydı, yoksa tarımsal üreticinin ürün fazlasına el koymak için devletle yarışan bir “gölge devlet” miydiler? Tahıla dayalı beslenme ve kentlere toplanmış nüfus, mümkün olan en iyi yaşantı biçimi miydi, yoksa egemenler açısından en uygun olan bu muydu? James C. Scott, Tahıla Karşı’da anaakım tarih anlatısıyla yüzleşmemizi sağlayacak sorular soruyor.
  • Henry Marsh
    metin - Türkçe
    4 Ayrım
    5,80 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Hikaye
    Konusu:
    Henry Marsh, yaşamını ölüm-kalım aşamasındaki hastaları kurtarmaya adamış bir beyin cerrahı. Kimi zaman kendini bir kahraman gibi hissederken kimi zaman da ailelere acı haberi veren kişi olmak zorunda kalmış. Her şeye rağmen mesleğini seven bir doktor olarak beyin cerrahisine katkıda bulunmak için elinden gelenin en iyisini yapmış. İngiltere’de emekli olmasına karşın Nepal’de ve Ukrayna’da hastalara şifa dağıtma çabasını sürdüren Marsh’ın kırk yıllık meslek yaşamına ilişkin muhasebesi niteliğindeki Kabuller: Bir Beyin Cerrahının Sınır Tanımayan Hikâyesi hayatın bütününe ve ölüme dair zihin açıcı bir kitap. Londra’daki hastanede tedavi ettiği hastalarıyla ilişkilerinden, yurtdışında karşılaştığı zorlu koşullarda insanlara yardım eli uzatma çabasından, yaşamını anlamlı kılmak için seçtiği başka uğraşlardan söz eden Marsh, bir cerrah olarak ikilemlerini, zaman zaman da çaresizliğini dürüstçe dile getiriyor. Tıp eğitimi aldığı dönemi, genç bir cerrahken yaşadığı önemli deneyimleri, mesleğinin en güç yönlerini, hastalarının yaşamını uzatmak için ortaya koyduğu çabayı anlatırken değindiği noktalar yaşamın ne kadar değerli olduğunu derinden hissettiriyor.
  • Valerie Keogh
    insan sesi mp3 - Türkçe
    33 Ayrım
    685,79 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Psikolojik Gerilim
    Seslendiren : Jale Anıl
    Konusu:
    Belki de hemşirelik eğitimine sadece bir katil olmadığımı kanıtlamak için başladım. Ne yazık ki bir hata yaptığımı ve bu işin bana göre olmadığını anlamam uzun sürmedi. Belki de insan bedenine olan ilgim, onu nasıl iyileştireceğimden çok, nasıl yok edeceğimi merak etmemden kaynaklanıyordu. Çocukluğundan beri görmezden gelinen, küçümsenen ve itilip kakılan Lissa McColl, karanlıkla erken yaşta tanıştı. Sevgiye aç, fark edilmek için yanıp tutuşan bir çocuktu. Çok geçmeden istediği ilgiyi nasıl elde edeceğini öğrendi, bu yol ne kadar yanlış ya da tehlikeli olsa da... Yıllar sonra hemşire olduğunda nihayet takdir edilmeye, saygı görmeye başladı. Ama bu kez de bambaşka bir gerçekle yüzleşti: bencil, kaba ve umursamaz insanlarla dolu bir dünya. Lissa onlardan nefret ediyordu.Yine de bu mesleğin, kimsenin fark etmediği bazı avantajları vardı. Görünmez olmak, insanlara yaklaşmak için eşsiz bir fırsattı. Böylece onların içlerini görebilir, sırlarını öğrenebilirdi.Ve bazen, öğrendikleri ölümcül sonuçlar doğurabilirdi... HEMŞİRE, yüreğiniz ağzınızda okuyacağınız bir psikolojik gerilim romanı…" YORUMLAR Keogh'un bir numara olmasının sebebi psikolojik gerilimin en iyi örneklerini vermesidir. Kesinlikle mükemmel bir olay örgüsü." -Keri Beevis" Keogh, sürükleyici anlatımların ve karmaşık olay örgülerinin kraliçesidir." -Jenny O'Brien
  • Hal Foster
    metin - Türkçe
    4 Ayrım
    13,06 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Sanat
    Konusu:
    “Eski güzel günlerle değil, yeni kötü günlerle başlayın.” Hal Foster, Yeni Kötü Günler’de sanat ve eleştirinin son yirmi beş yılda geçirdiği büyük dönüşümü Bertolt Brecht’in bu nasihatinin ışığında inceliyor. Cindy Sherman, Thomas Hirschhorn ve Isa Genzken gibi farklı mecralarda çalışan sanatçıların işlerine Jacques Rancière, Bruno Latour ve Giorgio Agamben gibi farklı “meşrep”lerden düşünürlerin yazdıklarının yardımıyla bakan Foster, neoliberalizmin ve teröre karşı savaşın yarattığı küresel “acil durum”u sanat içinden anlamaya çalışıyor ve bize dört “kavramsal araç” sunuyor: abject, arşiv, mimesis ve güvencesizlik. Yeni Kötü Günler, çağdaş sanat ve eleştirinin günümüz dünyasının oynak ve bulanık gerçekliğine verdiği ve veremediği cevapları toparlayıp yeni sorularla tartışmaya açan cesur bir kitap. “Foster, ölçülü üslubuyla geniş okuyucu kitlelerine ulaşabilen o sayılı sanat tarihçilerinden.” Guardian Hal Foster, Princeton Üniversitesi Sanat ve Arkeoloji Bölümü’nde Townsend Martin Profesörü ve October dergisinin editörlerinden.
  • M. Nedim Hazar
    insan sesi mp3 - Türkçe
    17 Ayrım
    309,33 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Öykü
    Seslendiren : Ömer Yılmaz
    Konusu:
    “Ahmet Hamdi Tanpınar’ın, Peyami Safa’nın birbirleriyle müşterek olarak taşıdıkları temalar ve motifler M. Nedim Hazar’ın kalemiyle yepyeni boyutlara, açılımlara ve derinliklere ulaşıyor.” Ayşe Şasa Bazen büyük bir korku, bazen büyük bir saplantı, bazen gidişatı alt - üst eden büyük bir kaza veya bir hastalık, bazen abartılı bir evham, bir şüphe, bir kaygı ile Ben Sonra Ağlarım’da bir ruh sıçramasına hazır mısınız? “Bir an için aklına hayatını hep yükseklerde çalışarak kazanan babası geldi. Acaba bu yükseklik kaç şerefe boyuydu? Tayfun'un gözyaşlarıyla ıslattığı sargı bezleri, bedeninin öne eğitmesiyle boşluğa savruldu. Tayfun dönüp son bir kez aynaya baktı, hayata son bakışıydı bu. Aynadaki yaşamı bitmişti, o halde kendisinin de yaşamasına gerek yoktu! Genç bedenini büyük bir kararlılıkla boşluğa bırakırken arkasından 'hayır' çığlığını atan annesinin sesini duydu! ” Ben Sonra Ağlarım idrak merdivenlerinden kademe kademe bir çıkışa meydan açıyor. Aklın hikmetle buluşması, yabancılaşmadan kalkarak hikmete yönelişini satır satır resmediyor!
  • Sandor Marai
    insan sesi mp3 - Türkçe
    22 Ayrım
    333,28 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Seslendiren : Sema Demir
    Konusu:
    Her şey burjuva bir kocanın, eşine son anda bir Noel hediyesi olarak yavru köpek getirmesiyle başlar. Başlangıçta evdeki herkes köpeğin büyüsüne kapılır, ona bir biblo gibi davranırlar, istediklerinde kucaklarına alırlar, canları sıkıldığında da bırakırlar. Hayvan büyüdükçe, özellikle onun safkan bir Puli değil de melez bir köpek olduğunu öğrendikten sonra ev halkının tavrı gitgide değişir. Her türlü disipline kayıtsız, özgürlüğüne düşkün Csutora’ysa evcilleştirilme çabalarına isyan eder, eğilip bükülmeden kendi bildiğini okur. Ancak kulağa ilk başta biraz komik ve eğlenceli gelen bu durum bir felaketle sonuçlanır. Macar edebiyatının usta kalemi Sándor Márai’den dokunaklı olduğu kadar komik, anarşist bir köpek romanı. “Márai, Gabriel García Márquez’le aynı kulvarda yer alan en büyük modern romancılardan biri.” The Washington Post
  • Tuna Serim
    insan sesi mp3 - Türkçe
    49 Ayrım
    771,06 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Biyografi, Tarih
    Seslendiren : Serap Şirin
    Konusu:
    Mustafa Kemal ve annesi için yazılmış ilk roman. Ona Meclis tarafından verilen soyadıyla adı Atatürk olan bu yakışıklı genç annesine benzerdi. Mavi gözleri, sarı saçları, okumaya olan merakı ve bitmeyen sevgisiyle. Zübeyde Hanım için acılarla başlayan yaşam oğlunu kucağına aldığı gün güzelleşti, o *Mustafa*sının çılgınıydı. Zaten ona bakan, onu tanıyan bir kadının sevgiden çılgına dönmemesi mümkün değildi. Zor günlerdi. Hasret herkesi, her yüreği yakıyordu. Mustafa Kemal annesine hasretti, Zübeyde Hanım oğluna... Ya Fikriye ve Latife? İkisi de yalnız onu sevdi, ama kavuşmaları zordu, hatta olanaksız, çünkü Mustafa Kemal için aşkın adı vatandı ve vatan bekleyemezdi. Çok sevdiği, hiç kırmadığı üç kadın yaşamları boyunca onu beklediler. Zübeyde Hanım İzmir’in kurtuluşuna kadar dayanabildi, Fikriye onu kaybettiğini anladığında intihar etti, Latife yaptığı küçük hataların bedelini bir daha insan içine çıkmamakla ödedi. Üçünün de rakibi vatandı ve Mustafa Kemal için söz konusu vatansa, gerisi teferruat sayılıyordu... Bu romanda bir kahramanın gün gün doğuşu, umutsuzluklar ve umutların ışığını yakabilen nadir bir insan anlatılıyor... Anadolu’daki kurtuluş günlerinin ürpertici tablosu... Bir de kaderleri onu sevmek ve beklemek olan üç mutsuz kadın... ZÜBEYDE HANIM VE OĞLU, esareti, aşkı, tutkuları, kararlılığı, cesareti ve yenilgiye başkaldırıyı anlatıyor, ama neler pahasına... Tükenmiş bir ülkeden yepyeni bir destan yaratan efsanenin romanı...
  • Tuba Vural
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    23,89 KB
    Eser Türü: Makale
    Eser Alt Türü: Teknoloji
    Konusu:
    Bu kılavuzda, Çağrı Doğan’ın geliştirdiği, benim de daha çok ricalarla ve bazı önerilerle katkıda bulunduğum “TDK ve sözlükler” eklentisinde yer alan TDK ve Dil Derneği sözlüklerinin inceliklerinden daha verimli bir şekilde yararlanmak isteyenler için küçük bir rehber oluşturmak amaçlanmıştır. Tuba Vural
  • Tim Parks
    insan sesi mp3 - Türkçe
    14 Ayrım
    544,68 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Tarih
    Seslendiren : Başak Baber
    Konusu:
    Bankacılığın ve Sanatın Büyük Patronları… Bir asır. Beş nesil. İki ehil idareci sayesinde önce iktisadi sonra da siyasi baş döndürücü bir yükseliş. Yatalak ve asabi bir adam döneminde yaşanan duraklama. Sonra da süratle ortadan kalkacak bir servete dayalı yirmi beş senelik siyasi tırmanış. Akabinde de ani ve kesin bir çöküş. Kutsal emanetlerden merasim zırhlarına, el yazmalarından mücevherlere ve kabartmalara dek tamamı koleksiyoncu olan, dolayısıyla bankacılıkta da sanatta da derin izler bırakmış tarihi bir topluluk: Medici ailesi… Onlar, kendilerinden sonra gelen dünyayı birçok yönden değiştirdiler. Leonardo da Vinci, Donatello, Michelangelo, Boticelli ve Galileo’nun hamileri oldular; çek kullanımı, çift defter tutma ve şube bankacılığıyla modern bankacılığın temellerini attılar; Vatikan’ın Bankası olarak anıldılar. Aile temellerinin özünü oluşturan ticaret, din ve siyaset üçlüsünde eşine zor rastlanır bir ilişki kurdular. İngiliz romancı, çevirmen, yazar ve edebiyat profesörü Tim Parks bu çalışmasında Medici ailesinin parlayıp söndüğü 15. yüzyıldaki icraatlarına yoğunlaşıyor: bankaları; siyasi faaliyetleri, evlilikleri, köleleri ve metresleri; atlattıkları komplolar, inşa ettikleri evler ve sahip çıktıları sanatçılar. Onların hikâyesinden yola çıkarak günümüzde kültürle kredi kartları arasında var olan ilişkiyi anlamaya gayret edip uluslararası finans ve onun din ve siyasetle olan ilişkisine dair şüphelerimiz hakkında bize neler söyleyebileceğini anlatıyor. Medici Ailesi: Rönesans Çağı’nda Bankacılık, Siyaset ve Sanat entrikaları, hırsları, başarıları, yetersizlikleri, ihtişamları ve gözden düşüşleri ile büyük bir ailenin olağanüstü hikâyesini oldukça canlı bir üslupla meraklı okurlara sunuyor. (Tanıtım Bülteninden)

Sayfalar