Katalog

Toplam 34749 sonuçtan 1 - 20 arası görüntüleniyor.
Sait Faik Abasıyanık
Bitirildi
insan sesi mp3 - Türkçe
11 Ayrım
142,50 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Roman/Öykü
Seslendiren: Mahmut YILMAZ

“Yerimden kalktım. Aynaya doğru ilerledim. İki hanımın sessizce beni dikizlemelerine aldırış etmeden baktım. Perişan bir haldeydim. Yüzüm sapsarıydı. Gözlerim kıpkırmızı. Kenarlarından fırlayan saçlarımı toplamak için şapkamı çıkarınca şöyle parmaklarımla bir tarasam elimde kalacaklarını sandım. Şapkamı giyip kenarlardan fırlayan saçları içeriye tıktım. Dışarı çıktım. Vapur Kadıköy’den kalkmış geliyordu. Haydarpaşa İstasyonu’na baktım. Kocaman kapılarından ötede kırmızı yeşil fenerli, demiryollu, trenli, yolculu, meraklı, düşünceli, perişan, yerini bulmaya çalışan bir âlem vardı. Her gün yüzlerce tren binlerce hikâye getiriyor, binlerce hikâye alıp gidiyordu.” “Hikâye Peşinde” adlı öyküden. (Tanıtım Bülteninden)
Fahri Çoker
Bitirildi
insan sesi mp3 - Türkçe
37 Ayrım
880,21 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Türk Siyaset Tarihi
Seslendiren: Buğra Zayim

Türk siyaset tarihinden gelip geçenler.
Ömer F. Oyal
Bitirildi
bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
12 Ayrım
584,17 MB
Eser Türü: Kitap

“Şahitlik, adı konulmamış bir tutsaklıktır, akıp geçenin hatırasına hapsolmaktır.” 25 Temmuz 1943… Çukurova Ekspresi iki gün sürecek Adana-İstanbul seferi için yola koyulur. Namus derdi ya da yasak aşk yüzünden kaçanlardan, askerlere, memurlara, müzisyenlere, mahkûmlara, kondüktörlere dek pek çok insanı ve hikâyeyi taşıyan, üstelik bütün bu hikâyelere büyük bir merakla kulak veren 11 numaralı vagondayız. Anlatıcı ise bu meraklı vagonun ta kendisidir. 11 numaralı vagonun ağzından iki gün boyunca tanık olduklarını ve sefere ilk çıktığı 1900 başlarından Bağdat demiryolunun inşasını ve haliyle bir imparatorluğun yıkılıp yeni bir devletin inşasının 1943 yılına kadar gelen hikâyesini dinleriz. Zaman Lekeleri, Ömer F. Oyal’ın kaleminden sürükleyici bir memleket ve memleketten insan manzaraları tarihi…
Kemal Yalçın
Bitirildi
insan sesi mp3 - Türkçe
26 Ayrım
284,97 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Roman/Öykü
Seslendiren: Feyza Keli

Emanet Çeyiz, Denizli'nin Honaz Köyü'nde yaşayan bir Rum ailenin, sürgüne gönderilirken Müslüman komşularına bıraktığı kızlarının çeyizinin, yaklaşık seksen yıl sonra aileye geri veriliş öyküsüdür. Kemal Yalçın, dedesine emanet edilen çeyizi teslim etmek üzere Minoğlu ailesinin izini sürerken, on beş Rum ve on beş Türk mübadilin yaşam öyküsünü ve duygularını kendi ağızlarından aktarır bize. Bugün hemen hemen hiçbiri hayatta olmayan, doğdukları topraklara duydukları özlemle bu dünyadan göçüp giden bu insanların anlattıkları, onların bir bakıma son sözleri, vasiyetleridir. "Bak şu bahçenin güzelliğine. Şu şeftaliye, şu eriğe, şu armuda, şu çiçeklere bak. Hepsi birlikte güzel... Bir ülkenin içinde ne kadar din, dil, ırk varsa o kadar zenginliktir bu... Budur sana, Sinoplulara, Ayancıklılara ve Türklere son sözüm: Tek meyveyle bahçe olmaz..." - Ayancıklı Baba Yorgo
Taika Waititi
Bitirildi
insan sesi mp3 - Türkçe
1 Ayrım
179,70 MB
Eser Türü: Sesli Betimleme
Eser Alt Türü: AKSİYON MACERA FANTEZİ BİLİMKURGU
Seslendiren: Ünsal Coşar
IMDB Puanı:
7.9

Thor serisinin 2017 yılında izleyiciyle buluşacak olan üçüncü filminde, yaklaşmakta olan Norse kıyametine tanık olacağız. Asgard'tan uzakta, evrenin öbür ucunda hapsolmuş olan Thor çıkış yolu bulamamaktadır. Üstelik güçlü çekici de yanında değildir ve Asgard bir yıkımın eşiğindedir. Ragnarok zamanı gelmiştir, eğer gerçekleşirse bütün Asgardlıları yok edecek olan yıkımın sorumlusu ise acımasız Hela'dır. Ancak Asgard'ı kurtarabilmek için öncelikle özgür kalmalı, bunun içinde karşısına eski müttefiki Hulk'ı çıkaran ölümcül bir yarışmayı kazanmalıdır... Craig Kyle ve Christopher Yost ikilisinin senaryosunu kaleme aldığı filmin başrollerinde bir kez daha Chris Hemsworth ve Tom Hiddleston bulunuyor.
Homeros
Bitirildi
metin - Türkçe
2 Ayrım
4,96 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Mitoloji

Ilyada ve Odysseia, Egeli bir ozan olan Homeros’un yarattığı iki büyük destandır. Homeros, sözlü edebiyat geleneğini sürdüren bir ozandı. Bu destanları İsa’dan önce dokuzuncu yüzyılda yarattığı sanılıyor. Yazılışı, kaleme alınışı daha sonradır. Bu İzmirli büyük ozan, Ilyada’du, Troya Kentinin destanını anlatır. Troya Kenti, Çanakkale Boğazının beri yakasında bugünkü adıyla Hisarlık Tepesine kurulu zengin bir kentti. Yunanistan’dan gelen Akhalar’ın saldırısına uğrar. Bu savaşta iki toplum karşı karşıya gelir. Yurtları Anadolu’da bulunan Troyalılarla Yunanistan’dan gelen Akhalar Topluluğunun savaşıdır bu büyük destan. Akha- lar Topluluğu Yunanistan’ın çeşitli bölge krallarından oluşmuş bir ordudur. Her kral, kendi gemileri ve adamlarıyla yola çıkmıştır ve bu ordular, krallar kralı Agamemnon’un yönetiminde örgütlü ve birleşiktirler. Güçlüdürler. Akhalar, daha soylu, daha yürekli, daha akıllı ve daha örgütlüdürler. Ve savaşı kazanırlar. Ilyada, Troyalıların yenilgisinin destanıdır. Ilyada destanı, 24 bölümden ve 16.000’i aşkın dizeden oluşur. Troya Savaşının dokuzuncu yılında 51 günlük bir süreyi kapsar. Yani o büyük savaşın kısa bir kesitidir bu destan. Yunanca aslından, Azra Erhat’m, A. Kadirle birlikte yaptığı bu ölümsüz çeviriyi Can Yayınları olarak kıvançla yayımlıyoruz.
Homeros
Bitirildi
metin - Türkçe
2 Ayrım
4,00 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Mitoloji

Homeros ODYSSEİA v @$3 Egeli büyük ozan Homeros un destanlarından ilyada bir olayın, Odysseia ise bir kişinin destanıdır. Çağdaş okurlar, Ilya- da’ dan daha sonra yaratıldığı anlaşılan Odysseia yı bir destandan çok çağdaş bir romana, bir filme benzetirler. Gerçekten de konusuyla romanı, kurgusuyla filmi andırır bu destan. Her iki destan, anlatım tekniği açısından da değişiktirler. Troya kentinin destanı olan İlyada’da olaylar düz akışlı bir anlatımla sergilenirken, Odysseia’da anılar, öyküler, geriye dönüşler, yer ve zaman atlamalarıyla, olay içinde olayların anlatıldığı çağdaş bir roman kurgusu görülür, ilyada, gerçek bir destandır; büyük bir olayın ve o olaya karışmış pek çok kişinin insanüstü güçlerle ilişkisini anlatır. Odysseia ise bir tek kişinin, kral Odysseus’un öyküsüdür. Troya Savaşı biteli on yıla yaklaştığı halde İthaka Kralı Odysseus, yurduna dönememiştir. Yıllardır bir adada tutukludur. Tanrılar sonunda yurduna dönmesine izin verirler. Odysseia destanı, Odysseus’un on iki gemisi ve yoldaşlarıyla yola çıkışıyla başlar, üç yıl denizlerde sürünüp bin bir tehlikeyi savuşturmasından
Ezel Akay
Bitirildi
insan sesi mp3 - Türkçe
1 Ayrım
179,87 MB
Eser Türü: Sesli Betimleme
Eser Alt Türü: DRAM KOMEDİ
Seslendiren: İlker Uykal, Çiğdem Banu Yeşilırmak
IMDB Puanı:
0

Karagöz ile Hacivat güldüren ve aynı zamanda da düşündüren sohbetleri ile karşımızda. Mekan Bursa ve zaman da 14. yüzyıl. Anadolu’daki Moğol tehlikesi mevcutken halkın büyük bir kısmı firarda. Bursa yeni yerleşim alanları. Hem halk hem de çeşitli devletlerin ve beyliklerin liderleri de bu kente sığınır. Dinleri, dilleri farklı olan insanların bir arada yaşadığı Bursa kaosa dönüşür. Osmanlı da, İmparatorluğu’nun ilk tohumlarını atmaktadır. Akıllı ama cahil, sinirli ama komik Karagöz, kendisinin aksi olan zekasını fırsatçılığı ile birleştirip her işten sıyrılan Hacivat ile tanışır. Orhan Gazi’nin adına yapılan caminin inşaatında beraber çalışmaya başlarlar. Bu sırada mizah yönü kuvvetli sohbetleri hemen farkedilir. Atışmaları sırasındaki komiklikleri o kadar ünlü olur ki, davetten davete koşmaya başlarlar. Ancak şöhretin bedeli ağırdır.
Raoul Vaneigem
Bitirildi
metin - Türkçe
2 Ayrım
312,87 KB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Din

Din eleştirisinin sonunda varacağı yer, insanın insan için yüce varlık olduğu doktrinidir; keza insanın değersiz, köleleştirilmiş, terk edilmiş, aşağılık bir varlık olduğu bütün toplumsal ilişkileri yıkma yönündeki kesin buyruğa varır. Karl Marx Din, insanları bunaltan, gözünü açtırmayan aşağılamanın en tamamlanmış biçimidir. Tanrıların onurlandırıldığı her yerde halkların yalnızca adı insandır. İlahi kudret, ekonominin insanı yaşamdan koparıp çalışmaya indirgediği anda insanın mahkûm olduğu güçsüzlükten doğmuştur. Evrenin yaratıcısı, insanın efendisi ya da kaderinin tek buyurucusu bir Tanrı fikri, özgül anlamda insani gerçek güç olan yaratıcılığın çalışma zorunluluğu nedeniyle yolundan saptırıldığı bir sistemin dalaveresidir. Peki, gökyüzünün yeryüzü üzerindeki gücüne duyulan bu aptalca inanç neye dayanır?
Mina Urgan
Bitirildi
metin - Türkçe
2 Ayrım
1,07 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Eleştiri

D.H. Lawrence, yirminci yüzyılın ilk yarısında işçi kökenli tek İngiliz romancısı: "D.H. Lawrence, çağdaşları James Joyce ya da Virginia Woolf gibi, biçimsel açıdan bir yenilik yapmadı. Onda yepyeni olan biçim değil, içeriktir... Lawrence'ın ana konusu, her romancınınki gibi, insan ilişkileriydi...yaptığı yenilik, kadın-erkek ilişkisinde öteki romancılar gibi yalnız duygularla düşüncelerin değil, cinsel dürtülerin de etkisini vurgulamaktı." İngiliz edebiyatı "duayen"imiz Mîna Urgan, 1995'te yayımladığımız ve aynı yıl Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Sedat Simavi Edebiyat Ödülü'nü -Nermi Uygur'un kitabı Tadı Damağımda (YKY, 1995) ile- paylaşan Virginia Woolf'tan sonra, çok sevdiği D.H. Lawrence'ı yazdı ve kitabını "D.H. Lawrence'ı seven ve çeviren sevgili öğrenci(si) ve meslektaş(ı) Akşit Göktürk'ün anısına" aldı. D.H. Lawrence: Üç ustaya üç kat saygıyla okunacak bir kitap...
Rainer Maria Rilke
Bitirildi
metin - Türkçe
2 Ayrım
153,12 KB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Şiir

1912 kışında ruhsal durumu endişe verici bir hal alan Rilke, uzun bir psikanaliz sürecine girmeyi düşündüğü bir dönemde, Prenses Maria von Thurn ve Taxis’in davetlisi olarak, Triest Körfezi’nde, uçurumlar üzerine kurulmuş Duino Şatosu’na gider. Adriyatik’in derin mavi sularına bakan bu şatonun eteklerinde, kayalar üzerinde gezinirken, rüzgârın uğultuları arasında esrik bir ses işitir: “Haykırsam, kim duyardı sesimi melekler katından?” Aynı günün gecesinde, fırtınalı bir havada tavan arasındaki köhne bir odada ilk ağıdı yazıp çıkarır. Ardından da Gebsattel’e bir mektup yazarak tedaviye gerek kalmadığını bildirir. Birinci Dünya Savaşı’nda ağır hasar gören şatonun anısına eserine sonradan Duino Ağıtları adını verecek olan Rilke, eserini 1912 kışı ile 1922 Şubatı arasında, on yıllık sancılı bir dönemde tamamlar. Bu ilginç süreç pek çok eleştirmen tarafından Rilke’nin kişisel olgunlaşma süreciyle paralel görülmüştür. Duino Ağıtları ile şair, dünya yazınının büyük ustaları arasındaki yerini almıştır. Belirgin bir teolojik ve ideolojik yapıdan uzak bir dille yazılan ağıtlar, insanın varoluşsal kaygılarını ele alır.
SLAVOJ ŽIŽEK
Bitirildi
metin - Türkçe
2 Ayrım
173,73 KB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Sinema

Zizek için Tarkovski'yi ilginç kılan onun filmlerindeki özgün biçimdir. Tarkovski maddi unsurları zamanın kendisi olarak kullanır ama aniden en içsel alana ilişkin olan zamanın melankolikliğini, belirsizliğini bize hissettirir. Zizek'e göre Tarkovski'de gerçekliğin tam da maddi dokusunun dağılmasıyla ruhani bir derinliğe ulaşılır. Tarkovski, kendimizi maddi gerçekliğin üstüne yükselterek ulaştığımız standart ruhani motiflerin ötesine, daha derin, daha önemli deneyimlere sürükler bizi. Tarkovskici mıntıkada özel hiçbir şey yoktur, her şey aynı ve bildiğimiz gibidir. İşte tam da bu sebepten inançlarımızı, korkularımızı, iç dünyamıza ait şeyleri buraya yansıtabiliriz. Lacancı psikanalizin araçlarıyla Tarkovski'nin materialist bir yorumunun da mümkün olabileceği tartışılıyor bu metinde.
Ahmet Cevizci
Bitirildi
metin - Türkçe
2 Ayrım
4,70 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Felsefe

Büyük Alman şairi ve düşünürü Johann Wolfgang von Goethe, “Üç bin yılın hesabını göremeyen karanlıkta yolunu bulamaz; günü gününe yaşar ancak” derken, sadece bireylerin değil, toplum ya da kültürlerin de felsefe tarihine duydukları ihtiyacı anlatmak istiyordu. Modern dünyanın karmakarışık ve her yönüyle bunaltıcı koşulları içinde insan, hayatını doğru yönetebilmek ve ona anlam katıp değer yükleyebilmek için felsefeye, büyük felsefi soruları yanıtlamaya ihtiyaç duyar. Felsefe yapmayı öğrenebilmek içinse felsefe tarihine ihtiyaç duyulur. Bunun da en önemli nedeni, büyük filozofların iki bin beş yüz yıldan beri ele aldığı konu ve soruları, hâlâ onların bize sağladığı ipuçları veya argümanlar üzerinden sorguluyor olmamızdır. “Adaletin, mutluluğun, aşkın ne olduğu”, “kimin, nasıl yönetmesi gerektiği”, “siyasal bir sistemin hangi temel etik ve politik ilkeler üzerine inşa edileceği”, “gerçekten var olanın ne olduğu”, “bizim başkalarına karşı ne tür yükümlülüklerimizin bulunduğu” gibi soruları soranlar ilk bizler değiliz. Bu sorular, Sokrates, Platon ve Aristoteles tarafından da sorulmuş ve felsefe tarihi boyunca daha pek çok filozofun ilgi odağında yer almıştır. İşte bundan dolayıdır ki felsefe ve felsefe tarihi, entelektüel dünyamızı zenginleştirecek, yolumuzu bulmada bize yardımcı olacak fikirlerle ve çıkartabileceğimiz derslerle doludur. Çağdaş İspanyol düşünürü George Santayana “Geçmişi hatırlayamayanlar onu tekrarlamaya mecburdurlar” sözüyle tam da bunu kastediyordu. Ahmet Cevizci’nin Felsefe Tarihi, Antik Yunan’dan Hıristiyan ve İslam felsefesine, modernizmden postmodernizme kadar, işte bu iki bin beş yüz yıllık düşünce tarihini ayrıntılı, sistemli ve anlaşılır bir biçimde sunuyor.
İlhan Kutluer
Bitirildi
metin - Türkçe
2 Ayrım
604,05 KB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Felsefe

İslâm felsefesinin özgün klasikleri, hem belirli bir felsefe tasavvurunu şekillendiren hem de bu tasavvurun yönlendirdiği şaheserlerdir. Bunları ortaya koyan entelektüel muhit, İslâm medeniyetinin temel değerleriyle uyum içinde olan bir “felsefe paradigması”na ulaşma idealini genel olarak gözetmişti. Ulaşılan başarıların temel ilke ve değerlerle çatıştığı kanaatinde olan ilim ve fikir muhiti ise felsefî geleneği eleştirip yargıladı. Ancak aleyhte tavırların dahi çoğu zaman söz konusu “felsefe paradigması”na iştirak ettiği gözlendi. Bu kitap, özellikle kendini İslâm felsefe geleneği içinde konumlandıran entelektüellerin felsefeyi bir “hikmet” ve “ilim” olarak nasıl kavradıklarını incelemektedir. Süreklilik, özgünlük ve ilmîlik fikrinin şekillendirdiği bu “felsefe tasavvuru”, bu kitabın temel konusunu oluşturmaktadır.
Taner Timur
Bitirildi
metin - Türkçe
2 Ayrım
1,68 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Felsefe

Tarihçinin felsefe ve toplum bilimleriyle sınavı… Aristo’dan Rönesans’a, Marx’tan Heideggere ve çağdaş tarihçilere tarih-yazıcılığının öyküsü… Krizler, devrimci atılımlar ve karşı-devrimler içinde geçen 19. yüzyılı, iki kanlı dünya savaşına sahne olan 20. yüzyıl izledi. Kapitalizm dünyayı bütünleştirir, eşitsizlikler içinde "küresel bir köy" haline getirirken kapitalist işbölümü de bilimde iş bölümünü artırıyor, "uzmanlaşma"yı geliştiriyordu. Böylece gitgide daha çok "uzmanlaşan" bilim dalları sadece "bütün"ü değil, birbirlerini de anlayamaz hale geldiler. Mikro-tarih, mikro-iktisat, mikro-sosyoloji vb. tüm bilimler yerleşik çıkarlarla uzlaşıyor ve "bilimsel tarafsızlık" kisvesi altında küresel kapitalizmi bir kader gibi sunma yarışına giriyordu. Günümüzde bilim ve tarih-yazıcılığı küreselleşme ile gettolaşma arasındaki çelişkileri ve gerginlikleri yaşıyor. Bu kitapta Aristo'dan Heidegger ve çağdaş tarihçilere kadar bu gelişmenin öyküsü anlatılıyor.
Takiyettin Mengüşoğlu
Bitirildi
metin - Türkçe
6 Ayrım
11,72 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Felsefe

Felsefeyi akademinin, hayattan soyutlanmış kavramlarının insani pratikleri ve tecrübeleri tam olarak yansıtmayan sınırlı ve dar çerçevesine hapsetmek yerine hayatın tazeliğine ve canlılığına temas eden, evrende bulunan her şeyi tam olarak kuşatan bir genişlikle ele almak gerekir. Aksi halde, küçük bir çevrenin anlaşılması ve paylaşılması son derece zor akademik ilgilerinin tutsağı olmuş bir düşünce evreni ortaya çıkar ki bu, her türlü entelektüel etkileşimi ve aynı zamanda geniş kitlelerin bu yöndeki ilgilerini dışarıda bırakır. Bunun bir sonucu olarak toplumsal ve bireyler arası çatışma ve gerilim yaratan genel bir basiretsizlik hali olarak karşımızda beliren mevcut durumda, akıldan ve sağduyudan uzak, hayatın ve insani dünyanın temel problemleri üzerinde asgari bir tartışma, konuşma ve en önemlisi düşünme pratiği oluşturamamış bir topluluğun gürültücülüğü ve "idare ediciliği" daha iyi anlaşılır. Sakin, tutarlı, ölçülü bir biçimde İyi, Güzel, Doğru hakkında yetkin ve upuygun sorular sormanın, varolan her şey hakkında hayattan hiçbir zaman ayrı düşmeyen bir kavramsal zeminde yöntemsel ve sistematik düşünmenin örnekleri ise çok fazla değildir. T. Mengüşoğlu güncelliğini koruyan bu eseriyle, özellikle Nietzsche ve Scheler'i takip ederek bize, hayatın hem pratik hem de teorik alanlarında yeni ufuklar açan doğru düşünmenin imkânlarıyla ilgili ipuçları veriyor ve felsefenin herkes için ulaşılabilir olduğunu gösteriyor.
Zeynep Uysal, Pelin Aslan, Gülşah Taşkın, Esra Dicle
Bitirildi
metin - Türkçe
2 Ayrım
615,43 KB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: inceleme /araştırma

2004-2005 akademik yılı bahar döneminde Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü olarak yüksek lisans ve doktora öğrencilerinin katılımıyla “Yazıdan Söze” adlı bir lisansüstü sempozyumu düzenledik. İki yılda bir tekrarlanması planlanan bu sempozyumun ilkini aslında daha önce 1994 yılında o zamanki yüksek lisans öğrencilerimiz gerçekleştirmiş ve bildirilerini Sözden Yazıya adıyla üniversitemiz yayınevince yayımlatma imkânı bulmuşlardı. Daha sonra 1995 ve 1996 yıllarında sempozyum tekrarlandı. Uzunca bir aradan sonra 2005’te “Yazıdan Söze”yi yeniden başlattık. Yıllar içinde bölümümüz büyüdü, yüksek lisans öğrencilerimiz arttı ve onlara 2001 yılından beri doktora öğrencileri de katıldı. Bu nedenle 2005 sempozyumu bölümümüzün lisansüstü düzeydeki öğrencilerinin tümüne akademik üretimlerini sunma imkânı verdi. Zaten bir lisansüstü sempozyumu düzenlemeyi ve buna süreklilik kazandırmayı istememizin en önemli sebebi yüksek lisans ve doktora öğrencilerinin akademik çalışmalarını dolaşıma sokabilmelerine imkân vermekti. Böylece bir yandan onların akademik hayata hazırlanmalarına katkıda bulunmuş olacak, bir yandan da yeni çalışmalar, yeni bakış açıları edebiyat dünyasına kazandırılmış olacaktı.
Stephane Garnier
Bitirildi
insan sesi mp3 - Türkçe
12 Ayrım
267,54 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Kişisel Gelişim
Seslendiren: Sema Nur Koçoğlu

“Kediler bizi ezelden beri büyüler. Onları gözlemler ve anlamaya çalışırsak o güçlerinde, tavırlarında, özelliklerinde, alışkanlıklarında, küçük deliliklerinde yani huzur içinde yaşamaya ve mutlu olmaya dair yeteneklerinde büyülü bir şeyler olduğunu görürüz. ‘Bugünkü aklımla yirmili yaşlarıma dönmek isterdim…’ Kim bilir kaçımız, gün gelip bunu kendine demiştir. Bizler ancak zamanla ve azıcık bilgelik kazanırken okulları, kitapları, düşünürleri olmayan kediler, hiçbir çerçeveye hapsolmadan, hiçbir referansa bağlanmadan hatta çok da uzun yaşamadıkları, çok fazla tecrübe edinmedikleri hâlde bir nevi doğuştan gelen bilgeliğe sahiptir. Bizlerin pek çok sorgulama, girişim, değişim, tefekkür ve iç gözlem pahasına ancak birkaç kırıntısını tırtıklayabildiğimiz bir bilgelik bu. Ancak altmış yaşından sonra, günün birinde onun gibi, dudaklarımızda bir gülümseme ve iç huzuruyla kurulup ufku izlemek mevkiine erişebilmek için aşılması gereken yol, hayli engebeli olduğu kadar da zahmetli. O ise bunu yapmayı neredeyse doğuştan bilir. Bizler onların vesilesiyle, onların performansına kısmen de olsa yaklaşarak farklı bir bakış açısı kazanabilir, dünyayı farklı bir pencereden görebilir ve aynı zamanda kendimize dair farklı ve daha gelişkin bir anlayışa erişebiliriz. (Tanıtım Bülteninden)
Kazimierz Adjukiewicz
Bitirildi
metin - Türkçe
2 Ayrım
473,21 KB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Felsefe

Kazimierez Adjukiewicz ünlü Polonyalı mantıkçı ve felsefecidir. Dilden mantığa, felsefeden öğretime, bilimden sosyal konulara dek hemen her alanda kalem oynatmış olan Adjukiewicz çağımızın en önemli yazar ve düşünürlerindendir. Onun bu kitabı, yazarın görüşlerinin varlığını arka planda hissettirerek, bir dizi yanıtın savunuculuğunu yapmak yerine, okuyucuyla felsefede sorulan temel sorularla ve bu sorulara verilen yanıtlarla tanıştırmayı amaçlamaktadır. Güçlü ve açık bir zihin, kitabın her sayfasında işbaşındadır. Kitap yalnızca anlaşılması oldukça kolay olan bir felsefeye giriş kitabı olmakla kalmayıp, okuyucuya birkaç satır içinde bir argüman ya da öğretinin özüne nüfuz etme olanağı sağlayan olağanüstü anlaşılır bir eserdir.
Erol Gergin
Bitirildi
metin - Türkçe
3 Ayrım
92,73 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Anlatı

Haçeş, Çerkes kültüründe oldukça önemli yeri olan bir kavramdır. Basit şekliyle “konuk evi” anlamına gelse de konuk ağırlamanın çok ötesinde işlevlere sahiptir. Çerkes kültürünün yeniden üretildiği, yeni nesillere aktarıldığı, kültürel belleğin canlı tutulduğu sosyal bir mekan özelliği taşır. Sivas, Kahramanmaraş ve Kayseri il sınırlarının kesiştiği noktada bir plato olan Uzunyayla’da altmışa yakın Çerkes köyü bulunur. 19. yüzyılda anavatanları Kafkasya’dan sürülerek çok çetin iklim koşulları ile bilinen bu topraklarda iskân edilen Çerkesler, yüz elli yıldan uzun bir süre boyunca bu çorak topraklarda hayatta kalma mücadelesi verirken, bir taraftan da kültürlerini korumaya çalıştılar. Evlerden yaz kış sobanın kalkmadığı bu köylerde Haçeşler on yıllar boyunca konuklarla hayat buldu, canlandı. Kimileri yüzyıllardır nesilden nesile aktarılan, Kafkasya’dan sürgünle gelen pek çok hikâye anlatıldı, anılar tazelendi. Kimi zaman da yepyeni hikâyelerle ısındı Haçeşler. Bu kitapta işte bu hikâyelerin bir kısmını okuyacak, Anadolu’da can çekişmekte olan Çerkes kültürünün çok canlı bir anlatımını bulacaksınız.

Sayfalar