Yazara Gore Listeleme

  • Özgür Çırak
    insan sesi mp3 - Türkçe
    10 Ayrım
    150,49 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Tülay Erduran
    Türk Edebiyatı birkaç yazarın ya da birkaç eserin ötesinde, kökü uzak geçmişe dayanan bir derya, biliyoruz. O geçmişin üzerinde yükseliyoruz. Okumaya, yazmaya merak duyan herkesin sırtını sıvazlayan kudretli bir edebiyat... Bize hikâyeler veren, bir bakıma hayatımızı kuran, kurtaran büyük yazarlarımız, ustalarımız. Peki onların hayatı? Kimlik bilgilerinden söz etmiyoruz; ansiklopedik bilgiden öte, gelgitleri bol, netleşme arayışında ama denedikçe silikleşen bir derin hayal. O hayale ne kadar aşinayız acaba? Yazarlarımızı ne kadar biliyoruz? Alakarga Yayınları bugünün yazarlarından, dünün ustalarının hayatlarını hayal etmelerini istedi. Hanımın Çiftliği’nin yazarı Orhan Kemal’in büyük romancılığını biliyor olabiliriz ama onu bir roman kahramanı olarak hayal ettik mi hiç? Ya da Hababam Sınıf’ının yazarı Rıfat Ilgaz’ı, milli şair Mehmet Akif, öykücülüğümüzün temel taşı Ömer Seyfettin’i? Her biri büyük bir serüvenin taşıyıcıları olan bu büyük yazarların hayatlarını hep bir örnek, masa başında dirsek çürüterek geçmiş sanmak, her şeyden önce onların varoluşlarına haksızlık olur. Hayatlarını yazsak roman olur, eh, bu elbette kimin yazdığına da bağlı. Bugünün çok değerli kalemleri, zor bir seçimle 40 usta yazarın hayatlarını romanlaştırdılar. Kimler yok ki? Ahmet Hamdi’den Yusuf Atılgan’a, Yaşar Kemal’den Fakir Baykurt’a, Nazım Hikmet’ten Ahmed Arif’e, Sabahattin Ali’den Sait Faik’e, Oğuz Atay’dan Tezer Özlü’ye, Tarık Buğra’dan Peyami Safa’ya; niceleri... Yayınevi olarak bu sürece herhangi bir müdahalede bulunmadık; tek arzumuz, metnin gerçeklere sadık kalması ama biyografinin sınırlı alanından da uzak durmasıydı. Sonuçta ortaya yarına kalacağını umut ettiğimiz muazzam bir toplam çıktı. Yazarlarımıza saygı duruşu, edebiyatımıza vefa borcu diyelim. Alakarga Yayınları olarak gurur anlarımızdan biri, destek veren tüm yazarlarımıza bin teşekkür…
  • Özgür Çırak
    insan sesi mp3 - Türkçe
    11 Ayrım
    281,61 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Aytun Sezer
    Sıcacık Bir Ev Özgür Çırak’ın ilk öykü kitabı. Çırak, yeryüzüne inmek için nazlanan adaletin, sevginin yokluğunu hatırlatıyor bize. Sartre’dan aldığı güçle, dünyadaki sayısız metinden ayırmak istiyor öykülerini. Derdi illüzyon yaratmak değil, sahte olanı açığa çıkarmak. Özgür Çırak öyküsü yazılmayanların peşinde bu yüzden… Sıcacık Bir Ev’in karakterleri ezilenler, maddi manevi kaybedenler, zinciri görünmeyen köleler… Hayal kırıklığına uğrayanlar, yarım kalan aşkı ve özlemiyle başa çıkmaya çalışanlar, hırsına yenilenler de… Çırak, anlatmak için olağanüstü meseleler aramıyor. İşçi ölümleri, iş hastalıkları, sömürü öykünün sebebi oluyor. Çırak politik meseleleri didaktik olmadan, anlatma tuzağına düşmeden aktarıyor, odağına insanı alıyor. Tüm bunları öyküye verirken olağan sayılanı ilginç ve görünür kılıyor Çırak. Gerçeklikten fantastik olaylar doğuyor. Fantastik gerçekliğe dönüşüp, somut yaşamla boy ölçüşüyor. Edebiyat kelimelerden bir dünya kurmak… “Bir çiçeğin açışı, güneşin doğuşu ya da bir bebeğin gülüşü, nasıl, hangi kelimelerle anlatılır?” diye sormak. Yazmaksa sınırları genişletmek. Özgür Çırak, sınırları aşındırırken, fizik kurallarını, bilindik doğruları, aklın sarsılmaz mantık düzenini eğip bükmek istiyor. Bu yüzden içinde büyüyen kokuya ulaşmak için kendini yutanı, saç ve sakalında çiçek büyüteni, akvaryumda uyananı, kendisini yarım ekmek arasında bulanı görüyoruz öykülerinde. “Yaşadığımız bu dünyanın cehennem olmadığını kanıtla?” diye soruyor “Ölü” öyküsünde Berber Halil. Çünkü Sıcacık Bir Ev’de Özgür Çırak, cenneti vaat etmiyor okura. Öykü karakterinin buyruğunu yerine getirircesine cehennemde nem kurutuyor… Özgür Çırak cehennemi betimlerken ters etkiyle nefes alışın yani hayatın değerini anımsatıyor. Yaşamın öylece solup gitmesine izin vermiyor. Bu hayatları fantastik bir evrene taşırken acıyla baş edemediği yerde parodileştiriyor. Gerçekliği anlatmak için öykünün gücünden çalmak yerine, öykü sanatına sığınıyor. İyi yazılmış bir öykünün, korkuyla yükselen duvarlara gedikler açtığına inanıyor.