En Son Eklenenler

Toplam 48886 sonuçtan 1 - 10 arası görüntüleniyor.
  • Jonathan Morris
    insan sesi mp3 - Türkçe
    16 Ayrım
    529,01 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Tarih
    Seslendiren : Zuhal Demirak
    Konusu:
    Kahve küresel bir içecektir. Örneğin Antarktikalı bilim insanları kahvelerini sever. Uluslararası uzay istasyonlarında bile İtalyan espresso makineleri vardır. Kahvenin yolculuğu, Etiyopya ormanlarından Latin Amerika çiftliklerine; Osmanlı kahvehanelerinden günümüzün üçüncü dalga kafelerine; kahve cezvelerinden kapsül makinelerine dek süregelmiştir. Çekirdekten Fincana Kahve, kahvenin küresel tarihi hakkında profesyonel bir tarihçi tarafından yazılan ilk kitaptır. Jonathan Morris dünyada kahvenin zamanla damaklarda nasıl tat bulduğunu; dünyanın değişik bölgelerinde bu tadın ne kadar farklılık gösterdiğini; kahveyi kimin, neden ve nerede içtiği; nasıl hazırlandığı ve tadının neye benzediği konularını açıklıyor. Aynı zamanda kahve sektörünün arkasındaki ticareti, aracıları, kahvenin kavrulma işlemini yapanları, kahve makineleri sanayisini, kahve tüketici ve üreticilerini ayrıca tüm bunları jeopolitik olarak birleştirenleri de analiz ederken enfes kahveli tarifler eklemeyi de ihmal etmiyor. (Tanıtım Bülteninden)
  • Akif İnan
    insan sesi mp3 - Türkçe
    5 Ayrım
    85,98 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Şiir
    Seslendiren : Mevsim Yıldır Turgay
    Konusu:
    "Yedi Güzel Adam"ın güzellerinden, eğitimci-düşünür-fikir adamı-şair Âkif İnan'ın yayınladığı iki şiir kitabı, "hicret" ve "tenha sözler", tek bir kitap çatısı altında toplandı, bu eser ortaya çıktı. Dolu dolu yaşadığı yıllar boyunca, şairin kendi süzgecinden geçmiş, 100'e yakın şiir, bu eserle birlikte okurlarla yeniden buluşuyor.
  • Dr. Dana Suskind
    insan sesi mp3 - Türkçe
    22 Ayrım
    676,07 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Eğitim
    Seslendiren : Ilgın Akçay
    Konusu:
    “Benim yıllardır yazı ve konuşmalarımda anlattığım ama her seferinde anlatmakta yetersiz kaldığım bir mevzudur Otuz Milyon Kelime farkı. Artık içim rahat. Çocukların ilk 36 aylık gelişimi neden bu kadar önemli diye soranlara, bazı çocuklar okula geldiklerinde maça neden bir sıfır geride başlıyor diye soranlara verecek bir yanıtım var artık: Bu kitabı okuyun!” ―Selçuk R. ŞİRİN- “Çocuk muhteşem bir potansiyelle doğar. İçine doğduğu aile onu ya geliştirir ya da farkına varmadan kalıplar. Çocuğunu bilinçli olarak geliştirmek isteyen anne babalara Otuz Milyon Kelime kitabı, bilimsel çalışmalar sonucunda oluşturulmuş ve kendini kanıtlamış bir yöntem sunuyor. Bu kitabı okumalarını ve çocuklarıyla konuşma ile kitap okuma zamanlarını anne ve babaların birlikte oluşturmalarını içtenlikle öneririm. Çocuğunun geleceğini önemseyen anne ve babalar bu kitabı okuyunca çocuğun geleceğine gerçek yatırımın üç yaşına kadar nasıl yapılabileceğini öğrenecekler. Bu kitabın Türkiye’de yayınlanmasına vesile olan ve emeği geçen herkese çocuklarımız adına teşekkür ediyorum.” ―Doğan CÜCELOĞLU- “Üniversite öğrencilerine yaptığınız bir eğitim yatırımını 1,4 oranında geri alıyorsunuz. İlköğretim öğrencilerine yaptığınız yatırımı ise 7 katı ile geri alıyorsunuz. Çocuk eğitimi üzerine yapılan her çalışma çok değerli bu ülkede. Bu yüzden Buzdağı Yayınevi’ni Elma Yayınevi’nin kurucusu sıfatıyla tebrik ediyorum; ülkemize değer katma çabasında oldukları için. Geleceğin bir Aziz SANCAR’ına, bir Hayrettin KARACA’sına, bir Nâzım HİKMET’ine, bir Mehmet Âkif ERSOY’una vesile olmalarını diliyorum. Bir yazar olarak da ülkede kitap basma cesaretine sahip böyle ilkeli insanların artmasını umuyorum.” ―Ahmet Şerif İZGÖREN- "Çocuğa erişecek yegâne araç iletişimdir. Ebeveynler her şeyden önce iletişim becerisini artırmalıdır. Doğru kelimelerle kurulan iletişim kişilik gelişimini destekler. Yanlış seçilen kelimeler ise çocuğun duygu dünyasına zarar verir. Buzdağı Yayınevi’nin Türkçeye kazandırdığı Otuz Milyon Kelime işte bu gerçeği ortaya koyan önemli bir çalışma. Dr. Dana SUSKIND bilimsel gerçeklerle kelimelerin gücünü, sevginin iyi edici yanını ele almış. Çocuğa değer veren her yetişkinin kütüphanesinde yerini alması gereken bir eser." ―Pedagog Adem GÜNEŞ-
  • İsmail Gürdal, Ufuk Perçin
    insan sesi mp3 - Türkçe
    134 Ayrım
    1806,44 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Ders
    Seslendiren : Bağcılar Mehmet Niyazi Altu Anadolu Lisesi Öğrencileri
  • Jean Paul Sartre
    insan sesi mp3 - Türkçe
    38 Ayrım
    591,75 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Seslendiren : Göksun Günal
  • Mertcan Karakuş
    insan sesi mp3 - Türkçe
    23 Ayrım
    190,55 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Seslendiren : Mücella Tekeoğlu
    Konusu:
    "Karanlık sahnenin tam ortasına menekşe moru bir spot vurdu. Işıktan daire yavaş yavaş genişledi. Şimdiye kadar hiç dinmeyen, devamlılığı sebebiyle de artık kimsenin kulağına takılmayan arka plandaki uğultu ışıkla beraber bir anda kesildi. İşçi arı garsonlar bile taş kesilmiş, sahneyi izliyorlardı. Cam boncuklu saçakların arasından, deniz mavisi satenden dikilmiş uzun eldivenli bir çift kol göründüğünde, sahnenin iki yanındaki dev hoparlörlerden çıkan disko-funk ritimleri salonu doldurdu. Art arda dizilmiş iri yağmur damlaları gibi görünen saçaklar müziğe uyarak iki yana doğru açıldılar. Hatıra Gezer bütün ihtişamıyla sahneye çıktı.” Yüzen Küçük Şeyler geçmişle bugün, hatıralarla rüyalar arasında gidip gelen, günümüz İstanbul’unun sokaklarında, underground ve kalburüstü ortamlarında mekik dokuyan yarı fantastik bir anlatı olarak okurun karşısına çıkıyor. Baş karakter Bergüzar’ın olağanüstü personası sizi şehrin çeşitli sosyokültürel çevrelerinde sürprizlerle dolu, baş döndürücü maceralara sürüklerken, Hatıra Gezer’in Toplama Albümü’nden saçılan ahenkli melodiler sayfalar arasında bir fısıltı gibi dolaşıyor. Kuir edebiyatın güncel örneklerinden biri olan bu ilk roman, aynı zamanda müstakbel bir üçlemenin ilk kitabı.
  • Heinrich Böll
    insan sesi mp3 - Türkçe
    29 Ayrım
    854,04 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Seslendiren : Meltem Aydoğan
    Konusu:
    Hans Schnier, varlıklı bir ailenin oğlu olmasına karşın meslek olarak palyaçoluğu seçmiştir. Evlenmeye ve doğacak çocuklarını Katolik terbiyesiyle büyütmeye yanaşmadığından, toplum baskısına direnemeyen sevgilisi tarafından terk edilir. Hans bu kayıp yüzünden yıkılır, sanatı bitme noktasına gelir. Palyaço 1963 yılında yayımlandığında Almanya’da büyük tartışmalara yol açmış, Heinrich Böll din karşıtı olmakla suçlanmıştır. Oysa yazar, İkinci Dünya Savaşı sonrası burjuva toplumunun dar kafalılığı ve çarpık ahlakı yüzünden “ayrıksı” bir bireyin o toplumda kendine yer bulamayışının altını çizer. Palyaçonun maskesi ardında en sarsıcı gerçekleri dile getirir; günlük hayatın acımasızlıklarını, boş kuralları, haksız baskıları okurun yüzüne bir tokat gibi çarpar. Palyaço makyajı, aslında bireyin acılarını, arzularını, umutlarını sakladığı bir maskedir. Güzel bir söz vardır: hiçbir şey. Hiçbir şey düşünme. Başbakan’ı düşünme, Katolikleri de düşünme. Küvette ağlayan, terliklerine kahve damlayan o palyaçoyu düşün.
  • bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
    52 Ayrım
    271,17 MB
    Eser Türü: Dersler
    Eser Alt Türü: Ders/Açıköğretim Fakültesi
    Konusu:
    Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi (AOF) Çağdaş Sosyoloji Kuramları Dersi Çıkmış Sorular
  • bilgisayar sesi + metin - Türkçe
    42 Ayrım
    190,74 MB
    Eser Türü: Dersler
    Eser Alt Türü: Ders/Açıköğretim Fakültesi
    Seslendiren : Yelda
    Konusu:
    Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi (AOF) Sosyolojide Araştırma Yöntem Ve Yöntemleri Dersi Çıkmış Sorularıdır.
  • Demet Şahin
    insan sesi mp3 - Türkçe
    10 Ayrım
    388,12 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Seslendiren : Tülay Erduran
    Konusu:
    İlk sene köylüler yazın gelmeyişi üzerinde pek durmadılar. Bu onlar için, kendilerini birden hafta ortasında bulmak gibiydi. Birisi günlerden salı değil de çarşamba olduğunu söylediğinde zamanın hızına şaşırır, arada kayıp bir gün olabileceğini nasıl aklımızın ucundan geçirmezsek, Kamşatlılar da yazın gelmemiş olma ihtimalini hiç düşünmediler. Konuşma aralarında “ Yazdan da bir şey anlamadık!” “Ne kısa sürdü,” deyip ay sonuna doğru havaların belirgin bir şekilde soğuduğuna kendileri- ni inandırdılar. Günlerce süren tipi de bu inancı kuvvetlendirdi. Fakat bir sonraki sene yani Tanha yılında da yaz gelmedi. Otun’da da. Uzun Kışın Suçlusu, şehirden ve zamandan uzak büyülü bir dünyayı getiriyor okurlarına. Bilinmeyen bu diyarlarda kurallar yok, takvimler yok; kış var, yalnızlık var ama en önemlisi, nerede ve hangi zamanda yaşarsa yaşasın, değişmeyen ve ruhunda sayılamayacak kadar çok kuyu açılmış olan insan var.

Sayfalar