Yazara Gore Listeleme

  • İsmail Cem
    insan sesi mp3 - Türkçe
    60 Ayrım
    1166,84 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Handan TAPTIK
    İleri Osmanlı toplumundan yola çıkarak nasıl ve neden geri kaldığımızı araştıran bu kitap, geri kalmışlığı alt edemeyen son iki yüzyıllık iktidarların hangi ortak sınıfsal tercihi paylaştıklarını ve tercihlerinin günümüzdeki sonuçlarını başarıyla incelemektedir. Ancak geri kalmışlığın incelenmesinde, toplumun tarihsel gelişme sürecinde aldığı yol ve başlangıç noktasıyla vardığı yer önemlidir. Bütün toplumsal olgular gibi hareket halinde olan geri kalmışlık sorunu, belirli ve sınırlı bir anda ülkenin sosyal ve iktisadi durumu üzerinde yapılmış gözlemlerle çözümlenemez. Geri kalmışlığın incelenmesi, ancak olgunun dinamik özelliğine uygun, tarihten günümüze, hatta yarına kadar uzanan bir yöntemle mümkün olabilir. "Türkiye'nin geri kalmışlığı, bir Afrika ülkesinin geri kalmışlığı değildir. Koskoca bir geçmiş ve geleceği olan, sağlam temelleri hâlâ direnen ve kendini ileriye götürecek birikimi çeşitli alanlarda gerçekleştirmiş bir toplumun geri bıraktırılmışlığıdır," diyor İsmail Cem bu önemli yapıtının sunuş yazısında.
  • İsmail Cem
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    917,66 KB
    Eser Türü: Kitap
    Milliyetçi Cephe olayı, 1973 seçimiyle oluşan siyasal üstyapının özellikleriyle ve Türkiye sağının geçirdiği değişimle yakından ilişkilidir. 1973 seçim sonrasının genel görünümü, şöyledir: Sağın büyük partisi AP, bir yandan Demokratik Parti’ye öte yandan kendi kişiliğine özgü nitelikler de taşıyan MSP’ye büyük ölçüde oy kaybetmiştir. CHP, en radikal dönemini yaşamaktadır; gelişmektedir, ancak tek başına hükümet olacak gücün uzağındadır. 12 Mart döneminin kalıcı etkileri sonucunda sosyalist sol, Parlamento düzeyinde temsil edilmemektedir. MC’nin temelleri, bu belirsizlik ortamında atılmıştır. Siyasal manevraların eski ustası Demirel, Demokratik Parti milletvekillerini birer birer kendi partisine çekmeye başlamıştır. O günün koşullarında, Türkiye’nin sağ güçleri bu oluşumu büyük ölçüde desteklemiştir. 12 Mart tecrübesiyle “akıllanmış” bir Demirel, bu güçlere artık güven verebilmektedir. Demirel’in ve “kurulu düzenin” –yabancı dildeki deyimiyle “establishment”in– güvenilir sözcüsü Feyzioğlu’nun gözetiminde, MSP’nin yola getirileceği inancı vardır. MHP ise, bu çevrelerin önemli bölümü tarafından hiç değilse anlayışla değerlendirilmektedir. Düzeni, sol “tehlike” karşısında koruyacak, gereğinde kaba kuvvet yöntemlerini düzen adına harekete geçirebilecek tek gücün MHP olduğuna inanılmakta; sağın büyük bir kesimi bu partiyi ve anlayışını sempatiyle karşılamaktadır. Böylece, bir çeşit “ideal” formül, sağ güçler açısından oluşmaktadır. İsmail Cem bu kitabında 1975-80 arasındaki siyasi olayları içeren yazılarına yer vermekte ve doğal olarak özellikle de Milliyetçi Cephe hükümetlerini konu edinmektedir.
  • İsmail Cem
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    887,15 KB
    Eser Türü: Kitap
    Türkiye kritik bir dönemini yaşıyor. Bugün yapılacak ve yapılmakta olan yanlışlar, bugün ertelenen sorumluluklar, Türkiye’nin 2000’li yıllara sakat girmesine neden olur. Yanlışlar ve eksiklikler biraz daha sürerse, işin arkasını toparlayamayız. Türkiye, bazı temel tercihlerini belirlemek ve bunların gereğini artık yapmak durumundadır. Cumhuriyetin üzerine gitmeyi sürekli ertelediği büyük sorunların bütün cesamet ve şiddetiyle ülkenin önüne dikildiği 1990’lı yıllarda, Türkiye siyaseti bu sorunların altında kaldı. 12 Eylül’ün tasfiye etmeye çalıştığı siyasi yapı, 1990’lara eskinin benzeri biçiminde yeniden şekillenmiş olarak girdi ama yine aynı çözümsüzlüğü ve ertelemeci tavrı gösterdiği için 2000’li yılların başlarında yine tasfiye oldu. Ülkenin içinde bulunduğu kargaşanın üzerinden bakıp ileriyi görmeye çalışan az sayıdaki siyasetçiden biriydi İsmail Cem. Sahip olduğu geniş ufukla yıllar boyunca Türk ve dünya siyasetinin içinde olmanın getirdiği birikimi birleştirerek yazıyor uyarılarda bulunuyordu. Onun bu çabasının ürünlerinden biri olan elinizdeki kitap, 1990’ların o bunalımlı yıllarında Türkiye’nin içinde bulunduğu durumun çeşitli açılardan tahlili üzerinden geleceğe açılımlar yapan denemelerden oluşmaktadır.
  • İsmail Cem
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    767,96 KB
    Eser Türü: Kitap
    Gazete yazılarının özelliği yaşanılan günü en yalın, en doğrudan yansıtmasıdır. Gazete sütunlarında bir günlük ömrü olan düşünceler ve gözlemler, o günün belgesidir bir bakıma. Çoğu kısacık sürelerde kaleme alınmış bu yazıların tek ayrıcalığı, sanırım bu belgesel nitelikleridir. Yüzlerce günlük yazısının küçük bir bölümünde böyle bir belgeselliği sezmek ve onların kalıcı bir değer taşıdığını varsaymak, bir yazarın mazur görülebilecek iddiasıdır. Bu kitabımız, böyle bir iddianın ürünüdür.1981-84 yılları, Türkiye’nin toplumsal tarihinde bir “geçiş dönemi”dir. Bir tarih sayfası çevrilmiş, bir başkası, önce yeni anayasasıyla, sonra yeni partileri ve seçimiyle açılmıştır. Geçiş dönemi, Türkiye’nin geleceğini büyük ölçüde etkileyecek izler bırakarak, bir noktadan sonra tarih olmuştur. Bu geçiş döneminin, “arabesk kültüründen” ekonomisine, siyasetine, “sol”una kadar tüm özelliklerini yansıtan bu yazılarımızın tümü, yaşanan günün içinde kaleme alınmıştır. Seçilen yazıların bir dönemi belgelerken, geleceğe dönük bazı ipuçlarını da getirdiğini sanıyoruz. Gelecek adına yararlanılabilecek gözlemleri, düşünceleri, belgeleri içeren yazılardan bu kitap oluşuyor; yaşanmış bir “tecrübeyi,” değerlendirilmek ve kullanılmak üzere geleceğe aktarmayı amaçlıyor. Türkiye’de sol, yıllardır verdiği mücadelenin, 12 Eylül darbesini gerçekleştiren irade tarafından zorla yıkıldığını veya bastırıldığını görmüştür. Günün olaylarını gözlemleyen bir gazeteci ve ileriye yönelik dersler çıkartan bir düşünür olarak İsmail Cem, bu kitabında, darbe sonrasında oluşturulmaya çalışılan yeni Türkiye’yi tanımaya yönelik yazılarına yer vermiştir.
  • İsmail Cem
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    1,45 MB
    Eser Türü: Kitap
    Neden 12 Mart yaşandı Türkiye'de, neden bunca acı çekildi, insan öldürüldü, üç genç asıldı, işkence yapıldı, cezaevleri dolduruldu? Neden sosyalist parti kapatıldı, işçi sınıfı sessizliğe mahkûm edildi, kitaplar toplattırıldı, kitaplar yakıldı, neden Anayasa ve kanunlar değiştirildi? Neden Türkiye'nin dış siyaset alanındaki uyanışı ve yeni arayışları engellendi, neden bürokrasi siyasal iktidara el koydu, neden onların işini kolaylaştıran resmi kışkırtmalar düzenlendi ve neden Türkiye'nin toplumsal gelişimi iki buçuk yıl donduruldu? Yani, neden 12 Mart gerçekleştirildi?
  • İsmail Cem
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    1005,60 KB
    Eser Türü: Kitap
    "Bu kitabın amacı, 21. Yüzyıl Türkiye’sinin, insanlığın büyük yürüyüşüne getirebileceği özgün katkıyı dış siyaset alanında irdelemektir…. geçmişin ve geleceğin değerlendirmesini yapmaya çalıştım; Türkiye’nin yenileşme sürecine dış siyasetin katkısını inceledim. Siyaset ve dış siyaset üzerine çalışanlarla, kendi deneyimimi, dünyaya ve Türkiye’ye bakışımı, vizyonumu paylaştım". İsmail Cem
  • İsmail Cem
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    700,69 KB
    Eser Türü: Kitap
    Türkiye’de dün, geride kalmıştır. Kitleler tarafından çoktan aşılmıştır. Sınıfsız millet anlayışıyla, aslında sermayeyi gözetip sermayesizi ezdiren hakemlik iddiasıyla, hâkim zümrelerin halk kitleleri sırtında koalisyon kurmalarını mümkün kılan sosyal barışıyla, tahsildar pençesindeki köylüsü ve yol vergisiyle dün, bir daha gelmemek üzere geçmişte kalmıştır. Hem de öylesine geçmişte kalmıştır ki 1960’ın 500 binlik, 1965’in 800 binlik sigortalı işçi sayısı bile günümüzden çok uzaklardadır. 1960 ölçüleriyle bir çeşit devrimciliğin doruğuna ulaşan sözlerin devrimciliği bile, artık eskimiştir. Bir dönem, dün, kendine özgü koşulların yarattığı çözüm yollarıyla, kendi çerçevesindeki büyük başarıları, atılımları ve başarısızlıklarıyla; şerefi, kıvancı, özellikleri ve ayrıcalıklarıyla, bir daha yaşanmamak üzere tarihe karışmıştır. Dünle beraber, dünün ilerici çözüm yollarının ilericiliği de, günümüz açısından, tarihe karışmaktadır.Türkiye, daha güzel yarınlar yaratacak toplumcu çözüm yollarını, ancak günümüzdeki gelişmelerden hız alarak ve günümüzün gerçeklerine dayanarak oluşturabilir. Geçmişin, sosyal ve sınıfsal ilericiliği hayli tartışma götürür deneylerini tekrarlamak özlemi, ancak Türkiye’yi hiç değişmeyen, hatta gerileyen bir olgu gibi sosyoloji dışı ölçülerle yorumlamanın sonucudur. Yarını dünde aramak, 1970 Türkiye’sinde, anlamsızdır.1965-70 yılları arasındaki yazılarından seçtiklerini topladığı bu kitabında, ileride sol düşünce ve siyasetin önde gelen isimleri arasına hakkıyla girecek olan İsmail Cem’in, toplumun ve solun sorunlarına duyarlı yaklaşımı kendini göstermektedir.
  • İsmail Cem
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    756,76 KB
    Eser Türü: Kitap
    Bu kitabın, belirli bir amacı var: Türk sosyal demokrasisinin ne olduğunu ve nasıl olması gerektiğini incelemek ve bazı alanlardaki alternatif politikalara işaret etmek. Sosyal demokrat bir yaklaşımın doğrultusunda çeşitli sorunları ve çözüm ipuçlarını sergilemek… Bu noktadan hareketle, ideoloji, parti ve başlıca ülke sorunları kitapta ele alınıyor. Sosyal demokrat bir iktidarın ideolojik ön koşulları, siyasal araçları ve uygulama yöntemleri inceleniyor. Kitabımızın iddiası, Türk sosyal demokrasisinin “netleşmesine” katkıda bulunmak; ideolojik tutarlılığına, parti anlayışına ve uygulama projelerine ışık tutmak. Geçmişin tahlillerinden ve açıklamalarından çok, geleceğe dönük, yarınları kazanacak yöntemleri tartışmak. Bu kitabın bir de özelliği var: İçerdiği yazıların çok büyük bölümü, siyasal pratiğin içinde oluşmuş, siyasal mücadelede biçimlenmiş düşünceler ve konuşmalar. Cumhuriyet Halk Partisi’nde ve daha sonra Sosyal Demokrat Halkçı Parti’de yaşadığım deneyimler bu yazılarda yansıyor. Engeller ve Çözümler, Türkiye’nin siyasetinde yer alan yahut yer alacak insanlara, Türkiye’nin geleceğiyle ilgilenenlere sunulmuş bir deneyim ve düşünce bütünü.
  • İsmail Cem
    metin
    1 Ayrım
    581,06 KB
    Eser Türü: Kitap
    “Farklı bir açıdan bakarsak, ‘sol’, kendi yapısı bakımından zaten sürekli ve sonsuz bir arayıştır. Son çözümlemede, ayrıcalıkların ayrıcalık olmaktan çıkarılmasıdır. Fırsatların, kültür ve eğitimin, zenginliklerin, mümkün olan en geniş kitleye ulaştırılmasıdır. Sürekli ve sonsuz bir adalet arayışıdır. Sürekli bir yenileşmedir. Türkiye’mizde sorun, bu arayışın, solu geliştirmek için değil, solun ‘sol olabilmesi için’ hâlâ sürmekte olmasıdır. Solun ‘kimlik arayışı’ düzeyinde, solun ‘temel ilkeleri ve doğrultusu düzeyinde hâlâ sürmesidir. Sorun ve sıkıntı buradadır. Soldaki arayışın bu başlamda hâlâ sürmekte olması, bu giriş bölümünde sıraladığımız eksiklerden ve onların benzerlerinden kaynaklanmışsa, o zaman, yapılması gereken nedir? ‘Arayışın’, bu temel eksikleri gidermeye yönelmesi. Bu kitabın var olur gerekçesi budur. ‘Soldaki arayış’a bir katkı getirmek. Solun haklılığına ve güzelliğine Türkiye’nin solu da layık olmalıdır...