Yazara Gore Listeleme

  • Alev Alatlı
    insan sesi mp3 - Türkçe
    55 Ayrım
    1929,35 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Banu Tezcan
    "Ne her şeyimi satılığa çıkardım, ne onların bir şeylerini talep ettim! Asli organizma, annem, rahminden sürüp fırlattığından beri ona bile ait değilim. Babamdan bile sadece belirli bir şeyler aldım. Derimin içinde tek, terkibim itibariyle eşsizim. Hal buyken, bireysel insanı, Günay'ı, her türlü toplumsal düzenlemeden ve toplumdan ayrı bir varlık olarak kavramak bu kadar mı zor?" "Or'da Kimse Var mı?" dörtlüsü, azgın iştahların beslediği cehaleti şehvetle bağrına basan Türkiye toplumunun kıydığı bir aydının, Günay Rodoplu'nun öyküsü. Ülkücüler, devrimciler, sosyal demokratlar, ümmetçiler, Türkler, Kürtler! Kaynayan ve kanayan bir Türkiye'de herkesle teğet geçen ama çakışmayan Günay Rodoplu'nun serüveni "O.K. Musti Türkiye Tamamdır"la tamamlanıyor.
  • Alev Alatlı
    insan sesi mp3 - Türkçe
    71 Ayrım
    678,20 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Birsen Efeoğlu
    Rusya' da Türkiye tarihinin bir sonraki sahnesini izliyor gibiyim... Artık Rusya için söylenen hemen her şey bizim için de geçerli. Meşrutiyetini ve güvenilir ulemasını kaybetmiş, aşırı derecede yıpranmış, sadece aydınlarının desteğinden değil, camilerini dolduracak güvenilir müminlerinden de yoksun bir toplum... Entelektüel bir boşluk içinde, temsil ettiklerinin ihtiyaçlarını dillendirmekten aciz, bir o kadar zayıf ve deorganize muhalefet... Ülke çıkarlarını hiçe sayan küreselleşmeciler diye birileri... Medyayı kontrol eden finansman çevreleriyle devlet arasındaki enformasyon savaşlarında bölünmüş bir halk... Kendi hükümetleri ile yabancı bir güçmüşçesine pazarlık eden ekonomi seçkinleri... İnsan hayatının gündelik gereksinimlerinin ötesinde, daha üstün bir anlamı yokmuş gibi yaşanıyor olması... Tarihin kaderci bir bakış açısıyla değerlendirilmesi...
  • Alev Alatlı
    insan sesi mp3 - Türkçe
    35 Ayrım
    1576,63 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: ayşe çelik
    “Gelin, Amerika Birleşik Devletleri’nde yüzyıllar önce sahneye konulan Yeni Dünya Düzeni’nin ‘tek din’ ilkesinin ete kemiğe büründürülmesi sürecinden söz edelim. Yeni Dünya Düzeni’nde mevzubahis olan ‘tek din’, Yahudilikle Hıristiyanlığın füzyonu olan Evangelizm’dir. Evangelizm’in ne olduğunu bilmezsek, Amerika Birleşik Devletleri’nin niye bu kadar ısrarla ve kayıtsız şartsız İsrail’i desteklediğini anlayamayız. ABD’nin Irak’ta, Orta Doğu’da, hatta Kara Afrika’da ne yapmak istediğini de doğru okuyamayız. Eski Ahit’te eritilmiş, tevhit edilmiş Hıristiyanlığın temellerinin daha 1867’de kurulan ‘Kiliseler Konseyi’ tarafından atıldığını bilesiniz. ABD’nin İsrail düşkünlüğü, jeopolitik çıkarların ya da daha şimdiden alternatif enerji kaynaklarıyla ikame edilme yolundaki petrolün ötesinde spiritüel bir tutkuya dönüşeli nicedir. Bir Amerikan Yerlileri eksikti diye düşünürüm, bir de Reis Tekumseh’in kemiklerinin sızladığını. (...) Her neyse. Dilerim bari siz siz olun, Orhun Yazıtları’nı arada bir okuyun. Okuyun ki, ‘kalıtımsal haslet’ dedikleri üstenciliğin bizdeki karşılığının ‘kut’ olduğunu kendi gözlerinizle göresiniz ve ‘Kutlu olsun’ dileğimizin ‘Tanrı’nın yolundan çıkılmasın’ temennisi olduğunu idrak edesiniz. Bizde ‘üstünlük’ Kaan’da (veya Kağan’da veya Hakan’da veya Erkin’de veya...) değil, ‘bilge, alp, adil ve erdemli’ olandadır. Bilge Kaan töreye ters düşmeyegörsün, Tanrı ‘kut’u geri alır. Bunun için denmiştir, sel gider, kum kalır, il gider, töre kalır.” Alev Alatlı
  • Alev Alatlı
    insan sesi mp3 - Türkçe
    48 Ayrım
    1810,95 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Elvan Soydaş
    “Gelin, Amerika Birleşik Devletleri’nde yüzyıllar önce sahneye konulan Yeni Dünya Düzeni’nin ‘tek din’ ilkesinin ete kemiğe büründürülmesi sürecinden söz edelim. Yeni Dünya Düzeni’nde mevzubahis olan ‘tek din’, Yahudilikle Hıristiyanlığın füzyonu olan Evangelizm’dir. Evangelizm’in ne olduğunu bilmezsek, Amerika Birleşik Devletleri’nin niye bu kadar ısrarla ve kayıtsız şartsız İsrail’i desteklediğini anlayamayız. ABD’nin Irak’ta, Orta Doğu’da, hatta Kara Afrika’da ne yapmak istediğini de doğru okuyamayız. Eski Ahit’te eritilmiş, tevhit edilmiş Hıristiyanlığın temellerinin daha 1867’de kurulan ‘Kiliseler Konseyi’ tarafından atıldığını bilesiniz. ABD’nin İsrail düşkünlüğü, jeopolitik çıkarların ya da daha şimdiden alternatif enerji kaynaklarıyla ikame edilme yolundaki petrolün ötesinde spiritüel bir tutkuya dönüşeli nicedir. Bir Amerikan Yerlileri eksikti diye düşünürüm, bir de Reis Tekumseh’in kemiklerinin sızladığını. (...) Her neyse. Dilerim bari siz siz olun, Orhun Yazıtları’nı arada bir okuyun. Okuyun ki, ‘kalıtımsal haslet’ dedikleri üstenciliğin bizdeki karşılığının ‘kut’ olduğunu kendi gözlerinizle göresiniz ve ‘Kutlu olsun’ dileğimizin ‘Tanrı’nın yolundan çıkılmasın’ temennisi olduğunu idrak edesiniz. Bizde ‘üstünlük’ Kaan’da (veya Kağan’da veya Hakan’da veya Erkin’de veya...) değil, ‘bilge, alp, adil ve erdemli’ olandadır. Bilge Kaan töreye ters düşmeyegörsün, Tanrı ‘kut’u geri alır. Bunun için denmiştir, sel gider, kum kalır, il gider, töre kalır.” Alev Alatlı
  • Alev Alatlı
    insan sesi mp3 - Türkçe
    55 Ayrım
    1658,50 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Elvan Soydaş
    Önümüzdeki yılları bir elimiz yağda, bir elimiz balda geçiştiremeyecekmişiz gibi duruyormuş. Olsun. Güneş her gün daha mütekâmil bir dünyaya doğmaz. Tarih ezelden ebede dümdüz uzanan doğrusal bir hat değil, devirli bir oluşumdur. Gün olur, en gerideki en öndekinden ileride olur. Aristarkus, Kopernik’e ‘zıpçıktı astrolog’ diyen devrimci Martin Luther’den daha ilericidir. Ahmet Yesevi, Kadızade Mehmet’in çok ötesinde. ‘Nasihatname’ dediğim kalıp, bu yolda bir temrin aslında. Elim henüz kalem tutarken, tecrübemi tecrübenize, bildiklerimi bildiklerinize, hadi lafı dolandırmayayım, ömrümü ömrünüze katarak, 21. yüzyıldaki yolculuğunuzda size belirli bir avans sağlama gayreti. İsterim ki, elinizden geleni değil, yapılması gerekeni yapın, dünyaya bir de benim pencerelerimden bakın. İstemediklerinizi kapatın, yenilerini açın. İstihkâmlarınızı güçlendirin, zor zamanları fırsata çevirin. Benim yaşıma geldiğinizde, benim hiç olamadığım kadar hakîm, fehim, müstakim, emin, mekin ve metin olun. (Sözlük kullanmayı da âdet edinin.) Aziz ülkemize gelince; ille bir şeye benzetecekseniz, her budağından sürgün atan salkım saçak bir böğürtlen çalısına benzeteceksiniz Türkiye’yi. Bir sürgünü çiçeğe dururken, diğerinin kurumakta, ötekisinin meyve vermekte olduğunu görün. Tek bir sürgüne takılıp kalmayın, bütüne bakmayı âdet edinin. Unutmayın ki, düz akılla anlaşılmaz, pergele, cetvele gelmez, kendine has bir kimliği vardır Türkiye’nin. Batmaz. Batarsa, okyanuslar taşar.
  • Alev Alatlı
    insan sesi mp3 - Türkçe
    4 Ayrım
    72,51 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Özlem Kalatçı
    Bu çalışmaya üç nedenle katlandım; 1) 1986 Türkiyesi'nde, Türkiye ilericiliğinin önderlerinden, "bilim adamı" kimliği ile ünlü, etkin ve üretken bir Türk aydını, "Türk estetiği ve roman" konularındaki düşüncelerini anlatmayı vaat ettiği bir çalışmasında, genç bir yazarın, hemen her kitapçıda bulunabilecek bir yapıtını, Latife Tekin'in Gece Derslerini, yetersiz ya da bağlam dışı.aktarmalar ve yorumlarla, yapıtta var olanı yok, yok olanı var ederek, kendi tezlerini doğrulayacağını umduğu biçimde ve okurlarının gözlerinin içine baka baka saptırmaktan zerre kadar utanç duymayabiliyor; okurun elinin altındaki bir yapıtın böylesine yakışıksız bir saptırma ile yorumlanabilmiş olması, başka bir dilde yazılmışlık, eski basım olma vb. nedenlerle genç okurlara uzak düşen kitapların aktarılmasında gözetilen özen hakkında, bilim ahlâkı adına defin endişelere sevk ediliyor. 2) Türkiye'nin neredeyse ölümcül bir anomali geçirdiğine, bu cinnetin çıldırmışlıktan nasibini alan tüm hareketler tarafından yeniden değerlendirilmesi, çözümlenmesi gereğine inanıyor; olmadığının varsayılmasının, inkârının yeni ve daha da meş'um dönemleri getirebileceğinden korkuyorum. 3) İstibdatın sadece belirli ve bilinen kurumların tekelinde olmadığına, Türk düşünce hayatında muhtelif köşebaşlarında yerleşik aydınların "yeni"ye geçit vermeyen tekellerini ısrarla korumak gayreti içinde olduklarına, bu tutumun özgür düşünce filizlerinin hoyratça kopartılması ile sonuçlandığına, gençlerin üzerinde neredeyse sınıfsal nitelikli bir baskı yarattığına inanıyor, Türk düşünce yaşamını ve edebiyatını vesayetleri altında tutmaya çalışan bütün müstebitlere karşı çıkılması gerektiğini savunuyorum. Alev Alatlı/Temmuz, 1986
  • Alev Alatlı
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    3,54 MB
    Eser Türü: Kitap
    On Altıncı yüzyıl Osmanlı aydınının, Batı'nın dünya ve evren görüşünü altüst eden, Avrupa Aydınlanmasının yollarını döşeyen Kopernik, Bruno, Galile, Brahe gibi bilim adamlarının radikal çıkışlarından haberi yoktur. Tanzimat'la birlikte Batılılaşma sürecine girdiği kabul edilen Osmanlı toplumuna sunulan ilk çeviri ürünler, Türk okuyucusunu Voltaire, J.J. Rousseau, Fenelon, Fontenelle, Montesquieu gibi düşünürlerle tanıştırırken, Thomas Hobbes, John Locke gibi rasyonalistleri, David Hume, Adam Smith, Thomas Malthus, Kari Marx gibi ekonomistleri, Herbert Spencer gibi hukukçuları, Frederich Nietzche'yi, hatta Francis Bacon gibi bilimadamlarımn yapıtlarını ıskalar. Batı zihniyetinin gerçeğini aydınlatmakta yetersiz kalınmış, "rakip" kültürü hakkıyla değerlendirmek yolunda tatminkâr sonuçlara ulaşılamamıştır. Buna karşın, Batı karşısında geri kalmışlık duygusu, bilincimize adeta bir sosyo-kültürel çıkmaz olarak kazınmakta, kendi kültürümüz hakkındaki tasavvurlarımızın hırpalanmasını da beraberinde getiren uzun bir savunma sürecine girilmektedir.
  • Alev Alatlı
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    4,26 MB
    Eser Türü: Kitap
    On Altıncı yüzyılın son çeyreğinden itibaren alınan yenilgiler, kaybedilen topraklar, başta Osmanlı imparatorluğu olmak üzere, Müslüman ülkelerin aydınlarını Batı karşısında içine düştükleri güçsüzlükten kurtulmaya yönelik arayışlara sevk eder. Bu çerçevede geliştirilen muhtelif tezlerin önde geleni, sorunun bizzat İslam dininin vazettiği temel değerler ile peygamber ve sahabelerin uygulamalarından kaynaklandığı şeklindedir. Buna göre, İslam dünyasının Batılı devletlere yenik düşmesinin başlıca nedeni, kapitalizmin gelişmesi için gerekli olan risk üstlenebilen işadamı tipoloj isini üretebilecek kültürel altyapının gelişmemiş olmasıdır. Ernest Renan ve Lord Cromer gibi ilk dönem oryantalistlere ve "Batılılaştırmacı" aydınlara göre, bilim, felsefe ve teknolojide geri kalmışlığının başlıca nedeni, İslam dininin özgür araştırmaya karşı ve engelleyici olmasıdır. Bu söylem, Müslümanların başından itibaren bilime ve felsefeye karşı düşmanca bir tavır sergilemiş olduklarını iddia eder.
  • Alev Alatlı
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    3,94 MB
    Eser Türü: Kitap
    Osmanlı İmparatorluğu'nun gerileme sancıları çektiği On Sekizinci yüzyılın ilk çeyreği ile On Dokuzuncu yüzyılın başlarında Avrupa medeniyeti derin ve karmaşık bir kriz atlatır. "Fransız İhtilali ve Napolyon Çağı" olarak adlandırılması âdet olmuş bu krizin kökenleri, On Yedinci yüzyılın ingiliz siyasi devrimlerine uzanmakta, On Sekizinci yüzyıl Avrupa'sının toplumsal yapısı, politik koşulları ve çok sayıdaki güncel tartışmalarından beslenmektedir. Batt'ya Yön Veren Metinler m üçüncü cildinde yer alan seçkiler, 1789 Fransız Ihtilali'ni Kuzey Amerika'daki İngiliz kolonilerinin 1775'teki başkaldırılarının yüreklendirdiğini ileri sürerler. Bu çerçevede, Fransız İhtilali ile sonuçlanan çağ, "Demokratik Devrim Çağı" olarak adlandırılır.
  • Alev Alatlı
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    3,53 MB
    Eser Türü: Kitap
    Batı'ya Yön Veren Metinlerin dördüncü ve (şimdilik!) son cildi, On Dokuzuncu yüzyıl boyunca liberallerin "bırakınız yapsınlar" sloganında özetlenen politikalarına meydan okuyan bir muhafazakârla başlamaktadır. Ortodoks Hıristiyanlar, Avusturya şansölyesi Prens Metternich, Fransız düşünür Alexis de Tocqueville, İngiliz hukukçu James Fitzjames Stephen gibi ünlü muhafazakârların yanında yer alır. Papa Pius IX, liberallerin tüm çalışmalarını kınarken, Kardinal Newman, liberalizmi, Protestanlığın içini boşaltarak Katolikliğe benzetmekle suçlar. Sosyalistler, liberallere işçi sınıfını istismar ettikleri gerekçesiyle karşıdır, liberal anayasaların kâğıt üzerinde demokratik olmakla birlikte, kapitalist burjuvaziye denetim üstünlüğü veren ortamı yarattığını ileri sürerler. Ne var ki, Yirminci yüzyıl, hiçbirisinin öngöremediği kadar güçlü bir yeni akımla sarsılacaktır: Müsamahasız ırkçılık ve emperyalizm. İngiliz kökenli bir Alman olan Houston Stewart Chamberlain "Ari" diye adlandırdığı muhayyel bir ırkın erdemlerini vazetmekte, İngiliz bilim adamı Kari Pearson, soydaşlarının mükemmeliyetlerini sürdürebilmeleri için Darwin'den mülhem seçici üremeyi desteklemektedir.

Sayfalar