Yazara Gore Listeleme

  • Ali Arslan
    insan sesi mp3
    15 Ayrım
    431,03 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Eray Atlamaz
    Arka Kapak Yazısı (Tanıtım Bülteninden) Güç açısından devletler dörde ayrılır: 1. Dış politikasını kendisi belirleyen devletler (Küresel Devletler); 2. Dikkate alınan devletler (Yarı Küresel Devletler); 3. İş birliği yapılmaya layık devletler; 4. Üzerinde politika uygulanan devletler. “Müslüman Hilalleri”, dünyanın stratejik konuma sahip bölgelerini fiziksel olarak gerçek bir hilal gibi sararak aktör olmaya çalışan devletleri çevrelemektedir. Asya Müslüman Hilali ile Çin, adeta bir Müslüman Hilali içinde sıkışıp kalmıştır. Tek çaresi vardır: Ya yok olacaktır ya da Müslüman Hilali ile barışacaktır… Dünya’nın en büyük üretim gücü olan Almanya’nın etkin bir devlet olabilmesi Müslüman Hilali ile anlaşmasından geçmektedir… Güneyde sessiz sedasız duran Afrika Müslümanları güçlerinin farkındalar ve aslan gibi atılmak için hazırda beklemektedirler… İşte bu üç büyük Müslüman Hilali’nin ortasında ise tek bir devlet var: Türkiye… Küresel devlet olmanın yolu da “Mihenk Taşı Türkiye”den geçer... Elinizdeki bu kitap da size Müslüman dünyasının devletler arası stratejideki önemini ve Türkiye’nin bu stratejilerdeki mihenk taşı konumunu anlatacaktır.
  • Ali Arslan
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    794,00 KB
    Eser Türü: Kitap
    19. yüzyılda başlayan milliyetçilik akımları, Yahudilerin büyük acılar çekmesine neden olmuştu. Milyonlarca Yahudi, Avrupa'daki vahşetten kaçarak başka ülkelere sığınırken önemli bir kısmı da Doğu'ya sığındı. Peki, bu insanlar neden Doğu'ya kaçtılar? Avrupalıların kendilerinden saymadıkları ve "hasta" kabul ettikleri Osmanlı Devleti Yahudilere nasıl yaklaşıyordu? Ülkemizde Yahudiler üzerine yayınlanan çalışmalar genellikle Filistin meselesine odaklanmıştır. Bu titiz çalışmanın yazarı Tarih Profesörü Ali Arslan, bu konuya yalnızca Filistin açısından bakarak, Osmanlı dönemi Yahudileri konusunu bütünüyle kavramanın imkansız olduğunu gösteriyor. Osmanlı'ya gelen göçleri etkileyen faktörlerin tamamını ve Osmanlı Devleti'nin bu olaya karşı takındığı tavrı ve politikalarını ele alıyor. Yahudilerin İspanya'dan sürülmesinden 400 yıl sonra Avrupa'dan Türkiye'ye doğru yaşanan ve kendisi tarafından "İkinci Yahudi Göçü" olarak tanımlanan bu olay üzerine daha önce ortaya konmamış deliller, tezler ve argümanlar ortaya koyuyor. Osmanlıların, Avrupa'daki Yahudilerin mağduriyetlerini azaltmak için neler yaptığını, büyük güçlerin Osmanlı Devleti'ne yönelik stratejilerinde Yahudileri nasıl kullandığını, Siyonist Yahudilerin neleri hedeflediklerini, Osmanlı'nın, göçün insani boyutu ile siyasi boyutunu ayırmakta nasıl bir hassasiyet gösterdiğini bu çalışmada göreceksiniz. Yahudi göçüne karşı II. Abdülhamid ve ekibi ile İttihatçıların tavırları arasında farklar var mıydı? Osmanlı yöneticileri bu Yahudileri neden, nerelere yerleştirdi? Belki de sonunda şu soruyu soracaksınız: Osmanlı Devleti, topraklarına sığınan Yahudiler için neler yaptı ve Yahudiler bunlara nasıl karşılık verdiler? Tüm yönleriyle dünya dengelerini altüst eden bir göçün tarihini bu eşsiz kitapta bulacaksınız.
  • Ali Arslan
    insan sesi mp3 - Türkçe
    51 Ayrım
    1054,19 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Zuhal Kurtulan Aktepe
    Bu ikinci ciltte Dersimli küçük kız Serçe'yi, artık bir İstanbul hanımı olarak tanıyoruz. Hiçbir zaman tadına varamadığı aşkı yaşamak ister ve bir subaya aşık olur. Ama bu ilişki onda büyük bir düşkırıklığı bırakarak biter. Serçe öylesine büyük bir düşkırıklığı yaşar ki, artık yaşamanın bir anlamı kalmaz ve yaşamına son vermek ister. Bir raslantı sonucu kurtarılır ama artık bu kentte ve bu ülkede kalmak istemez. 1960'lı yıllarınbaşında Almanya'ya işçi olarak gider. Tüm az gelişmiş ülke insanlarında olduğ gibi onun kafasında da ideal bir Avrupa vardır. Orada herşey iyi, herkes eşittir, musluklardan su yerine para akmaktadır, bir sandalyeye oturup ara sıra bir düğmeye bastın mı tamam, işte orada çalışmak budur. Serçe bir metal fabrikasında çalışmaya başlar; hiç de öyle ara sıra düğmeye basılarak yapılan bir iş değildir bu. Serçe, insanın her dakikasını emen müthiş bir çarkın içindedir artık...