Yazara Gore Listeleme

  • Ali Bulaç
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    7,40 MB
    Eser Türü: Kitap
    Bireysel ve toplumsal sorunların tek tek insanların gücünü aştığı bir dünyada hayatımızı derinden etkileyen “çağdaş düzenleri ve kavramları” anlatmak, sanıldığının aksine güç bir iştir ve yoğun bir çaba ister. Yaklaşık beş yılda hazırlanan bu kitap böyle bir çabanın ürünüdür. Amaç, içinde yaşadığı kültürel ve sosyal çevreyi anlama ihtiyacını duyan genç kuşaklara ve çağını sorgulamak isteyen aydınlara modern dünyayı biçimlendiren sosyal ve ekonomik düzenlerle bunları besleyen kavramlara ilişkin doğru ve sağlıklı bilgiler vermek, eleştirme ve alternatifler arama yollarını göstermektir.
  • Ali Bulaç
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    4,73 MB
    Eser Türü: Kitap
    20. yüzyılın son çeyreğinden bu yana İran dendiğinde ilk akla gelen “İslam ve devrim” kelimeleri oluyor. 1979’da iki yıl süren kanlı bir halk ayaklanmasından sonra devrim meydana geldi. Devrimin önderleri ve Ayetullah Ruhullah Humeyni bunun “bir İslam devrimi” olduğunu söyledi. İran’da vuku bulan bir burjuva devrimi değildi, bir proletarya veya köylü sınıfı devrimide değildi. Vuku bulan milyonlarca insanın katılımıyla bir “İslam devrimi’ydi. Devrimin önderleri İranlılara ve dünyaya çok farklı bir vadiden sesleniyorlardı. Milyonlarca insanın katılımıyla vukuu bulan bir İslam devrimiydi.Tabii ki herkes şaşkınlık içindeydi hiç kimse dinin özellikle İslam dinin kitleleri bu düzeyde ve politik amaçlarla mobilize edeceğini hesaba katmıyordu.
  • Ali Bulaç
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    11,70 MB
    Eser Türü: Kitap
    İslam’ın “fanatizm” ilişkilendirilmesi 1990’lı yıllara özgü bir çaba olduğu görülür. Bunun pek inandırıcı bir imaj üretimi olmadığı anlaşılınca, fanatizm yerine “fundamentalizm” ikame edilmeye başlandı. Entegrizm, radikalizm ve Siyasal İslam bunun eşliğinde ele alındı. 21. yüzyılın başlarından itibaren Batı medyası “İslami terör” ve arkasından “İslamofobi”yi öne çkıkardı. Belli politik amaçlarla icad edilmiş tanımlamalar gelip geçicidir, ancak kavramlar kalıcıdır. Bu açıdan İslam’ın hiçbir şekilde kendileriyle bir araya gelmesi mümkün olmayan bu kavramlarla bir araya getirilmesi üzerinde durulması gereken bir konudur. Elinizdeki çalışma bu konuyu ele almaktadır.
  • Ali Bulaç
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    15,52 MB
    Eser Türü: Kitap
    İslâm Düşüncesinde Din-Felsefe/Vahiy-Akıl İlişkisi’nde Ali Bulaç, İslâm düşünce tarihinin ana araştırma konularından olan Hakikat arayışı ve Hakikat’in Bilgisi’ne nasıl ulaşılabileceğine ilişkin çıkan tartışmaların toplu bir özetini sunarken, yaşadığımız modern krizin çıkardığı sorunlar ve cevapları üzerinde de duruyor. İslâm’ın düşünce, bilgi ve irfan tarihinin tartışmalı konuları arasında olan felsefenin İslâm dünyasına girişi, Meşşaî ekolü, Gazali’nin Meşşaî filozoflara yönelttiği eleştiriler ile bu tartışmaya katılan İbn Bacce, İbn Tufeyl, İbn Rüşd ve diğer filozofların yanı sıra Şiî, Sûfî, Kelamcı ve Selefîlerin konuya yaklaşımı üzerinde de durulmuştur. İslâm Düşüncesinde Din-Felsefe/Vahiy-Akıl İlişkisi, İslâm tarihinde Meşşaî felsefeye gösterilen tepkinin arka planında yatan sebepler; bugün din, modernite ve akıl arasında kurulması gereken ilişkilerin niteliği hakkında açıklayıcı bilgiler verirken, düşünce mirasımızın bu zengin tarihi perspektifinden hareketle, bugün yaşamakta olduğumuz sorunlara uygun çözümlerin neler olabileceği konusuna da açıklık getirmektedir.
  • Ali Bulaç
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    6,38 MB
    Eser Türü: Kitap
    Özellikle Sovyet sisteminin çökmesinden sonra dünyamız yepyeni ve eskisinden hayli farklı bir kriz dönemine girdi. Öyle anlaşılıyor ki modern hayatın vaat ettiği “yeryüzü cenneti”ni kurma hayali şimdi çok gerilerde kaldı. Sorunun temelinde kendini tüketen modernlik ve bunun tarihsel bir kategorisi olan ulus devlet yatmaktadır. Modernliğin yaşanan krize verdiği cevaplar yetersiz ve tatminkâr olmaktan uzaktır. Bu durumda farklı referanslara dönüp arayışı farklı yollarda sürdürmekten başka çare yok. İslâm, muhtemel bütün seçenekler içinde en güçlü seçenek olma özelliğiyle öne çıkıyor. Ancak İslâmcılar açısından da bir sorun var: Acaba İslâmcılar, hangi ölçülerde modernitenin içine sindiği verili dünyadan “farklı bir dünya” tasarlıyorlar? İşte bu kitap bir yandan modern ulus devlet’i, öte yandan “modern olana çok yatkın ve yer yer modernist İslâmcı” bakış açısının konuya yaklaşımını ele almak amacıyla kaleme alındı.
  • Ali Bulaç
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    21,00 MB
    Eser Türü: Kitap
    Ortadoğu dünyanın en istikrarsız ve aynı zamanda en sıcak bölgesidir. Geçmiş tarihe yön veren peygamberler ve kurulan büyük medeniyetler bugün savaşların ve geniş toplumsal çalkantıların yaşandığı Ortadoğu’da görüldü. Büyük ve kadim kültürlerin kesiştiği bu bölgede şimdi kültürler, çıkarlar, yerli ve uluslararası güçler çatışıyor. Geçmiş ve gelecek bir arada yaşıyor. Endonezya’dan Fas’a kadar uzanan geniş ve hareketli İslâm kuşağı üzerinde verilmekte olan kurtuluş ve bağımsızlık savaşları, devrimler, kitlesel direnişler, antiemperyalist mücadeleler, toplumsal patlamalar, mevziî ve genel çatışmalar, kültürel ve bilimsel etkinlikler, nihayet üç büyük dinin, çağdaş ideolojilerle modern güçlerin karşı karşıya gelip tarihin ve dünyanın en büyük arenasına çevirdikleri bölge: Ortadoğu. Ali Bulaç Ortadoğu’yu ve İslâm dünyasını mercek altına alan bu kitapta olayların hem fotoğrafını çekiyor hem de resmediyor. Güncel olayları anlatırken derindeki sorunun ana dinamiklerine işaret eden yazar, tarihi ve tabiî konumuyla tartışmasız İslâm dünyasının bir parçası olan Türkiye’nin durduğu yeri de ıska geçmeden BOP, yeni sömürgecilik-yeni Oryantalizm tratejisi, Irak Savaşı, din ve mezhep savaşları odağında Sünnilik-Şiilik, Amerika’nın Ortadoğu politikalarının değişen seyri, İran ve devrim, İran-ABD-İngiltere gerginliği, İsrail, Siyonizm, Filistin sorunu, FKÖ, HAMAS, Kürt sorunu, PKK, Yeni Osmanlıcılık, Yeni İttihatçılık gibi bugün bu kanlı coğrafyanın maruz kaldığı tüm çatışma, mücadele ve siyaset biçimlerini derinlemesine ele alıyor. Ortadoğu’dan İttihad-ı İslâm’a bu coğrafyayı anlamak için temel bir başvuru kaynağı.
  • Ali Bulaç
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    7,06 MB
    Eser Türü: Kitap
    Aktüel dünyamızı büyük ölçüde meşgul eden çok sayıda siyasî sosyal ve iktisadî meselenin 19. yüzyılda şekillenen tarih ve toplum felsefelerinden beslendiği görülür.Çok sayıda Müslüman müellif ve özellikle bilim adamı söz konusu felsefelerden habersiz olarak araştırmalarını yaparlarken İslâm'a ait olmayan bir kültür ve felsefenin kavramsal çerçevesini kullanmaktadırlar. Rahatlıkla Müslüman müelliflerin de "toplumsal gelişme" kavramına bağlı kalarak "ilkel dönemler"den veya tarihin "ilerleme şeması"ndan bahsettiklerini görmek mümkün.Bu çalışmada tarih toplum kültür medeniyet ve gelenek gibi anahtar terimler ele alınarak İslâm ve batıda gelişen farklı tarih ve toplum felsefeleri arasındaki farka değinildi.Sosyoloji antropoloji ve medeniyet tarihi gibi disiplinlerin ilgi sahasına giren bu türden konular ilk defa ve bu bağlamda eleştirel bir açıdan ele alındı.
  • Ali Bulaç
    insan sesi + metin - Türkçe
    32 Ayrım
    573,58 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Canan Sayli
    İslam modern dünya ile yüzyüze gelmiş bulunmaktadır. Hiç görmezlikten gelmektense, yüzleşmek iyidir. Müslümanların modern dünya karşısında nasıl bir tutum içinde olmaları gerektiği hayati derecede önemlidir. Benim bu konudaki düşüncem, ne çatışma ne uyum, yeni değilse bile farklı düşünce ve hayat biçimlerinin mümkün yollarını göstererek aşmadır. Aşma, müteal anlamına uygun, dilden başlayarak bütün hayat şekillerine içeriden bir müdahalede bulunma ve dolayısıyla dönüştürme çabasıdır.
  • Ali Bulaç
    insan sesi mp3 - Türkçe
    68 Ayrım
    1128,58 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Mehmet Fatih Özülker
  • Ali Bulaç
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    629,00 KB
    Eser Türü: Kitap
    linizdeki kitap, son yıllarda genelde dinler ve özelde İslam ile fanatizm arasındaki ilişkileri araştıran bir çalışma. Araştırmanın, cevabını aradığı sorular şunlardır: Dinlerin özünde fanatizm zorunlu mudur? Fanatizm, entegrizm vb. mesajı daraltan ve başkaları üzerinde baskı kurmayı öngören düşünce ve eğilimlerin dinle ve bu arada İslam’la ilişkilendirilmesinin geçerli mantığı var mıdır? Bu türden soruların cevapları geniş bir araştırma alanını gerektirir. Yazar, bu amaçla İslamî öğretinin teorik ve hukukî çerçevesini çizerek, tarihteki uygulama örneklerine başvuruyor. Ayrıca konuyla bağlantılı olarak Din-Devlet ilişkisine ve İnsan Hakları sorununa da geniş yer verdiği bu çalışmasında İslam dünyasındaki hukuk ihlallerine de değiniyor. Bu çalışmanın belirli ve genel geçer yargıların ötesine varan sonuçları bakımından ilginç ve açıklayıcı olduğuna inanıyoruz.

Sayfalar