Yazara Gore Listeleme

  • Ali Narçın
    insan sesi mp3 - Türkçe
    30 Ayrım
    277,04 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Nuray Koç
    Anadolu, çoğu uygarlıklara ev sahibi yapmakla kutsal sayfalar arasına girmeyi başarmış bir bölge olarak belleklere yerleşmiştir. Anadolu'nun coğrafik konumları dışında tarihi ile ilgili ifadelerin toplamı belki de binlerce ciltlik bir ansiklopediyi oluşturur. Nedeni de o kadar çok uygarlık tarafından kullanıldı ki arkeologlar tarafından bulunan belgelerde önemi anlaşılan bir bölge konumuna getirildi. Bölge bir yarımada şeklinde Asya kıtasının güneydoğu kısmında konumlandırılır. Anadolu'nun bütünü Türkiye topraklarında bulunur. Kuzeyde Karadeniz, batıda Marmara ve Ege denizleri, güneyinde ise Akdeniz yer almaktadır. Günümüzde bu adların yerine "Anadolu" adı kullanılmaktadır. Tarihsel yönden stratejik bir noktada bulunan Anadolu çoğu uygarlıkların kilit noktası olmuştur. Tarihsel özelliğiyle Cilalı Taş Devri önceleri Anadolu'da kurulmuştur. Çatalhöyük, Çayönü, Nevali, Çori, Hacılar, Göbekli Tepe ve Mersin yerleşim yerleri Cilalı Taş Devri'nden kalan yerleşim yerleridir. Truva yerleşimi de Cilalı Taş Devri döneminde kurulmuş ve Demir Çağı'na doğru ilerlemiştir. Anadolu çok ilginçtir ki Sümer, Asur, Urartu, Hitit, Lidya, Peres, Selçuklu, Osmanlı, Roma, Bizans, Yunan, Kelt gibi uygarlıklara ev sahipliği yapmıştır.
  • Ali Narçın
    insan sesi mp3 - Türkçe
    17 Ayrım
    649,84 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: mehtap tolu
    Aztek : Güney Amerika bölgesinde yaşamış Azteklerin egemenliklerini, yaşam tarzlarını, inançlarını ve tanrılara kurban edilmek üzere insan avını nasıl gerçekleştirdiklerini yalın ve özet şeklinde okurlarına sunmuştur. 
  • Ali Narçın
    insan sesi mp3 - Türkçe
    23 Ayrım
    233,98 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Nuriye Aygün
    Tarihsel belgeler, günümüz toplumsal yaşamından çok daha önceleri dünya düzenine renk veren insan yaşamının bireysel ve toplumsal durumlarını bize aktaran en ince ayrıntılardır. Konusunda araştırma yapan ve en küçük belgeleri önemle inceleyen bilim dünyasının adamları geçmişteki kimliğimize yavaş yavaş yaklaşmaktadırlar. Güney Amerika topraklarının önceki sahipleri Mayalar yaratılışta on üç üst dünya ve dokuz alt dünyadan oluşan bir evreni tarif etmişlerdi. Asıl anavatanları Guatemala'nın yukarı ve aşağı bölgeleri, "Honduras ve Yukatan (İukatan)" olarak bilinen Meksika'nın güney bölümüdür. Çeşitli kabile kültürlerinin kaynaşması sonucu Maya kültürü oluşmuş ve bölgenin gerçek sahipleri olduklarını yaptıkları işlerle günümüze taşımışlardır. Kabileler arasında Çiçimekler, Huastekler, Mikstekler, Tepanekler, Talakskaltekler, Toltekler, Olmekler, Zapotekler, Kiçeler ve diğer küçük kabilelerle kültür farklarının olmasına rağmen imparatorluğa kadar yükselmişlerdi.
  • Ali Narçın
    insan sesi mp3 - Türkçe
    18 Ayrım
    316,26 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: mehtap tolu
    İnsanlar konuşma ve yazma yeteneklerini bulduktan sonra göksel güçlerin yaratılış ile ilgili önemli mimarlar olduğu fikrini ortaya koymuştur. Günümüzde kiresmi adı Mısır Arap Cumhuriyeti olan Eski Mısır'ın Nil deltasına, Mu kıtasıya da Atlantis'temeydana gelen doğal felaketlerden kaçarak gelip yerleşen insanların gösterdiği olağanüstü çabalarıyla bugün inanılmaz dev eserlerin yaratılacağını kuşkusuz hiç kimse düşünemezdi. Atlantis, hakkında binlerce eserin yazıldığı ve çeşitli mitolojilerde adının geçtiği kayıp birkıta. Bu kıtanın varlığıyla ilgili yüzlerce araştırma kitabı yazıldı. Ancak şimdiye kadar kıtanın gerçek mi yoksa hayali bir kıta mı olduğu ise henüz ortaya çıkmadı. Mayaların bile bu kıtadan doğal afetler karşısında kaçıp kurtulmayı başarmış bir halk olduğu söyleniyor. Araştırmacılar Mısır halkının ve dinsel kültünün Atlantis kıtasıyla paralel olan "Mu" kıtasının çöküşünden sonra Nil deltasına yayılmış olabileceklerini belirtmeye çalışıyorlar. Atlantis kıtasıyla ilgili araştırmalarını aralıksız devam ettiren bilim adamları zaman zaman ortaya koydukları yeni teorilerle son derece farklı açıklamalarla gündem yaratmaktalar.
  • Ali Narçın
    insan sesi mp3 - Türkçe
    14 Ayrım
    418,05 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Nazan Başaran
    Tarihsel özelliğiyle stratejik bir noktada bulunan Anadolu, çoğu uygarlıkların kilit noktası olmuştur. Bu özelliğine bakıldığında bölgede ilk yerleşmeler, önceleri Anadolu’da kurulmuştur. Çatalhöyük, Çayönü, Nevali Çori, Hacılar, Göbeklitepe, Kortiktepe kısacası Anadolu'nun her tarafındaki çoğu kalıntılar TaşDevrinden kalan yerleşim yerleridir. Anadolu çok ilginçtir ki Sümer, Asur, Urartu, Hitit, Lidya, Frigya, Pers, Hurri, Mitanni, Med, Kassit, Kizzuvatna, Selçuklu, Osmanlı, Roma, Bizans, Yunan gibi uygarlıklara ev sahipliği yapmıştır. Toprakları her inanç için de son derece önemli bir coğrafik bölgedir. Çoğudinlerin temelini oluşturan kutsal hareket bu coğrafyada başlamıştır. İbrahim, oğlu İshak ve İsmail bu coğrafyada doğmuş ve orada büyümüşler. Bu coğrafyada hareketli bir krallık olan Akkadlar, çok büyümüş ve İmparatorluğa kadar yükselmişlerdi. İmparatorluğun kurucu kralı ise Sargon.I’di(Durşarrukin). Büyük kral Sargon.I, yaşam öyküsünü tabletlere yazdırır. Yazdırdığı bir tablette “..Annem beni gizlice doğurdu. Beni bir kamış sepete koydu, onu ziftle kapladı. Beni (fırat) nehrine bıraktı, dışarı çıkamayacaktım. Nehir beni sürükleyerek su çekici Akki’ye götürdü. Akki beni sudan çıkardı, kendi oğlu gibi büyüttü..” ifadelerine yer verir. Ali Narçın bu eserinde Akkadların krallıktan İmparatorluğa yükselişlerini, kralların kısa yaşam öykülerini tarihsel bir bağlamda yalın ve kısaltılmış ifadelerle ele almaktadır. (Tanıtım Bülteninden)
  • Ali Narçın
    insan sesi mp3 - Türkçe
    25 Ayrım
    317,92 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Nilüfer Denizhan
    Yaşadığımız coğrafyada önemli izler bırakmış uygarlıkların yaşam geleneklerini, sosyal yapılarını, hukuklarını ve çevre ile olan iletişim bağlarını çok iyi incelememiz gerekirken; bizler bu incelemeleri coğrafyamızla ilgisi olmayanların eline bırakmaktayız! Coğrafyamızda tarihin derinliklerinde bize ışık yansıtan birçok uygarlıkla aynı havayı teneffüs ettiğimiz açıkça ortadadır. Bu nedenle gerçek belgelerle yüzleşen bir konumla yanıbaşımızdaki uygarlık tarihlerine çok daha reel bir mantıkla yaklaşmamız kaybolduğu öne sürülen kimlik arayışına az da olsa bir koridor aralayacaktır. Çoğu Anadolu uygarlıklarının alt yapısına tuğla olan Sümerlerin yaşamını ne yazık ki coğrafyasında yaşamamış insanların araştırmalarına hedef olmuş ve onların bize ulaştırdığı belgelerle öyle bir halkın varlığından haberdar olmuş bulunmaktayız. Bunların ne kadar doğru bilgiler olduğuna da farklı bir pencereden bakarak tanıklık etmemiz gerekmektedir. Sümerlerin adalet düşüncesini insanlık tarihine kazandıran bir uygarlığın kültürel koridorlarında gezintiye çıkma, araştırma ve inceleme fikri, o uygarlığın eski tarihin başlangıcında yer alan bir uygarlık olma düşüncesi sağlamıştır. Öyle ilginç olaylar, yaşam şekilleri, hayata tutunma adına öylesine zor geleneklerle karşılaşıyor ki insanlar; belki de bu karşılaşmayla içinden çıkılmaz labirentlere girdiğinin bile farkında olmuyor.
  • Ali Narçın
    insan sesi mp3
    16 Ayrım
    486,08 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Nazan Başaran
    Savaşçı bir halk olarak tarih sahnesinde yer alan Medler hakkında çok sayıda belgelerin olduğu ve bu belgelerde Medlerin krallıkları sırasında Perslerle işbirliğine girerek Birleşik bir Kralllık haline geldikleri belirtilmektedir. Bu birleşik krallığın temellerini Büyük Kryos döneminde attılar. Babil krallığıyla ittifak haline geçerek Asur krallığına son verdikleri gibi Doğu Anadolu bölgesindeki Urartuların egemenliğine de son verdiler. Gutilerin egemenlikleri sırasında Medler Lulularla ittifak halinde Gutilere yardım ederek Akkad krallığına son vermişlerdi. Busaeler, Paretaseniler, Struşatlar, Arizantiler, Budiiler, ve Magiler adlı aşiretler medlerin içinde yer alan aşiretlerdi. Ali Narçın bu eserinde savaşçı kimlikleriyle tarih sayfalarında önemli izler bırakmış Medler hakkında yalın ve kısa bilgilerle okurunu aydınlatmaktadır..
  • Ali Narçın
    insan sesi mp3 - Türkçe
    17 Ayrım
    1001,15 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: ibrahim ethem sağlam
    Gökkuşağı adını verdikleri renkli bir yılanı kutsal yapan Aborjin yerlileri, sözlü geleneklerinde dilden dile aktardıkları “yılan ile kurbağa”nın öyküsüyle denizlerin, göllerin ve nehirlerin Yaratıldığına inanırlar. Sosyal yaşantılarında sırlarla yüklü ilginç törenler yaratarak inançları gereği düşlerinde gördüklerinin gerçek olduğuna inanırlardı. Kabile geleneklerini süsleyen gizli şifreler ve sırlar, Göbeklitepe kült alanındaki dikilitaşlar üstünde bulunan desenler ve hayvan resimleriyle bir bağ kurulduğunda benzer bazı ifadelerle örtüştüğü görülecektir. Yüzlerine ve vücutlarına işledikleri bazı desenlerin dikilitaşlar üzerinde görülmesi şaşırtıcı olsa da bir bağlantının kurulabileceğini düşünmekteyiz. Avustralya’daki kabilelerin 45-50 bin yıl önceleri yaşadığı belirtilmektedir. Göbeklitepe’nin dönemi ise 12 bin yıl öncesine tarihlenmektedir. Aradan geçenuzun süre içinde Aborjin yerlilerinin çoğalmaları nedeniyle göç yoluyla yıldızın başka bölgesine taşındıklarını düşünmekteyiz. Ali Narçın, göçlerle farklı bölgelere dağılan hem Aborjinlerin sözlü geleneklerinde belirttikleri sırlarla ve hem de Göbeklitepe’deki sırların kısmen de olsa kapılarını aralayarak birbirlerinden kilometrelerce uzaklıktaki bazı yaşam biçimlerini karşılaştırmaktadır. Bu eserde ayrıca aklınıza takılan soruların yanıtlarını da bulacaksınız.
  • Ali Narçın
    insan sesi mp3
    16 Ayrım
    637,41 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: mehtap tolu
    "İnka" sözcüğü "Güneşin çocuğu" anlamındaki "İntip Churin" şeklinde tanımlanmaktadır. Ancak bazı kaynaklarda "İnka"nın karşılığı "bey" anlamında ele alınmıştır. Yani "İnka" sözcüğü, şefin (Ya da kral) kendisini tanımlar. O çağda yaşam geleneklerine göre kralın çok daha üstün gözükmesi için bazen çok değerli olarak tanımladıkları semboller ya da ünvanlarla tanıtırlardı. Araştırmalar ve belgeli yazıların çoğunda İnka soylarının "Ay-ullu" şeklinde bir sözcükle belirtilmiş olduğu görülür. Bu sözcüğün anlamı ise "ulu soy" şeklinde tanımlanmıştır. Tarihsel anlatımlarda özellikle imparatorluğu oluşturan kabile halkı nerden geldiklerini bilemedikleri soylarına "Ay-ullu" ünvanını, egemenlik kuran şeflerine de "Kur-hakan" adını vermişler. Jhames Churchward'ın Mu kıtasıyla ilgili çalışmalarını yorumlayan Hans Stefan Santesson, bu uygarlığın temellerini oluşturanların Mu'dan geldiklerini ileri sürer. Mu kıtasındaki imparatorluğun adı "Güneş İmparatorluğu"ydu. İnkaların kendilerini "güneşin çocukları" olarak betimlemeleri Mu'daki imparatorluğa bağlanmaktadır. İmparatorluk içinde çocuklar için ayrı bir gelenek vardı. Onlar krallarına verdikleri unvanı çocuklarına vermezlerdi. Çocukların adlarını da törenlerle verirlerdi. Bu gelenek semavi dinlerin tümünde görülmektedir. Ali Narçın, Güney Amerika'daki İnkaların yaşam geleneklerini, dinsel anlayışlarını, sosyal yaşam ile tapınma törenlerini titiz bir araştırma sonucu bu kitapla özet halinde okurlarının görüşüne sunmuştur.
  • Ali Narçın
    insan sesi mp3 - Türkçe
    69 Ayrım
    826,46 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: ECE YILMAZ
    Eski Mısır uygarlığı, inanılmaz ama ezoterik bir uygarlık olarak bilimsel tarih açısından hala güncelliğini korumaktadır. Yapılan inceleme ve araştırmalarda; Eski Mısır’ın tarihsel çizgisinde yer alan Firavunlar, Tanrılar, gizemli piramitler ve inanılmaz imgelerle hazırlanan söylencelerle birlikte, ölümden sonraki yaşamda "ruh" için yapılan dinsel ayinler ve törenler de bütün sırlarıyla karşımızda durmaktadır. Kültü; piramitlerde, tapınak duvarlarında gösterilen Osiris dini, bölgeden komşu kent devletlerine kadar yayılmıştır. Bu nedenle Firavunlar da dahil öldükten sonra yenide dirilmenin olacağını düşünerek yaşayan ve ölümden sonra ikinci yaşamın yeraltı dünyasında başlayacağına inanan Mısırlılar, mezar odalarını son derece görkemli yaparlar ve çeşitli süs eşyalarıyla donatırlardı. İlginçtir ki öldükten sonra çıkacaklarına inandıkları tanrısal yolculukta ihtiyaç duyacakları çeşitli aletler dışında yiyecek ve giyeceklerini mezar odalarına alırlar, öldükten sonraki yeni yaşamlarında onlara hizmet edecek hizmetçilerinin de kendileriyle birlikte gömülmesini sağlarlardı. Ali Narçın, bu verilerin paralelinde, oldukça uzun bir süre emek vererek, Mısır uygarlığıyla ilgili, bugüne kadar ortaya çıkan ya da geniş literatür içinde değersiz gibi düşünülerek kaybolmaya yüztutan tüm verileri esas alarak Mısır’ı araştırdı ve bulduğu doneleri bu çalışmayla noktaladı. Oldukça geniş bir kaynak taraması ile hazırlanan "A’dan Z’ ye MISIR" kitabı, bir anlamda Eski Mısır uygarlığının kronolojik tarihini ortaya koyduğu gibi, uygarlığın yaşam sistematiğini alfabetik sıralamayla ele alarak daha da anlaşılır bir tarzda okurlarına sunmaktadır.