Yazara Gore Listeleme

  • Henri Bergson
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    9,10 MB
    Eser Türü: Kitap
    Ünlü Fransız felsefeci Henri Bergson'un düşünce tarihinde özgün bir yeri vardır. Bergson'a göre, gerçekten varolan şey madde, cansız varlık değildir; gerçeklik süredir ve bunu yalnızca sezgi kavrayabilir. Zaman bir birikimdir. Gelecek hiçbir zaman geçmişin aynısı olamaz, zira her adımda yeni bir tecrübe ortaya çıkar. O, bilinçli bir varlık için var olmanın değişmek olduğunu kabul eder, zira değişmek olgunlaşmak demektir; olgunlaşmak ise, sonsuzca kendi kendini yaratmak demektir. Bu, yalnızca bilinçli insan varlığı için değil, fakat bütün gerçeklik için böyledir. Bergson gelişmeyi, ancak süre olarak anladığımız takdirde her şeyi berraklığa kavuşturabileceğimizi söyler. Bergson'un Ahlâkın ve Dinin İki Kaynağı'nda temel yaklaşımı durağan ile devingen arasında kurduğu temel karşıtlıktır. Bu karşıtlıklardan birinin kökleri zihindedir ve bilime, onun durağan, mekanik ülkülerine ulaşır, diğeri sezgiye dayalıdır, varlığını felsefecilerin, sanatçıların ve büyük mistiklerin yaratıcı atılımında bulur: "Azizlerin niçin taklitleri vardır ve iyiliğin büyük insanları neden arkalarından yığınları sürüklemişlerdir? Hiçbir şey istemiyorlar ve buna rağmen elde ediyorlar. Çağırmak zorunda değillerdir; yalnızca varolurlar; varoluşları bir çağrıdır. Çünkü bu başka ahlâkın özelliği tam da budur. Doğal ödev baskı veya zorlamayken, tam ve mükemmel ahlâkta bir çağrı vardır." "Ruh, onu sürükleyen akımla derinden sarsılmış olarak, türün ve bireyin birbirlerini dairesel olarak koşullandırmasını isteyen yasadan bir an için kurtularak, kendi üzerinde dönmekten vazgeçer. Sanki onu çağıran bir sesi dinliyormuş gibi durur. Daha sonra kendini ileriye doğru bırakır. Onu hareket ettiren gücü doğrudan algılayamaz ama simgesel bir görmeyle onun tanımlanamaz varlığını hisseder veya keşfeder. Sonra büyük bir neşe, içinde eridiği bir esrime hâli veya kendinden geçiş hâli gelir.
  • Henri Bergson
    insan sesi mp3 - Türkçe
    19 Ayrım
    313,64 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Zeynep Gündoğdu
    “Seçilen mesele metafizik ve psikolojide müşterek olan hürriyet meselesidir. Maksadımız deterministlerle hasımları arasında yapılan bütün araştırmaların süre ile zamandaşlığı, keyfiyet ile kemiyeti birbirlerine önceden karıştırmaktan ileri geldiğini göstermeye çalışmaktır; bu iki şeyin birbirine karıştırılması bir kere ortadan kaldırılırsa, hürriyetin tarifleriyle aleyhindeki itirazların, bir manada bizzat hürriyet meselesinin ortadan kalktığını görmek ihtimali vardır. Eserin son bölümünde bu noktanın ispatına çalışılacak, bu son bölüme giriş mahiyetinde olan diğer iki bölümde şiddet ve süre (durée) kavramları incelenecektir.” Henri Bergson’un bu önemli eserini Mustafa Şekip Tunç’un tercümesiyle okurlarımıza sunuyoruz.
  • Henri Bergson
    insan sesi mp3 - Türkçe
    51 Ayrım
    533 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Nihan Aytekin
    1927 Nobel Edebiyat Ödülü'ne layık görülen, durağan nitelikleri yok sayarak devinimi, hareketi öne çıkaran, "süreç felsefesi" olarak bilinen anlayışın kurucusu Fransız filozof. Bir Yahudi ailesinden gelmesine karşın tam bir kentli Fransız gibi yetiştirildi. Yüksek Öğretmen Okulu'nda öğrenim gördüğü sırada Yunan ve Roma dönemi klasiklerini tanıdı. Paris, Angers ve Clermont-Ferrand gibi kentlerdeki kimi liselerde felsefe öğretmenliği yaptı ve felsefesinin temel ilkelerini bu dönemde geliştirdi. Essai sur les données immédiates de la conscience (1889) başlıklı teziyle doktor unvanını aldı. Bilimsel yöntemlerle ölçülen zaman kavramına karşı durée (süre, yaşanan zaman) kavramını geliştirerek dönemin felsefi düşünüşü üzerinde büyük bir etki yarattı. Beden ve ruh ilişkisi üzerine o dönemde başladığı çalışmaları Madde ve Bellek'in ilk kez 1896'da yayınlanmasıyla dil yetisinden psiko-fizyolojiye uzanan bir yelpazede geniş yankılar uyandırdı. 1900 yılında Collége de France'a seçildi. Edebiyattan müziğe kadar sanatın birçok dalında ve birçok çağdaş yaratıcı üzerine başat bir etki yarattı. 1907'de yayınlanan yapıtı L'Evolution créatrice, evrim sürecini devamlı hareket halindeki yaşam atılımı (élan vital) kavramıyla açıkladığı bir başka dönüm noktası oldu. 1915'ten sonra Académie Française'in kırk ölümsüz üyesinden biri olarak onurlandırıldı. 1932 yılında son büyük başyapıtı Les deux sources de la morale et de la religion yayınlandı. Bu büyük yapıtında, bir taraftan zihinsel bir ahlak anlayışını, öbür taraftan Hıristiyan azizlerinde kişileşen mistik ahlak kavrayışını çözümlerken, dine özgü tek işlevin bir tür fonction fabulatrice (masalsı işlev) olduğu savıyla yaklaşımını bağımlı, adanmış yorum ölçütlerinin ötesine taşıyordu. Bergson'un yarattığı çok yönlü etki, Batı felsefe ve sanat sahnesinde uzun süre varlığını korumuştur.