Yazara Gore Listeleme

  • Mümtaz Er Türkönü
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    796,50 KB
    Eser Türü: Kitap
    Yaşanan sorunların kendisi kadar, nasıl dile getirildikleri de hayatî bir önem taşıyor. Tanımlamalar, sorunlara verdiğimiz değeri göstermesi bakımından da "can alıcı" olabiliyor. Görmezden gelmek için, anlamsız kelimeler ardına hapsetmeye çalıştığımız sorunlardan biri de Kürt sorunu. Siyaset bilimci Mümtaz'er Türköne, Türkiye'nin gündeminde her geçen gün daha fazla yer işgâl eden bu sorunu gözler önüne seriyor. Yazar, Ufuk Kitapları tarafından yayınlanan Türklük ve Kürtlük kitabında, söyleyeceği sözü dolandırmadan söylemeyi, okuyucusunu ele aldığı sorunla karşı karşıya getirmeyi tercih ediyor. "Tek Bayrak Tek Devlet" söyleminden "Kürt sorununa" gelene kadar, hangi yolların/engellerin aşılmaya çalışıldığı anlatılıyor Türklük ve Kürtlük'te. 12 Eylül sonrası yaşananların anlatımı kitabın merkezini oluştursa da, bu sorunun milâdına dâir söylenmesi gerekenler unutulmuş değil. Bu geri dönüşler, en yoğun irdelemelerle birlikte sunuluyor. Türköne, Ankara ve Diyarbakır'ın şehir olarak siyasal portresini çiziyor. "Kürt Realitesi"nden Kürt Sorunu'na gelinen noktada İstanbul'un çözüm modeli olabileceği tezini öne sürüyor. "Karanlık Savaş" ortamında sergilenen beceriksizlikleri, "Balyozla Sinek Ezmek" biçiminde algılayamayanlara, mizahın gücüyle Boğaz havasını öneriyor. Kimlikler Ne İşe Yarar?, Türkiye Bölünecek mi?, PKK Kime Rehberlik Ediyor?, Devlet Cinayet İşler mi? biçimindeki sorulara cevaplar aranıyor. Türklük ve Kürtlük kitabı, Türkiye'nin bu sorununa, "teferruat" kabilinden değil, sorumluluk bilinciyle önem veren bir siyaset bilimcinin kaleminden, Mümtaz'er Türköne'nin nefis üslubuyla aktarılıyor.
  • Mümtaz Er Türkönü
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    843,00 KB
    Eser Türü: Kitap
    Sözünü ettiğim kayıp halka sivil toplumun kendisi. Bir kavramdan değil, sivil toplumun kendisinden bahsediyorum. Bu kayıp halkayı yerine koymadan kemale eremeyiz. İçinde yaşadığımız toplumu kendisi ve dünya ile barıştıramayız. İnsan haklarına saygılı, etkin bir hukuk düzenini geliştiremeyiz. Kamudaki çılgın israfı, verimsizliği sona erdiremeyiz, hantal devleti edepli ve becerikli hale getiremeyiz. Ekonomik krizleri kronik olmaktan çıkartamayız. Toplumu özgüvenli, siyaseti ahlaklı kılamayız. Devletin meşruiyet krizini çözemeyiz. Siyaseti, toplumu ve ekonomiyi birbiriyle uyumlu ve istikrarlı hale sokamayız. Dünya ile rekabet edemeyiz; mutlu ve müreffeh olamayız.