Yazara Gore Listeleme

  • Mehmet Alagaş
    insan sesi mp3
    10 Ayrım
    459,98 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Zeynep Melisa FİDAN
    Böylesi hadislerden, böylesi insanlardan uzaklaşarak sadece toprak ve hayvanlarla uğraşmak gayesiyle köyde yaptırdığım evde biraz rahatlayacağımı, üst kattaki çalışma odamda kendimle başbaşa kalacağımı umuyordum. Fakat olmadı! Karşı dağlara baktığım zaman dağları değil, insanları görüyorum yine. Susmayı seven ve susma orucuna niyetlenen ben, kalabalıklar arasında sıkışmış bir insan gibi inlemeye ve bu inşeyişleri birer fısıltı halinde cümlelere döndürmeye başlıyordum!. Bahçemdeki hayvanlara bakıyor ve onlar gibi gamsız, onlar gibi tasasız olmak istediğim zamanlar, bütün hayvanların bana baktıklarını ve ağızlarını açarak "Ama sen hayvan değilsin ki!?" dediklerini duyuyorum.
  • Mehmet Alagaş
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    500,39 KB
    Eser Türü: Kitap
    Böylesi hadislerden, böylesi insanlardan uzaklaşarak sadece toprak ve hayvanlarla uğraşmak gayesiyle köyde yaptırdığım evde biraz rahatlayacağımı, üst kattaki çalışma odamda kendimle başbaşa kalacağımı umuyordum. Fakat olmadı! Karşı dağlara baktığım zaman dağları değil, insanları görüyorum yine. Susmayı seven ve susma orucuna niyetlenen ben, kalabalıklar arasında sıkışmış bir insan gibi inlemeye ve bu inşeyişleri birer fısıltı halinde cümlelere döndürmeye başlıyordum!. Bahçemdeki hayvanlara bakıyor ve onlar gibi gamsız, onlar gibi tasasız olmak istediğim zamanlar, bütün hayvanların bana baktıklarını ve ağızlarını açarak "Ama sen hayvan değilsin ki!?" dediklerini duyuyorum.
  • Mehmet Alagaş
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    680,19 KB
    Eser Türü: Kitap
    Kendilerini İslam'a nisbet eden insanların şaşkınlığı ve tevhidi kavrayan müslümanların dağınıklığı dikkate alındığı zaman, bu insanların kolay bir yoldan vahdete çağırmanın ne kadar boş ve anlamsız bir çağrı olduğu görülebilecektir. Ne var ki hazin bir iman erezyonunu yaşayan genel düzlemdeki müslümanlar için şimdilik fantazi olan vahdet konusu, ciddi ve kalıcı çalışmalarda bulunan sammi kardeşlerimiz için birçok güncel meseleyi de içine alan önemli bir konudur. Çünkü yaşadığımız coğrafyada Allah'ın dini adına yürütülen birçok çalışmada, ortak bir kıble ve istikamet sorunu vardır. Bu çalışmaları yürüten müslümanlarda ortak bir kimlik sorunu vardır. Toplumla ve insanlarla olan ilişkilerde ortak bir tavır ve ortak bir dacet sorun vardır.
  • Mehmet Alagaş
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    308,16 KB
    Eser Türü: Kitap
    Ayaklarındaki zincirleri biricik malvarlıkları olarak kabul eden bu zavallılar, ne hazindir ki kaybetmemek için mücadele etmektedirler. Bu zincirlerden kurtulmak, boşlukta kalmak gibi bir kabustur bunlar için!. Böyle inanmışlar, böyle inandırılmışlar bu zavallılar!. Nitekim asker askerliğini, işçi işçiliğini, köle köleliğini bu itikadla yapmaktadır. Geçmişteki hristiyanlar, cennet emlakçılığı yapam rahiplere birkaç kuruş vererek cennet tapusu alıyorlardı. Herkesin yadırgadığı bu durumu, ben pek yadırgamıyorum!. Hem neden yadırgıtım ki! Bir kaç kuruş mefaat için gerçek cennetlerini satan milyonlarca insanla bir arada yaşarken, onları nasul yadırgayabilirim?
  • Mehmet Alagaş
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    56,31 KB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: kitapsevenler:tarayıcı
    Durmuyordu, durmak bie yana git gide şiddetleniyordu bu sarsıntılar!. Sartıntıyla kolkola gelen müthiç uğultu ise sarsıntıdan daha fazla bir korku, daha fazla bir dehşet veriyordu insanın içine!. Bu bir se miydi, yoksa yıllarca birikerek büyüyen öfke ve kızgınlık dolu bir homurtu mu pek anlaşılmıyordu!. Ne yapacağını şaşırdı Hakan!. Duyduğu dehşetten nefes almayı unutmuş gibiydi!. Aman ya Rabbi ne kadar uzun, ne kadar da uzun sürüyor" dedi içinden!. Küçücük bir zaman dilimi olan saniyeler, küçücük içlerini deprem gerçeğiyle doldurarak bir saat, bir gün, bir hafta gibi genişliyorlardı sanki!. Mahzene doğru hızla inerlerken arkalarına hiç bakmıyorlar, arkalarına hiç bakmak istemiyorlardı artık!. Çünkü git gide artan müthiş bir çatırtı sesi kendilerine yaklaşıyor, kendilerini takip ediyor gibiydi!. Sanki arkalarından moloz yüklere, dehşet verem nir gürültüyle kamyonlarca moloz dökülüyordu!. Fakat canlıydı, canlanmış bir canavar gibiydi bu molozlor!. Uzun yıllardır insanların isyanını sessiz bir öfke ile seyreden tavanlar, insanların küfrünü büyük bir sabirla dinleyen duvarlar, deprem ile canlanarak bu yılların hesabını sormak istiyorlardı!
  • Mehmet Alagaş
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    46,39 KB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: kitapsevenler:tarayıcı
    "...Bu yamac öylesine yüksek, öylesine heybetliydiki, dünyanin ucu, en uc noktasi olarak geliyordu gözüne!. Okul ve genclik yillarinda dünyanin en yüksek dagi olarak Everest#in ögretilmeside, onun bu yamaca olan baksiini hic ama hic degistirmemisti. Everest ne kadar yüksek olursa olsun, bir Everesti milyarlarca insana birlikte paylasacak birisi degildi. Hem Everesti bütün insanlarla paylastgi zaman, kendi hisesine kac santim düserdiki!. Oysa insanlarin geneliyle bir daga nasib olmaktansa, tekbasina bir tepeye sahip olmak, cok daha önemli, cok daha anlamliydi onun icin!. Evet, oun Everesti bu yamac idi!. Yillar gecerek kednisi büyümüs, fakat ic dünyasindaki bu görkemli yamac, hicmi hic kücülmemisti!. Ve simdi o, dünyanin bu ucuna, dünyadan ayrilmak icin gelmsiti!. Nitekim dudaklarindan gayriihtiyari dökülen sözler, bu bilincin,bu istegin, bu sevgin bir ifadesiydi., "Veda yamaci!. Merhaba!." kitaptan bir parca.Bugünlerde canla başla aradığımız bir kitap.Sebebini bilmeden aradım.Lakin onca aramaya değer olduğunu şimdi anlıyorum... Tavsiyemizdir okuna...
  • Mehmet Alagaş
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    93,73 KB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: kitapsevenler:tarayıcı
    Saffet hoca gece yarısı patlamanın sesiyle ayağa fırladı ve beyaz eşya mağazasının yandığını gördü. Dükkândan sokağın sonuna doğru Ömer kaçıyordu. İtfaiye geldi yangını söndürdü. Saffet hocanın koca beyaz eşya dükkânından sadece babasının eski koltuğu sağ çıkmıştı. Ömer devamlı saffet hocanın sohbetlerine katılırdı çok istekli bir müslümandı. Birkaç sene önce Çeçenistana savaşa gitmişti ama kimsenin bilmediği nedenlerden dolayı geri dönmüştü. Saffet hoca yangın sonrasında Ömerin yanına gitti ve neden dükkânı yaktığını sordu. Ömer bu soruya daha önceden hazırlanmışçasına cevap verdi:
  • Mehmet Alagaş
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    102,89 KB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: kitapsevenler:tarayıcı
    "Bizler de müslümanız!." demelerine rağmen Allah'ın hükmünü görmemezlikten, İlahi kelamı duymamazlıktan gelen bu beyler, kendilerine müdahale eden, kendilerini hakka va kulluğa davet eden, daha açık, çok daha açık bir ifadeyle "Konuşan bir Allah" istemiyorlar! Kendilerine aydın, düşünür, yönetici denilen bu beyler, "Görmedim, duymadım, söylemedim" diyen üç maymun heykelinde ifade edildiği gibi kendilerini görmeyen, kendilerini işitmeyen ve kendilerine konuşmayan bir tanrı, yani bir put istemektedirler!. Var dedikleri Allah susacak, Allah'ın yerine bunlar konuşacak! Neyin iyi, neyi kötü olduğuna bu beyler karar verecek! Alemlerin Rabbi olan Allah (C.C.) yarattığı ve sayısız nimetlerle yaşattığı insanları, bu beylerin emrine vererek , "Alın bu insanlır, istediğiniz gibi yönetin, istediğiniz gibi sömürün diyecek!" Bunlar Allah'ın kullarına zulmedecekler, istedikleri haltı, istedikleri tabaktan, istedikleri kaşıkla yiyecekler fakat Allah bunlara hiç karışmayacak! "Yediğiniz halt, Çıkardığınız kanunlara uygunsa, ne mutlu size!" diyecek. Çünkü bunlar, İslam dinine bir putperest mantığı ile yaklaşan bu beyler, böyle istiyorlar!..
  • Mehmet Alagaş
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    445,00 KB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Tarayan:kitapsevenler
    sonra engin bir sessizlik!.. Yerdeki cesedinize bakıyorsunuz!.. Daha önceleri "Benim elim, benim ayağım, benim başım..." diyerek kendinizle özleştirdiğiniz bu et yığınının sizden ayrı, sizden farklı bir şey olduğunu yeni farkediyorsunuz!.. Size emanet olarak verilen bu cesadin yaratıcısı geliyor aklınıza!.. "Allaaah" diyorsunuz dehşetle!.. "Dünya hayatında ne yapmam gerekirdi ve ben ne yaptım? " sorusu ateşten, bir göktaşı gibi düşüyor üzerinize!. Eziliveriyorsunuz!. Kalkamıyorsunuz, öırpınamıyorusnuz, kımıldayamıyorsunuz bu sorunun altında!. Oysa cevabını bildiğiniz bir sorudur bu!. Fakat yine de susmayı tercih ediyorusunuz!. Çünkü dilinizin ucuna gelen cevap, dilinizi bile utandıran bir cevaptır!. Panik içindesiniz!. Bütün bunlardan kaçmanız bütün bunlardan kaçabilmeniz, kendinizden kaçmanıza, kendinizden kaçabilmenize bağlı!. Fakat ne mümkün!. Size sizden uzak, size O´ndan yakın hiçbirşey yoktur etrafınızda!.
  • Mehmet Alagaş
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    496,50 KB
    Eser Türü: Kitap
    Nusret hoca hiç cevap vermeden yerinden kalktı. Salonun kenarındaki döner merdivenlerden çıkarak yatak odasının önüne geldiler. Kapının önündeki kilitli demir parmaklık, sanki yeni yapılmış gibiydi. Önce demir parmaklığı ve daha sonra kapıyı açarak içeri girdiler. Odada tek kişilik bir yatak, bir buzdolabı ve mukavva kutu içinde bisküvi, sandviç ekmeği gibi hazır yiyecekler vardı. Oğluyla beraber dışarıya çıkan Murat bey, odanın kapısını kapatmaya gerek duymadan demir parmaklığı kapatarak kilitledikten sonra "Odanın penceresi yok. Bu kapıyı istersen açık tutabilirsin" dedi. Bu soruyu cevapsız bırakarak ayağa kalkan Nusret hoca, demir parmaklıkların arkasından baba ile oğulun merdivenlerden aşağıya inişini seyretti. Sonra kapıya yaklaşarak sağ eliyle demir parmaklığa dokundu. İçini hafifçe ürperten demirin soğukluğu, Nusret hocaya ne durumda olduğunu açıkça hissettiriyordu. Murat bey kendisini misafir edeceklerinden söz etmesine rağmen bir misafir değil, adeta bir tutsak, akibeti meçhul bir tutsak olduğunu anlamıştı.