Yazara Gore Listeleme

  • Mustafa Kutlu
    insan sesi mp3 - Türkçe
    17 Ayrım
    292,40 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Filiz Nehir
    Son dönemde moda olan 'nehir söyleşi' formatından bir uzun hikâye çıkarmayı başaran Kutlu, bu yeni tarzıyla Türk edebiyatında bir ilki gerçekleştiriyor. Kitabı eline ilk alanların Anadolu Yakası isminin altında yer alan 'Nehir Söyleşi' ibaresini görünce ister istemez "Mustafa Kutlu ile yapılmış bir söyleşi mi var karşımızda?" diye meraklanmasına yol açan kitapta, “Anadolu Yakası” adlı yerel bir kanalın başarılı sahibi Muzo Gönül ile bir gazete muhabirinin yaptığı 'nehir söyleşi, hikâye formatında sunuluyor okura. Yerel bir televizyon kanalı sahibiyle yapılan röportajdan doyumsuz bir uzun hikâye çıkaran yazar, okura Anadolu ile İstanbul arasında gel-gitler yaşatarak taşra-şehir eksenindeki değişimi gözler önüne seriyor. H. Salih Zengin
  • Mustafa Kutlu
    insan sesi mp3 - Türkçe
    28 Ayrım
    493,47 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Filiz Nehir
    Mustafa Kutlu’nun gezi yazıları serisinin bu son kitabında, İstanbul’un Anadolu yakasının tarihine bir yolculuk yapıyoruz. Camiler, köşkler, yollar ve insanlar... Her ayrıntı Kutlu’nun kalemi ile ince ince işlenmiş, görseller ile de zenginleştirilmiştir. Bu üçüncü kitapla Mustafa Kutlu'nun İstanbul gezisi nihayete eriyor ama okurları için yepyeni bir macera başlıyor.
  • Mustafa Kutlu
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    3,24 MB
    Eser Türü: Kitap
    Onlar çekişedursun, parkın uyanık güvercinleri hiç çekinmeden önlerine kadar gelmiş, dökülen susamlara dalmışlardı. Çocuklar fazlalık olan parçayı güvercinlere doğradı. Önlerinde bir güvercin bahçesi oluştu. Biri çekinerek ayaklarına dolanan kuşlardan birini okşadı. Hayret, kaçmıyor. Bir daha okşadı, bir daha, çok hoşuna gitti bu. Hayatında ilk kez bir güvercin okşuyordu. Onu gören öteki de güvercinleri okşamaya başladı. Arada bir göz göze geliyor birbirlerine gülümsüyorlar. Yüzsüz güvercinleri aç sanmışlardı. Kalan simitleri de doğradılar. Kuşlar yedikçe sanki onlar doyuyordu. Güvercinlerin parlak tüylerinden geçen sevgi ve merhamet en saf hali ile çocuk kalplerini doldurmuştu. Sonunda simitler bitti. Ortada tek bir susam tanesi kalmadı. Güvercinler birden havalanarak ve çocukların yüreklerini ağza getirerek uçtular. İleride simit yiyen bir genç çiftin önüne kondular. Simitçiler birbirlerine baktı. Sonra güvercinlere baktı. İkisi de sevincini bulmuştu. Artık ne açlık, ne tasa. Artık gidebilirler, yeniden satışa çıkabilirler. Her birinin etrafında yüzlerce melek dolaşıyor. Elbette bütün simitleri satacak, cepleri para dolu olarak analarına koşacak, bu güvercin hikayesini anlatacaklar.
  • Mustafa Kutlu
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    1,37 MB
    Eser Türü: Kitap
    Mustafa Kutlu Türk hikâyeciliğinin zirve isimlerinden biridir. Hikâyelerine hepimiz aşinayızdır. Ya denemelerine? Belki o kadar değil… Hâlbuki yazarın kaleminden çıkan her cümle; zihin dünyasını, görüp geçirdiklerini, hüzünlerini, heyecanlarını, memleketin hal-i pür melalini yansıtır. Bu çerçevede yazarın, yirmi yıllık bir sürede gazete sütunlarında kendisine yer bulan cümlelerinin kıymeti kendiliğinden ortaya çıkar. Türkiye'nin yakın dönem hikâyesini bir de Mustafa Kutlu'dan dinleyin…
  • Mustafa Kutlu
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    3,35 MB
    Eser Türü: Kitap
    Mustafa Kutlu, İstanbul’u gezmeye devam ediyor. Yıl 1989. Tarihî yarımadayı bir baştan bir başa gezen Kutlu, mimarî detaylarıyla ve değişen noktalarıyla bizi İstanbul’un bambaşka bir devrine doğru yolculuğa çıkarıyor. Gezi yazıları serisinin bu ikinci kitabını da birinci kitabı gibi aynı tatla ve heyecanla okuyacaksınız.
  • Mustafa Kutlu
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    6,89 MB
    Eser Türü: Kitap
    Mustafa Kutlu’nun gezi yazıları serisinin bu son kitabında, İstanbul’un Anadolu yakasının tarihine bir yolculuk yapıyoruz. Camiler, köşkler, yollar ve insanlar... Her ayrıntı Kutlu’nun kalemi ile ince ince işlenmiş, görseller ile de zenginleştirilmiştir. Bu üçüncü kitapla Mustafa Kutlu'nun İstanbul gezisi nihayete eriyor ama okurları için yepyeni bir macera başlıyor.
  • Mustafa Kutlu
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    3,96 MB
    Eser Türü: Kitap
    Yazarın Şehir Mektupları başlığı altında yazdığı denemeler "İstanbul" odağında toplandı ve bunlardan bir kısmı aynı adla kitaplaştı (1995). Akasya ve Mandolin bu çerçevede vücut bulan yazılarda sosyal ve kültürel hayatımızın değişen çehresini ele alıyor.
  • Mustafa Kutlu
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    3,15 MB
    Eser Türü: Kitap
    Mustafa Kutlu'dan İstanbul gezi yazıları! Bizleri alıp İstanbul’un 35 yıl önceki ara sokaklarına, caddelerine, dükkânlarına, araçlarına götürecek; kendi gözünden yorumları ile kimi zaman duygulandıracak, kimi zaman ise gülümsetecek bir kitap... Üç kitaplık seri hâlinde yayımlanacak olan İstanbul gezi yazıları Kutlu’nun önceden yazıp bir kenara kaldırdığı, şimdi tekrar gözden geçirip okurlara sunduğu gezi yazılarından oluşuyor. İlk kitabını okuduktan sonra diğer kitaplarını da heyecanla bekleyeceğimiz bir seri...
  • Mustafa Kutlu
    insan sesi mp3 - Türkçe
    16 Ayrım
    396,62 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Büşra Baş
    “Gün gelir hakikate giden yola barikatlar kurulur. Bu defa sorulan soru şudur: ‘Ne yapmalı?’   Önce niyet edeceğiz, ardından kalbin sesine uyarak sonsuzluğa yöneleceğiz. Üç hakîmin hükmünde hata aranmaz: Kalbin, kaderin, ölümün.   Aramak vazifedir. ‘Aramakla bulunmaz fakat bulanlar ancak arayanlardır’ denilmiş. İnanmak ve sevmek şart… Arayışta esas olan samimiyettir. Kendini belli eden sanattan, nümayişçi ahlâktan ve kendine güvenen ibadetten uzak durmalı. Hakikatın-hayrın-güzelliğin ardına düşüp; gayret bizden, tevfik Allah’tan demeliyiz.   Ey kalbi olanlar! Ümit ve korku arasında bulunanlar! Takva sahipleri için zaman yok hükmündedir. Her an her şey olabilir! Allah bes, baki heves.”
  • Mustafa Kutlu
    insan sesi mp3 - Türkçe
    24 Ayrım
    223,49 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Halise Nurunnisa Yıldız
    Belediye Başkanı Şemsettin Bilen, o sabah banyo yapmış, kurulanmış, üstte fanila, altta çizgili pazen pijama, gözlüklerini takıp sedire çıkmıştı. Tırnaklarını kesiyor, ayak tırnaklarını. Bir gazete yaymış, belini kamburlaştırıp ayaklarına eğilmişti. Zihninde günün gündemi.

Sayfalar