Yazara Gore Listeleme

  • Nasuh Mahruki
    insan sesi mp3 - Türkçe
    105 Ayrım
    2281,32 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Yeliz KOCA
    Nasuh MAHRUKİ son kitabında; Türkiye 1999 Depremi sonrasında AKUT'la birlikte sivil toplumun gücünü fark etti. Toplumun tümünde zihin haritası değişimi kavramı altında hayata yepyeni bir bakış açısının doğmakta olduğu gözlendi. Ancak zihin haritasının değişim yolculuğu kendi karşıtlarını da yarattı doğal olarak. Türkiye tarihte ancak büyük olaylar sonucunda ortaya çıkan zihin haritası değişim fırsatını kaçırdı mı? Vatan Lafla Değil Eylemle Sevilir isimli son kitabıyla Nasuh Mahruki AKUT lideri ve bir sivil toplum öncüsü olarak bu zihin haritası değişim yolculuğunda gerek bireysel gerekse kurumsal anlamda karşı karşıya kaldıkları olayların ışığında bu soruya yanıt arıyor. Mahruki geniş kapsamlı ve somut olaylarla zenginleştirilmiş iddialı ve ses getirecek bu kitapla, okuyucularına kendi zihin haritalarını değerlendirme ve şekillendirme konusunda yeni ve güçlü bir çağrı yapıyor. Şimdiye kadar yazdıklarının yanı sıra, bu kitapta da genişçe yer verdiği düşünce dünyasının yazınsal verimlerine bakıldığında, Mahruki'nin dünyanın en yüksek zirvelerinden dünyayı sadece gözleriyle izlemekle kalmayıp hayata, insan ilişkilerine ve tüm olan bitene çok daha derin, felsefi ve inançlı bir bakış geliştirdiğini görüyoruz. Vatan Lafla Değil Eylemle Sevilir, çağrısı aslında size, bize, herkese... (Tanıtım Yazısından)
  • Nasuh Mahruki
    insan sesi mp3 - Türkçe
    42 Ayrım
    602 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Sibel Bakakoğlu
    NASUH MAHRUKİ’DEN BİR KİŞİSEL GELİŞİM BAŞYAPITI! Yaşamımız her gün yaptığımız binlerce seçimden oluşuyor. Her seçim bir kapı açar ya da kapatır. Şimdi elinize bu kitabı aldınız ve alayım mı, almayayım mı diye düşünüyorsunuz. Karar verme durumundasınız. Sıkıcı bir kitap olabilir; boşuna para ve zaman harcamış olursunuz. Ama belki de yaşamınızı zenginleştiren önemli bir kaynağa sahip olursunuz. Bu kitabı okuyarak ruhunuza özen göstermiş olacağınızı biliyorum. Hiç dağa tırmanmadım, dağa tırmanmakla hiç ilgilenmedim, şimdiden sonra ilgileneceğimi de sanmıyorum. Nasıl oluyor da dağa tırmanmayı büyük bir başarı olarak gören birinin yazdığı kitaptan bu kadar etkileniyorum? Üniversite öğrencilerinin, öğretmenlerin, yöneticilerin ve anababaların okumasını niçin istiyorum? Bu kitabı okumak benim için ruhsal bir yolculuk oldu. Yaşanmamış yaşamlar dünyasındayız. Ya sen hayatı yaşarsın ya da hayat seni yaşar. İnsanların çoğu bunun farkında değil. Yani konu benim dağa tırmanmam değil, konu yaşamımın hakkını vererek yaşamam. Ve bu dünyada büyük bir çoğunluğumuz yaşamadan ölüyoruz. Kitap yaşarken yaptığımız seçimlerle ilgili. Yaşadığımız yaşamı seçiyoruz; hepsi bu. İnsan kendi yaşamını yaşamayı nasıl seçer? Olabileceğinin en iyisi olma yolunu nasıl seçer? İlk adım farkına varmaktır, ilk adımı atmak isteyenler için bu kitap önemli bir kaynak. Bu kitapta, olabileceğinin en iyisi olmak isteyenlere gerçekçi altmış dört öğüt var. Unutmamak gerekir ki bu, kırk iki yaşında ve bugüne dek çok az insanın başarabileceği birçok şeyi başarmış bir insan tarafından kaleme alınmış bir kitap. Umarım bu kitabı okurken benim kadar haz alırsınız. Doğan Cüceloğlu’nun önsözünden.
  • Nasuh Mahruki
    insan sesi mp3 - Türkçe
    16 Ayrım
    581 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Birsen Efeoğlu
    Benim için muhteşem bir an, yıllardır hayalini kurduğum, sebebini bir türlü kendime açıklayamadığım, ama belki de her şeyden çok ulaşmayı istediğim o büyülü sınırın üzerindeyim artık. George'la birlikte sürdürdüğümüz tırmanışın bu noktasında bir mola veriyoruz. Dik yamaçta kendime bir yer hazırlayıp oturuyorum ve düşünüyorum; 8.000 m. ve ben, ben ve 8.000 m. sonunda buluştuk. Beni buraya getiren yolları, tutkularımı, özlemlerimi, korkularımı, hayal kırıklıklarımı, umutlarımı, beklentilerimi düşünüyorum. Bir kez daha teşekkürler Allahım. Tırmanmaya devam ediyoruz, bu arada hava bozmaya başlıyor, bir süredir hafif hafif yağan kar artık tipiye çevirdi. Rota kar kulvarından çıkıp tekrar kayaya giriyor ve bir süre daha yavaş yavaş yükselerek travers geçiyoruz. Rüzgâr ve tipi işimizi biraz zorlaştırıyor. Yine de bundan şikâyetçi değilim. Bir rüyanın içindeymiş gibi tırmanmaya devam ediyorum. Yaklaşık 8.100 metrede George oksijene geçmeye karar veriyor, çantasından tüpü çıkarıp regülatörü ve maskeyi bağlıyor. Ben kendimi gayet iyi hissediyorum ve bu şekilde tırmanmaya devam ediyorum. Son 100 m. son derece dik yükseliyor, ağır ağır tırmanıyorum, ağır ağır acele ediyorum!.. Son kamp kuzey yüzünün ortalarında bir yerde, bu yüzden çadırlar oldukça dik yamaçta zorlukla kurulmuş. Son 15 m. çok dik yükseliyor, bir de derin kar, bu kısacık etabı iyice zorlaştırıyor. Tipi altında bata çıka çadıra ulaşıyorum. Bizden iki saat kadar sonra Jon ve Brigitte de son kampa geliyorlar. Hareketlerimiz göreceli olarak yavaşlamış bir şekilde bütün akşamüstünü dinlenerek ve tırmanış için sıvı hazırlayarak geçiriyoruz. George, Jon ve Brigitte oksijenle yatıyorlar. Ben oksijensizlik hissetmiyorum. Dışarıda bütün gece yağan kar sonunda duruyor ve ay ve yıldızlar tekrar kendilerini gösteriyor ki, şu anda ihtiyaç duyduğumuz tek şey bu. Akşam her nasılsa Jon'un hafif öksürüğü ilerliyor ve ciğerlerine sıkıntı verecek düzeye geliyor. Jon son derece tecrübeli bir dağcı, Everest'in değişik rotalarını dene