Yazara Gore Listeleme

  • Ali İpek
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    3,55 MB
    Eser Türü: Kitap
    “Bir kadın var olduğunu hep mi ispat etmek zorunda? Ben ne zaman varsayıldım biliyor musunuz? Sessiz kaldığımda. Onların istediği gibi davranıp, görünmez olduğumda. Gölgemden korktum. Yanlış yaparım diye kâğıtlardan korktum. Evraklarda adım geçer diye kimliğimden korktum. Ederimden fazlası olurum diye terazilerden korktum. Üstümü çizebilecekleri kalemlerden korktum. Arkamdan konuşulan kelamlardan korktum. Kendimden korktum. Korktuklarıma sarıldım. O kadar sıkı sarıldım ki görülmeyecek zannettim. Ben sıktıkça kaybolacağına inandım. Onların görmek istediği birini yaşadım. Neticede başkası oldum.” Zaman Kaybından Ölen Kadının Hikâyesi’nde Ali İpek, çocukluğunda başına gelen trajik bir olayın travmasını ömür boyu yaşayan, gerçek ile sanrı arasındaki sınırda kaybolan, üzerindeki baskılardan ve yakasını bırakmayan yalnızlığından usanıp kendine hayalî bir eş yaratan Saniye Hanım’ın gizemle örülü hüzünlü hikâyesini anlatıyor. Baykuşlar gerçekten uğursuzluk getirirler mi?
  • Terry Pratchett
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    14,48 MB
    Eser Türü: Kitap
    Kanunlar yeterince adil olmasa bile hiçbir suç cezasız kalmaz! Hayalî evrenlerin azametli mucidi Sör Terry Pratchett'ın benzersiz yaratımı “Diskdünya”nın ilk kez Türkçeye çevrilen otuz dokuzuncu kitabı Burunotu, kanunun her yer yerde kanun olduğunu ilan eden Kumandan Samuel Vimes'ı nihaî gerçeklerle yüzleştirecek, yürek dağlayıcı bir holokost romanı. Dünya çapında 100 milyonun üzerinde satan kırk bir kitaplık külliyatın bu en ciddi ve en derin macerası, “Bekçiler” alt serisinin de sekizinci ve son halkası. Pratchett “adi” suçlularla onlara göz yumanları ip üstünde yürüttüğü romanında, koskoca kıtanın bu kez çok ama çok tarihî ve “karanlık” seviyelerine iniyor; hak ve sömürünün izini sürerek taşranın adı konmamış sırlarını birer birer ifşa ediyor. En azından, tatile zırhıyla gitme iznini koparmıştı Vimes. Zırhı onun bir parçasıydı artık, en az onun kadar aşınmıştı. Tek fark, ezik yerleri çekiçlenerek zırhın düzeltilebiliyor olmasıydı. Sıradan bir tatil nasıl kontrolden çıkabilir? Tabii ki tatile çıkanın marifetiyle! Hele ki bu kişi Bekçi Teşkilatı'nın kumandanı Sam Vimes'sa eğer, çakan her kıvılcımın ateş alması an meselesi olabilir. Vimes, Karakol'da geçirdiği onca senenin hatırına güzel bir tatili hak ediyor muhakkak. Ama eşinin taşradaki malikânesinde tatil yapma fikri, nasıl diyelim, pek de cazip gelmiyor açıkçası. Ankh-Morpark'tan uzaklaşmaya gönlü elvermese de emrin “büyük” yerden geldiği aşikâr! Mecbur, katlanacak. Zaten ne hikmetse, son günlerde ihtiyaç fazlası bir bekçi oluveriyor Vimes! Dünyanın bekçilere ihtiyaç duymadığı zamanlar vardı gerçekten. Ama öyle zamanlarda ihtiyaç duyulan asıl şey, birinin dünyayı kapatıp tekrar açmasıydı ki bu sefer doğru düzgün çalışabilsin... Vimes tatile geldiği yeri tanıdıkça, etrafa daha yakından baktıkça aslında hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığını keşfediyor. Taşranın gizli çekiciliğinin altında dev bir komplo, örtbas edilmeye çalışılan sırlar, kan kokusu ve tarifi mümkünsüz bir acımasızlık yattığını fark edince ise duruma el koymaktan kendini alamıyor. Uyuşturucu kaçakçılığı, adam kaçırma, tehdit ve şantaj, soykırım... Tüm bunlar taşrada cirit atarken, Vimes adi bile sayılamayacak bu leş suçların müsebbiplerini devirmek için ant içiyor. Eh, tatilde bile olsa Vimes, Vimes'lığından vazgeçer mi hiç? Diskdünya okurlarını, insanlık tarihinin en büyük suçları üstüne düşünmeye ve tartışmaya iten Burunotu, suçu ifa edenlerden ziyade asıl suçlulara ve “Biz ne yapabilirdik ki?” diyerek kendini temize çekmeye çalışanlara tokat gibi bir yanıt veriyor: Her şeyi!
  • Terry Pratchett
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    15,52 MB
    Eser Türü: Kitap
    Diskdünya, futbolu “yeniden” keşfediyor! Hayalî evrenlerin azametli mucidi Sör Terry Pratchett'ın benzersiz yaratımı “Diskdünya”nın ilk kez Türkçeye çevrilen otuz yedinci kitabı Görünmez Akademisyenler, kadim geleneklere ve uzun bir geçmişe sahip ayaktopuna gönül verenler ile bu “ilkel” aktiviteyi değiştirip çağa uydurma telaşındakileri meşin bir yuvarlağın peşinde koşturan, son düdüğü hiç umursamayan bir roman! Dünya çapında 100 milyonun üzerinde satan kırk bir kitaplık serinin bu en “sportif” macerası, “Sihirbaz ve Kahramanlar” alt serisinin de sekizinci ve son halkası. Pratchett coşkun ve muzaffer duygularla kaleme aldığı romanında, Ankh-Morpork'un arka sokaklarında icra edilen ve herkesi bir şekilde büyülemeyi başaran tuhaf oyunun esbabımucibesini çözmeye çalışıyor; yirmi yıldır uygulanmayan bir geleneği uyandırarak yirmi iki adamın -ve en az onlar kadar deli ama afet birkaç kadının- sıradışı hikâyesini anlatıyor. Vetinari şehri dinliyor. Şehir tıkır tıkır işliyor. Kusursuz değil ama şimdiye kadar hiç işlemediği kadar iyi. Yani bence ayaktopunun da değişme zamanı geldi... Beş kiloluk bir tahta yumrusunu sağa sola fırlatıp peşinden koşmak, bu sırada kavga dövüş ilerlemek ve hatta işi holiganlığa vardırıp birbirinden nefret etmek ne kadar oyunsa, ayaktopu da o kadar oyun sayılır! Ama devir değişiyor... Şehrin tek ve tartışmasız hükümdarı Ataerk Vetinari bu rezilliğe bir son verip ayaktopunun azıcık modernleşmesi gerektiğini düşünüyor. Ancak böylesine kadim geleneklere sahip bir etkinliği değiştirmek pek de kolay görünmüyor. O yüzden bu zorlu iş... elbette şehrin en köklü kurumu Görünmez Üniversite'ye düşüyor! Kurallar yeniden yazılıyor, takımlar kuruluyor, maç düdüğü çalıyor, ta derinlerden büyük bir dip dalgası yükseliyor. Tabii, bu değişimin uğursuz bir alâmet olabileceğini, kötü şeyler yaşanabileceğini Rincewind de öngörmüştü ama bu kadar “korkunç” olabileceğini o bile tahmin bile edememişti... ... çünkü ayaktopu asla sadece ayaktopu değildir. Popüler kültür bağlamında futbol ve siyaset ilişkisi üzerine sorgulatan Görünmez Akademisyenler, meşin bir yuvarlağa yüklediğimiz “abartılı” değeri kıvrak bir mizahla eleştiriyor; nabızları yükselten anlatısını sosyolojik ve psikolojik yaklaşımlarla alabora ederek kitleleri peşinden sürükleyen bir spora bambaşka gözlerle ve anlayışla yeniden bakmamızı sağlıyor.
  • Vesime Itır DEMİR
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    512,19 KB
    Eser Türü: Kitap
  • Melek Feride ÇELİK
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    490,37 KB
    Eser Türü: Kitap
  • Nurgün KOMŞUOĞLU YILMAZ
    metin - İngilizce
    2 Ayrım
    620,78 KB
    Eser Türü: Kitap
  • Alper Şişman
    metin - İngilizce
    2 Ayrım
    164,15 KB
    Eser Türü: Kitap
  • Ahmet OKUTAN
    metin - İngilizce
    2 Ayrım
    707,61 KB
    Eser Türü: Kitap
  • Pelin KİLİMCİ
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    610,71 KB
    Eser Türü: Kitap
  • Necmettin Şahinler
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    153,34 KB
    Eser Türü: Kitap
    Vâkıa Sûresi’nin adını hep duyardım, ama onu şimdiye kadar başından sonuna kadar -Kur’ân hatmi hariç- mânâsına yönelerek okumak hiç nasip olmamıştı. Sonradan Vâkıa Sûresi’nin –mânâsını ön plana çıkararak- okumaya başladığımda, bu sûrenin kıyâmet ve sonrasındaki âhiret yaşamı ile ilgili içerik taşıdığını gördüm. Hz. Peygamber bu sûreyi fakirlikten kurtarıcı bir “zenginlik sûresi” olarak tanımlamış ve sonrasında “eşlerimize ve çocuklarımıza bu sûrenin öğretilmesini” tavsiye etmiştir. Hele inananlar için hazırlanmış cennetin muhteşem tasvirini, nimetlerinin akıl almaz güzelliğini duyunca, hadîslerdeki zenginliğin –kişisel düşüncem- maddî zenginlikten çok “manevî” bir zenginliğe işâret ettiğini anladım. Hayat bir yolculuklar serisidir. Doğum bir yolculuğun başlangıcı, ölüm ise daha büyük bir yolculuğun başlangıcıdır. Vâkıa, ister evrensel kıyâmetle gerçekleşsin, isterse ölümle gerçekleşsin, hepimizin karşılaşacağı bir olaydır. İşte elinizde bulunan bu çalışma hakîkat yolculuğunda yürümek isteyen okuyucuya yararlanacağı bir idrâk zenginliği kazandırabilirse, yazarı için âhiret azığı olacaktır.

Sayfalar