Yazara Gore Listeleme

  • Necmettin Şahinler
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    177,40 KB
    Eser Türü: Kitap
    Ağaç olmanın zor yanı, nerede büyümüşsen bir adım atamadan orada sâbit kalmandır. Hele de gövden kalınlaşmış, boyun uzamış, yaşlı bir ağaçsan. Geçmişin hatıraları ile baş başasındır; ne sevdiklerine gidebilirsin, ne de istediğin zaman onları görebilirsin. Beklemektir ağaç olmak, dört bir yana uçan özgür kuşlara, ülkeler gezen rüzgâra heveslenmektir. Sabretmektir ağaç olmak, her mevsime alışmak, her renge boyanmak, geceye gündüze, Güneş'e, Ay'a, yıldızlara eşlik etmektir. Ağaç olmak başlı başına özlemektir; gölgenizde oturan, dallarınızda konaklayan her yüzü, her sesi içinizde hissetmek, yeniden görmek/duymak hasretidir. Gelin ey göçmen kuşlar, dallarımda soluklanın. Siz kumrular yuva yapın yapraklarımın arasında. Çocuklar nerede kaldınız, salıncak kurun dallarıma, neşeyle şarkılar söyleyin, çığlıklarınız, gülüşleriniz yükselsin bana. Siz âşıklar, canım yansa da adınızı kazıyabilirsiniz gövdeme. Arkama saklanıp gelecek günlerin mutlu hayallerini kurabilirsiniz. Toprağı kazanlar, tohumu atanlar siz de bir ara verin dinlenin gölgemde. Yaslanın bana. Suyunuzu, ayranınızı serinliğimde yudumlayın. Ey derviş, namazını yanımda kıl, zikrini benimle çek. İstersen gözlerini kapatıp uzan biraz, en güzel rüyalarına ortak et beni. Şairler, ressamlar neredesiniz? Yalnızlığın şiirini yazmak, resmini çizmek istemez misiniz? Yapraklarımı açarken bir başka güzelim, dökerken bir başka. Evet! Yalnız bir ağacım bozkırda, dallarım gökyüzüne uzanmış, köklerim ise toprağın karanlığında yol bulmuş.
  • Necmettin Şahinler
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    110,84 KB
    Eser Türü: Kitap
    Kimi Hallâc gibi darağacında yapar Mi'râc'ını, kimi Nemrud'un ateşinde, kimi Çarmıh'ta, kimiyse balığın karanlığında. "Lâmekân" olan varlığa Mi'râc'ın mekânı olmaz. Aslında zamanı da olmaz. Zaman, üç boyutlu varlık için bir anlam taşır, "Asr'dan Dehr'e" davet olunanlar için geçerli değildir. Rühânî bir şölendir, bir hayret ve haşyet yolculuğudur. Burada yaşananlar Allah ile kulu arasında, anlatılması yasak bir sırdır. Mi'râcin kemâli tekrar dünyevi hayatın realitesine geri dönmek ve yeniden hizmet için insanlık okyanusunun içine katılmaktır. Mi'râci büyük olanın bu oranda hizmeti/çilesi de büyük olacaktır. Hz. Yûnus'un balığı da değişti ve yeni anlam yüklemeleriyle hayat denizimizde farklı şekillerle karşımıza çıktı. Bazen makam balığı, bazen rütbe, bazen servet, hırs, şöhret, kibir, bazen de şehvet balığı. Kısaca en büyük/ana balık nefsimizdi ve farkında olmadan saydığımız bu sıfatlar gibi daha birçok irili ufaklı balıklar tarafından yutulduk ve karanlığa gömüldük. Bu karanlıktan çıkışı sağlayacak rehber şahsiyetlerden birisi Zülkarneyn idi. Zülkarneyn'in "iki boynuzu" sadece maddi kudret, güç ve iktidarı göstermiyordu. O, kendi çağının adil bir hükümdarıydı ve aynı zamanda dünyevî otoritesinin yanında mânevî/rûhânî gücü de temsil ediyordu. Bir anlamda "çift boynuz❞ insânın bu âlemdeki yaşayış/yürüyüş dengesinin nasıl sağlıklı gerçekleşeceğinin de bir işâretiydi. Zülkarneyn aynı zamanda "doğru bir amaca varmak için doğru araçları seçen yöneticiydi. Bu nedenle sorumlu olduğu insanların üzerine Güneş'i her an doğuracak kadar merhametliydi.
  • Debbie Macomber
    insan sesi mp3 - Türkçe
    22 Ayrım
    390,95 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Elif Sıla Bayram
    NEW YORK TIMES ÇOKSATAN YAZARI DEBBIE MACOMBER'DAN UZUN SÜRE HAFIZALARDA YER EDECEK ROMANTİK BİR NOEL ROMANI Hailey, profesyonel bir söz yazarı olma hayalleri kurarken hayatın gerçekleri onu Portland’da bir lisede bando takımının yardımcı çalıştırıcısı olarak çalışmaya iter. Okul Noel tatiline girerken ailesiyle birlikte Noel geçirme geleneğinden ve annesinin aşk hayatıyla ilgili müdahaleci sorularından kaçmak için arkadaşının büyükannesine ait Oregon’daki bir kır evinde tek başına inzivaya çekilmeye karar verir. Ancak küçük kasabaya vardığında, kulübenin birkaç vahşi hayvan tarafından istila edildiğini fark eder. Kasabanın tek yerel dükkân sahibi Thelma’dan yardım ister. Neyse ki onun yakışıklı ve eski bir müzisyen olan oğlu Jay, yardım etmeye fazlasıyla istekli davranır. Kısa süre içinde Hailey ve Jay neredeyse ayrılmaz bir ikili olur; Noel ağacı süslerler, şömine başında romantik anlar yaşarlar ve en önemlisi birlikte müzik yaparlar. Jay'in cesaretlendirmesiyle Hailey’nin şarkı yazarlığı hayalleri yeniden alevlenir ve bu arada içinde aşk tohumları da yeşermeye başlar. Önceden yazdığı bir şarkıyı Podunk Kış Festivali’nde seslendirirken kaydedilen videosu sosyal medyada paylaşılınca hızla viral olur ve ona bambaşka kapılar açılır. Tam Hailey huzuru yakalayıp özgüvenini yeniden kazanmışken bu karla kaplı vahaya ardı ardına beklenmeyen misafirler gelmeye başlar. Ardından Jay’in iş hayatıyla ilgili beklenmeyen gelişmeler ve ailevi tatil draması da eklenince Noel cenneti bir anda kış fırtınasına dönüşür. Bakalım Hailey ve Jay bu fırtınadan sapasağlam çıkabilecekler mi? Kaybolan tutkular ve umulmadık bir aşk... Bazen hayatın ritmini tek başına değil, beklenmedik bir düetle yakalarsın.
  • ÖSYM
    insan sesi mp3 - Türkçe
    3 Ayrım
    60,00 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: şelale şener
    19.04.2026 tarihinde yapılan EKPSS sınavı Ortaöğretim genel / görme işitme oturumu çıkmış sorularıdır.
  • ÖSYM
    insan sesi mp3 - Türkçe
    3 Ayrım
    57,54 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: şelale şener
    19.04.2026 tarihinde yapılan EKPSS sınavı ön lisans - Genel / Görme İşitme oturumu çıkmış sorularıdır.
  • ÖSYM
    insan sesi mp3 - Türkçe
    3 Ayrım
    68,02 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: şelale şener
    19.04.2026 tarihinde yapılan EKPSS sınavının lisans - Genel / Görme İşitme oturumu çıkmış sorularıdır.
  • Donato Carrisi
    insan sesi mp3 - Türkçe
    48 Ayrım
    862,17 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Binnur OLGUNER
    Seni arıyordu. Seni buldu. Sen doğru kişisin. Artık seni öldürebilir. Genç bir doktor olan Monica, acil bir çağrı üzerine gittikleri evde kalp krizi geçirmekte olan adama müdahale eder. Fakat adamın göğsünde “Öldür Beni” yazan bir dövme vardır. Hemen arkasında ise yerde kırmızı bir paten bulunuyordur. Üstelik bu patenler Monica’nın yıllar önce cani bir seri katil tarafından öldürülen ikizine aittir ve yerde yatan bu adam da o caninin ta kendisidir. Gerçekler gün gibi ortada olsa da kötülüğü ancak gözleri zifirî karanlığa alışanlar görebilir. Roma: Şiddetli bir yağmurun Roma’yı esir aldığı bir gün genç bir kız ortadan kaybolur. Clemente ve Marcus isminde gizemli iki adam, sıra dışı bir şekilde kaybolan kızı kendi yöntemleriyle aramaya başlarlar. Clemente’nin görevi yol göstermektir. Marcus’unki ise detaylardaki kötülüğü görmek ve kusursuz görünen cinayetleri çözmektir. Milano: Olay yeri fotoğrafçısı olarak çalışan Sandra kocasının, ölümünün ardından ona bıraktığı ipuçlarını takip etmeye karar verir. Bu ipuçları onu Marcus’a götürür. Hiçbir ortak noktaları yokmuş gibi görünse de araştırmayı birlikte yapmaya başlarlar ama bu, onları tahmin bile edemeyecekleri kötülüklerle karşı karşıya bırakır. Üstelik ölümlerin de bir sonu gelmemektedir. “Donato Carrisi bu kitabında gerilim ile merak unsuru dengesini mükemmel bir şekilde yakalamış. Carrisi, Sandra ve Marcus gibi oldukça zeki ve sempati duyulacak karakterler yaratmış. Bunun yanı sıra çoklu olay örgüsü ve hikâyenin sonu hayranlık verici.” USA Today “Gerçekten ustaca yazılmış bir kitap. Ruhlar Mahkemesi bir karakterin hikâyesinden diğerine geçerek ve zamanda sıçramalar yaparak okuru sürüklüyor. Carrisi merak unsurunu neredeyse dayanılmaz hale getirerek kitaba mükemmel bir son yazmış.” BookPage “Ruhlar Mahkemesi her sayfasında okurunu korkunun kıyısında tutuyor ve iyilik ile kötülüğün arasındaki bu savaşın nasıl biteceğini merak ettiriyor.” Il Fatto Quotidiano
  • M. W. Craven
    insan sesi mp3 - Türkçe
    36 Ayrım
    646,25 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Binnur OLGUNER
    Bazen gerçek, göründüğünden çok daha yakındadır. Bir seri katil… Lake District’teki taş çemberlerde yakılarak öldürülen kurbanlar. Ve katilin bıraktığı tek bir ipucu bile yok. Sadece kurbanlardan birinin göğsüne kazılmış bir isim: Washington Poe. Geçmişteki bir dosyadan dolayı görevden uzaklaştırılan Komiser Washington Poe, bir seri katilin kurbanın göğsüne adını kazımasıyla tekrar göreve döner. Katili bulmak adına soruşturmaya katılan Poe bir taraftan da Ağır Suçlar Analiz Birimi’nde bir analist olan tuhaf ama zeki Tilly Bradshaw ile iş birliği yapar. Ceset sayısının artmasıyla Poe ve Bradshaw düşündüklerinin çok ötesinde bir şeyle karşı karşıya olduklarını anlar. Katilin bir planı vardır ve Poe da bir şekilde bu planın bir parçasıdır.
  • Richard Firth-Godbehere
    insan sesi mp3 - Türkçe
    22 Ayrım
    491,00 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Ömer Yılmaz
    Hissetme Şeklimiz Bildiğimiz Dünyayı Nasıl İnşa Etti? “İnsan duygularının ilkel güçleri, nükleer füzyondan daha tehlikeli ve daha yıkıcıdır. Çağımızın temel bilimsel sorununun duygu sorunu olduğundan kimin şüphesi olabilir ki?” Howard S. Liddell Biz insanlar kendimizi rasyonel varlıklar olarak görmeyi severiz. Hayatta kalmak için akıl yürütmeyi ve mantığı kullandığımızı düşünürüz. Ancak insanlık tarihinin en önemli anlarının çoğu, soğuk ve katı gerçeklerden çok duygularla şekillendi. Mantık ve akıl, insanlığın temel taşları gibi görünse de, tarih boyunca en büyük dönüşümlerin ardında hep duygularımız vardı. Korku, imparatorlukları yıktı; aşk, devrimleri ateşledi; öfke, savaşlar başlattı. Felsefenin doğuşundan büyük dinlerin ortaya çıkışına, Roma’nın çöküşünden Bilim Devrimi’ne ve insanlığın gördüğü en kanlı savaşlara kadar birçok olayı gerçekten anlayabilmek için duyguların rolünü kavramak önemli. Psikoloji, sinirbilim, felsefe, sanat ve din tarihinden yararlanan Richard Firth-Godbehere, okurları dünya çapında ve tarihin derinliklerinde büyüleyici bir yolculuğa çıkarıyor. Antik Yunan’dan Japonya’ya, Osmanlı İmparatorluğu’ndan Amerika’ya kadar uzanan bu anlatı, duyguların toplumları nasıl şekillendirdiğini gözler önüne seriyor.
  • Faruk Duman
    insan sesi mp3 - Türkçe
    16 Ayrım
    276,48 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Mehmet Taner Gürkan
    Balıklarla İlgili Rivayet romanında Faruk Duman okurunu, İncir Tarihi gibi, harikulade olaylarla dolu bir masal dünyasına sürüklüyor; daha doğrusu efsaneler diyarı İstanbul’un çok eski zamanlarına götürüyor. Bazen Binbir Gece’nin büyülü havasına sokuyor, bazen peygamber kıssalarındaki mucizeleri anımsatıyor, bazen Çelebi yazarların sıcaklığını duyuruyor, bazen halk masallarındaki dili yeniden kuruyor, bazen dünya klasiklerindeki heyecanlı serüvenleri yaşatıyor. Faruk Duman o sevilen, iksirli diliyle düşsel ve düşünsel bir yer ve zaman yaratıyor Balıklarla İlgili Rivayet’te tuhaf bir İstanbul masalı anlatıyor. İstanbul’un üzerinden büyük bir dev, bir dev sürüsü, sanki hunharca yıkıp yakarak geçmişti. Vah yazık vah, diye hayıflandı, ne de olsa İstanbul İstanbul’dur, böyle bir mamur mülke bunca eziyet ve de bunca insafsızlık edilir mi? Evleri yıkılsın. Evi dini dikilsin. Karaköyü’nün balçık suyundan yine sahile yosunlu küflü çamur akıyordu. Balçık sıçrıyordu. Denizin sırtında kabarcıklar çıkmıştı. Boğaz’ın ortasında, daha önce görmediği bir yükselti vardı. Sivri bir ada gibi yükseliyordu.

Sayfalar