Yazara Gore Listeleme

  • Behçet Necatigil
    bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
    53 Ayrım
    627,38 MB
    Eser Türü: Kitap
    Tercümemi Nasıl Buldunuz? Otto Spies, Andreas Tietze, Annemarie Schimmel ve H. Wilfrid Brands’la Mektuplaşmalar Yapı Kredi Yayınları tarafından yayımlanan Behçet Necatigil’in mektup kitapları dizisine önemli cilt daha eklendi. “Tercümemi Nasıl Buldunuz?” adıyla yayımlanan kitap, edebiyat tarihi açısından özel bir derleme. Behçet Necatigil’in Alman akademisyenler Otto Spies, Annemarie Schimmel, Horst Wilfrid Brands ve Avusturyalı Türkolog Andreas Tietze’yle 1940’lı yıllarda başlayıp 1970’lerin ortasına dek süren mektuplaşmaları bu isimlerin edebiyat dünyalarına ışık tutarken, zamanla gelişen dostluklara da tanıklık ediyor. Mektuplarda ülkeler ve kültürler arasında sağlam köprüler kurmuş ve olanakları ölçüsünde adeta birer “edebiyat ajanı” gibi çalışmış değerli insanların tutkulu çabalarını görüyoruz. Serenad Demirhan’ın yayına hazırladığı “Tercümemi Nasıl Buldunuz?” dersler çıkarılacak bir kaynak niteliğinde. Kitaptan bazı pasajlar: Necatigil’den Tietze’ye: “Müktesebatımı aşan bazı güçlüklere rastlayacağım tabiîdir. Onları iznin olursa bir kâğıda toplar, bir mektupla sana sorarım. Görüyorsun ya, deniz aşırı ülkelerde bile benim gibi bir sırnaşıktan kurtulamayacaksın.” Tietze’den Necatigil’e: “Şimdilik İstanbul’da sana rica edecek angaryam yok, fakat ihtimal, istediğinden çok bulunacaktır daha sonraları.” Schimmel’den Necatigil’e: “Umarım siz de sevincime katılırsınız. Bugün Doğu şiiri üzerine olan dersimi sizden ve Cahit Külebi’den şiirlerle bitirdim, ‘Nebel/Duman’ ve ‘Wind/Rüzgâr’la. Dersin zirvesi ‘Nebel’ oldu –hem Şarkiyatçılık konusunda ön eğitim alan dinleyicilerin hem de yeni başlayan öğrencilerin ortak görüşü.” Necatigil’den Schimmel’e: “Hele ‘Duman’ın geniş bir alâka topladığı haberi karşısında sanat uğruna bugüne kadar harcadığım emeklerin en büyük, en aziz mükâfatını almış gibi oldum. Denizler, mesafeler aşırı bir yerde bir şiirimin yankılar yarattığını, benim onu yazarken hissettiğim hâlin uzak gönüllere de aşılandığını duymak; ne bahtiyarlık!”
  • Şehnaz Öztürk
    insan sesi mp3 - Türkçe
    6 Ayrım
    70,74 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Hande Yıldırım
    "Kim Ölür kim kalır bilinmse de, şiirler yadıma olsun vesile." Şehnaz Öztürk'ün İş Bankası'nda çalıştığı yıllarda kaleme aldığı şirlerinden bir demet
  • Ralf Rothmann
    bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
    26 Ayrım
    296,62 MB
    Eser Türü: Kitap
    “Süt ve Kömür”, 60’lı yıllarda Ruhr havzasında fiziksel şiddet, sıkışmışlık ve zor koşullarla başa çıkma çabasıyla şekillenen hayatları betimliyor. Ben anlatıcı Simon, annesinin ölümünden sonra kendini gençlik yıllarının geçtiği evde bulur ve o günlerdeki kırılgan ilişkilere dair anıları canlanır. Baba, Schleswig’deki süt sağma taburesini yeraltındaki yıpratıcı maden işiyle değiştirmiştir, hafta sonları dans kaçamaklarıyla biraz soluk alan annenin, kocasının bir iş arkadaşıyla, misafir işçi Gino’yla ilişkisi vardır. 15 yaşındaki Simon, anne babası için ciddi anlamda kaygılanamayacak kadar kendi ergenliğiyle meşguldür ancak hassas psikolojisiyle kardeşi, ebeveyn ilişkisinin başarısızlığına çok daha farklı tepki verir… Annem gülmedi, sadece baktı ona; ama bakışında o denli yabancı, şenlikli bir şey vardı ki ben doğmadan önceki bir dünyaya ait bir bakışmış gibi geldi bana. Gino çakmağını çaktı, bir an için ortamda açıklanamaz ve bir alevin ağırlığı kadar kavranamaz bir değişiklik sezdim. “Bu yazı dilinin ardında aslında hep özlemini çektiğimiz bir yazın var. Ralf Rothmann kendi kuşağını en iyi temsil eden yazar.” -Peter Handke “Ralf Rothmann, “Süt ve Kömür”le büyük bir iş başardı: Konuyu fazla uzatıp tadını kaçırmadan, akıllıca, yaşam dolu ve zarif bir biçimde ele alan, Anglosakson öncüllerinden aşağı kalmayacak bir Alman yazını.” -Hartmut Wilmes, Kölnische Rundschau
  • Hermann Hesse
    bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
    36 Ayrım
    406,65 MB
    Eser Türü: Kitap
    Mutluluk Hermann Hesse’nin olgunluk döneminden, 1944-1956 yıllarına ait, en güzel düzyazılarını içeren bu seçme belirli bir tema ekseninde kaleme alınmış öykü, düşünce, anı, günlük türünde çeşitli yazılardan oluşuyor. Dengeli, titiz, yalın bir üslubu gözeten bu düzyazılarında Hesse, okul yıllarına yaptığı zihinsel yolculuklar aracılığıyla ilkgençlik dönemine dair insan portrelerinden, uluslararası üne kavuşmuş bir yazar olarak okurlarıyla ilişkilerine, toplumsallığa ve birey olmaya, totalitarizme, doğaya ve ağaçlara, çocuk varoluşuna, ölüme, Tao’ya, insanların dünyasında var olmayı seçen bir küçükkarganın yaşamına dek genişleyen, zihin açıcı felsefi bakışıyla gerçeklik-bellek-hakikat arayışı bağını örmeye gönüllü ince bir duyarlık sergiliyor. MUTLULUK: Hesse’nin olgunluk çağından bugüne seslenen sıradışı bir retrospektif. “Mutluluğu deneyimlemek için öncelikle zamandan, böylelikle hem korkudan hem de umuttan bağımsızlık gerekir.” Bu üslupta Beethoven’ın son kuartetlerinin duruluğu var. Siegfried Melchinger Ne zarafet ve ne bilgelik, ne çok insanca duygu! Hermann Kesten Mutluluk deyince bugün düpedüz nesnel bir şey anlıyorum ben, yani bütünlüğün kendisini, zamansız bir varoluşu, dünyanın sonsuz müziğini ve başkalarının tahminen gökkürelerinin uyumu ya da Tanrı’nın gülümsemesi diye adlandırmış olduğu şeyi anlıyorum. Hermann Hesse
  • Gulam Hüseyin Sâedi
    bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
    22 Ayrım
    259,70 MB
    Eser Türü: Kitap
    Modern İran edebiyatının en önemli isimlerinden olan Gulam Hüseyin Sâedi, bu kez “Korku ve Titreme”yle gerçekçilikle büyülü gerçekçiliğin iç içe geçtiği bambaşka bir iklime götürüyor okuru. Balıkçılıkla geçinen küçük bir kıyı köyünde yaşanan gizemli olaylar yer alıyor “Korku ve Titreme”de. Deniz kültürünün yaşamını biçimlendirdiği köy halkı kimi zaman komik, kimi zaman üçkâğıtçı, kimi zaman da çocukça bir saflıkla ama hep cahilce ve korkuyla hareket ediyor. Durağanlığın bile kendince bir tempo yarattığı gündelik hayat, sahile demirleyen tuhaf bir gemiyle birlikte değişerek adeta dönüşüm geçiriyor. “Korku ve Titreme” büyülü gerçekçiliğin güçlü kalemi Sâedi’nin, sıradan diyaloglarla olağanüstü bir atmosfer yarattığı, gerçekle gerçeküstü arasında gidip gelen özgün yapıtlarından biri. O, İranlılar için Márquez’den önceki Márquez’dir.-Ahmet Şamlu Gulam Hüseyin Sâedi’nin eserlerinde biçem, sansürü ezme mekanizması olarak işlev görür. Yazar, mesajı öylesine zekice iletir ki bir mesaj verildiği izlenimi yaratmaz. Bu gizlenmiş mesajları, eserlerini sansürlemek için okuyanlar göremediği gibi okurları da aldıklarının farkına varmadan alırlar.-Reza Beraheni
  • bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
    29 Ayrım
    342,85 MB
    Eser Türü: Kitap
    Kiaplık Dergisinin 219. Sayısı
  • Alexandre Postel
    bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
    18 Ayrım
    197,53 MB
    Eser Türü: Kitap
    “Flaubert’in Bir Sonbaharı” Mösyö Flaubert 1875 yılında, 53 yaşındayken, hayatını ele geçiren melankoli ve ölme isteğinden bir nebze olsun uzaklaşmak amacıyla iki aylığına bilim adamı dostu Pouchet’nin yaşadığı Concarneau’nun yolunu tutar… Alexandre Postel “Flaubert’in Bir Sonbaharı”nda yazarın içine düştüğü maddi sıkıntıların, sağlık sorunlarının, yaşadığı uyumsuzluğun, hayal kırıklıklarının ve yazma arzusundaki tıkanmanın izinde Concarneau’da geçirdiği sonbahar günlerinin pastoral bir resmini yapıyor: Martılar, kabuk değiştiren ıstakozlar, sardalya sürüleri, teşrih edilen kedibalıkları, pansiyondaki genç hizmetçi kız, döneme damga vuran bilimsel fikirler, akşam vakti pencereden izlenen sokağın görüntüleri ve “Konuksever Aziz Julien Efsanesi”nin doğum sancıları.
  • Rachel Cusk
    bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
    28 Ayrım
    313,31 MB
    Eser Türü: Kitap
    “Diğer Ev” İnsanlardan uzakta, deniz kıyısında kocasıyla beraber yaşayan bir kadın, resimleriyle hayatını değiştirdiğine inandığı dünyaca ünlü bir ressamı yaz boyunca kalıp çalışması için evine davet eder: Evin yer aldığı gelgit alanının ele gelmez, gizemli manzarasının ressamı da büyüleyeceğini, bu manzaranın resmedilmesiyle hayatının anlamının açığa çıkacağını ummaktadır. Fakat ressamın uzlaşmaz, esrarengiz kişiliği ailenin huzurlu görünen yaşamındaki çatlakları ortaya çıkaracak, bu sessiz mekân hayatla ilgili temel soruların su yüzüne çıktığı ve amansız hesaplaşmaların yaşandığı bir drama sahne olacaktır. “Çerçeve”, “Geçiş” ve “Övgü” romanlarından oluşan üçlemeyle dünya çapında ilgi gören Rachel Cusk, “Diğer Ev”de aile, annelik, kadın özgürlüğü ve erkek ayrıcalığı üzerine bir hikâye anlatıyor; sanatçının özgürlüğü, sanatçılardan beklentilerimiz ve bu beklentiler karşılanmadığında yaşadığımız hüsran, sanatın yıkıcılığı üzerine çarpıcı sorular soruyor. “Cusk fikirlerle ilgileniyor: Nasıl yaşanır, özgürlük ne anlama gelir, kadınlar başkalarının hayatlarının içinde nasıl kaybolurlar? Ortaya çıkan melez form –kısmen roman, kısmen başka bir şey– zamanın ötesinde, kalıcı bir niteliğe sahip.” – John Self, The Times “Cusk’ın Diğer Ev’de yaptığı şeylerden biri de, ‘zanaat’ ve ‘süreç’ sözcüklerini kullanmayı tercih ettiğimiz bir çağda, sanatçının dehası fikrine eskiden sahip olduğu gizemin bir kısmını iade etmesi.” – Christian Lorentzen, The Times Literary Supplement “Diğer Ev, sanatı hayat yerine koyduğunuzda neler olabileceği hakkında felsefi bir kitap.” – Vulture
  • Ömer F. Oyal
    bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
    48 Ayrım
    549,25 MB
    Eser Türü: Kitap
    “Bahara Bir Hediye” Maveraünnehir’den Karaorman’a Sayan Dağları’ndan Sina Çölü’ne uzanan bir coğrafyada Buhara’dan İstanbul asitanelerine, Japon mabetlerine, Ortadoğu peygamber anlatılarından 20. yüzyılın büyük kavgalarına uzanan bir coğrafya ve kültür atlasında her romanında okuru şaşırtan bir dünya kuran Ömer F. Oyal son romanında ruhun karanlık bölgelerine çentik atıyor. “Bahara Bir Hediye” saplantının ilmek ilmek işlendiği, sıra dışı bir aşkı anlatan sürükleyici bir takıntı kitabı.
  • Herman Hesse
    insan sesi mp3 - Türkçe
    29 Ayrım
    796,87 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Nihal Artar
    Hesse’nin henüz yirmi yaşında kaleme aldığı Hermann Lauscher (Hermann Lauscher’den Kalan Yazılar ve Şiirler) bir tür “kendini arayış” olarak değerlendirilebilir. Hesse, sonrasında “gençlik günahı” diye nitelediği kitabının ilk baskısına (1900 sonu) yazdığı Önsöz’de Hermann Lauscher’de yer alan metinlerin gizemini şu sözlerle açıklar: “Hermann Lauscher ismi bu kitapla ilk kez kamuoyu önüne çıkıyor. Lauscher’in yabancı bir isimle basılan yazıları, fazla geniş sayılmayacak belli bir okur kitlesince çok iyi bilinmektedir. Ne yazık ki bu dünyadan göçüp gitmiş yazar, sırrını açıklamamı ve ölümünden önce basılmış yazılarını kendisine mal etmemi yasaklamış bulunuyor.” “Acı kavrayış, kavrayışsızlıktan iyidir ve kim bir kez kendini gözlemleme ve itiraf etmenin tehlikeli yoluna girmişse, beklenmedik ve üzücü de olsa, sonuçlarına katlanmalıdır.”

Sayfalar