Eserlere Göre Listeleme

Toplam 2154 sonuçtan 1031 - 1040 arası görüntüleniyor.
  • Semih Balcıoğlu
    insan sesi mp3 - Türkçe
    22 Ayrım
    693,95 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Ayşegül Çelik
    50 yıl çizgileriyle gülümsetti, şimdi anılarını yazdı... Türk karikatürünün usta kalemi Semih Balcıoğlu, 1930'lardan günümüze görüp geçirdiklerini mizahçı gözüyle, "karikatürize ederek" anlatıyor. Türk basın tarihine ve karikatür tarihine ışık tutan bu kitapta Balcıoğlu, "hayatta bir araya gelmezler" denilebileck ünlülerin portresini çiziyor: Cemal Nadir Güler, Yusuf Ziya Ortaç, Falih Rıfkı Atay, Simavi ailesi, Tahsin Öztin, Abdi İpekçi, Günseli Başar, Zeki Müren, Yahya Kemal, Ahmet Hamdi Tanpınar, Altan Erbulak, Ümit Yaşar Oğuzcan, Aziz Nesin, Nâzım Hikmet, Ratip Tahir Burak, Necmi Rıza Ayça, Mustafa Uykusuz, Sururi, Orhan Kemal, Yılmaz Güney, Kemal Ilıcak, Bülent Ecevit, Süleyman Demirel, Turgut Özal, Mehmet Ali Aybar, Çetin Altan, Çetin Emeç... "Sedat Simavi"nin Hürriyet gazetesini kurarken 'ya tutmazsa' korkusuyla cebinde bir yıl siyanür tüpü taşıdığını duyduğum zaman neredeyse dudaklarım uçuklayacaktı..."
  • JoAnne Pedro-Carroll
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    1,61 MB
    Eser Türü: Kitap
    JoAnne Pedro-Carroll otuz yılı aşkın deneyimini ve boşanmayla ilgili en son araştırmalara dayanan tavsiyelerini anne babalarla paylaşıyor ve Önce Çocuklar diyor. Boşanma kararı çocuklara nasıl açıklanır? Çocuklar, yaşanabilecek çatışmalardan nasıl uzak tutulur? Çocukların boşanma sürecine uyumu nasıl sağlanır? Boşanmanın uzun süreli etkileri nelerdir? Boşandıktan sonra ebeveynlik sorumlulukları nasıl paylaşılır? Anne babanın boşanması çocukların gelişimini etkiler, duygusal sağlıkları üzerinde kalıcı izler bırakır. Bu dönemde çocuklar hayatlarının bir daha eskisi gibi olamayacağını, artık sevilmeyeceklerini hissederler. En önemlisi de boşanmaya kendilerinin sebep olduklarını düşünürler. Anne babalar bu olumsuz durumları değiştirebilir ve çocuklarının geleceklerini şekillendirebilirler. Buradaki can alıcı nokta, çocukların dirayetini artıran, mutlu bir hayat sürmelerini sağlayan ve duygusal zekâ içeren ebeveynlik uygulamalarıdır.
  • Sunay Akın
    insan sesi mp3 - Türkçe
    20 Ayrım
    375 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Canan Atay
    Sunay Akın'ı tanıyan okurları gerçek bir şairle karşılaştıklarını duyumsarlar. Eskilerin deyimiyle bir 'aziz'dir o... Peki gerçekten bu kadar ince, bu kadar özverili midir? Öyledir. Tanıdığım edebiyatçılar içinde yazdıklarına benzeyen ve yazdığı gibi yaşayan birkaç kalemden biridir. Gerçek bir şairdir Sunay Akın... Bir yazar olmaktan daha fazla bir şeydir bu. Düz yazılarında da bir şairin elinden çıkmanın etkisini görürüz. Olaylar birbirleriyle incecik noktalarda buluşturulmaktadır. Bir şair yeryüzünde olan biteni yüreğiyle anlamaya çalışmaktadır. Bilgiyle, emekle ve imgeyle... Eski şarkıcı ozanlara benzer Sunay Akın. Ortaçağda kasaba kasaba dolaşan, köy meydanlarından türkülerini söyleyen ozanlara. Geçtiği her yerde insanların yüreğine bir şair izi bırakır. Ama aynı zamanda bir tarih yazarıdır o. Şiirsel gizli tarihimizin yazarı! Açarsanız bu kitabın kapağını geçmişe, denizlerin derinliklerin ineceksiniz. Denizdeki kavun kabuklarının izinin Che Guevara'ya, astronot James Irwin'in uzay gemisinin kendi çocukluğuna çıktığını ve 1942'de Boğaz sularında yüzlerce insanın nasıl öldürüldüğünü okuyacaksınız.
  • Semih Öztürk
    metin
    1 Ayrım
    278,74 KB
    Eser Türü: Kitap
    2018 Yaşar Nabi Nayır Öykü Ödülü’ne değer görülen Semih Öztürk, Önce Dağlar Kar Tutacak’ta taşrayı anlatıyor ve içindeki taşrayı başka bir kente taşıyarak sürdürmek niyetinde olan insanları. Öykülerini ağırlıklı olarak ben-anlatıcı ile kaleme alsa da, başkarakterler bir erkek mahkûmdan kurbağaları susturmaya çalışan Nahide’ye dek çeşitlilik gösteriyor, hepsinde farklı ruhsal durumlar ve ilişkilere yoğunlaşıyor. Önce Dağlar Kar Tutacak, noktayı koyduktan sonra çekip gitmeyi içine sindiremeyen genç bir yazarın ilk kitabı olarak kendi cümlelerini kurmak isteyen okurlarla buluşuyor. (Tanıtım Bülteninden)
  • Tahir Hacıkadiroğlu
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    697,48 KB
    Eser Türü: Kitap
    "Tekdüze bir yaşam olmuyor!.. Gerçi öyle bir yaşam hiç çekilecek gibi değil... İşte benim duygularımda iniş ve çıkışlıydı. Bazen içimde fırtınalar esti, bazen dalgalanmadan yoksun bir deniz gibi durgun!.. Ya şimdi?.. Almanya'da bir kadınlar yurdunda kaldım!.. Bir yanda hasret ve özlem vardı; diğer yanda korku ve tedirginlik!.. İnsan, her şeyi kabulleniyor zamanla!.. Acıyı bile!.. Benim size vermek istediğim bir çok mesaj var!.."
  • Orhan Kemal
    insan sesi mp3 - Türkçe
    15 Ayrım
    178 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Mehmet Zafer Ulusan
    Orhan Kemal´in 1968 yılında yazdığı ve 1969 yılında hem Türk Dil Kurumu Öykü Ödülü hem de Sait Faik Hikaye Armağanı kazanan kitabı Önce Ekmek, bu büyük romancının öykücülükte de ne kadar büyük bir kalem olduğunu gösteriyor. Kent insanının yaşama ve şehre tutunma uğraşısını, kavgasını anlatan bu öyküler, tüm Orhan Kemal yapıtlarında olduğu gibi, okurun insana dair inancını besliyor, güçlendiriyor ve direnme gücünü artırıyor.
  • Orhan Kemal
    insan sesi mp3 - Türkçe
    18 Ayrım
    328 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Gülçin Çakır
  • Oktay Akbal
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    1,06 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Tarayan: Getem
    Arka Kapak Önce Ekmekler Bozuldu, 1946'da yayınlanan ilk kitabım. Annemin sattığı Tophane'deki evin parasıyla bastırmıştım. İki yüz liraya bin beşyüz tane. Her biri altmış kuruş. Kendim dağıtmıştım. Şehzadebaşı'ndaki tütüncü, altmış kuruş fiyatı çok görmüştü. "Kim alır bu paraya?" demişti; yine de hatır için camın önüne koymuştu. Kapağını Fahir Onger çizmişti. Önce Ekmekle Bozuldu daha kalın olabilirdi, ama dergilerde çıkmış başka öyküleri, düzyazı parçalarını kitaba almamıştım. Kendime göre bir seçme yapmıştım. On sekiz, yirmi yaşlarındaki genç bir yazarlık heveslisinin duygusal seslenişleri. Tam altmış yıl önceden... Bilmem günümüz okurlarına bir şeyler duyurabilecek mi? Hiç değilse 40'lı yılların bir belgesel anısı sayılsın isterim. O İkinci Dünya Savaşı'na girdik gireceğiz kuşkuları içinde çırpınan bir İstanbul'da yazmak, yaratmak tutkusuna kendini kaptırmış 18-20 yaşlarındaki bir gencin yaşantıları, düşleri, aşkları, umutları... OKTAY AKBAL
  • Judith Malika Liberman
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    42,76 KB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Yazan ve Betimleyen: Boğaziçi Üniversitesi FLED126 2023 Öğrencileri
    Terzi Josef müşterilerine önce bakıyor, sonra gözlerini kapatıp onlar için bir hayal kuruyor ve başlıyordu dikmeye. Kırt kırt, tıkır tıkır, pof pof! Ortaya öyle güzel giysiler çıkıyordu ki... Derken sonunda Josef kendisi için de bir hayal kurdu ve hayali rengarenk bir paltoya dönüştü. Peki paltosu eskidiğinde Josef ondan nasıl vazgeçecekti? Yoksa başka bir seçeneği de var mıydı? Önce hayal, sonra gerçek. On parmak, on marifet. Hayal ettiğin gerçek olur. Her şeyden önce bir hayal kur. Elinizdeki bu kitap, Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri tarafından yazıya geçirilmiş ve tüm resimleri betimlenmiştir. Ayrıca, orijinal baskıdaki sayfa sayılarıyla Word dosyanızdaki sayfa numaraları aynı tutulmuştur. Böylece kitabın kör ebeveyn ve gören çocuğuyla aynı anda takibinin kolaylaştırılması amaçlanmıştır. Tüm süreci koordine eden Filiz Özerdem'e teşekkür ederiz.
  • Başak Kablan
    insan sesi mp3 - Türkçe
    11 Ayrım
    192,41 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Cigdem Uysal
    Bu kitabı neden eline aldın, bilmiyorum. Belki beni Youtube’dan tanıyorsun, belki ilk defa karşılaşıyoruz. Sebebi her ne olursa olsun buradasın. İlk cümleyi okudun. Artık bu anın geri dönüşü yok. İçeride karşılaşacağın hikâyeler, benim hikâyelerim. Daha önce defalarca yaşanan, eşsiz veya benzersiz olmayan hikâyeler. Anlatmam lazımdı, çünkü anlatmazsam çatlardım. Ben Y kuşağına aitmişim; sen Z, onlar C, öbürleri T… Her neysek, çok yorgun bir geçmişin çocuklarıyız. Bizi kirli geçmişten, kavgalardan, darbelerden korumak için renkli dünyaların içine attılar. Sorumsuzuz, dünya umurumuzda değil diye de bizden nefret ettiler. Ne dünya umurumuzdaydı, ne de biz dünyanın umurundaydık. Mesele artık kendi meselemizdi. Yaşamak için bir yol bulacaksak bunu kendi başımıza yapacaktık. Güven mi? Güven kelimesi çoktan bankalara, sigorta şirketlerine satılmıştı, hem de yok pahasına… İnsana dair birçok kelime çoktan şirketlerin olmuştu. Herkes güvenilmezdi artık, her an sırtımızdan vurulabilirdik. Hem tek başımızayız hem paranoyağız. Sana videolarımda hep dedim ki; “kendi cennetini yarat.” Ben o cennete gidene kadar cehennemden geçtim, iyi ki... Sana kendi hikâyemi olduğu gibi, dürüstçe anlattım; sen de anlat, başkasına değilse bile kendine anlat diye… Anlat ki rahatla, anlat ki tanış kendinle.

Sayfalar