Yazara Gore Listeleme

  • Muhammed Bilal Çelik
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    70,45 MB
    Eser Türü: Kitap
    Dört bin yıllık Türk tarihinin önemli bir safhasını teşkil eden İslam öncesi Türk tarihi günümüzde sürekli artan bir ilgiye mazhar olmaktadır. Bunu hem akademik hem de popüler açıdan rahatlıkla iddia etmek mümkündür. Evlerin adresleri olduğu gibi insanların da adresleri vardır ve bu adresleri atalarıdır. Diğer uluslar gibi Türk ulusu da nereden geldiğini, atalarının kimler olduğunu hep merak etmiş, bu nedenden ötürü bu konuya eğilen eserlere de ciddi bir ilgi oluşmuştur. Bu ilgiyi geleceğin öğretmenleri olacak üniversite öğrencilerinin de duymamaları mümkün değildir. Hem doğru bilgiyi vermek, hem de doğru kaynaklara yönlendirmek için bu çalışmayı ortaya çıkardık. Bu çalışma, hem doğru bilgiyi vermek hem de ilgilenenleri doğru kaynaklara yönlendirmek amacıyla yapılmıştır. Dönemi ele alan literatürde isim ve terimlerin yazılışı ve okunuşu konusunda tam bir birliktelik olmasa da bu tartışma ve karmaşa en aza indirilmeye gayret edildi. Zevkle okunması dileğiyle…
  • Necmettin Şahinler
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    183,64 KB
    Eser Türü: Kitap
    "Gözler yalan söylemez" sözü önemli bir gerçeği vurguluyor bize. İnsân, davranışları ile birçok şeyi gizleyebilir, ama gözleriyle asla. Bir başka sözde de, "gözlerin, kalbin aynası olduğu" söylenir. Zaten gözler üzerine bunca yazılanlara çizilenlere bakılırsa, ruhumuzun bu dışa açılan pencerelerinin önemi rahatlıkla anlaşılır. İrfânî düşüncede olgunluğa giden yolu çok güzel özetleyen Hacı Bektaş Veli de, çevresindekilere "eline, beline, diline sahip ol" diye öğüt verirmiş. Göz bir yere kaymamış olsun, peşinden "gönül”ü de sürüklüyor. Gözün kontrol altına alınması günlük hayat içinde her zaman kolay olmaz. Günlük yaşayışımız sırasında birçok obje ve insanla karşılaşırız. Ancak gözün bir sorumluluğu vardır. Zihnimizi yoğunlaştırarak, ister eşya ister insan olsun, bir şeye yeniden dönüp bilinçli biçimde baktığımızda durum değişir. İnsan dediğin gözdür; bakışıyla anlamlandırır, bakışıyla yönelir. Hz. Peygamber’in “İkinci bakış şeytandandır” sözü, bu iki bakış arasındaki farkı son derece güzel bir şekilde açıklar. Kaynaklarda, “göz sahibi olmaktan utanan” insanlardan da söz edilir. Bu kimselerin ferasetleri, Allah’ın lütfuyla öylesine gelişmiştir ki, başkalarının gözlerindeki günah izlerini dahi fark edebilecek bir seviyeye ulaşmışlardır. Necip Fazıl Kısakürek de bu gerçeği bir beytinde şöyle dile getirir: “Onlar ki, göz sahibi olmaktan utanırlar, Gözüne bakar bakmaz Müslümanı tanırlar…” Elinizdeki bu mütevazı çalışma, işte bu “göz sahibi olma” endişesine ve gözün taşıdığı sorumluluğun önemine dikkat çekmek amacıyla, yalnızca Kur’ân kaynaklı bir tarama sonucunda oluşturulmuştur.
  • Komisyon
    insan sesi mp3 - Türkçe
    31 Ayrım
    1093,18 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Hande Kurdoğlu
    Pegem Yayınları 2026 EKPSS Tamamı Çözümlü 10 Deneme Sınavı - Lisans
  • Terry Pratchett
    insan sesi mp3 - Türkçe
    31 Ayrım
    301,67 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Feyza Daldal
    "..Kovan, bi..bedensiz bi zihin gibidir Kovan, dedi Feegle. Ama düşünemez. Bazıları onun, korkudan başka bi şey olmadığını sööler. Asla ölmez. Ve yaptıı şeyse.." (Kitaptan alıntı) Artık 11 yaşına gelen Tiffany Sızı yeteneklerini geliştirip iyi bir cadı olmaya çalışıyor Bunun için evinden bile ayrılıyor, başka diyarlara gidiyor. Fakat o sırada zihnini de ele geçiren kadim, korkunç bir şey var: Kovan. "..Ne zaman insan olacağını bilemezsen, ne zaman cadı olacağını da bilemezsin dedi Havamumu Nine. Ve yoldan çıkmaktan korkarsan, hiçbir yere gidemezsin.." (Kitaptan alıntı) Şimdi, ya Kovan Tiffany'yi ele geçirecek ya da Tiffany, Kovan'ı alt edecek. Başka çare yok. Her şeyle savaşan Küçük Özgür Adamlar ise Tiffany'nin peşinde dört bir yana ilerleyecek. DiskDünya serisinin 32. Tiffany Sızı alt serisinin 2. kitabı olan Gökyüzü Dolu Şapka, Tebeşir'in yorgun topraklarında süren, genç bir cadının büyümesine tanıklık eden, amansız bir hayatta kalma mücadelesi.
  • Vakkas Karaoğlan
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    3,14 MB
    Eser Türü: Kitap
    ... Örneğin uzaydaki kara deliklerin güneşimizin dostu olmadığını düşünüyorum. Ama Güneşimizin dostu da var. Adı Zühre Yıldızı. Yıldızımızın kız kardeşi gibi. Bu yıldızın kız olduğunu da biliyor muydun? Yani Zühre yıldızının. Diğer adı Venüs’tür Zühre’nin. Dünyamızdan Güneş ışıkları çekilince bu yıldız telaşlanır. Işığını yollar hemen gün batımıyla birlikte. Karanlıkta kalmayalım diye telaşlanmayalım, korkmayalım diye. Ya diğer yıldızlar hangisini saysam ki: Artık ışığını kaybetmiş sönmüş karanlık uyuz yıldızlar mı dersin; Işığını bize ulaştırmayı aklından bile geçirmeyen ilgisiz yıldızlar mı… Ama Zühre Yıldızı… Elinde bir ayna var ki… benden bu kadar gerisini sen araştır öğren dedi ve sustu İsmail....
  • Vakkas Karaoğlan
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    7,27 MB
    Eser Türü: Kitap
    Zaman tünelime hoş geldiniz. Tünelimdeki şehrime, şehrimdeki mahalleme. Gözlerimi kapatıyorum ve ışık hızını aşan bir arşiv yolculuğu başlatıyorum. Bazen rahvan atım, bazen boz eşeğim, bazı da bu çilekeş gayretli yürük ayaklar ve de bir türlü yetişemediğim hep üç adım gerisinden koşturduğum yağmurda ıslanmaz, güneşte yanmaz, kedi örneği hep dört ayak üstüne düşen bu arsız, saftirik, tozpembe düşüme hoş geldiniz.
  • Olivia Atwater
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    11,04 MB
    Eser Türü: Kitap
    Theodora Ettings, ruhunun yarısı bir peri tarafından lanetlendiğinden beri ne utanç ne de toplumun hassas kurallarına ayak uydurmak konusunda endişe duyabiliyordu. Londra’nın gözalıcı balo salonlarında sosyeteye henüz resmen tanıtılmamış, tuhaf bir genç kadın olarak kendine ait olmayan bir dünyada yer edinmeye çalışıyordu yalnızca. Ancak kader, onu Londra’nın popüler ve huysuz büyücüsü Elias Wilder ile karşılaştırdığında her şey değişecekti. Elias, Londra’yı kasıp kavuran esrarengiz ve ölümcül bir büyü salgınının sırrını çözmeye çalışıyordu. Elias’la birlikte bu karanlık gizemin izini süren Dora, hem itibarını hem de hayatını tehlikeye atacaktı. Dora’nın üzerindeki lanet ve toplumun dışladığı bu adamla kurduğu yakınlık, onun zaten sallantıda olan itibarını tamamen yok edebilirdi. Ama belki de bu sıradışı bağ, Dora’nın yitirdiğini sandığı ruhunu yeniden keşfetmesinin tek yolu olacaktı. Ruhunun yarısı eksikse bile âşık olabilir miydi insan? “Enfes bir roman. Bir Ruhun Yarısı, tam anlamıyla içinizi ısıtacak.” ―HANNAH WHITTEN “Büyüleyici ama aynı zamanda ayakları yere basan, tatlı ama bir o kadar da sade bir roman. Bayıldım.” ―ALIX E. HARROW “Büyük bir keyifle, bir çırpıda okuduğum bir kitap oldu.” ―KJ CHARLES “Bu sevimli ve hayalperest romantik fantezi sizi âdeta etkisi altına alıyor.” ―MEGAN BANNEN “Zekice kurgulanmış ve ezberbozan Bir Ruhun Yarısı; yalnızca kalbinizi değil, içinizde kalan son ümit kırıntılarını da ateşe verecek.” ―SHELLEY PARKER-CHAN “Kusursuz bir tarihi fantazya; sıcacık, âdeta büyülü, tehlikeli ve nefis.” ―TASHA SURI
  • Anders De La Motte
    insan sesi mp3 - Türkçe
    35 Ayrım
    338,53 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Levent Filyos
    Taşları oynatan sen misin, yoksa sadece bir piyon musun? Oyun’un yüklü miktardaki hesabını boşalttıktan sonra firar eden HP’ye lüks içindeki yeni hayatı yetmez, eskiden yaşadığı heyecanı özler. Bir yandan da nereye gitse Oyun’un nefesini ensesinde hissediyordur. Bu duygusal karmaşanın arasında bir gün Dubai’de gizemli ve çekici bir kadınla tanışıp onunla bir gece geçirir. Fakat Anna isimli bu kadın kısa bir süre sonra ölünce oklar HP’ye çevrilir. HP bir komploya maruz kaldığını düşünür ve nedenini araştırmak üzere soluğu İsveç’te alır. Sahte bir kimlikle Anna’nın şirketine başvurur. İnternetteki bilgilerin yönetimiyle ilgilenen ArgosEye’ın bazı şüpheli uygulamaları olduğunu fark eden HP aradığı heyecanı burada bulmaya başlar. Fakat çok geçmeden şirket ve Oyun arasında ciddi bir bağlantı olduğunu keşfeder. Kaos içinde tehlikeli bir araştırmaya koyulur. Eski sorunlarını geride bırakan Rebecca içinse yenileri çok uzakta değildir. Bir internet forumunda hakkında söylentiler çıkaran kimliği belirsiz bir katılımcının tehditlerine maruz kalıyordur. Tüm bu yaşananlar büyük bir yapbozun ufak parçalarıdır ve iki kardeş bunları birleştirerek gerçeğe ulaşmak için tehlikeli bir yola girecektir.
  • Anders De La Motte
    insan sesi mp3 - Türkçe
    33 Ayrım
    312,63 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Levent Filyos
    Bir oyun oynamak istediğine emin misin? İşsiz güçsüz genç bir adam olan Henrik “HP” Pettersson bir banliyö treninde farklı bir cep telefonu bulur. Telefon, ona adıyla hitap eden tekinsiz mesajlar aracılığıyla bir oyun oynamaya davet edince HP bu teklifi kabul eder. Kurallar gereği HP’nin gizemli Oyunun Efendisi tarafından verilen görevleri yerine getirmesi gerekmektedir. HP, oyun için mükemmel bir yarışmacıdır: topluma yabancılaşmış, ahlaki değerlerden yoksun ve çaresizce meşhur olmayı arzulayan biri. Oyun oldukça masum bir şekilde başlasa da gitgide daha riskli bir hal alır ve HP’ye yakın biri tehlikeye girer. Bir yıldız olmaya kararlı olsa da ailesinin geçmişindeki karanlık ve trajik sırlar ortaya çıkınca HP’nin bir seçim yapması gerekir. Yenilginin utancını mı yaşayacak, yoksa kazanma ihtiyacı –bedeli ne olursa olsun- onu sınırın ötesine mi itecektir? Yüksek tempolu ve sürükleyici bir üçlemenin ilk kitabı olan Oyun sizi merak içinde bırakacak. Kurallara uyarsan herkesin canı yanar… “Alternatif Gerçeklik Oyunu üçlemesinin heyecan verici ilk kitabı… Soluk aldırmayan bir hızla ilerleyip insanı şaşkına çeviren bir finalle noktalanıyor.” Publishers Weekly “Bitiren her okurun üçlemedeki bir sonraki kitabı heyecanla bekleyeceği, temposu asla düşmeyen bir gerilim kitabı.” Kirkus Reviews “Yüksek voltajlı, yüksek teknolojili bir macera… hızlı bir temposu var ve sürprizlerle dolu… heyecanlı ve zekice kurgulanmış bir öykü.” The Novel Pursuit
  • Jean-Louis Fournier
    insan sesi mp3 - Türkçe
    6 Ayrım
    79,54 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: BELGİN MERDİVENCİ
    “Anormal bir çocuğun pek de eğlenceli bir hayatı yoktur. Her şey en başından kötü başlar. Gözlerini ilk açtığında, beşiğinin üzerine eğilmiş, ona bakan iki mahvolmuş yüz görür. Baba ve Anne. Şunu düşünmektedirler: ‘Bunu biz mi yaptık?’ Pek de gururlu değildirler. Bazen sorumluluğu birbirlerine atarak ağız dalaşına girerler. Soyağaçlarında bir yerlerde saklanmış alkolik bir büyük büyükbaba ya da yaşlı bir amca arar bulurlar. Bazen de ayrılırlar.” Asla Kimseyi Öldürmedi Benim Babam’la (YKY, 2009) sıra dışı bir baba figürünün gölgesinde geçen çocukluğunu anlatan Jean-Louis Fournier, bu kez “sıra dışı çocuklar”a sahip bir baba olmanın deneyimini paylaşıyor. Fournier’ye 2008 Prix Femina ödülünü kazandıran Nereye Gidiyoruz Baba? hayatı olduğu gibi kabul etmenin bunaltıcı sınırlarında gezinen ironik bir anlatı.

Sayfalar