Eserlere Göre Listeleme

Toplam 1485 sonuçtan 1091 - 1100 arası görüntüleniyor.
  • Vigdis Hjorth
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    613,77 KB
    Eser Türü: Kitap
    Norveç edebiyatının güçlü sesi Vigdis Hjorth’tan günümüz insanının yalnızlaşmasına ve yabancılaşmasına dair bir roman: Postane Günlükleri. Hayatına anlam katma çabasını uzun zaman önce bırakmış, günlük tekrarları haricinde yaşamdan fazla bir beklentisi kalmamış bir kadın kahramanın, Ellinor’un izini sürüyor Postane Günlükleri. Masa başında tükenen ömürler, rutine dönüşen düş kırıklığı ve gelecek kaygısı, iletişim uzmanı ve eski gazeteci Ellinor’un kendi kelimelerine yabancılaştığı ıssız dünyanın yapıtaşlarını oluşturuyor. Peki bu dünyayı yıkmak, daha mutlu bir dünya yapmak mümkün mü? Vigdis Hjorth’un kılıç keskinliğindeki üslubuyla Postane Günlükleri, neyi yaşamayı, neyi yazmayı ve neyi anlatmayı seçtiğimizi sorgulayan, varoluşçu bir metin. Kendi bodrumunda tıkılıp kalan ve üst katlara çıkan basamakların önünde bekleyip duranlar için. “Hjorth’un mercek altına aldığı karakterler, yazınının amansız ışığıyla kavruluyor ve hiçbiri onun kaleminden yara almadan kurtulamıyor. Burada ne iyiler var ne de kötüler; dağılmaya başlamış sosyal demokraside yaşama dair bir resimle karşı karşıyayız. “ – Literary Hub “Sarsıcı, ilham verici ve siyaseten devrimci. “ – Vanity Fair “Hjorth, bizden, anlatma gücüne sahip olanların diğer insanların hikâyelerini ticari çıkarlara karşı koruduğu bir dünya hayal etmemizi istiyor…Postane Günlükleri gibi bir roman nadiren çıkar karşımıza.“ – Los Angeles Review of Books “Bu tuhaf sayfalar insana kocaman sarılıyor… Ne kadar tavsiye etsek az. “ – Literary Addict
  • Behiç Ak
    insan sesi mp3 - Türkçe
    11 Ayrım
    337,35 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Hasibe Pınar Karacadağ
    Uluslararası üne sahip yazar, karikatürcü Behiç Ak'tan dijital bağımlılıklar üzerine mizah dolu bir çocuk romanı! Dijital dünyanın labirentlerinden çıkış mümkün mü? "Gülümseten Öyküler" ve "Tombiş Kitaplar" dizileriyle çok sevilen mizah ustası, yazar Behiç Ak, teknolojinin gu?ndelik yaşamlarımıza etkisini irdelediği Yaşasın Ç Harfi Kardeşliği! kitabının ardından, yine gülümseten bir eleştiri yapıyor. Ânı yaşamak ve hissetmek yerine, o ânı teknolojik araçlarla kaydedip arşivleyen Sude'nin sanal du?nyaya tutkusunu anlatan roman, ilginç karakterleriyle de dikkat çekiyor. Yazar, desenleriyle etkileyici bu romanında, bir yandan çocukların doğadan kopması üzerine, bir yandan da dijital ilişkiler nedeniyle değişen aile ve arkadaşlık ilişkileri üzerine düşündürüyor. Çocukların, içine doğdukları dijital ortamlara ilişkin farkındalık kazanmalarını sağlayan roman, günümüz dünyasını anlamaya ve gelecek için öngörülerde bulunmaya davet ediyor. Her yaştan okur için keyifli bir okuma ve mizah dolu desenleriyle keşif dolu bir yolculuk. Pantomimci babasının ve avukat annesinin yoğun iş yaşamları, Sude'nin ailesiyle paylaştığı saatleri iyice azaltmıştır. Arkadaşının önerisiyle bir tablet bilgisayar edinen Sude, kısa bir su?re içinde, sanal dünyanın parçası olup çıkar. Sıkılmadan oyalanıyor, üstelik her an ulaşılabiliyor diye, onun yeni ilgisini önce olumlu bulan ailesi, zamanla Sude'nin aşırı tutkusundan endişelenmeye başlar. Annesi kızını "kurtarma" operasyonuna girişir. Sude dijital labirentten kurtulabilecek midir?..
  • Aristoteles
    metin - İngilizce
    1 Ayrım
    193,37 KB
    Eser Türü: Kitap
  • İsmail Saymaz
    insan sesi mp3 - Türkçe
    27 Ayrım
    232,36 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Mehmet Taner Gürkan
    Bir tarikatı soruşturmasıyla başladı her şey… 1998'de Şırnak'ın İdil ilçesinde, dönemin 'dokunulmazı' olan JİTEM'i soruşturan Başsavcı İlhan Cihaner, 10 yıl sonra bu dönemin 'dokunulmazı' haline gelen tarikatları mercek altına aldı. Önce İsmailağa tarikatını, sonra Gülen Cemaati'ni soruşturmaya koyuldu. Erzincan'da, tarikat medresesinden çekilen telefon hattının ucu, İstanbul'da bir iş adamının evinde ve Ankara'da bakanlık katında çıkınca savaşın 'işaret fişeği' atılmış oldu. Kentte baraj gölünde bulunan mühimmat, Erzurum Özel Yetkili Cumhuriyet Savcısı Osman Şanal eliyle 'darbe' soruşturmasına evrilirken; imzasız ihbarları saf değiştiren muhbirler, şaibeli gizli (!) tanıkları 'suikastçı keneler' izledi. Ve üç ay içerisinde Türkiye'de birçok ilke tanık olundu: Önce, Cihaner'in tarikat soruşturmasında görev alan jandarma istihbaratçılar tutuklandı. Ardından MİT basıldı; devlet, kendi kendisiyle silahlı çatışmanın eşiğinden döndü. Savcı Osman Şanal, 3. Ordu Komutanlığı'nın kapısına kadar geldiğinde, şehrin diğer ucunda tanklar yürüyordu. En son, adliyeye operasyon düzenlenip Cihaner tutuklandı. Bu, sadece Cihaner'e karşı Şanal'ın, Erzincan'a karşı Erzurum'un savaşından ibaret değildi. Jandarma ve MİT'e karşı polisin, Adalet Bakanlığı'na karşı Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun savaşı oldu. Bu savaşta, tarikatlar 'sivil toplum örgütü' sayıldı, yolsuzluklar 'demokrasi paketine' sokuldu, polis eliyle 'toplumsal barış' sağlandı! Erzincan davası haberleriyle 13. Metin Göktepe Jüri özel ödülü'nü alan Gazeteci İsmail Saymaz, bu toz duman içinde, 14 klasör ve 10 bini aşkın evrakı tarayıp gerçeği aradı. Erzincan-Erzurum hattında uç verip İstanbul ve Ankara'yı sarsan savaşın kodlarını çözdü.
  • Ali Akay
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    3,71 MB
    Eser Türü: Kitap
  • Steven Best, Douglas Kellner
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    1,15 MB
    Eser Türü: Kitap
    Açıklaması İkinci Dünya Savaşı sonrasında dünya çapında kurulan dehşet dengesinin sabit-lediği politik konumların 1980'li yıllardan itibaren çözülüp dağılmasıyla birlikte bir "yeni" duygusu, dünyada hemen her düzeyde patlak verdi. Biteni anlatmak için kullanılabilecek terimlerde sıkıntı çekilmezken, başlayanı, "yeni"yi tarif etmek için başvurulan ve bir tür şemsiye işlevi gören bir terim alabildiğine muğlak kaldı: Postmodern. Bu muğlaklığı gidermeye yönelik olarak yayımladığımız Mike Featherstone'un "Postmodernizm ve Tüketim Kültürü" başlıklı çalışmasının ardından bir kitap daha sunuyoruz: Postmodern Teori. Eleştirel bir toplum teorisinin yeniden inşasını he-defleyen Best ve Kellner öncelikle, 1870'lerden itibaren dolaşıma giren terimin bir arkeolojisini sunuyor bize. Bu arkeolojinin ışığında, Foucault, Deleuze, Guattari, Baudrillard, Lyotard, Jameson, Laclau, Mouffe gibi isimleri "postmodernist" yaftası altında toplama gerekçelerini belirtip, bu simaların çalışmalarını eleştirel bir süz-geçten geçiriyorlar. Bu tartışma esnasında yaptıkları serimleme sayesinde, post-modernist olduğu söylenebilecek bir dizi kavram ve itiraz açıklığa kavuşturuluyor: Büyük anlatı, temsil, hakikat, özne, gerçek, ilerleme, devrim nosyonlarının reddi ve bunların yerine sunulan arzu, yersiz yurtsuzlaşma, köksap, çokkatlılık, dil oyun-ları, fark, özne konumları, bilgi/iktidar, soy kütüğü, simülasyon, hiper-gerçek, ra-dikal demokrasi, hegemonya nosyonları. Radikal bir tarihsel kopuşun yaşandığı fikrine katılmamakla birlikte toplumsal ve kültürel boyutlarda önemli değişimlerin olduğunu kabul eden Best ve Kellner, bu değişimlerin toplum ve kültür teorisinin yeniden inşa edilmesini gerektirdiğini savunarak, postmodernist olarak sınıflandırdıkları teorileri toptan karalayıp yadsımak yerine, bunların "rasyonel çekirdek"lerini araştırıp çıkarıyor. "Aşırılıkçı" ve "yeniden inşacı" postmodernistler arasında yaptıkları ayrım uyarınca, modern dönemi karakterize eden teorik söylemlerin indirgemeci ve mekanistik boyutlarına saldıran postmodernistlerin haklı itirazlarını işe yarar birer rasyonel içgörü olarak kabul ediyorlar. Buna karşılık, postmodern teorinin daldığı çıkmaz sokakları da analiz etmekten geri kalmıyorlar. Rasyonelliğin rasyonel eleştirisi, totalitenin totalleştirici reddi, öznellik kategorisinin öznel bir kibirle bir köşeye fırlatılması, aşırı mekanistik tek-nedenli teorilerin eleştirilmesine karşılık nedenselliğin toptan reddi, akıl eleştirisinde nüansların gözden kaçırılması bunlardan yalnızca birkaçıdır. Sonuç olarak bu kitapta, yaşadığımız çağın sorunlarını çok-boyutlu bir eleştirel teorinin inşasıyla analiz etmeye ve kapitalizmin küresel evresini tüm karmaşıklığıyla kavrayarak bir sonraki yüzyılda yaşanılası bir dünyanın kurulmasına katkı yapmaya yönelik bir çaba var. Bir de Best ve Kellner'ın kitaplarını ithaf ettikleri okurları: "...içinde bulunduğumuz yılların ve gelecek yüzyılın meydan okumalarıyla hesap-laşmak üzere yeni teoriler ve politikalar geliştirmek için postmodern teorinin ve öbür eleştirel söylemlerin içgörülerini kullanacaklarını umduğumuz bizden sonraki radikal entelektüeller ve eylemciler kuşağı..." Tekil okumayla yetinmeyen okurlar için...
  • Yaşar Çabuklu
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    373,22 KB
    Eser Türü: Kitap
    Postmodern Toplumdan Kesitler adıyla yayımlanan bu dokuzuncu kitabında Çabuklu, 1980ler sonrasının postmodern toplumunda iktidar ilişkilerinin nasıl yeniden üretildiğini, liberal hoşgörü söylencesine karşın güvenlik ve kontrolün toplumsal yaşamın merkezine nasıl yerleştirildiğini anlatıyor.Varsılların lüks cipler, kapalı yerleşmeler, dev alışveriş merkezleri içinde kendilerine korunaklı alanlar yaratarak yoksulları dışlaması, göçebe New Age gezginlerinin neoliberal güvenlik devletinin baskısına maruz kalması, sistemin X kuşağını, Grunge kültürünü asimile etme çabaları, çevre dostu gibi görünen ekoturizmin yerlilerin yaşam alanlarını tahrip etmesi, marka kültürünün egemen hale gelmesi, postmodern çeşitlilik kültürünün farkları klişelere indirgeyip standartlaştırması kitapta değinilen konulardan bazıları.
  • Necmi Zeka
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    378,19 KB
    Eser Türü: Kitap
    Postmodernizm son yıllarda felsefeden edebiyata, mimarlıktan resme, Batılı kültür dünyasını enine boyuna kuşatmış olan bir başlık. 70'lerde, iki yüz yıllık bir huzursuzluğu dile getirebilmenin meşru ortamını, kanallarını ve terimlerini nihayet bulabilmenin coşkusu doruk noktasında iken, kendilerini bu dalgalanmaya kaptırmayanlara basit bir dekor değişikliği gibi görünüyordu. 80'lerde ise, etkinliğinin artmasına paralel olarak, bir kabuk değiştirme süreci olarak düşünüldü. Artık olup biten her şey üzerine söz söyleyen "Postmodernizm"in de "üzerine" konuşulmaya başlandı. Kısacası "Postmodernizm", etrafa kritik gözle bakabilecek bir konum değil yalnızca; aynı zamanda da başka kritik yerlerden seyri izlenen ve yorumlanan bir gerçeklik. "Postmodernizm"i bizdeki kamuoyuna kapsamlı bir biçimde ilk kez tanıtan bu derlemeyi hazırlarken, bir yandan da söz konusu kültürel iklimi yansıtmaya çalıştık. Seçilen yazarlar farklı angajmanlara sahip. Lyotard postmodernist bir filozof olarak tanınıyor. Habermas modernist tasarıya günümüz koşullarında sahip çıkmanın yollarını arıyor. Jameson ise bir marksist olarak "geç kapitalizmin mantığı"nı, ona karşı direnç noktaları bulmak için analiz ediyor.
  • Fredric Jameson, Jürgen Habermas, Jean-François Lyotard
    metin - Türkçe
    4 Ayrım
    758,21 KB
    Eser Türü: Kitap
    Postmodernizm son yıllarda felsefeden edebiyata, mimarlıktan resme, Batılı kültür dünyasını enine boyuna kuşatmış olan bir başlık. 70'lerde, iki yüz yıllık bir huzursuzluğu dile getirebilmenin meşru ortamını, kanallarını ve terimlerini nihayet bulabilmenin coşkusu doruk noktasında iken, kendilerini bu dalgalanmaya kaptırmayanlara basit bir dekor değişikliği gibi görünüyordu.
  • İsmet Emre
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    1,29 MB
    Eser Türü: Kitap
    Edebiyatın postmodernizeyle olan ilişkisini, roman türünden hareketle belirleme girişimi olarak addedilmesi gereken bu çalışmanın temel amaçlarından biri de teorik bir çerçeve kurmaktır. Doğrusunu söylemek gerekirse üzerinde ayrıntılarıyla durulmuş bir konu olmadığı için postmodern anlayışın içine postmodern edebiyatı yerleştirmekte bir hayli zordur. Henüz edebiyat alanında konuyla ilgili derli toplu bir çalışma yoktur. Üstelik, postmodernistlerin post yapısalcılık adını verdikleri metodolojinin teorik tarafıyla ilgili malzeme bolluğuna karşın, işin pratiğiyle ilgili bir çalışma bulunmaması da bu kitabın zorluklarından birini oluşturmuştur. Kitabın bu eksikliği doldurması isteğiyle okuyucunun beğenisine sunulmuştur.

Sayfalar