En Son Eklenenler

Toplam 58696 sonuçtan 111 - 120 arası görüntüleniyor.
  • AYNİL ONUR YÜKSEL
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    2,76 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman
    Konusu:
    Kim düşlemez ki Plaza hayatını, trafiği, stresi şehide bırakıp; Begonviller, sardunyalar arasında yaşamayı? Aşk sevgi ve dostluk üzerine romantik bir roman Aşk kapıyı çaldığında, Naif bir kadının romantik komedi tadında heyecanları, Uçarı ruhlu bir erkeğin bu duyguyla ilk kez tanışması... Korkuların ve sırların gölgesinde filizlenen aşk... Yaşamın dikenli yollarında yara bere ala ala ilerlerken, Karşılarına çıkan en dramatik olaylardan sonra bile, Dostluk ve dayanışmanın gücü sayesinde ''Hayat devam ediyor'' dedirten umut ışıkları... Okuyan herkesin farklı yorumlayacağı Tartışılacak final...
  • Nil Sakman
    insan sesi mp3 - Türkçe
    11 Ayrım
    134,88 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Seslendiren : BELGİN MERDİVENCİ
    Konusu:
    “Bir varoluşun kaydını tutuyorum. Hepsi bu. Kendi varoluşumun kaydını. Ne söyleyebilirim? Hazırlıksız yakalandığım çaresiz bir hastalığı üstümden atmaya çalışır gibi bir ömür geçirdim,” diyerek başlıyor söze Süreyya. “Ve öyküsü sessiz kalmış, kendi kendine yitip gitmiş diğer tüm kadınlar”ın coğrafyasını, alelade ya da olağanüstü tüm oluş hallerini işliyor. Kadınlığın ön bahçesinde kabul edilebilir oyunlar oynarken arka sokaklarında aynı kadınlığın en kuytuda kalmış düşüncelerini gün yüzüne çıkarıyor. Sıra dışı, meydan okuyan, direnen, pes etmeyen, bağıran ya da sessizliğe boğan bir kadının kendi gökyüzünü aydınlatmak için yıldızlarını göğe taşıması da denilebilir Süreyya’nın yaptığına. Ruhu cinsiyetsiz, bedeni kadın olan, bütün ayrımcılıkları reddeden birinin kendi olabilmek ve olduğu hali koruyabilmek adına en yakınlarına karşı verdiği mücadelenin öyküsü. Nil Sakman, birçok metne gönderme yaptığı, feminist yazını bir basamak daha yukarı taşıdığı Süreyya’da ısrarla üzerinde durduğu tek bir benliğin “çoğul seslerini” duymamızı sağlıyor. Belki de baş kaldıran, kendine has ve özgün bu sese kulak vermek her şeyi değiştirecektir. “İçinde bir yabancıyı taşıdığını düşünüyorsun. Binbir yüzü olan, seni oradan oraya sürükleyen bir yabancı. Saldırıya uğradığında bir canavara dönüşüyor. Rahatladığında miskin, uyuşuk, bencil birine. Dara düştüğünde somurtup oturuyor. Sen sandığın bu şeyi, koşulların belirliyor. Yolunu şaşırmış bir türün çocuğusun.”
  • Erhan Altunay
    insan sesi mp3 - Türkçe
    29 Ayrım
    985,16 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Edebiyat
    Seslendiren : Canan Kırmacı
    Konusu:
    Bazı büyük sırlar, ancak iyi bir masalın içindeyken açığa çıkabilir. Masalın içinde geçmiş ya da gelecek yoktur. Sen babanın beşiğini tıngır mıngır sallarken geçmiş ve gelecek aynı An’da şekillenir. Kendisi de bir masal olan İstanbul’da An’lar içinde gerçekleşen bu masal, saf hakikattir. Ortaçağda alevlenen bir aşk hikâyesi kutsal emanetlerin peşindeki şövalyelerin dünyasına sızarsa neler olur? Bir aşk, geleceğin ve geçmişin kaderine tesir edebilir mi? Aynı aşk her çağda yeniden doğabilir mi? Bu Masal’ı okurken büyülü İstanbul’un uzak ve yakın geçmişinde saklanan sırlarını öğrenecek, üstelik tarihin bize anlatıldığından çok farklı olduğunu da anlayacaksın. Öğrendiklerinden sonra artık hiçbir şey senin için de eskisi gibi olmayacak. Çünkü bundan böyle kendi masalını yazabiliyor olacaksın.
  • Donato Carrisi
    insan sesi mp3 - Türkçe
    48 Ayrım
    862,17 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Polisiye Roman
    Seslendiren : Binnur OLGUNER
    Konusu:
    Seni arıyordu. Seni buldu. Sen doğru kişisin. Artık seni öldürebilir. Genç bir doktor olan Monica, acil bir çağrı üzerine gittikleri evde kalp krizi geçirmekte olan adama müdahale eder. Fakat adamın göğsünde “Öldür Beni” yazan bir dövme vardır. Hemen arkasında ise yerde kırmızı bir paten bulunuyordur. Üstelik bu patenler Monica’nın yıllar önce cani bir seri katil tarafından öldürülen ikizine aittir ve yerde yatan bu adam da o caninin ta kendisidir. Gerçekler gün gibi ortada olsa da kötülüğü ancak gözleri zifirî karanlığa alışanlar görebilir. Roma: Şiddetli bir yağmurun Roma’yı esir aldığı bir gün genç bir kız ortadan kaybolur. Clemente ve Marcus isminde gizemli iki adam, sıra dışı bir şekilde kaybolan kızı kendi yöntemleriyle aramaya başlarlar. Clemente’nin görevi yol göstermektir. Marcus’unki ise detaylardaki kötülüğü görmek ve kusursuz görünen cinayetleri çözmektir. Milano: Olay yeri fotoğrafçısı olarak çalışan Sandra kocasının, ölümünün ardından ona bıraktığı ipuçlarını takip etmeye karar verir. Bu ipuçları onu Marcus’a götürür. Hiçbir ortak noktaları yokmuş gibi görünse de araştırmayı birlikte yapmaya başlarlar ama bu, onları tahmin bile edemeyecekleri kötülüklerle karşı karşıya bırakır. Üstelik ölümlerin de bir sonu gelmemektedir. “Donato Carrisi bu kitabında gerilim ile merak unsuru dengesini mükemmel bir şekilde yakalamış. Carrisi, Sandra ve Marcus gibi oldukça zeki ve sempati duyulacak karakterler yaratmış. Bunun yanı sıra çoklu olay örgüsü ve hikâyenin sonu hayranlık verici.” USA Today “Gerçekten ustaca yazılmış bir kitap. Ruhlar Mahkemesi bir karakterin hikâyesinden diğerine geçerek ve zamanda sıçramalar yaparak okuru sürüklüyor. Carrisi merak unsurunu neredeyse dayanılmaz hale getirerek kitaba mükemmel bir son yazmış.” BookPage “Ruhlar Mahkemesi her sayfasında okurunu korkunun kıyısında tutuyor ve iyilik ile kötülüğün arasındaki bu savaşın nasıl biteceğini merak ettiriyor.” Il Fatto Quotidiano
  • John Freely
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    18,21 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Kültür, Tarih
    Konusu:
    Robert Kolej ve Boğaziçi Üniversitesi’nde fizik profesörü olarak görev yapmış olan John Freely’nin (ö. 2017) kaleme aldığı bu kapsamlı eser, kökenleri 19. yüzyıla uzanan bir Amerikan kurumunun, Türkiye’nin en saygın ve küresel ölçekte itibarlı üniversitelerinden birine dönüşmesinin dikkat çekici hikâyesini anlatmaktadır. Temelleri 1863 yılında İstanbul’da, Dr. Cyrus Hamlin ve hayırsever Christopher Rheinlander Robert tarafından —ABD sınırları dışındaki ilk Amerikan koleji olarak— atılan Robert Kolej, 1971 yılında tarihi bir dönüm noktası yaşamıştır. Kurum, 1971 yılında, Robert Kolej’in zengin akademik mirasının bir kamu üniversitesinin sorumluluklarıyla birleştirilmesi sonucunda Boğaziçi Üniversitesine dönüştürülmüştür. 1980’li yıllardan itibaren gerçekleştirilen reformlar ve kurumsal hamlelerle üniversite, küçük bir kolej yapısından dinamik ve uluslararası ölçekte tanınan bir devlet üniversitesi haline gelmiştir. 160 yılı aşan mirasıyla Boğaziçi Üniversitesi, eğitimde mükemmeliyet, katılımcı yönetim ve düşünce özgürlüğünü temel ilkeleri olarak benimsemiştir. 2000’li yılların başına kadar uzanan bu sürükleyici anlatıda okurlar, kurumun tarihsel süreçte karşılaştığı zorlukları nasıl aştığını ve bugünkü seçkin konumuna nasıl eriştiğini keşfedecek. Robert Kolej ve Boğaziçi Üniversitesi arşivlerinden kapsamlı biçimde yararlanan ve kurumun tarihinin yarım asrına bizzat tanıklık eden John Freely, bu dönüşümü açık bir şekilde kayda geçirmiştir. Bir bilim insanı olduğu kadar bir İstanbul âşığı da olan yazar, kurumun "Doğu" ile "Batı" arasında nasıl entelektüel ve kültürel bir köprü kurduğunu da çözümlemektedir.
  • AYNİL ONUR YÜKSEL
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    4,41 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Konusu:
    Ulu selvi ağaçları arasında, terkedilmiş yüz yıllık taş evde bir grup gencin sırf eğlence olsun diye giriştikleri ruh çağırma seansı sonrası gelişen sıra dışı olaylar. Kanatları olduğunu çok geç keşfetmişti ve şimdi uçma zamanıydı. Paranormal yetenekleri olan, lavanta rengi, kristal gözlü, ışığa karşı aşırı duyarlı, albino hastası İris ile hayatı pek ciddiye almayan Derin’in yolları Çanakkale Boğazı’nın Ege Denizi ile birleştiği yerde tesadüfen kesişir. Çünkü ölümsüz ruhların bilgeliği onları çağırmaktadır.
  • Riley Sager
    insan sesi mp3 - Türkçe
    45 Ayrım
    918,95 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Seslendiren : Jale Anıl
    Konusu:
    BAZI SIRLAR KARANLIKTA KALMAYI REDDEDER. Hemlock Circle’da şimdiye kadar yaşanan en kötü olay, Ethan Marsh’ın arka bahçesinde gerçekleşmişti. Bir temmuz gecesi, on yaşındaki Ethan ve en yakın arkadaşı olan kom­şusu Billy, New Jersey’deki sakin ve şirin bir çıkmaz sokakta, bakımlı bir çimenliğe ku­rulmuş bir çadırda uyuyakaldılar. Sabah olduğunda Ethan tek başına uyandı. Billy ortada yoktu ve ondan bir daha haber alınamadı. Otuz yıl sonra Ethan, o çocukluk evine geri dönmek zorunda kaldı. Kâbuslarla ve uyku­suzlukla boğuşurken gecenin bir yarısı tuhaf şeyler fark etmeye başladı. Birileri garip saatlerde çıkmaz sokakta dolaşıyor gibiydi ve Billy’nin varlığına dair izler Ethan’ın arka bahçesinde ortaya çıkıp duruyordu. Biri acımasız bir oyun mu oynuyordu? Yoksa uzun zamandır öldüğü düşünülen Billy, bir şekilde Hemlock Circle’a geri mi dönmüştü? Bu gizemli olaylar, Ethan’ı o gece gerçekten ne olduğunu araştırmaya itti. Bu arayış, onu eski arkadaşları ve komşularıyla yeniden bir araya getirirken, aynı zamanda Hemlock Circle’ı çevreleyen ormana sürükledi. Billy’nin içinde hayaletlerin dolaştığını iddia ettiği ve esrarengiz bir enstitünün bulunduğu o ormana… Ethan gerçeğe yaklaştıkça hiçbir yerin güvenli olmadığını fark etti. Geçmiş, bugüne musallat olmanın yolunu bir şekilde buluyordu ve o gece yaşananları ortaya çıkarmak Ethan’ın yapabileceği tek şeydi. “Gecenin Bir Yarısı, Riley Sager’ın ustalığının zirvesi. Karanlık, ürkütücü ve sürprizlerle dolu bu hikâyeyi okurken karşılaşacağınız dokunaklı sona asla hazırlıklı olamayacaksınız.” —SIMONE ST. JAMES “Sager ters köşelerin ustası ve bu kitapta da onlardan bol bol sunuyor. Kurgu aynı zamanda 90’lar nostaljisiyle dolu; arka bahçede kol gezen ürpertici şeyler ve yakındaki ormanda gizlenmiş gizemli enstitü, bu kitabı sürükleyici kılan asıl unsurlar.” —NEW YORK TIMES BOOK REVIEW “Riley Sager’ın tüm romanlarını okudum ve Gecenin Bir Yarısı artık benim yeni favorim. Çözülememiş bir gizemi, çocukluk arkadaşlıklarını ve gecenin karanlığında duyulan ürpertici şeyleri anlatan, hem tatlı hem de ürkütücü bir hikâye. Bolca 90’lar nostaljisi ve asla tahmin edemeyeceğiniz sürprizlerle dolu… Cesaretiniz varsa, ılık bir yaz akşamında el fenerinizi alıp bu kitabı dışarıda okuyun!” —JASON REKULAK “Sager’ın kaleme aldığı Gecenin Bir Yarısı , doğaüstü unsurlar taşıyan, sürprizlerle dolu bir kurgu. Yazar aynı zamanda arkadaşlığın karmaşık doğasını, ergenlik döneminin bunaltıcı ruh hâlini ve derin bir kayıpla başa çıkabilme konularını da ele almış.” —USA TODAY “Riley Sager’ın en iyi yaptığı şey tam olarak bu. Okurları şüpheye düşürmeyecek koşullar ve karakterler yaratıyor; ardından okurların emin olduğunu düşündüğü her şeyi yeniden gözden geçirmelerine sebep oluyor. Finali ise hem tatmin edici hem de dokunaklı.” —BOOK REPORTER
  • ZÜHAL ÖLMEZ, MÜCAHİT KAÇAR, IRMAK KAÇAR, SEVGİ YAVUZ ODUNCU
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    20,82 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Antoloji
    Konusu:
    Çağatay Edebiyatının seçkin şairlerine ait gazelleri merkeze alan bu eser, Çağatay Türkçesiyle kaleme alınmış şiirlerin dil özelliklerini ve anlam dünyasını günümüz okuruna ulaştırmayı hedefleyen titiz bir çalışmanın örneğidir. Farklı disiplinlerden araştırmacıların katkısıyla hazırlanan eserde Çağatay sahası ile Osmanlı divan geleneği arasındaki müşterek yönler de ortaya konulmaktadır. Çağatay Türkçesinin söz varlığını ve dil özelliklerini bütüncül bir yaklaşımla ele alan bu kitap; Türk dili ve edebiyatı araştırmacıları, lisans ve lisansüstü öğrencileri ile klasik Türk şiiri üzerine çalışan okurlar için güvenilir bir başvuru kaynağı niteliği taşımaktadır.
  • Cemal Demircioğlu
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    2,28 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Araştırma/İnceleme
    Konusu:
    Cemal Demircioğlu bu kitapta, 1980’lerden günümüze çeviri tarihi ve tarihyazımı konularında geliştirilen akademik söylemleri ele almaktadır. Türkiye’den ve dünyadan araştırmacıların çeviri tarihini düşünme biçimlerini tartışan yazar, alanın metodolojik sınırlarını yeniden tanımlamaktadır.. Eser, Osmanlı kültüründe çeviri olgusunu ve Arap-Fars-Türk edebiyatları arasındaki tarihsel etkileşimi karşılaştırmalı bir bakış açısıyla incelemektedir. Yazar, çeviri eyleminin doğasındaki "yorumlama" faaliyetine dikkat çekerek kuramsal tartışmalar ile tarihsel araştırmalar arasındaki bağları güçlendirmektedir. Çeviribilimde Tarih ve Tarihyazımı, çevirinin kültürlerarası etkileşimdeki gücünü ve tarihyazımındaki yerini derinlemesine kavramak isteyen tüm okurlar için nitelikli bir rehberdir.
  • Terry Pratchett
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    65,05 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman
    Konusu:
    Alayına Posta! Hayalî evrenlerin azametli mucidi Sör Terry Pratchett'ın benzersiz yaratımı “Diskdünya”nın ilk kez Türkçeye çevrilen otuz üçüncü kitabı Postane, alayına posta koymaya ant içmiş özgür ruhlu insanların cirit attığı, yolsuz devlerle mücadeleye baş koyan deli delikanlıların cenge tutuştuğu, amansız bir serüven. Dünya çapında 100 milyonun üzerinde satan kırk bir kitaplık serinin, dipsiz bir alavere dalavere çukurundan beslenen bu entrikası en bol macerası, “Sanayi Devrimi” romanlarının da dördüncü halkası. İyiyle kötüyü aynı ipte yürütmekten imtina etmeyerek keskin sınırlara kafa tutan Pratchett, romanında herkesin mutlaka hassas bir damarı bulunduğuna ve bunun da çoğunlukla “açgözlülük” olduğuna atıfta bulunuyor. “Adı hâlâ yaşayan kişi, ölü değildir.” İşte tam da Nemly von Lipwig'in şanına yaraşır bir tanımlama! Ne de olsa, parlak bir camı elmas diye yutturabilecek, Bul Karayı Al Parayı oyununun kurallarını sil baştan yazabilecek hünerde bir adam duruyor karşımızda! Dolandırıcılığın şahı, üçkâğıtların babası, sözcüklerin ustası olarak bir zamanlar kimselerin eline su dökemeyeceği Nemly şimdilerde darağacının ucunda kaderini bekliyor: Ya ölüme boyun eğecek ya da kendisini ziyaret eden kara bir meleğin iş teklifini kabul edecek! Peh, başpostacılık mı? Hem de insanların mektup yazmaya üşendiği bir devirde! Nemly pek hevesli olmasa da, “afili” kariyeri için keskin bir manevra yapmak zorunda. Ama zaten, Ankh-Morpork'un kadim -o kadar kadim ki artık aslında fosil- Postane'sini diriltmesi için ondan daha cesur ve pervasız başka kim düşünülebilirdi ki? “İnsanlar tuhaftı. Beş dolar çalarsanız sizi adi hırsız sayarlardı ama binlerce dolar çalarsanız ya hükümet olurdunuz ya da kahraman...” Terry Pratchett yine ezberlerimizi bozduğu bu kitabında, dürüstlerin dünyasındaki en büyük hilenin, insanların dünyayı görme şeklini değiştirmekten; dünyayı, olmasını istedikleri gibi görmelerini sağlamaktan geçtiğini ileri sürüyor. Diskdünya evrenine “yumuşak” ama ayakları yere sağlam basan bir giriş yapmak için en ideal serüvenlerden biri olarak gösterilen Postane, sürükleyici kurgusu ve komik diyaloglarının arka planında posta hizmetlerinin tarihçesini anlatmaktan da geri kalmıyor. “Dünya harika bir yerdi; dürüst insandan yana yoksul, dürüst insanla dolandırıcı arasındaki farkı görebileceğine inanan kişilerden yana zengin bir yer...”

Sayfalar