Eserlere Göre Listeleme

Toplam 2446 sonuçtan 1111 - 1120 arası görüntüleniyor.
  • Ridley Scott
    insan sesi mp3 - Türkçe
    1 Ayrım
    136,59 MB
    Eser Türü: Sesli Betimleme
    Seslendiren: Barış Bölükbaşı
    General Maximus'un imparatorluk içerisinde yükselmesi karşısında kıskançlığa kapılan tahtın varisi Commodus, general ile ailesinin derhal öldürülmesi emrini çıkarır. Ölümden zor kurtulan Maximus'u artık kölelik yaşamı beklemetedir. Arenaya gönderilerek orada bir gladyatör olarak eğitilir. Yıllar sonra Roma'ya geri döndüğünde tek bir amacı vardır. Yeni İmparator Commodus'u öldürerek karısıyla oğlunun katledilmesinin intikamını almak... Maximus arenalarda geçen yılları boyunca çok önemli bir gerçeği öğrenmiştir. İmparatorun gücü ne kadar fazla olursa olsun halkın iradesi ondan çok daha güçlüdür ve intikamını alabilmenin tek yolu imparatorluğunun en büyük kahramanı olabilmekten geçmektedir. Roma'daki büyük Colloseum Arenası'nın tam ortasında durmakta olan Romalı gladyatör, bakışları imparatorun locasına dikilmiş halde kararı beklemektedir. Yaşamın ve ölümün gücünü elinde bulunduran imparatorun baş parmağı havaya kalkmış durumdadır. Ucunun aşağıya dönmesiyle birlikte imparatorluğun acımasız yasaları işleyecek ve yendiği rakibini öldürmesi için gladyatöre gerekli sinyali vermiş olacaktır.
  • Abdurrahman Uzunaslan
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    3,73 MB
    Eser Türü: Kitap
    Basit mezar stelleri antik nekropolleri süsleyen ve yaşadıkları çağda zoraki kahramanlıklarının karşılığını hiçbir şekilde görememiş, buna karşın çetin yaşam serüvenleri insanoğlunu cezbetmiş çaresiz bir kitlenin tarihidir gladyatörlerin geçmişi. Toplum tarafından infame (kötü) yaftası vurulan, başlangıçta yalnızca savaş esirlerinden ve cinayet suçlularından oluşan bu gruba, sonraları ekmek ve ün derdine düşmüş gönüllü dövüşçüler de katılmış, bunlara kana susamış seyirciler ve gözünü para hırsı bürümüş organizatörler de eklenince, gladyatörler sonu gelmez bir filmin zavallı figüranları haline gelmişlerdir. Başlangıçta aristokrat Romalıların cenaze törenlerinde boy gösteren ve ölümüne dövüştürülen tutsaklar, çok geçmeden sıradan Roma vatandaşlarının da izleyebildiği profesyonel organizasyonlarda boy göstermeye başlamışlardır. İmparator kültüne saygının kentlerdeki en belirgin ifadesi olarak algılanan gösteriler, M.S. 6. yüzyıl ortalarına kadar aralıksız bir şekilde devam etmiştir. Geç Antik Dönem sonunda toplumda artan sosyo-ekonomik bunalımlara, Hıristiyanların artan baskısı ve köle kaynaklarının tükenmesi gibi nedenler de eklenince, gösteriler kaçınılmaz olarak ortadan kalkmıştır. Elinizdeki bu çalışma, basit bir cenaze töreninden karmaşık bir gösteri yumağına dönüşen, bu özelliğiyle de her tabakadan insanı yüzyıllar boyu arenalara, amfi tiyatrolara ve stadyumlara sürükleyen gladyatörler ve vahşi hayvan dövüşçülerinin serüvenini tüm sosyal boyutlarıyla gözler önüne sermektedir.
  • Doğu Perinçek
    insan sesi mp3 - Türkçe
    22 Ayrım
    242 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Levent Filyos
  • insan sesi mp3 - Türkçe
    Eser Türü: İlaç Prospektüsleri
    Seslendiren: Ecz. Sena Tuğcu Acar
  • insan sesi mp3 - Türkçe
    Eser Türü: İlaç Prospektüsleri
    Seslendiren: Dilek Özkan

    İlaç Prospektüsüdür.

  • insan sesi mp3 - Türkçe
    Eser Türü: İlaç Prospektüsleri
    Seslendiren: Ecz. Devrim Büyükacaroğlu
  • insan sesi mp3 - Türkçe
    Eser Türü: İlaç Prospektüsleri
    Seslendiren: Eczacı Sema Cantaş Özveren

    İlaç prospektüsüdür.

  • insan sesi mp3 - Türkçe
    Eser Türü: İlaç Prospektüsleri
    Seslendiren: Ecz. Serkan Aygan
  • Ayn Rand
    insan sesi mp3 - İngilizce
    1 Ayrım
    58,8 MB
    Eser Türü: Dersler
  • Theo Nichols , Nadir Suğur
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    931,46 KB
    Eser Türü: Kitap
    Globalleşme sürecinin temel önemde bir paradoksu: Sermaye globalleşir, dünyanın her yerinde serbestçe dolanır ve birörnek uygulamaları yerleştirirken, emek ve emeğin örgütlenmesinin yerel koşullara tâbi kalması... Theo Nichols ve Nadir Suğur, ülkenin teknolojik olarak en gelişkin ve en büyükleri arasında yer alan yedi firmada/fabrikada yaptıkları araştırma, bu paradoksun Türkiye’deki görünümü hakkında ayrıntılı bir resim çiziyor. Büyük fabrikalar ve formel üretim örgütlenmesi ‘eskidi’ mi, yoksa hâlâ bir önem ve itibara sahip mi? Firmalar ve yöneticiler modern yönetim tekniklerini nasıl algılıyor ve nasıl uyguluyorlar? İşçiler, bu teknikleri ve genel olarak ‘sanayi kültürü’nü nasıl algılıyor? Toplumsal cinsiyet, etnisite, hemşehrilik, işçi sınıfı kültürü ve bilinci üzerinde nasıl etkilere sahip ve bu etkiler nasıl bir değişim içinde? Yazarlar bu sorulara cevap ararken, ‘çalışma hayatı’, sanayi, modernleşme ve işçilerle ilgili çalışmalara hâkim olan kalıplaşmış yargıları da sorguluyorlar.

Sayfalar