Adı Angels Flight (=Meleklerin Uçuşu) olan ve Los Angeles merkezinden bir tepeye karşılıklı inip çıkan iki vagondan oluşan antika bir tren hattının gece yarısı son seferinde kapılar açıldığında, içindeki iki yolcusu kurşunlanarak öldürülmüş olarak bulunur. Yolculardan biri işinden evine dönmekte olan bir temizlikçi kadın, diğeri ise polis zorbalıklarına karşı açtığı davalarla ünlü medyatik siyahi avukat Howard Elias'tır. Polisin siyahlara gösterdiği ırkçı şiddet ve haksızlıklara karşı (Rodney King olayı gibi halk ayaklanması, cinayet, yangın ve yağmalama ile sonuçlanabilecek) davalar açan ünlü avukatın öldürülmesi, şehirde ve polisler arasında büyük yankı ve gerginlik yaratır. Çünkü Elias'ın aldığı son dava, LA Cinayet masası dedektiflerinin, yakaladıkları ve küçük bir beyaz kıza tecavüz ederek öldürmekle suçladıkları, eski sabıkalı bir siyahi olan Michael Harris'in, polis sorgusunda vahşice işkence görerek itirafa zorlanması sonucunda sakat kalması ve müvekkilinin masum olduğunu mahkemede kesinlikle ispatlayacağını söyleyerek LAPD'ye karşı açtığı milyar dolarlık tazminat davasıdır. Bu dava nedeniyle, Harris'in suçlu olduğuna inanan bütün polisler ve öldürülen küçük kızın son derece zengin ve politik olarak da güçlü ailesi başta olmak üzere beyazlar, ünlü avukat Elias'a düşmandır ama halkın yoksul ve siyahi kesimiyle insan haklarını savunan dini önderler, Elias'ı desteklemektedirler. Elias'ın öldürülmesiyle ertesi gün görülecek olan tazminat davası da ertelenir ama şehirde yangınlar ve çetelerin ayaklanmaları başlamıştır bile. Bu gergin ortamda Angels Flight= Meleklerin Uçuşu'ndaki cinayet davasını araştırma görevi Harry Bosh ve ekibine verilir. Hiçbir polisin almak istemediği ve bir polisin öldürmüş olduğu çok muhtemel olan H.Elias'ın katilini arama işini yaparken Bosh, aynı zamanda küçük kızın gerçek katilini de bulmak zorundadır. Çünkü küçük kızın gerçek katilini mahkemede açıklayacağını söyleyen ünlü avukatı da aynı katil öldürmüş olabilirdi.