En Son Eklenenler

Toplam 58440 sonuçtan 1131 - 1140 arası görüntüleniyor.
  • Manuel Castells
    metin - Türkçe
    4 Ayrım
    5,55 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Araştırma/İnceleme
    Konusu:
    Ağ toplumunu kuramlaştıran çalışmalarıyla yaşayan en önemli sosyologlar arasında sayılan Manuel Castells, son beş yıldır dünyanın dört bir yanında patlak veren işgal hareketlerini incelediği bu kitabında toplumsal hareketlerin aldığı yeni biçimleri mercek altına alıyor. İzlanda'da hükümeti değiştiren protestolardan, başta Mısır olmak üzere Arap isyanlarına, İspanya'da Indignados hareketinden ABD'deki Occupy hareketine yeni toplumsal hareketlerin hem kendine özgü niteliklerini hem ortak noktalarını inceliyor. Bu hareketlerin ortak noktası hepsinin internetin ve kablosuz iletişimin desteklediği özerk iletişim ağlarından beslenmesi, hepsinin internet üzerinde yaratılan sanal kamusal mekânın gerçek meydanlara, sokaklara taşınmasıyla can bulması. Castells yeni toplumsal hareketlerin toplumsal, kültürel ve siyasi köklerini, kendi kendine örgütlenme biçimlerini incelediği, teknolojinin bu hareketlerin dinamiklerinde oynadığı önemli rolü değerlendirdiği İsyan ve Umut Ağları'nda bu hareketlerin toplumun geniş kesimlerinde büyük bir destek bulmasının nedenleri üzerinde de duruyor. Somut örneklerden giderek sorduğu en önemli sorular şunlar: Hareket insanların zihinlerini nasıl etkileyip dönüştürüyor? Siyasi değişim yaratabiliyor mu? Tüm dünyadan örnekleri karşılaştırdığı çözümlemesini, kitabın ekler bölümünde verdiği çok sayıda kamuoyu yoklaması verisi ve kitabın konu aldığı işgallerin kronolojileriyle destekliyor. Castells’in Türkiye'de Mayıs-Haziran aylarında patlak veren Gezi protestoları için kaleme aldığı sonsöz, dünyanın dört köşesinde vuku bulan toplumsal hareketlerle Türkiye arasında önemli bir köprü kuruyor. Manuel Castells, dünyanın sayılı üniversitelerinde dersler veren, kent sosyolojisi, toplumsal hareketler, internet çalışmaları, ağ toplumu ve ekonomi politik alanlarında yirminin üzerinde kitap kaleme almış, Türkçeye de çevrilen Enformasyon Çağı üçlemesiyle tüm dünyadan büyük bir okur kitlesinin ilgisini çekmiş bir sosyologdur.
  • Marcia Bartusiak
    metin - Türkçe
    4 Ayrım
    3,97 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Bilim
    Konusu:
    Kara delikler saçmalık derecesinde tuhaftır. Tıpkı tekboynuzlar ve taş canavarlar gibi kara delikler de gerçek evren yerine bilimkurgu ve kadim efsane âlemine aitmiş gibi görünür. Ama aslında güneşimiz kadar gerçektirler. Bu kitap, kara deliklerin bilim sahnesine çıkmasının ayrıntılı tarihini anlatıyor ve kara delik kuramlarındaki son gelişmeleri özetliyor. Her ne kadar kara delik fikri Newton fiziğinden çıkmış olsa da, bilim insanlarının kara delikleri ciddiye almaları Einstein’ın 1915 yılında ortaya attığı Genel Görelilik kuramıyla başlar. Yine de, bu konudaki araştırmaların ivme kazanması, kozmolojik gözlemlerin artmasıyla birlikte 20. yüzyılın ortalarını bulur. Günümüzdeyse kara delik araştırmaları sadece bu ilginç fizik olayının kendisiyle ilgili gerçekleri açığa çıkarmakla kalmaz, aynı zamanda evrenimizin tarihiyle ilgili de bize çok şey anlatır. Hatta Büyük Patlama öncesi neler olup bittiği hakkındaki kuramlar da büyük ölçüde kara delik kuramlarıyla ilgilidir. Nasıl bir evrende yaşadığımızı bilmenin yolu kara delikleri incelemekten geçiyor.
  • Ken Richardson
    metin - Türkçe
    4 Ayrım
    10,58 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Bilim
    Konusu:
    Bu kitap, toplumun üst tabakalarında kendine yer bulmuş, göz alıcı mesleklerde başarıyı yakalamış, servet biriktirebilmiş, ayrıcalıklı bir yaşam süren, yetenekli ve seçkin azınlığa mensup bireyler ve onları bu seviyeye taşıdığı düşünülen zekâları hakkında. Bu kitap, şanslı azınlığın sürdüğü yaşamın sosyal ve ekonomik anlamda çeperlerinde yaşayan, yoksulluk, güvencesizlik ve dışlanmışlıkla baş etmek zorunda kalan yığına mensup bireyler ve onları bu seviyeye ittiği düşünülen zekâları hakkında. Bu kitap, bizleri zekânın tanımlanmış, doğuştan gelen ve testlerle ölçülebilen bir özellik olduğuna inandıran kimi bilimciler ve siyasetçiler hakkında. Bu kitap, Genler, Beyin ve İnsan Potansiyeli madalyonunun öteki yüzü, İdeoloji, Serbest Piyasa Ekonomisi ve Fizyolojik Gerçekler hakkında. Zekâyı aramaya sinir sisteminin mikro patikalarında başlayan Ken Richardson, değişken çevrelere uyum sağlamak için esneklik, işbirliği ve iletişimin yasalaştığı dinamik bir sistemle karşılaşıyor. Genlerin efendi konumunu yitirdiği, işbirliği ve kültürün sonuç değil bağlama dönüştüğü bu bilişsel evrim ortamında sinir sistemimiz diğerlerinin sinir sistemine öylesine bağlanıyor ki sınıflı ve hiyerarşik mevcut toplum kadar olası bir başka seçenek daha ufukta beliriyor: Katılımcı, eşitlikçi, kapısı herkese açık bir dünya! Zekânın Bilimi ve İdeolojisi, olumlu alternatifin hayata geçmesini engelleyen kuvvetlerin farkına varmanızı sağlayacak, genetiğe ve beyne yönelik indirgemeci bakışı sorgulatacak, kaderciliği ve karamsarlığı defetmeye yardımcı olacak elzem bir araç. Yazarın dediği gibi “önümüzdeki görev zorlu, fakat insanlık tarihi bu tür ideolojilerin alaşağı edildiği örneklerle dolu!” Britanyalı psikolog ve yazar Ken Richardson, 1972’de Açık Üniversite’de başlayan akademik kariyeri boyunca zekâ testleri üzerine çalıştı, dersler verdi ve pek çok eser kaleme aldı.
  • Marcy Brink-Danan
    metin - Türkçe
    4 Ayrım
    7,24 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Antropoloji
    Konusu:
    Osmanlı İmparatorluğu ve onun devamı olan Türkiye Cumhuriyeti azınlıklara hoşgörü örnekleri olarak gösterilegelmiştir. Hatta bugün bazı Türkler, geçmişte kalan Osmanlı kozmopolitizmine karşı nostaljik hisler beslemektedirler. Marcy Brink-Danan, geçmişe dair bu görüşleri sorgularken, Yahudilerin gözünde, günümüz İstanbul’unda hoşgörülen bir azınlık olarak yaşamanın ne anlama geldiğini mercek altına alıyor. Çoğunlukla “iyi azınlık” olarak tasvir edilen Türkiye’deki Yahudiler, bölgedeki uzun geçmişlerini kucaklarken, bir yandan da ayrımcılığa maruz kalıyorlar; kurumları, düzenli olarak tehdit ve saldırılara hedef oluyor. Brink-Danan Türkiye’yi bir hoşgörü diyarı olarak resmeden Türk popüler ideolojisindeki çelişki ve boşlukları keşfe çıkarak, Türk Yahudilerin kozmopolitizm ve yurtseverlik, hoşgörü ve şiddet, Yahudiler olarak farklılık ve Türkiye yurttaşları olarak aynılık arasındaki gerilimlerle nasıl başa çıktığını anlatıyor.
  • Mark Fisher
    metin - Türkçe
    4 Ayrım
    3,40 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Felsefe
    Konusu:
    Tuhaf ve tekinsiz dışarıda olanla, ait olmayanla, bilinmeyenle ilgilidir; garip olanı çağrıştırır. Mark Fisher’a göre tuhaf ve tekinsiz birbiriyle yakından ilişkili iki duygu, aynı zamanda 20. yüzyıla damgasını vuran birer üretim biçimidir; film ya da kurgu biçimi, kavrayış biçimi, hatta nihayetinde bir var olma biçimi. Fisher Tuhaf ve Tekinsiz’de, bu kavramların insanın varlık ve yoklukla ilgili sorabileceği en temel soruları barındırdığını anlatıyor. Burada hiçbir şey olmaması gerekirken bir şeylerin olmasının sebebi nedir? Ya da, burada bir şeyler olması gerekirken hiçbir şey olmaması nedendir? Belki de insanlık halinin tam olarak anlaşılabilmesi için incelenmesi gereken sınırda kavramlar olan tuhaf ile tekinsizi Fisher; H.P. Lovecraft, H.G. Wells, M.R. James, Christopher Priest, Joan Lindsay, Nigel Kneale, Daphne du Maurier, Alan Garner ve Margaret Atwood gibi yazarlar ile Stanley Kubrick, Jonathan Glazer ve Christopher Nolan gibi yönetmenlerin eserleri üzerinden inceliyor. Mark Fisher, doktorasını Warwick Üniversitesi Felsefe Bölümü’nde yaptı. Radikal siyaset, popüler kültür ve müzik üzerine yazılar ve kitaplar yazdı
  • Laura K. McClure
    metin - Türkçe
    4 Ayrım
    11,93 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Anı/Mektup
    Konusu:
    Prof. McClure, Antik Yunan ve Roma’da kadınlar ve toplumsal cinsiyet üzerine en son bulgular ve araştırmalardan yararlanarak yazdığı bu eserinde, klasik antikitede kadınların toplumsal kimliğinin doğum, ergenlik, evlilik, çocuk doğurma, yaşlılık ve ölüm gibi yaşam evreleri boyunca biçimlenmesini incelemektedir. Bekâret, kadın bedenine dair tıbbi görüşler, dini roller ve eğitimle ilgili kaygılar da dahil olmak üzere kadın ergenliği, evlilik, annelik, cinsellik, zina ve fahişelik konularını araştıran Prof. McClure, kadınların otoriteyi nasıl kullandıklarını ve toplumsal yaşama katılım imkânlarını da incelemektedir. Klasik dünyada kadınlar ve toplumsal cinsiyet konusunda araştırma yapacaklar için kaynak kitap niteliğindeki bu eser, aynı zamanda ileri okuma önerileri ve bölüm sonlarında yer alan sorularıyla bir ders kitabıdır. Laura K. McClure, Wisconsin-Madison Üniversitesi, Antikçağ ve Eskiçağ Yakındoğu Çalışmaları Bölümü’nde Yunan ve Latin Edebiyatı profesörüdür.
  • John Ehrenberg
    metin - Türkçe
    5 Ayrım
    6,66 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Araştırma/İnceleme
    Konusu:
    Toplulukların çözüldüğü, siyasete yönelik ilgisizliğin her geçen gün arttığı bir ortamda kamusal yaşamı yeniden canlandırmak mümkün mü? Sivil Toplum kitabında, sivil toplumun hem yararlarını hem de sınırlarını inceleyen John Ehrenberg, kavramın siyasal ve kuramsal evrimini özetlerken, akademik ve kamusal söylemdeki yerini de tanımlıyor. Aristoteles'ten ve Aydınlanma fliozoflarından Black Lives Matter ve Occupy hareketlerine kadar her dönemde önemli yansımaları olan sivil toplum kavramının çağdaş siyasal meselelere dair neler sunabileceğini araştıran Ehrenberg, 11 Eylül, küresel finans krizi, ekonomik eşitsizlik ve hızla gelişen teknolojiler gibi olayların çağdaş sivil toplumla ilişkimizi nasıl şekillendirdiğini çarpıcı bir dille ortaya koyuyor. Giderek artan eşitsizliklere karşı harekete geçme çağrısında bulunan Sivil Toplum, siyasal yaşamın temel bir öğesine dair kapsamlı bir bakış sunuyor. John Ehrenberg'in Sivil Toplum'u, Koç Üniversitesi Yayınları’nın, Türkiye Üçüncü Sektör Vakfı (TÜSEV) ve Koç Üniversitesi Sivil Toplum ve Hayırseverlik Araştırmaları Merkezi’nin (KUSİTHAM) iş birliğiyle başlattığı “Sivil Toplum Serisi”nin de ilk kitabı aynı zamanda. Bu seri kapsamında, sivil toplum alanında yabancı dillerde yazılmış değerli kaynak kitapların ve temel eserlerin Türkçede yayımlanmasıyla, sivil toplum tartışmalarına yeniden bir canlılık getirmek amaçlanıyor.
  • Marc David Baer
    metin - Türkçe
    4 Ayrım
    6,58 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Osmanlı Tarihi
    Konusu:
    Marc David Baer’in çeşitli akademik dergilerde yayımlanan makalelerinden oluşan Atmeydanı’nda Ölüm, Osmanlı tarihinin kara deliği olan 17. yüzyıla odaklanıyor. Yarısı IV. Mehmed’in iktidarıyla geçen bu yüzyıl, hoşgörünün ortadan kalktığı, din içi ve dinler arası ilişkilerde şiddetin yükseldiği bir dönemdi. Baer, daha Müslüman bir toplum oluşturulması için şiddeti gerekli gören, köktendinci Kadızâdeli hareketinin bu dönemde zirveye çıkışının nedenlerine yakından bakıyor ve bu hareketin etkisi altına giren devletin yürüttüğü yaygın İslamlaştırma çabalarını farklı örnekler üzerinden ele alıyor. 1660 yılında İstanbul’da, özellikle Hıristiyan ve Yahudilerin yoğun olarak yaşadığı mahalleleri etkileyen büyük yangının Osmanlı hanedanı nazarında şehrin İslamlaştırılması için bir fırsat yarattığını öne süren Baer’e göre, kadınların eski hayatlarından kurtulma şansı gibi gördükleri ihtida da bu İslamlaştırma çabalarına katkıda bulunuyor. Zina yaptıkları iddia edilen Yahudi bir adamla Müslüman bir kadının idamlarını konu alan makalesinde, bu ağır cezanın toplumsal cinsiyet düzeninin ve dini hiyerarşinin korunmasına hizmet ettiğini gösteriyor. Dönemin vakanüvisleriyle başka tarihçileri karşılaştıran Baer, padişahın iktidarını güçlendirmek amacıyla tarihyazımını kullanarak ideal sultan imgesi çizdirme yönündeki çabalarının sonuçlarını gözler önüne seriyor. Hoşgörü ve ihtidanın tartışıldığı son bölümde Baer, hoşgörünün temelinde bir eşitsizlik olduğunu, Osmanlı’nın toplumsal cinsiyet, din ve sınıf farklarını bu eşitsizlik üzerinden yönettiğini savunuyor. Marc David Baer, London School of Economics and Political Science Uluslararası Tarih Bölümü’nde profesör.
  • Joel Beinin
    metin - Türkçe
    4 Ayrım
    6,16 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Araştırma/İnceleme
    Konusu:
    İmparatorluklar çağından ulus-devlete geçiş süreciyle birlikte çalışan kesim tarihin bir konusu olarak nasıl değerlendirilmeli? Sonraki dönemlerde devlet destekli kalkınma çabaları, popülist milliyetçilikler ve egemen otoriter rejimler nasıl bir benzerlik gösterdi? İşçiler ve çiftçiler emperyalizme karşı nasıl direndiler? Modern Ortadoğu’da İşçiler ve Çiftçiler’de Joel Beinin, 18. Yüzyılın ortasından başlayarak Osmanlı İmparatorluğu ve onun devamı niteliğindeki Müslüman çoğunluğa sahip Balkanlar, Türkiye, Ortadoğu ve Kuzey Afrika’daki devletlerdeki çiftçiler, kentli zanaatkârlar ve modern işçi sınıfının tarihini anlatıyor. Sıradan insanların siyasi, ekonomik ve toplumsal hayatlarına dair Hindistan Madun Çalışmaları ekolünden esinlenerek yeni bir bakış açısı sunuyor. Osmanlı İmparatorluğu’ndan Türkiye Cumhuriyeti’ne geçiş sürecine de oldukça geniş bir yer ayıran Beinin, bu süreci çalışan kesim açısından bir kopuş değil süreklilik anlatısı olarak yorumluyor. 20. Yüzyılın sonlarına kadar Ortadoğu’da çalışan kesimin yeni gelişen kapitalist dünya düzeni içerisinde nasıl konumlandığını kısmen kendi yaşadığı deneyimler ve ilgili ülkelerde (özellikle Mısır’da) yaptığı çalışmalarından kısmen de ikincil kaynaklar üzerinden inceliyor. Joel Beinin, Stanford Üniversitesi’nde Ortadoğu Tarihi profesörü.
  • Edward O. Wilson
    metin - Türkçe
    4 Ayrım
    9,70 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Araştırma/İnceleme
    Konusu:
    Tarihte ilk kez, on yıl ilerisini düşünen kişiler arasında, küresel bir oyunun sonunu oynamakta olduğumuz kanısı oluştu. İnsanlığın yarattığı sorunlar hem küresel hem de sürekli artıyor. Aklımızda ekonomik büyüme, dizginlenmemiş tüketim, sağlık ve bireysel mutluluktan başka bir amaç olmadan debelenip duruyoruz. Yüzyılın bu en büyük sorunu ancak ahlaki düşüncede temel bir değişiklik, insan dışındaki canlılara büyük bir bağlılıkla çözülebilir. Türümüzün miras aldığı bu güzel dünyanın biyosferi oluşturmasının 3,8 milyar yıl aldığını asla unutmamalıyız. İnsanlık küresel biyolojik çeşitlilik hakkında çok daha fazla şey öğrenmedikçe ve bu çeşitliliği korumak için hızla harekete geçmedikçe, Yeryüzü’ndeki yaşamı oluşturan türlerin çoğunu kısa zamanda kaybedeceğiz. Yarım-Dünya önerisi, sorunun önemine uygun, birincil, acil bir çözüm sunuyor: Ancak gezegenin yarısını veya daha fazlasını ihtiyat olarak bir kenara ayırarak, çevrenin yaşayan kısmını kurtarabilir, kendi varlığımızı da sürdürebilmemiz için gereken dengeyi sağlayabiliriz. Edward O. Wilson, Harvard Üniversitesi Biyoloji ve Zooloji fakültelerinde ders verdi, Harvard’da Frank B. Baird Bilim Profesörü, Mellon Bilim Profesörü oldu. Pellegrino Üniversitesi’nden emekli olduktan sonra ders vermeye devam etti ve Harvard’ın Karşılaştırmalı Zooloji Müzesi’nde entomoloji küratörlüğü yaptı. 2005’te E.O. Wilson Biyoçeşitlilik Vakfı’nı kurdu. Karıncalar konusunda dünyanın en yetkin ismi olarak tanınan Wilson, insanlar da dahil tüm hayvanların sosyal davranışlarının genetik kökenlerini çalışan sosyobiyolojinin önde gelen savunucusudur. İki kez Pulitzer Ödülü olmak üzere sayısız ödül almıştır.

Sayfalar