En Son Eklenenler

Toplam 59358 sonuçtan 11441 - 11450 arası görüntüleniyor.
  • Komisyon
    insan sesi mp3 - Türkçe
    97 Ayrım
    1410,82 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Ders
    Seslendiren : Bağcılar Mehmet Niyazi Altuğ Anadolu Lisesi Öğrencileri
  • insan sesi mp3 - Türkçe
    10 Ayrım
    280,73 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Üniversite Hazırlık
    Seslendiren : Bağcılar Mehmet Niyazi Altuğ Anadolu Lisesi Öğrencileri
  • Burak Sarı
    insan sesi mp3 - Türkçe
    11 Ayrım
    49,55 MB
    Eser Türü: Dergi
    Seslendiren : EEEh Dergi gönüllü ve yazarları
    Konusu:
    “Hani yaşam hakkı kutsaldı?” diye soruyor Burak Sarı. Neden acaba? Yeti farklılıklarımızın güven duygumuza etkisi nedir? Eylem Yurtsever yazdı. Sıradan olma hakkını Nurşen Korkmaz’dan dinliyoruz. Kör ebeveynlerin çocuklarının eline para ya da şeker sıkıştırma hadsizliğini Dilek Başar Açlan’ın kaleminden aktarıyoruz. Sürekli kendini anlatmak zorunda kalmanın yoruculuğunu Meral Sözen anlatıyor. Sevgi Mart Göcen ise ayrımcılığın potporisini hazırlamış. Haydi halaya. Yeti farklılıklarının yapmak istediğimiz şeylere engel olamayacağını anlatan güzel bir çeviriyi Ali Çolak farkıyla okuyoruz. Gülcan Altun ise “Gökyüzü Kadar Kırmızı” filminin değerlendirmesini yapmış. Onunla da yetinmemiş, filmin güncel hayatla kesişimselliğini yakalamış. “İki Kimlik Arasında” ilginç bir başlık değil mi? Bakalım konuk yazarımız Habil Bozkurt ne anlatmak istemiş. Sayının en keyifli yazılarından birisi, konuk yazarımız Ahmet Can Ekiz’den geliyor. Bu aylık bizden bu kadar. Ağustos sayımızda görüşmek üzere.
  • Burak Sarı
    insan sesi mp3 - Türkçe
    10 Ayrım
    52,42 MB
    Eser Türü: Dergi
    Seslendiren : EEEh Dergi gönüllü ve yazarları
    Konusu:
    Merhaba sevgili okurlar, Bundan böyle her sayıda başka bir yazarımız yazacak “Editörden” bölümünü. İlk Talihlimiz Ali Çolak… Ağustos’un bu aşırı sıcaklarında, gönüllerinizi serinletmek umuduyla,güldüren ve düşündüren, farklı dünyaları hayal eden bir sayıla konuk oluyoruz evlerinize. Bu ay dergimizde bazı yenilikler var. İlk önce “Ekibimiz” Ve “Konuk Yazarlık” Bölümleri onarıldı ve tekrar erişime açıldı. İkincisi: artık dergimizi gören insanlar için de erişilebilir kıldık! Dergimizdeki yazılara görsel eklemeye başladık. Okurlarımız için planladığımız daha çok yenilik var ama sürpriz olsun istiyorum. Gelelim yazılarımıza. Toplumun, yeti farklı bireyleri temel haklara sahip bireyler olarak değil de kendi hayatlarına renk katacak objeler olarak görmesini eleştiriyor Burak Sarı “Bir Biz Eksiktik Değil mi” başlıklı yazısında. Kör ebeveynlerin sıklıkla karşılaştığı sorulardan biri çocuklarını farklı tehlikelerden nasıl koruduklarıdır. Bunun pek de düşünülmeyen bir yanını “Ekrandaki Tehlikeyi Sınırlamak” yazısında Nurşen Sunar Korkmaz’dan dinliyoruz. İçimizi serinletecek bir haber de geçen yılın kışından, çok uzaklardan, Fildişi Sahilleri’nden geliyor. Gülcan Altun geçen yıl Aralık ayında düzenlenen bir defile vasıtasıyla, toplumun olumsuz olarak gördüğü bireylerin artık o olumsuz damgasını nasıl reddettiğini anlatıyor “Yaz Sıcağına Soğuk Bir Damga” yazısında. “Tanecik Kitapları”ndan güldüren ve düşündüren iki anıyı Ali Çolak’ın çevirisiyle okuyoruz; Güldüren ve Düşündüren Anılar başlığı altında. Görmeyen birisiyle karşılaşmanın insanların doğru ve yanlış algılarını nasıl bir yana koymaya sevk ettiğini sorguluyor Eylem Yurtsever “Görülmek ve Görülmemek” yazısında. Eğer körseniz; bir poğaçanın nereden alındığına dair bilginiz sorgulanır. Bir yanlışlığa itiraz etme cüretini gösterirseniz arkadaşlarınız şirinlikler yaparak ortalığı yatıştırmaya çalışır. Çünkü sizin yaptığınız her bir itiraz fazla gelir insanlara… Dilek Başar Açlan’ın “Bayatlığın Sınırı Yok” yazısından okuyoruz. Görme engelli çocukların gören çocuklarla beraber eğitim alma hakkını koruma yolunda, veliler ve öğretmenleri bilinçlendirmenin önemini anlatıyor Canan Çam Yücel “Okul Zili Çalacak” yazısında. Yeti farklılığı olan bireylerin herhangi bir insan gibi sorgulanmadan ve engellenmeden hayatını yaşayabildiği bir günü hayal ediyor Sevgi Mart Göcen “Artık şaşırmak istiyorum” yazısında. Kesişimselliği benimseyen bir tek biz değilmişiz. Erişilebilirliği bir insan hakkı olarak gören, erişilebilir bir eğitim vermeye hazır olan ve bu konuda kendini geliştirmeye niyetli başka gruplar da varmış. Detaylarını Meral Sözen’in “LGBT Eğitiminde Bir Kör” yazısından okuyabilirsiniz. Bu aylık bizden bu kadar. Eylül sayımızda buluşuncaya dek hoşça kalın.
  • Burak Sarı
    insan sesi mp3 - Türkçe
    11 Ayrım
    62,09 MB
    Eser Türü: Dergi
    Seslendiren : EEEh Dergi gönüllü ve yazarları
    Konusu:
    103. sayımızdan püfür püfür bir merhaba. Hüznü, romantizmi ve serinliğiyle geldi güzelim Eylül. “Bu sıcakta dergi mi okunur?” bahanesi ortadan kalktı yani. Eylül toparlanıp gitmeden, bakalım bu sayımızda neler var. Bu ay hediyemizi Ali Çolak’tan alıyoruz. Gökyüzüne güzelce bakmayı özlerken bambaşka şeyler anlatıyor Burak Sarı. Bir sosyal medya yazısı üzerinden, toplumun körlüğe bakışını irdeliyor Nurşen Korkmaz. “Toplum” demişken Meral Sözen’in körlük ve açılmaya dair yazısının üzerine fazlaca kafa yoracağız gibi. Eylem Yurtsever, “Başkasının Talihsizliğinden Keyif Duymanın Sıradanlığı” başlıklı yazısında müthiş çıkarımlarda bulunuyor. Başörtülü psikolog olur mu? Cevabı konuk yazarımız Şeyma Büyükurvay’da. “Farklılıklarımıza Ezdirilen Duygularımız” konuk yazarımız Nuri Turhan’ın kaleminden keyifli bir yazı. “Susuz Yaz”ı Gülcan Altun’un kaleminden okuyoruz. Yıllar sonra yüz yüze festival coşkusu yaşıyoruz. Ayrıntılar için muhabirimiz Dilek Başar Açlan’a bağlanıyoruz. Sevgi Mart Göcen’in Şubadap Çocuk ile gerçekleştirdiği harika röportajı kaçırmayın. Ekim’de festivalimiz varsa bilin bakalım başka ne var? Özel sayımız var elbette. O zaman bize müsaade. Yapılacak çok işimiz var. Özel sayımızda görüşmek üzere.
  • Burak Sarı
    insan sesi mp3 - Türkçe
    21 Ayrım
    282,65 MB
    Eser Türü: Dergi
    Seslendiren : EEEh Dergi gönüllü ve yazarları
    Konusu:
    Özel sayımızdan herkese merhaba değerli EEEH Dergi okurları. Şöyle bir arşivi inceledik de ne çok şey yazılıp söylendi bu dergide bugüne kadar. Biz de birbirinden değerli bu yazılar içerisinden sizler için bazılarını seçtik bu aya özel. Gelin hep birlikte bakalım heybemizde neler var. Şimdiden keyifli okumalar. Etrafımızda o kadar “sağlamcı” insan var ki. Bunu test etmek hiç de zor değil. Meral Sözen, 10 soruda sağlamcılığı nasıl test edebileceğimizi çok güzel özetlemiş yazısında. Sağlamcılıkla ırkçılık birbirini nasıl besliyor ve sınıflara ve dolayısıyla sınırlara bölünmüş yeryüzünde göçmenler ve engelliler nasıl ayrımcılığa uğruyor? Burak Sarı’nın kaleminden dökülenler bize tüm şeffaflığıyla özetliyor yaşananları. Ne zaman bir olay yaşansa, suçlu olan kişinin psikolojisinin bozuk olduğu dile getirilir. Peki suçlu olan kişiyi aklamak için öne sürülen bu bahane nöroçeşitlilere yönelik ayrımcılığı nasıl derinleştiriyor? Bu sorunun cevabını konuk yazarımız A_normal_norm’un yazısında bulabiliriz. Engelsiz Erişim Derneği, Lambda İstanbul Derneği ve Engelli Kadın Derneği'nin ortaklaşa hazırladığı seminerde “normal” kavramı üzerine neler konuşulduğunu merak ediyorsanız, sizlere Ecmel Deniz’in deşifresini okumanızı şiddetle tavsiye ediyoruz. Algımız bizi nasıl da yönetip tutsak ediyor kendisine? Engin Yılmaz, algının tutsaklığını bir yazı dizisinde ele alıyor. Bu yazı dizisinin ilkini bulacaksınız bu sayıda. Elif Emir Öksüz’ün yazılarını çok özlemiştiniz değil mi? Elif üniversitede verdiği bir ders kapsamında öğrencilerine bir farkındalık etkinliği yaptırmış ve öğrencilerin deneyim ve gözlemlerini sıcacık bir dille anlatmış her zamanki gibi. Keyif alarak okuyacağınızdan eminiz. Yaşamın içerisinde birçok kez bize yardım etmek istediğini dile getirenler olmuştur. Kimi zaman kabul ettiğimiz kimi zaman da reddettiğimiz bu yardımın sınırları ne? Gülcan Altun’un kaleminden okuyoruz. Peki yardım alırken kendimizi nasıl koruyabiliriz? Eylem Yurtsever ise kendi yaşadığı deneyim üzerinden irdeliyor bu konuyu. Konuk yazarımız Nuri Turhan, körlerin çevresini keşfetmesinin bir hak olduğunu savunuyor ve bunu engelleyip müdahale edenlere sesleniyor. Çevreyi keşfetmek demişken yol arkadaşımız beyaz bastonu ve hayatımızdaki yerini hatırlamadan geçmeyelim. Konuk yazarımız Kadir Ahıska öyle güzel anlatmış ki bastonla olan yaşam yolculuğunu. Okuyunca siz de bize hak vereceksiniz. Görme engelli bireylere yönelik muamelelerin yanı sıra bir de görme engelli ebeveyne sahip çocuklara yönelik toplumun müdahaleleri var. Konuk yazarımız Ramazan Akel durumu çok güzel özetliyor. Diyelim ki kör bir çocuğunuz var. Çocuğunuza yeti farklılığı olduğunu nasıl anlatırsınız? Canan Çam Yücel bu konuda ebeveynlere önemli ipuçları veriyor. Peki körler dünyanın güzelliğinin derinliklerini nasıl deneyimliyor? Gelin Ali Çolak çevirisiyle okuyalım. Biliyorsunuz körler olarak yıllardır tek başına, gizli ve mahrem oy kullanma mücadelemiz sürüyordu. Bu uzun soluklu mücadele meyvesini verdi ve körlerin tek başına oy kullanmasına ilişkin madde Seçim Kanunu’nda yerini aldı. Bu mücadeleye ilişkin yaşanan deneyimleri Nurşen Korkmaz’ın kaleminden okuyoruz. Kazanımların yanı sıra hala yol kat edilemeyen durumlar da var. Örneğin körler hala noterlerde, bankalarda iki tanık olmadan resmi işlemlerini yapamıyor. Körlerin iki tanık dayatmasındaki mücadele sürecini konuk yazarımız Turhan İçli’nin analizlerinden okuyoruz. “Engelli” olmanın yanına bir de “kadın” olmak eklenirse, sonuç ne olur? Sevgi Mart Göcen çok önemli bir konuyu irdeliyor bu yazısında ve çok çarpıcı tespitler yapıyor. Engelli hayvan sahipleri neler yaşıyor? Engin Yılmaz’ın öğrencilerinin bu konuda yaptıkları röportajın ikincisini bulacaksınız bu sayıda. Özgürce ve doya doya e-kitap mı okumak istiyorsunuz? QRead tam size göre bir program. Program hakkındaki tüm ayrıntılı bilgiyi Can Deniz Balkaya’nın yazısında bulabilirsiniz. Körlerin günlük hayatlarında kullandıkları birçok erişilebilir yöntem var. Bunlardan birisi de teknolojiyi ve uygulamaları kullanmak. Be My Eyes bu uygulamalardan bir tanesi. Dilek Başar Açlan uygulamaya ilişkin deneyimlerini anlatıyor. Teknoloji demişken bilgisayar hepimizin hayatında önemli bir yere sahip. Peki bilgisayarımız var ancak İngilizce bilmiyorsak ne yapacağız? İngilizce bilmesek de neleri bilmemiz gerekiyor? Tüm bu soruların cevabı Ramazan Derin’de. Gördüğünüz gibi değerli okurlar, yine dopdolu bir içerikle karşınızdayız. Daha yazacak çok şeyimiz, söyleyecek çok sözümüz var. Gidip bir an önce Kasım ayı hazırlıklarına başlayalım.
  • Burak Sarı
    insan sesi mp3 - Türkçe
    11 Ayrım
    61,67 MB
    Eser Türü: Dergi
    Seslendiren : EEEh Dergi gönüllü ve yazarları
    Konusu:
    Bu sayı burunlarımıza varlığını olması gerektiği gibi hissettirmekte olan güzelim sonbaharın kokusunu getirmeye devam edecek . Ama bu kez bu mevsime bambaşka bir bakış açısıyla bakıyor, sonbaharın tazelenmeye hazırlık olduğuna dikkat çekercesine umut verici gelişmelerle başlıyoruz. Biliyorsunuz, muhteşem bir festival sürecinden geçtik Ekim ayında. Festivalimizi ziyaret edemeyenler mutlaka vardır ve merak ediyordur nasıl geçtiğini. Bu merakı giderecek olan yazarımız Canan Çam Yücel, festivalimizin tüm coşkusunu sayfalarımıza taşıyor. Festivalimizde de varlığını gösteren From Your Eyes uygulaması üzerine Zülal Tannur ile yazarımız Nurşen Korkmaz’ın yaptığı röportajla devam ediyoruz. Hazır konu yapay zekâya gelmişken konuk yazarımız Sarper Arıkan’ın “Düşünceden Görselliğe” adlı yazısından bahsetmek uygun olmaz mı? Bu sayıda yazarlarımız konu bütünlüğüne o kadar uygun yazıyor ki tanıtıma yazacak pek de bir şey kalmıyor. Konu görsellikten devam ediyorken Burak Sarı’nın son derece içten yazılmış “Körlerin Şarkısı” yazısı ile devam edelim. Sonbahar demişken onun hüznü bir yerden bulaşmasa gerçekçi olmaz değil mi? Hüzün de hayatın bir parçası ne de olsa. Ama yine de sert bir geçiş yapmamak için Dilek Başar Açlan’ın başlıktan da anlaşılacağı gibi hâlâ umudun çeşnisiyle bezenmiş olan “Görme Engelsiz” ile yolculuğumuzu sürdürelim. Şimdi de bir tür iç dökme hâlini amaca yönlendirmeye çalışan Eylem Yurtsever’in sorusuna anlam verebilmek için “Sifonun Sesini İşittiniz mi?” başlıklı yazısını okuyabiliriz. Biliyorsunuz, bu dergi artık Ali Çolak ve çevirileri olmadan olmuyor. Bu defa da yazarımız “Doğum Günü Kutlaması” ile kör bir annenin mücadelesine tanık olmamızı sağlıyor. Anlaşılan yazarlarımız ebeveyn ve çocuk ilişkileriyle mesailerini bitirmemiş. Gülcan Altun, “Kadın mıyım Engelli mi?” isimli yazısıyla bizlerle dertleşiyor. Acaba bu dünyada en çok avukatlar mı adalet arıyor? Yine de bu defa başka, dergimizin deneyimli ve bizce son derece sabırlı avukatı Sevgi Mart Göcen, bu kez onunla aynı sorunu yaşayanlar ve kendisi için arıyor adaletini “Adaletim Nerede!” yazısı ile. Son olarak Engin Yılmaz’ın GETEM sertifika töreni hakkındaki yazısıyla veda edeceğiz size. Evet… Sizleri umuda sevk eden, düşündüren bir sayı olmasını hedeflediğimiz bu sayıda okuyacak yazı kalmamış olabilir. Ama umarız önümüzdeki sayıda gelecek yazıların beklentisi şimdiden zihinlerinizdedir.
  • Zülfikar Özkan
    insan sesi mp3 - Türkçe
    65 Ayrım
    1430,70 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Aile
    Seslendiren : Özlem Şakar
    Konusu:
    Boşanmanın Eşiğine Gelmeden Önce Evlilikler İçin Uygulanabilir Çareler Toplumun yapı taşı olan aile kurumunun korunması ve sağlıklı bir şekilde devamlılığının sağlanması, öncelikle aile bireylerinin sorumluluğundadır. Bu eser, boşanmanın eşiğine gelmeden önce evlilikler için uygulanabilir çareler sunmaktadır: *Eşler ve aile üyeleri, etkili bir dinleme ile varlıklarını nasıl daha anlamlı hâle getirebilirler? *Aralarında bir güç dengesini ve güven ortamını nasıl kurabilirler? *Mizah duygusu geliştirilerek, ailede neşeli bir ortam nasıl inşa edilir? *Sorunların çözümlerine ilişkin ortak bir bakış açısı nasıl geliştirilebilir? İçinden çıkılması imkânsız gibi görünen, eşleri boşanmanın eşiğine kadar getirmiş problemlerin çözümü emin olun sandığınız kadar zor değil.
  • Nana Ekvtimishvili
    insan sesi mp3 - Türkçe
    16 Ayrım
    221,98 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Seslendiren : Handan Tengiz Albayrak
    Konusu:
    Acımasız bir yetişkin dünyasında seslerini bulmaya çalışan gençlerin korkusuz bir tasviri… Lela’nın sürekli düşündüğü iki şey vardı: Tarih öğretmeninin ölmesi gerekiyordu ve sonra da armut bahçesinin ötesinde yeni bir hayata başlamalıydı. Sovyet sonrası Gürcistan’da, Tiflis’in kenar mahallerinden birinde, yatılı bir okul vardı. Zihinsel Engelli Çocuklar Okulu ya da yerli halkın deyimiyle Gerzekler Okulu. Aileleri tarafından buraya bırakılan çocuklar, şiddet, cinsel istismar ve ihmalle dolu bir öğrencilik hayatı sürmekteydi. On sekiz yaşına gelmiş bulunan Lela, okuldan ayrılacak kadar büyümüştü ama gidecek bir yeri olmadığından okulda kalıyordu ve hem kendi kaçışına hem de okuldaki küçük çocuklardan biri olan İrakli’nin geleceğine dair planlar yapıyordu. Amerikalı bir çift okuldaki çocuklardan birini evlat edinmeye karar verince, Lela da İrakli’nin bu fırsatı yakalayabilmesi için elinden ne geliyorsa yapmaya, canını dişine takmaya karar vermişti. (Tanıtım Bülteninden)
  • Javier Cercas
    insan sesi mp3 - Türkçe
    23 Ayrım
    383,70 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Seslendiren : Ayla Kileci
    Konusu:
    “Muhteşem bir kitap… Uzun zamandır okuduğum en iyi kitaplardan biri!” Mario Vargas Llosa Javier Cercas, adının tüm dünyada duyulmasını sağlayan ve Mario Vargas Llosa, J. M. Coetzee, Doris Lessing gibi yazarların büyük beğenisini kazanan Salamina Askerleri romanında İspanya tarihinin çok belirleyici bir dönemine farklı bir açıdan yaklaşıyor. İspanya İç Savaşı’nın son aylarında, Cumhuriyetçi birlikler bir grup Franco taraftarını kurşuna dizer. Fakat içlerinden biri, Falanj’ın kurucusu Rafael Sánchez Mazas, Cumhuriyetçi bir asker sayesinde hayatta kalır. Bu olaydan 60 yıl sonra, bir gazeteci bilinmezliklerle dolu bu tuhaf hikâyenin aslını keşfetmek için uzun bir maceraya atılır. Javier Cercas’ın “yazdığım en iyi roman” olarak nitelediği Salamina Askerleri, hikâye içinde hikâyelerle gerçekle kurmaca arasındaki ince çizgide seyreden, hatırlamak ve unutmak üzerine bir başyapıt. “Javier Cercas, karşı konulamaz bir dolaysızlık ve incelikle, günlük yaşamlarımızda tarihle uzlaşma olasılığına doğru, hızlı, zekice ve şefkatli bir arayışa giriyor... Muhteşem bir roman yazmış.” Susan Sontag

Sayfalar