Eserlere Göre Listeleme

Toplam 2495 sonuçtan 1221 - 1230 arası görüntüleniyor.
  • Gülcan Aksoy
    insan sesi mp3 - Türkçe
    14 Ayrım
    191,87 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Mehmet Umut Aksoy
    “O gün mezarlıkta burnuma gelen toprak kokusu hiçlikti, boşluktu. Yanımda daha önce hiç tanımadığım bir adamla annemi kurtuluşa uğurluyorduk. Kurtulmuştu annem, ‘yaşamak’ diye bildiği bu zorunluluktan kurtulmuştu. Hiç kurtulmayı düşünmüş müydü? Ben o gün annemi gömerken bir karar verdim, kurtulmak için kaderi beklemeyecektim. Yaşam beni terk edemeyecekti, ben istediğim zaman terk edecektim yaşamı, kurtulacaktım onun yükünden. Bu ne kadar rahatlatıcı ne kadar güzel bir duyguydu. O an için yaşamaya karar vermiştim. Buralı olmadığımı, altına sığınılacak bir kuşkanadım olmadığını bilerek yaşayacaktım. Kellemi koltuğumun altına alarak yaşayacaktım. ‘Elveda,’ diyecek hiçbir şeyim yoktu, olmayacaktı. Benim kaybedecek bir şeyim yoktu. Olmayacaktı da. Ben istediğim an kolumu hafifçe kaldıracaktım ve kellem yere yuvarlanacaktı. Kendimi çok güçlü hissettim, yanımdaki yabancı olmasa elimdeki şemsiyeyi fırlatıp, yağan yağmura inat başımı göğe kaldırıp avazım çıktığı kadar bağırabilir, dünyaya meydan okuyabilirdim.” Hayatı boyunca dipsiz bir uçurumun kenarından yürümek zorunda kaldı Seher. Her an tökezlemesi, ayağının kayması an meselesiydi. Tutunacak bir şeyler ararken kitapları keşfetti; okudukça hayatı ve kendini sorgulayacağı kitapları.
  • İbrahim Kalın
    insan sesi mp3 - Türkçe
    19 Ayrım
    296,86 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Yasemin Topak
    “Birçok insan ‘gök kubbemiz’i kaybettiğimizin henüz farkında bile değilken yolculuğumuzun ilk adımı olarak ‘Nerede yitirdik, nasıl bulacağız?’ sorusunu sormak çok önemli. Genellikle büyük gelenekler gücünü yitirdiğinde iki şey olur: Ya soru sormayı unuturlar ya da asıl soruları atlayıp tali meselelerde kaybolurlar. Bir medeniyet gerçek soruları sormayı bırakıp tali meselelerle oyalanıyorsa artık kendisini de kaybetmeye başlıyor demektir. Etrafına inşa edilen, kendine yabancı, başka birine ait ve suni bir yapının farkında bile değildir.”   Elinizdeki kitap İbrahim Kalın’ın 2021 yılında katıldığı on iki bölümlük Kendi Gökkubbemiz programında anlattıkları ile bugüne kadar çeşitli dergilere verdiği bir dizi söyleşiden oluşuyor. Titiz bir yayıma hazırlık sürecinden sonra yazar tarafından düzenlenerek genişletilen bu çalışma, okuyucusunu gerçek soruların etraflıca konuşulduğu bir yolculuğa davet ediyor. Elbette yan yollara sapılıyor, detaylara giriliyor, parantezler açılıyor ama vurgulanan hep kendi gök kubbemizin idrakine varmamız oluyor.   Gök Kubbenin Altında’yı okurken siyaset ve felsefe eserleri kaleme alan, müzik, spor ve fotoğrafla ilgilenen bir entelektüel olarak İbrahim Kalın’ın farklı disiplinleri nasıl bir araya getirdiğine dair çocukluğundan günümüze pek çok hatırasına ve değerli tecrübelerine şahit olacak, kendinizi uzun soluklu bir sohbetin içinde bulacaksınız.
  • Azime Korkmazgil
    insan sesi mp3 - Türkçe
    86 Ayrım
    1323,95 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Ahmet Uğur Şengel
    Seni ve kavganı sevdim... Sana, seni seviyorum diyen kişi, bir kavgayı payına düştüğü kadar götürmeye çalışan Hasan Hüseyin'dir... Sevginin özgürlük olduğunu bilmiyorlar, bilmezler. Sevgiyle köleliği eş anlamda kullanıyorlar. Köleysen sevgili, sevgiliysen kölesin... Bu mu sevgi? (Hasan Hüseyin). Seninle ben; her yaşta aşkın yaşanabileceğine, aşkın umut içinde direnerek besleneceğine; bu demek, aşkın hep varolacağına inanıp çıktık yola. Elele tutuştuk ve çıktık yola. ...bir de kız seviyorum sesimin en yanık noktasında sosyal adalet içip sokaklara seriliyorum... Düşündüm; beni sana bir başka yönden çeken; yalnızca kültürlü ve zeki bir adamın soylu mizahı değil, o mizahtaki dizginlenemez coşkudur aynı zamanda. Kendi kendisiyle öylesine içten bir lirizm ve incelikle alay edebilen adam, ne olgundur! (Azime Korkmazgil).
  • Azime Korkmazgil
    metin
    3 Ayrım
    16,26 MB
    Eser Türü: Kitap
    ... Seni ve kavganı sevdim... Sana, seni seviyorum diyen kişi, bir kavgayı payına düştüğü kadar götürmeye çalışan Hasan Hüseyin'dir... Sevginin özgürlük olduğunu bilmiyorlar, bilmezler. Sevgiyle köleliği eş anlamda kullanıyorlar. Köleysen sevgili, sevgiliysen kölesin... Bu mu sevgi? (Hasan Hüseyin) Seninle ben; her yaşta aşkın yaşanabileceğine, aşkın umut içinde direnerek besleneceğine; bu demek, aşkın hep varolacağına inanıp çıktık yola. Elele tutuştuk ve çıktık yola. (Azime Korkmazgil)
  • Azime Korkmazgil
    insan sesi mp3 - Türkçe
    62 Ayrım
    941,80 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Ahmet Uğur Şengel
    Yazı yazıp durduğum defteri birden bire kapattım. Bir defter; o yüzden, biraz seslice bir kapanış oldu. -Nokta! dedim, bir de ben sesimi yükselterek. 12 yaşındaki, 12 yıldır hiç ses etmeden beni gözleyen kızçocuğu, yanıbaşımda yerde yüzükoyun uzanmış, resim yapıyordu. Gürültüyü yadırgadı, dönüp baktı; -Ne oldu? dedi. Kitap bitti, dedim, 2. kitap bitti! -Ne yazdın? Bana özet olarak söyleyebilir misin?.. Ne yazdın? Zamane çocuğu! Biraz daha sabredeyim, kitap yayımlansın; okur, görürüm içinde ne var, demiyor da.. Özeti şu: Çoluk çocuk evcek; Ozan Hasan Hüseyin'in bu dünyadan sonsuza dek ayrılışının 19. yılındayız.Gerçekten soluk soluğa, ama paramparça geçmiş bir 19 yıl! Bizim için... Ayrı bir ülke gibi; yok yok, bir ev kapalı bir ev gibi, 19 yıl. Ben, bu 19 yılın en ufak penceresinden, şöyle başımı uzattı; rastgele bir 40 gün akdım boşluktan, Ozan Hasan Hüseyin ile kılı kırk yararak geçirilmiş bir ömrün içinden rastgele bir 40 gün aldım... Kitabımda, işte o kırk günün öyküsü var. Sıcak bir öykü. Başımı uzattığım pencereden hızlıca gördüğüm... ''...... Ah o çok yıldızlı, lacivert sarı yeşil, karanlık aydınlık,unutulmaz Ağlasun geceleri.. Çağrışımdan çağrışıma atladığım, her şeye kulp taktığımız, her şeye güldüğümüz, gençliğimizin çıldırdığı, aşk ile yandığımız, mutluluktan uçtuğumuz... o ilk, o en baştaki, o büyülü yazın geceleri! .....''
  • Azime Korkmazgil
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    15,95 MB
    Eser Türü: Kitap
    Yazı yazıp durduğum defteri birden bire kapattım. Bir defter; o yüzden, biraz seslice bir kapanış oldu. -Nokta! dedim, bir de ben sesimi yükselterek. 12 yaşındaki, 12 yıldır hiç ses etmeden beni gözleyen kızçocuğu, yanıbaşımda yerde yüzükoyun uzanmış, resim yapıyordu. Gürültüyü yadırgadı, dönüp baktı; -Ne oldu? dedi. Kitap bitti, dedim, 2. kitap bitti! -Ne yazdın? Bana özet olarak söyleyebilir misin?.. Ne yazdın? Zamane çocuğu! Biraz daha sabredeyim, kitap yayımlansın; okur, görürüm içinde ne var, demiyor da.. Özeti şu: Çoluk çocuk evcek; Ozan Hasan Hüseyin'in bu dünyadan sonsuza dek ayrılışının 19. yılındayız.Gerçekten soluk soluğa, ama paramparça geçmiş bir 19 yıl! Bizim için... Ayrı bir ülke gibi; yok yok, bir ev kapalı bir ev gibi, 19 yıl. Ben, bu 19 yılın en ufak penceresinden, şöyle başımı uzattı; rastgele bir 40 gün akdım boşluktan, Ozan Hasan Hüseyin ile kılı kırk yararak geçirilmiş bir ömrün içinden rastgele bir 40 gün aldım... Kitabımda, işte o kırk günün öyküsü var. Sıcak bir öykü. Başımı uzattığım pencereden hızlıca gördüğüm... ''...... Ah o çok yıldızlı, lacivert sarı yeşil, karanlık aydınlık,unutulmaz Ağlasun geceleri.. Çağrışımdan çağrışıma atladığım, her şeye kulp taktığımız, her şeye güldüğümüz, gençliğimizin çıldırdığı, aşk ile yandığımız, mutluluktan uçtuğumuz... o ilk, o en baştaki, o büyülü yazın geceleri! .....''
  • Suat Özer
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    7,48 MB
    Eser Türü: Kitap
    Uçmak Bir hayalin peşinden değil, karanlığın eşiğinden kurtulmak için kanat çırpıyor insan. "Gök Medrese Dörtlüsü", yeryüzüyle gökyüzü arasında sıkışmış, inançla isyan arasında salınan dört farklı şehrin hikâyesi üzerinden insanlığın kolektif bir uyanış ya da çöküş arayışını anlatıyor. Roman, kuşların sessizliğe büründüğü, doğanın nefesini tuttuğu ve bebeklerin büyüyemediği bir evrende başlıyor. Her şey çözülüyor: zaman, kelimeler, imgeler ve umut. Ve bu çözülüşün içinde beliren karakterlerbir bilge, bir deli, bir hırsız, bir hocabize, karanlıkla yüzleşmenin, acıyla konuşmanın ve hakikati aramanın birçok dilini sunuyor. Suat Özerin güçlü ve derinlikli anlatımıyla kaleme alınan bu roman; mistik tasavvufi imgelerle, ironik tarihsel göndermelerle ve şiirsel bir dille örülü. "Gök Medrese Dörtlüsü", hem bir düş hem bir uyarı hem de bir çağrıdır: Kendini arayanlara, kaybolmayı göze alabilenlere... Kuşlar hâlâ uçuyor. Ama bu sefer yön yukarı değil, içe doğru.
  • Nuray Bilgili
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    1,55 MB
    Eser Türü: Kitap
    Resimlerle desteklenen bu kitap, şaman kişisini alıyor ve her şeyiyle tanıtıyor. Kim olduğu, ne yiyip ne içtiği, ne giyip ne kullandığı, neye nasıl baktığı,hangi hareketlerle neyi amaçladığı ve neyi kastettiği, bunların ne anlama geldiği akıcı bir dille anlatılıyor. Bu eserde şamanın daha çok din adamı kimliği öne çıkartıldığından, günümüze kalan eski Türk inançları veya Sibirya’da çağdaş dönemde derlenmiş veri de çeşitli başlıklar altında değerlendiriliyor. Bu yönüyle kitap eski Türk dini veya inançları üzerine bir inceleme özelliği de taşıyor. Nuray Bilgili’nin önemli bir özelliği de kozmografyaya hâkimiyeti, dolayısıyla eski Türk evren algısını bu kitapta bolca okumak mümkün.
  • Gilbert Sinoue
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    1,88 MB
    Eser Türü: Kitap
    XV. Yüzyılın sonlarında doğru İspanya. Yarımada'nın Hıristiyanlar tarafından tekrar ele geçirilmesi için sürdürülen iç savaş yılları. Engizisyonun bu yönde şiddet kullandığı, her türlü siyasi entrikalarının döndüğü bir ortam. Din değiştirmeyenlerin işkence edilerek meydanlarda yakıldığı korkutucu bir dönem. Bir haham, bir rahip ve bir İslam alimi şeyh, kendilerine ortak dostları Aben Baruel'in yakılmadan önce bıraktığı planın parçaları olarak bir araya gelirler. Baruel bu üç din için temel sayılabilecek bir "tablet-kitap" ve onları buna ulaştırcak bir yol bırakmıştır. Bu sadece, kendileri gibi bu üç din hakkında derin bilgi sahibi olunduğunda varılabilecek bir hedeftir. Her üç dinin de kutsal ayetleri içerisine şifrelenmiş bir yol... Kitaba ulaşmak için konulmuş bilmecelerin aşama aşama çözülmesinin verdiği heyecan, bilinmeyenin gizemli çekiciliği okuyucuyu sürüklemektedir.
  • Ahmet Taşağıl
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    245,70 KB
    Eser Türü: Kitap
    Onlar varlıklarının anlamını seferde buldular. Nice zamanlar içinde nice mekânlara sahip oldular. Tarifi mümkün olmayan büyüklükteki toprakları bazen ayak sesleriyle bazen de nal sesleriyle aştılar. Kondular, göçtüler… Kurdular, yıkılınca tekrar yaptılar… Hiçbir zaman vazgeçmediler. Ne olacağını değil, daima nasıl olacağını düşündüler. Türkler... İslam Öncesi Türk Tarihi ve Orta Asya Tarihi alanlarının uzmanı Prof. Dr. Ahmet Taşağıl, tarihin peşinden ve Türklerin izinden gidiyor, engin coğrafyaları adımlıyor, Türklerin gizemli tarihini yeniden yazıyor. 20 yılı aşkın bir zamandır Eski Türklerin adım attığı istisnasız her yere gitmiş ve araştırmalar yapmış olan Ahmet Taşağıl; okuyacağınız sayfalar boyunca sizi bozkırın rüzgârı eşliğinde Altay Dağları'na götürecek. Orhun bölgesinde tüm gizemini dinlerken kendinizi bir anda Çin Seddi'nin Yeşim Taşı Kapısı'ndan girerken bulacaksınız. Hanbalık'ta dinlenip, Pekin'den Doğu Türkistan'a ulaşırken kadim bir tarihi yaşadığınızı fark edeceksiniz. Urumçi, Kaşgar, Fergan ve en sonunda Maveraünnehir derken, Türk tarihinin derinliği karşısında hayret duygunuzu genişleteceksiniz. Türk isminin kimlere denildiğini, Türklerin nereden geldiklerini, inançlarını, en ilginç geleneklerini, asırlar boyunca taşıdıkları karakteristik özelliklerini, tüm dünyanın imrendiği teşkilatlanma ustalıklarını ve her koşulda nasıl başarılı olabildiklerini tüm boyutlarıyla öğreneceğiniz bu kitapta, kendinizi at sırtında Sibirya, Moğolistan, Kuzey ve Orta Çin, Doğu Türkistan, Kırgızistan, Kazakistan, Özbekistan, Türkmenistan ve Afganistan topraklarını geçerken hissedeceksiniz. Her detayı görerek ve tekrar yaşayarak... GÖKBÖRÜ’NÜN İZİNDE: Kadim Türklerin Topraklarında, Ahmet Taşağıl'ın son derece lezzetli üslubuyla adeta bir seyahatname tadında. (Tanıtım Bülteninden)

Sayfalar