En Son Eklenenler

Toplam 59263 sonuçtan 1251 - 1260 arası görüntüleniyor.
  • Robert Gilmore
    metin - Türkçe
    4 Ayrım
    6,11 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Popüler Bilim
    Konusu:
    Kuarkların Büyücüsü” küçük bir kızın normal olarak görülemeyen ve tanımlanamayan atomaltı parçacıkların dünyasına yaptığı gerçeküstü yolculuğun kitabıdır. Dorothy, Kansas’a giden bir yer altı treninde yolculuk yaparken kendisini aniden başka bir dünyada bulur. Hem de bütünüyle farklı bir dünyada… Buradaki yolculuğunda kendisini bu yeni dünya hakkında bilgilendirecek yeni arkadaşlar edinir. Maddeyi oluşturan ve bir arada tutan dört cadı ile tanışır; Kütle Cadısı, Elektrik Yükü Cadısı, Renk Cadısı ve Zayıf Cadı. Maddenin en küçük ölçekte gerçekte ne olduğu hakkında bilgi sahibi olmak ve kendi dünyasına geri dönebilmek için durmaksızın soru sorar ve anlamaya çalışır. Modern fizik biliminin en karmaşık ve en az bilinen alanı olan Kuarklar, tanınmış fizikçi Robert Gilmore tarafından okuyucunun daha kolay anlayabilmesi için masalsı bir dille kaleme alınmış, konunun izin verdiği kadar açık bir şekilde anlatılmaya çalışılmıştır.
  • insan sesi mp3 - Türkçe
    8 Ayrım
    163,19 MB
    Eser Türü: Dersler
    Eser Alt Türü: Ders/Açıköğretim Fakültesi
    Seslendiren : Anadolu Üniversitesi Çalışanları
    Konusu:
    Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi (AÖF) Hukuk Tarihi Dersidir. Editör: Prof. Dr. Fethi GEDİKLİ Yazarlar: Prof. Dr. İbrahim Erol KOZAK (Ünite 1) Doç. Dr. Abdurrahman SAVAŞ (Ünite 2) Doç. Dr. Esra YAKUT (Ünite 3) Prof. Dr. Ekrem Buğra EKİNCİ (Ünite 4) Prof. Dr. Fethi GEDİKLİ (Ünite 5) Prof. Dr. Mehmet AKMAN (Ünite 6) Prof. Dr. Cihan OSMANAĞAOĞLU KARAHASANOĞLU (Ünite 7) Prof. Dr. Cevdet YAVUZ (Ünite 8)
  • Said Havva
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    1,24 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: İslam
    Konusu:
    İnsan , ancak Allah'ı gereği gibi tanıdığı zaman, O'nun emirlerine sarılır. Allah'ın Rasûlünü yani elçisini tanımadıkça da bunu hakkıyla gerçekleştiremez. Allah'ın bu önemli görev için seçip, yükümlü kıldığı Rasûlünü taımak suretiyle kulluk görevini hakkıyla gerçekleştirebilir. Allah'ın yaratılıştaki hikmeti gereği, elçiler gönderilmiş, insanlara emirlerini tek tek değil elçileri aracılığıyla duyurmuştur. Allah, bu görev için kullarından dilediklerini seçmiş, bu görev ile yükümlü kılmıştır.
  • Margaret Macmillan
    metin - Türkçe
    5 Ayrım
    13,12 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Tarih
    Konusu:
    Ocak-Temmuz 1919 tarihleri arasında, "bütün savaşları sona erdirmek için yapılan savaş"tan sonra, Barış Konferansı için dünyanın dört bir yanından gelen temsilciler Paris'te toplandılar. Konferansın odağında, zamanın üç büyük devlet adam olan Woodrow Wilson, Lloyd George ve Clemenceau vardı ama farklı hedefleri olan binlerce başkaları da Paris'e gelmişlerdi. Krallar, başbakanlar, dışişleri bakanları ve bunların danışman orduları, gazeteciler ve çeşitli ulusların kendi kaderlerini tayin hakkından kadın haklarına kadar yüzlerce değişik konuda lobi yapmaya gelmiş olan binlerce insan aynı salonlara yığılmışlardı. O yıl herkesin Paris'te bir işi vardı: Arabistanlı Lawrence, Romanya Kraliçesi Marie, Maynard Keynes, Ho Şi Min. O sıradışı altı ay boyunca bu kent, sanki iflas etmiş imparatorlukların tasfiye edildiği ve yeni ülkelerin yaratıldığı tek bir dünya devletinin başkentiydi. O güne dek böyle bir şey yaşanmamıştı, o günden beri de bir daha böyle bir şey yaşanmadı. Bu kitap, barış anlaşmalarını şekillendiren kimselerin kişiliklerini, önyargılarını ve ideallerini ortaya koymaktadır. Onlar Rusya’yı bir kenara ittiler, Çin’i yabancılaştırıp Arapları elediler ve daha pek çok sorunla uğraştılar. Kendilerine verilen adla, “Barış Yapanlar” bilimi ve demokrasiyi temel alan bir dünya düzeni kurmada başarısızlığa uğradılar; daha da önemlisi, başka bir savaşın başlamasına engel olamadılar. Margaret MacMillan, dünya barışını gerçekleştirmeye çalışan bu kimselere haksızlık edildiğini, hattâ onların, sonrakilerin hatalarından dolayı günah keçisi yapıldıklarını ileri sürüyor. Onların adil olmaya çalıştıklarını, ancak savaşın bedelinin ödenmesinin, ulusal isteklerin karşılanmasının ve Bolşevizme engel olmanın diplomasiyle başarılamayacağının kanıtlandığını savunuyor.
  • Tom Standage
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    4,17 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Araştırma/İnceleme
    Konusu:
    Bir bardak suda fırtına değil, isyanlar, ayaklanmalar, savaşlar kopuyor bu kitapta... Dünya tarihine elinizdeki bir bardağın içindeki sıvıya eğilerek bakmak... Bir bardaktan geçen kare yelkenli keşif gemilerini, Afrika içlerinde avlanıp tekneleri ambarlarına doldurulmuş siyahları, köle tüccarlarını, laboratuvarlarına kapanmış simyacıları, ateş pahası çay yüksük büyüklüğündeki fincanlarda içen aristokratları, savaş meydanlarındaki kola albaylarını seyretmek... Tom Standage bu kitapta bunu yapıyor. “Nasıl ki, arkeologlar kullanılan malzemeler temelinde tarihi taş çağı, bronz çağı, demir çağı vb dönemlere ayırıyorlarsa” diyor, “dünya tarihini farklı içkilerin egemen olduğu dönemlere ayırmak da mümkün.” Ve ayırıyor da: bira çağı, şarap çağı, damıtık içkiler çağı, kahve çağı, çay çağı, kola çağı. Elinizdeki bardağın –ya da kadehin– içindeki sıvı yukarıdakilerden hangisi olursa olsun bu kitabı okuduktan sonra ona bir daha eskisi gibi bakamayacaksınız.
  • Jeremy Ramsden
    metin - Türkçe
    4 Ayrım
    3,29 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Bilim
    Konusu:
    Bu eser sistematik bir şekilde nanoteknolojinin pek çok yönünü okurların gözleri önüne sermektedir. Yazar, Bölüm 1’de nanoteknolojinin ne olduğuna yönelik bazı temel tanımları ortaya koyuyor ve Batı medeniyetinin tarihsel gelişimi içinde nanoteknolojinin hangi noktada olduğunu anlatıyor. Sonrasında Bölüm 2’de günümüzde bilim adamlarını, şirketleri, daha da önemlisi toplumu hangi sebeplerin nanoteknoloji kadar küçük ölçekteki bir çalışma alanına teşvik ettiği teknik anlamda inceleniyor. Bu ölçekte çalışmanın malzemelerin işlenmesi üzerindeki etkisi Bölüm 3’te incelenirken, bu kadar küçük ölçekte hangi araçlarla ve hangi yöntemlerle çalışıldığı Bölüm 4’te, hangi malzemelerle çalışıldığı ya da bu süreçlerin sonucunda hangi malzemelerin ortaya çıktığı ise Bölüm 5’te anlatılmaktadır. Kitabın ilk yarısını oluşturan ilk 5 bölümde nanoteknolojinin bir anlamda arka planı anlatılıyorken, kitabın ikinci yarısındaki 5 bölümde, nanoteknolojinin uygulamalarına, ürünlerine ve sonuçlarına odaklanılmaktadır.
  • Michio Kaku
    metin - Türkçe
    4 Ayrım
    8,97 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Bilim
    Konusu:
    Kaku bu kitabında, geleceğe ilişkin bazı tahminlerin olanaklı olanın sınırları ötesinde ebediyen kalmak zorunda olacağını, bazılarının da nihayetinde gerçekleştirilebileceğini nedenleriyle açıklamayı amaçlıyor. Bu tür sorular genellikle bilimkurgunun alanıdır ve bilim burada susmayı tercih eder. Kaku, işte tam da bu noktada, buradaki boşluğa el atıyor… – The Economist Işınlama, zaman makineleri, kuvvet alanları, yıldızlararası uzay gemileri; bunlar yalnızca bilimkurgunun alanları mı yoksa geleceğin kullanılabilir teknolojileri mi? Star Trek, Star Wars, Back to the Future gibi filmlerin fantastik dünyaları ünlü fizikçi Michio Kaku tarafından ciddi, bilimsel ve şaşırtıcı bir bakış açısı ile yeniden ele alınıyor ve günümüzden bir bakışla evrenin fizik yasalarının yakın ve uzak bir gelecekte bize neler sunacağı tartışılıyor.Eğlendirici, bilgilendirici ve yaratıcı; Olanaksızın Fiziği bizi insan dehasının ve bilimsel olanın sınırlarına bir yolculuğa çıkarıyor.Bilim ve bilimkurgu arasındaki arayüzün şaşırtıcı bir keşfi; mükemmel bir araştırma; canlı, müthiş keyif verici bir anlatım…– Fritijof Capra, Tao’nun Fiziği” ve “Leonardo’nun Bilimi” adlı kitapların yazarıBu olanaklı olanaksızlıkları ancak birkaç güçlü fizikçi bu kadar iyi genişletebilir ve anlatabilirdi. Kaku bunu başardığı için tebrik edilmeyi hak ediyor…– Los Angeles Times
  • Michio Kaku
    metin - Türkçe
    4 Ayrım
    5,16 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Bilim
    Konusu:
    İnsan uygarlığı, Dünya’nın ötesinde yaşamanın sınırında. Peki bu nasıl olacak? Dünyaca ünlü fizikçi Michio Kaku, bizi gelecekte bir yolculuğa çıkarıyor ve günün birinde yuvalarımızı yıldızların arasında kurmamızı sağlayacak robotbilim, nanoteknoloji ve biyoteknolojideki akıllara durgunluk veren gelişmeleri önümüze seriyor.
  • Anica Amirrezvani
    metin - Türkçe
    4 Ayrım
    10,83 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman
    Konusu:
    Amirrezvani'nin 16. yüzyıl İran'ı Shakespeare'in Londra'sı kadar karmaşık. Entrika, tutku, her türlü kanunsuzluk kol geziyor. Taht ve güç kavgaları had safhada. Böyle bir dünyada babası Şah'ın bir varis belirtmeden ölümünün ardından genç ve zeki bir prenses güç sahibi olma arayışında; en yakın yardımcısı ise ülkenin geleceği için yönetimde bulunabilmek uğruna kendisini acımaksızın yarı yarıya yok etmiş bir hizmetkâr. Amirrezvani, okuyucuyu insan yüreğinin ne kadar cesur olabileceğine ve acıya ne kadar dayanabileceğine dair doyumsuz bir yolculuğa çıkartıyor.
  • Önder Şenyapılı
    metin - Türkçe
    4 Ayrım
    11,22 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Tarih
    Konusu:
    Bizanslılar kentlerinden söz ederken Bizans demezler de, "he polis" derlermiş. Polis, Yunancada kent, site anlamına geliyor. He, belli bilinen bir kentten söz edildiğini vurguluyor. Hani, şimdi İstanbul'da The Marmara var ya, Marmara Denizi'ni değil de belli bir konaklama yurdunu anlatıyor oradaki 'the'; 'he' de 'the' gibi aynı görevi üstlenmiş. Öte yandan, Yunanlılar olsun, Romalılar olsun Bizans kenti. Bizans diyarı anlamına Byzantium adıyla anmışlar bu yerleşimi. Ama ne zaman ki, yeni Roma kurulmuş, kurucusu Büyük Konstantin yeni imparatorluğun başkenti olarak ilan etmiş burasını, İsadan Önce 330'dan itibaren Konstantinopolis, yani Konstantin kenti diye de anılmaya başlanmış. Pekiyi, ya 1930 yılında resmi ad olarak benimsenen İstanbul adı ne zamandan beri kullanılıyor ve ne anlama geliyor? Yanıtı kesinlikle verilemiyor. Tartışmalı. Osmanlı belgelerinde ve paralarında bir ara İslambol adı görülmüş. Yani, bu kentte bol sayıda İslam bulunduğu için bu ad verilmiş gibi. Gelgelelim, İslambol'un nasıl olup da İstanbul'a dönüştüğünü açıklamak zor. Oysa, "eis ten polin"in İstanbul'a dönüşmesi hem daha kolay, hem de akla yatkın.

Sayfalar