Eserlere Göre Listeleme

Toplam 7420 sonuçtan 1291 - 1300 arası görüntüleniyor.
  • Ali A. Mazrui
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    1,79 MB
    Eser Türü: Kitap
    Afrika'da bugün bir kültürler savaşı yaşanmaktadır. Afrika'nın yerli ve özgün kültürleriyle Batı uygarlığının güçleri arasında süren bir savaştır bu diyen Ali Mazrui, bu kitabında Yerli, İslam ve Batı kültürlerinin tarihi süreç içerisinde yayılışlarını ele almaktadır. Çözümleyici bir üslupla Afrikalılık olgusunu resmetmeye çalışırken ulaşabildiği ve okuyucuya aktarmayı başardığı malzeme birikiminin yoğunluğu dikkati çekiyor. Bünyevi olanın dışardan gelene karşı ne kadar güçsüz düşerse düşsün hiçbir zaman tam bir yenilgiye uğramayacağı ve Afrika'da uğramadığı görüşünden hareketle Yerli kültür ve sonradan olmakla birlikte Afrikalılaşan İslam kültürünün Afrikalı kimliğini nasıl belirlediği bunların dayandığı farklı geleneksel, tarihsel ve toplumsal yapılarına rağmen sergiledikleri ortak özellikler ulaşılması güç çarpıcı örneklerle anlatılıyor. Sömürgecilikle eşanlamlı bir çağrışıma sahip Hıristiyanlığın dolayısıyla Batı kültürünün yabancı konumu ve modern dünyanın Afrika'yı keşfiyle başlayan çatışma gelişmeyi değil bir kaosu getirmiştir.
  • Stefan Zweig
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    1,38 MB
    Eser Türü: Kitap
    Gerçek bir yaşam öyküsüdür Afrika... 1938 yılında Yahudi asıllı küçük bir ailenin Nazi hışmından kaçarak o zamanların İngiliz sömürgesi Kenya´ya sığınması ve yeni bir vatan edinme çabaları, uzaktan savaşın görüntüsü, endişeler, kaygılar, umutsuzluklar ve hüzün... Hukuk eğitimi görmüş Walter Redlich, güzel ve naif karısı Jettel, tatlı duyarlı küçük Regîna ve kahkahası dağlara yükselen Afrikalı Ovvuor´un sıcacık, tatlı öyküsünde bir dönemin acıları ile beraber yeni bir vatan edinmenin umutları da var Afrika romanında. Yahudi asıllı küçük bir kızın İngiliz okulunda eğitim görürken yaşadıkları, hissettiği ikilemler, hayatına hızla giren romanlar, Charles Dickens´ler ve tam tam sesleri... Bir Alman olan Walter´in İngiliz ordusunda yaşadıkları, kafası karışmış askerler, bütün dünyalarını ve yeteneklerini ülkelerinde bıraknıış kadınlar ve erkeklerin sıcak Afrika´ya uyum sorunları... Ve nihayet Nazilerin ortadan kaldırılmasından sonra 1946 yılında ülkelerinden sürülen parçalanmış Yahudiler için bir yol ayrımı... Walter´in Almanyası mı, Regina´mn Afrikası mı... Bir yanda vatan özlemi, bir yanda ise sihirli güzellikler ve büyüleyici ormanlarıyla Afrika... Afrika romanında sığınmacıların kendine ait bir dünya kurmaya çalıştıkları Kenya´da sadece Redlich ailesinin değil bütün sığınmacıların orijinal öykülerini bulacaksınız...
  • Mungi Ngomane
    insan sesi mp3 - Türkçe
    22 Ayrım
    629,94 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Serap Şirin
    "Ubuntu düşüncesi ve pratiği Afrika'nın dünyaya en büyük armağanıdır. Ve bu armağanı maalesef çok bilen yok. Ubuntunun özü Afrika dillerinin neredeyse hepsinde var olan bir atasözü ile açıklanabilir. Şöyle çevirebiliriz: ‘İnsan, diğer insanlar sayesinde insandır.' Dünyada öğrendiğimiz ve yaşadığımız her şeyi başka insanlarla ilişkimizde öğreniriz. Bu nedenle davranışlarımızı, düşüncelerimizi sorgulamamız icap eder. Sana nasıl davranılmasını istiyorsan başkalarına da öyle davran! Ubuntu sahibi biri bunun bir adım ötesine geçer; etrafındaki bütün insanların sonsuz değeri olduğunu bilir. O yüzden sadece bir davranış biçimi değildir ubuntu, gerçekten bir varoluş biçimidir!" Desmond Tutu Ulusal devletler ve sınırlarla yeryüzünü hayali olarak bölen insanlar aslında birlikte yaşamak ve birbirlerinin yaşam deneyimlerinden, kültürlerinden öğrenmek zorundalar. Coronavirüs salgını bunu bir kez daha gösterdi. Desmond Tutu'nun torunu Mungi Ngomane ülkesinin yaşam felsefesinin dünyayı ve içindeki yerimizianlamamıza nasıl yardımcı olacağını anlatıyor.
  • Ernest Hemingway
    insan sesi mp3 - Türkçe
    27 Ayrım
    433,42 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Ayşe yavuz
    Yaşanmış bir safarinin romanı; Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Ernest Hemingway'in başından geçen serüvenleri anlatışındaki ustalığın bir ürünü. Hemingway, Avrupa'da bulunduğu yıllarda sık sık Afrika'ya avlanmaya gitmiştir. Kendi ülkesinde de balıkçılıkla birlikte, avlanmanın her türüne ilgi duymuş; çoğunlukla avlanabileceği yerlerde yaşamış, yaşamını bir serüvenler zincirine dönüştürmüştür. Afrika'nın Yeşil Tepeleri bu serüvenlerden birinin romanı. Türkçe'de yayımlanmış tek yasal baskı. Küçük İskender'in önsözüyle. Yalnızca avcılığı, avlanmayı anlatan bir yapıt değil Afrika'nın Yeşil Tepeleri. Kitapta, bir yandan tüm canlı cansız varlıklarıyla Afrika'nın doğasını, bir yandan da kendi yaşamıyla, yaşam felsefesiyle Hemingway'i bulursunuz. Serüvenlerin, tatlı heyecanların adamı yazar, bilge, alaycı, umursamaz ya da çok ciddi tavırlarıyla beliriverir karşınızda; Afrika'nın herhangi bir yerinde, o akıl almaz vahşi güzellikler içinde... Kısa ve yalın cümleler kullanan, özgün ve sert tarzı ile bilinen yazarın insanı sarsan anlatım yeteneğiyle gerçek bir roman tadı.
  • Pierre Louys
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    939,92 KB
    Eser Türü: Kitap
    Kadının henüz toplumun eşit bir yurttaşı olarak yurttaşlık haklarını elde edememiş olduğu bir dönemin gerçekleri çerçevesinde kurgulanmış yarı efsanevi bir romanla karşı karşıyayız. Grek toplumunda kadın, yurttaş sayılmamasına ve köle gibi görülmesine rağmen birçok açıdan bugünkü kadından daha özgür. Bugün yurttaşlık haklarını da elinde bulunduran bir fahişenin hayatını okumak, çok daha rahatsız edici olabilir. Tecavüz olaylarının ve aile içi şiddetin cezasız kalması, çocuk gelinlerin varlığı ve kadın bedeni üzerinden oynanan siyasi oyunlar -şayet bu bir ilerleme meselesiyle- "modern" toplumumuzun Grek toplumundan daha ileride olmadığını kanıtlar nitelikte. İşte Afrodit bunun cinsellik boyutunu gözler önüne seriyor, diğer tüm insani boyutlarla birlikte… Afrodit'e iki farklı bakış açısıyla yaklaşmak mümkün. Bunlardan bir tanesi bugün insanımızın hâlâ mahrem saydığı, konuşmakta güçlük çektiği bir konu olan cinselliği ele alan bir eser olması. Dolayısıyla "ayıp" kavramı eliyle kişisel özgürlüklere vurulan darbeyi bize hatırlatıyor. Afrodit'e yönelik diğer bir yaklaşım ise efendi-köle diyalektiği üzerine kurulu fahişelik mesleğinin kendisiyle ilgilidir. İnsanlık, tarih boyunca zaafları üzerinden idare edilmiş; iktidar olgusu buradan beslenmiştir. Bu açıdan cinselliğin bastırılması, meselenin bir zaafa dönüşmesine yol açmıştır. Siyaset ve bekaret bu noktada kesişmektedir. Bekaret söylemi bugün hâlâ korumacı devletin damarlarındadır. Afrodit'in bakirelikten hoşlanmaması bu nedenle dikkate değerdir. Bu açıdan da roman aslında cinsellikten çok daha fazlasına ilişkindir. Böyle bir roman hayatlarımızdan daha fazla kurmaca değildir. Gerçekle kurgunun el ele gidişi söz konusuymuş gibi görünse de Afrodit tam olarak hayatlarımız gibidir.
  • Muammer Taşçıkan
    metin - Türkçe
    5 Ayrım
    1,21 MB
    Eser Türü: Kitap
    "Evrende her şey aşktan doğar. Üretkenlik ve yaşamın anlamını oluşturan, canlıların yaşam enerjisidir aşk... O, var oluşun temel prensibidir. Aşk olmadan üretkenlik, canlılık ve yaşamın devamı mümkün değildir. Canlıların yaşam gerekçesini oluşturan ve ona anlam katan yegâne duygusudur aşk. Hayatı anlamlandıran bütün iyi duygular; mutluluk, neşe, şefkat, sadakat, bağlılık, fedakârlık, üretkenlik, azim, zorluklara dayanma gücü vs. ondan türemiştir. Aşk olmadan yaşamı anlamlı kılan hiçbir duygu ayakta kalamaz. Bu nedenle aşk düzenleyici ve yaşama sistem kazandıran prensiptir."
  • reşat enis
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    579,37 KB
    Eser Türü: Kitap
    1937 yılında yayınlanan Afrodit Buhurdanında Bir Kadın, toplumun yoksul ve çalışan kesimlerinin sorunlarını edebiyata taşıyan öncü eserlerdendir. İşçilerin yaşayışlarını, patronla ilişkilerini, çalışan ve yoksul kadının çifte sömürülüşünü ustalıkla ve tüm gerçekliği ile sergiler. Romanın baş kahramanı, akraba yanında büyüyen Yıldız adında anne-babasız bir kızdır. Yoz ev ortamı ve uğradığı onur kırıcı olaylar nedeniyle evden kaçar, önce daktiloluk, sonra fabrika işçiliği yapar. Ama düşük ücret ve ağır çalışma koşullarına daima, onun kadınlığını istismar teşebbüsleri eşlik eder. Yıldız yaşlı bir fabrika işçisiyle evlenir. Ama hastalanıp çalışamaz duruma düşen eşi ile çocuğunu geçirdirmekte zorlanır, yardım talep etmek için çaldığı kapılarda, patron ve ustabaşıların çirkin teklifleriyle karşılaşır; fuhuşa zorlanır.. Yıldız'ın trajedisini izlerken, tüm çıplaklığı ve katı gerçekliği ile emekçilerin ve yoksulların yaşayışına da tanık oluruz. Düşük ücretleri dahi marka ve kumaş olarak ödenen işçiler, onların korkunç sefaleti, koşullara dayanamayıp verem olan, kadınlıkları sürekli saldırıya maruz kalan genç kızlar, yeraltı maden işçilerinin çalışma koşulları gözler önüne serilir. Nazım Hikmet'in "Türk edebiyatının temel taşı" saydığı bu eser için Suat Derviş "Türk dilinde yazılmış olan romanların en güzellerinden biri" nitelemesinde bulunmuştur.
  • Lawrence Durrell
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    1,76 MB
    Eser Türü: Kitap
    Bütün “has” okurlarda derin bir iz bırakmış o müthiş İskenderiye Dörtlüsü’nün yazarı Lawrence Durrell’ın en az onun kadar etkileyici bir başka romanını sunuyoruz... Afrodit’in Başkaldırısı’nda olaylar Atina-İstanbul-Londra üçgeni içinde, Merlin adlı uluslararası bir şirket etrafında geçiyor. Merlin, Doğu-İstanbul kanadını bir kardeşin, Batı-Londra kanadını bir diğerinin yönettiği son derece karanlık, siyasi anlamda çok etkili ve dünyanın dört bir yanındaki yetenekli insanların girmeye can attığı dev bir şirketler topluluğudur. Atina’da bir “bellek ve öngörü makinesi” üstünde çalışmalar yapan bir mucit şirketin dikkatini çeker, İstanbul’a çağrılır. Mucit, alımlı, gizemli, Doğulu ve sinir hastası bir kadın olan “son kardeş”e âşık olur, şirkete en tepesinden girer... Durrell, kapitalizm ve teknoloji merkezli modern kültürel değerleri inceler ve eleştirirken yer yer bilim-kurgu tekniklerinden yararlanır. Olayları denetleme gücü neredeyse tanrısal boyutlara varan Merlin’e ya da onun temsil ettiği müteşebbis kültüre karşı verilen amansız özgürlük mücadelesini anlatırken, karakterler arasındaki aşk-nefret ilişkilerini de olağanüstü bir derinlikle işler, insan olmanın anlamını sorgular... Doğu ve Batı kültürleri içindeki insanlar birbirlerinden ne bakımdan farklıdırlar? Kişi, kültürünü ne ölçüde aşabilir? “Yanılsamaların en verimlisi” olan özgürlük neden bu denli gereklidir, insan ne kadar özgür olabilir? İnsanın yarattığı bir şey (bir robot, bir şirket, bir sistem) kendisinden daha özgür olabilir mi? İnsan, belleği olan bir yaratık olmanın ötesinde nedir? Aşk ve yaratım kurtuluş mudur? Güzelliği ve acımasızlığıyla insanı iliklerine kadar sarsan bir roman. Müthiş bir edebiyat şöleni. “İskenderiye Dörtlüsü, bizi tatmin eder; Afrodit’in Başkaldırısı bizi rahatsız eder. Şiddetli ama gülünç, vahşi ama eğlenceli bir saldırıdır komplekslerimize. Durrel bir sanatçı olarak gelişmesinde okuyucusunu ardında bırakan ne ilk ne de son sanatçıdır. Eğer İskenderiye Dörtlüsü ve Afrodit’in Başkaldırısı arasındaki farkın bir gelişme olduğunu anlayabilmişsek Durrel’ın en dolambaçlı, en güçlü ve en tatmin edici eseri olan Afrodit’in Başkaldırısı’nı da anlamaya başlamışız demektir.” Reed Way Dasenbrock / Cumhuriyet Kitap "
  • Anna Todd
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    13,34 MB
    Eser Türü: Kitap
    Ezici Bir Karşılaşma Kırılan Kalpler Vazgeçilemeyen Aşklar İlişkilerinin çalkantılı başlangıcından sonra, Tessa ve Hardin işleri yoluna koymaya çalışır. Tessa, Hardin'in zalim olabileceğini bilse de kendisinden sakladıkları ve sarsıcı itirafıyla derin bir ikileme sürüklenmiştir. Tessa'nın önünde bir hayat vardır; Hardin için ertelediği, görmezden geldiği, belki de vazgeçtiği… Bir tarafta sevdikleri ve kariyeri onu beklemektedir. Diğer taraftaysa öfkeli, vurdumduymaz kişiliğine ve hovarda görünüşüne rağmen delicesine âşık olduğu genç adam. Onun kollarında geçirdiği tutku dolu gecelerden, bütün vücudunu titreten dokunuşlarından, doyumsuz öpücüklerinden sonra bu hiç kolay olmayacaktır. Tessa tutulmayan bir sözü daha kaldırabileceğinden emin değilken gururunu hiçe sayıp ona bir şans daha verebilecek midir? Telafisi çok güç bir hata yaptığını bilen Hardin'in ise savaşmadan kaybetmeye niyeti yoktur. Peki, aşk için değişebilecek midir? … hayat bir daha asla eskisi gibi olmayacak. Tessa'nın kaybedecek çok şeyi var. Hardin'in ise hiçbir şeyi… Tessa'dan başka. Beni sevdiğini biliyordum; gerçekten sevdiğini biliyordum. Bunu biliyordum. Peki, yaptığı bütün hatalara ve geçmişte işlediği bütün günahlara rağmen onu seviyor muydum? Mutluluk için, hayatının geri kalanını yalnız geçirmemek için tek şansının ben olduğumu söylemişti. Ne kadar ağır bir ifadeydi. Ve ne kadar doğru bir ifadeydi. Kimse onu benim sevdiğim gibi sevmeyecekti. Sevilmeyi hak etmediği için değil, kimse onu benim gibi tanıyamayacağı için. Peki hâlâ tanıyor muydum? Karar veremiyordum ama onu, gerçek Hardin'i tanıdığıma inanmak istiyordum. (Tanıtım Bülteninden)
  • Anna Todd
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    7,65 MB
    Eser Türü: Kitap
    TESSA İLE HARDIN TÜM ZORLUKLARIN ÜSTESİNDEN GELMİŞKEN AŞK MASALLARI KÖTÜ SONLA MI BİTECEK? Hayat Tessa ile Hardin için güçlüklerle doluydu ancak karşılaştıkları her zorluk tutkulu aşklarını daha da güçlendirdi. Ne var ki geçmişin sırları açığa çıktığında Hardin aşılmaz duvarlarının ardına sığınır, Tessa’nın hayatında ise bambaşka bir trajedi baş gösterir. Artık Hardin’le tanıştığı zamanki o sevimli, sempatik ve iyi kız değildir; tıpkı âşık olduğu Hardin’in artık zalim ve kaprisli olmadığı gibi. Tessa, Hardin’in biriken öfkesinin farkındadır ve duygu patlaması yaşadığında onu sakinleştirebilecek tek kişinin kendisi olduğunu bilir. Hardin’in ona ihtiyacı vardır. Fakat geçmişin sırları gün ışığına çıktıkça Hardin’in karamsarlığı da büyür ve hayatındaki herkesle birlikte Tessa’yı da kendinden uzaklaştırır. Tessa bu kez kendini feda etmeden onu kurtaramayacağının farkında olsa da hemen pes etmez. Peki, Tessa kimin için savaşmaktadır? Hardin için mi yoksa kendisi için mi?

Sayfalar