Eserlere Göre Listeleme

Toplam 2263 sonuçtan 1291 - 1300 arası görüntüleniyor.
  • Arthur Schopenhauer
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    96,33 KB
    Eser Türü: Kitap
    19. yüzyıl felsefesinin önemli figürlerinden, Kant'ın öğrencisi, Alman filozof Arthur Schopenhauer, 1830'da kaleme aldığı bu metinde, kökleri antik Yunan felsefesine uzanan, tartışmalarda her koşulda haklı çıkma sanatı olan "Eristik Diyalektik" yöntemini tariflendiriyor. Bir tezin objektif olarak "doğruluğu ve haklılığından" ziyade dinleyicilerin gözünde "geçerliliğine" odaklanan, savunu, tartışma ve argüman kullanımında karşı tarafı alt etmenin yollarını felsefi "hileler" ile açıklayan Schopenhauer, kaçınılmaz olarak diğer filozofların konu üzerine fikirlerini ve yöntem sorunlarını da yorumluyor.
  • Carlos Castaneda
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    721,06 KB
    Eser Türü: Kitap
    "Carlos Castaneda'nın kitaplarına sahip olduğumuz için inanılmaz ölçüde şanslıyız..." Erk Öyküleri tüm büyülerin ardındaki öğretiyi anlamaya bizleri biraz daha yaklaştırıyor... Antropoloji biliminin yarattığı yapıtların arasında en iyisi." -The New York Times Book Review- "Castaneda... şimdi de okurlarını akla hayale sığmayan ölümcül ve göz kamaştırıcı güzellik alemlerine götürüyor." -Sunday Telegraph- "Don Juan, Carlos Castaneda'ya büyücünün sanatına ilişkin öğretisini bu en erkli ve esrarengiz dersleriyle noktalıyor- aynı anda hem bir tanışma hem de insanı derinden sarsan bir vedalaşma olan bir dizi göz kamaştırıcı görüntüler... "Sözcüklerin ardında parıldayan muammalar sizleri tekinsizcesine kavrayacak..." "sonuna dek capcanlı, kusursuz, ve erk dolu." -Chicago Daily News- "Elinizdeki bu kitap Carlos'u, kendi kişisel, tarihsel özünün (tonalının) ölümünü temsil eden bilinmeyene (naguala) yaptığı gezintide uçurumun ta kıyısına götürüyor. Don Juan, onun sabırlı öğretmeni, ve don Genaro, onun dipdiri, akrobatik velinimeti, ona elveda demek zorundadırlar. Artık ona bir yardımda bulunamazlar: Carlos, sonunda, tamamıyla yalnızdır, özgürdür, bir savaşçıdır... Tüm sanatlar gibi... bu yapıt, basmakalıp etiketleme yaklaşımlarına direnmekte ve onları aşmaktadır."
  • Hamdi Kalyoncu
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    157,08 KB
    Eser Türü: Kitap
    Erkek üzerinde etkili olmak ve onu yönetmek için sadece dişilik yetmez. Bunun için kadınca bir sanat gerekir. Başarılı olmak istiyorsanız bu sanatı iyi öğrenmelisiniz! Çoğu erkek, kadın karşısında oldukça zayıftır. Bu zayıflıklar ya da bir anlamda zaaflar, kadınlar tarafından yönetilmeye o kadar yatkındır ki, şöyle desek yanlış olmaz; Erkekler dünyayı idare eder, kadınlar da onları! Tarihte de bunu doğrulayacak sayısız örnekler bulmak mümkün. Erkek üzerinde etkili olmak ve onu yönetmek için bazı şeyleri uygulamanın yanında öncelikle kaçınılması gereken şeyler vardır. Konuyu iki başlık altında ele almakta fayda var; I. Erkeği yönetmekte kaçınılması gereken davranışlar, II. Erkeği yönetmek için yapılması gereken davranışlar. Yönetmek bir anlamda yönlendirmektir. Kadının erkekten beklentilerini gerçekleştirmesi ve eşinden gönlünce istifade edebilmesi onun üzerinde etki sahibi olabilmesine bağlıdır. Çoğu kadının, erkek karşısında bulunmak istediği konum da bu değil midir? Erkeği üzerinde etkili olmak! İşte bunu yapabilmek için, erkeğe tesir etmenin, yani bir anlamda onu yönetmenin püf noktaları iyi bilinmeli.
  • Peter Downey
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    772,50 KB
    Eser Türü: Kitap
    Evet " o erkek" mevcut! Dünyada bir tane " o erkekten " olması kadınların hoşuna gidecek bir haber. "O" bir James Bond değil, bir rock-star değil, bir Hollywood yıldızı değil.. Dahası meşhur bir best-seller yazır bile değil. Yine de 90'ların kadınlarının fantazilerinin erkeği. O Avustralya'da bir lisede tarih öğretmeni, 3 kız çocuk babası, evli, kendi halinde bir adam. Ama o kadınları "anlıyor"... Evet, evet... Gerçekten anlıyor. Öyle ki 3 kızı, bir karısı toplam 4 kadınla yaşamaktan memnun... Dahası da oturup bir kitap yazmış ve babaların bebek beklerken karılarına nasıl yardımcı olacaklarını, doğum denen işkenceyi, doğum sonrası depresyonlarını hepsini ama hepsini yaşayarak öğrenmiş ve erkekleri göreve çağırmış...
  • Cang Şianliyen
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    743,75 KB
    Eser Türü: Kitap
    Çağdaş Çin edebiyatının yaşayan en önemli yazarlarından biri olan Cang Şianliyen'in en güzel iki romanını arka arkaya yayınlıyoruz. Biri: Erkeğin Yarısı Kadın, biri de Ölmeye Alışmak. 1936 yılında Nanjing'de doğan Cang Şianliyen, varlıklı bir ailenin çocuğuydu. Yönetim, ailenin bütün mal varlığına elkoydu, yazarın üniversite eğitimine de engel oldu. 1956'da `şiir yazmak' suçuyla tutuklandı ve yaşamının yirmi yılını çeşitli cezaevlerinde ve çalışma kamplarında geçirmek zorunda kaldı. Bugün Çin'in en çok okunan yazarı. Sistemle hâlâ çatışma halinde. Kitapları Çin'de yasak. O da Çin'in kuzeybatısında yaşıyor ve sürekli yazıyor. Yazdıkları sürekli Batı dillerine çevriliyor, yayınlanıyor; kitapları satış listelerinin tepesinden inmiyor. Kendisi de birkaç kez öbür tutuklularla infaz alanına götürülen, son âna kadar kurşuna dizilmeyi bekleyen yazar, yaşadıklarının etkisini şöyle yorumluyor: `Silah ateşlenmemiş olsa da, korku ve yılgı kurşunu beyne işlemiştir. Çin'deki her aydın, beyninde bu tür bir kurşunla yaşar.' Sürekli soran, sorgulayan bu çağdaş yazarı beğenerek okuyacağınıza inanıyoruz.
  • Tülay Ferah
    insan sesi mp3 - Türkçe
    12 Ayrım
    197,64 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Sevinç Soğukkanlı
    Evlerde, sokaklarda, kahvelerde, işyerlerinde, otobüslerde, trenlerde, uçaklarda...yaşamın soluk alıp verdiği her yerde görünen, öbür narsisist varlık... Sonsuza dek kendine bakmak için yaşar. Bir Tao ustası: 'Kusursuz insanın tini ayna gibidir,' der. 'Hiçbir şeyi tutmaz, ama hiçbir şeyi de geri çevirmez. Alır, ama saklamaz.' Tülay Ferah, Erkek adlı romanında, bir erkeğin bedeninde ve beyninde yolculuk ederken, erkeği Tao ustası gibi betimliyor. Erkek cinsini mutlak bir ideoloji gibi okurken, erotizm ve düzen bilinciniz altüst olacak...
  • Freida Mcfadden
    insan sesi mp3 - Türkçe
    36 Ayrım
    589,98 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Jale Anıl
    Kadın mükemmel erkeği arıyordu. Adamsa mükemmel kurban. New York’ta yaşayan her kadın gibi Sydney Shaw’un da flört konusudnda şansı berbattı. Profilleri yalanlarla dolu adamlar, hesabı onu kitleyen adamlar ve en kötüsü de annelerini dillerinden düşürmeyen adamlar… Hepsini görmüştü. Derken sonunda şeytanın bacağını kırdı. Yeni erkek arkadaşı tam anlamıyla mükemmeldi. Kibardı, yakışıklıydı, üstelik yerel bir hastanede doktor olarak çalışıyordu. Sdyney âdeta bulutların üstündeydi. Derken Sydney’nin yaşadığı binada canice öldürülen bir kadın bütün dengeleri değiştirdi. Polise göre bir dizi cinayetin son kurbanı olan bu kadın Sydney’yi tedirgin etmeliydi. Zira baş şüpheli, kurbanlarını öldürmeden önce onlarla çıkan gizemli bir adamdı. Ancak Syney hiç endişenmiyordu. Sonuçta rüya gibi bir adamla birlikteydi. Ama yine de içinden bir ses, bu mükemmel adamın göründüğü kadar mükemmel olmayabileceğini söylüyordu. Çünkü biri her hareketini izliyordu ve gerçeğe zamanında ulaşamazsa katilin sıradaki kurbanı o olacaktı… New York Times çoksatan yazarı Freida McFadden, saplantılara ve aşk için yapabileceklerimize ayna tutan bu karanlık hikâyede tutku suçlarının bazen en kanlısı olabileceğini kanıtlıyor.
  • French Oje, T. B.
    insan sesi mp3 - Türkçe
    21 Ayrım
    352,92 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Nesrin Karataş
    Derin ve Pera, birbirini tanımayan iki kadın, ortak bir arkadaşlarının düğününde "bekârlar masası"na düşerler, bu talihsizliklerini sohbetle bastırmaya çalışırken, koyu bir muhabbet başlar. Derin ve Pera'nın birbirlerine anlattıklarını, sırlarını, güldüklerini, ağladıklarını dinlerken masadaki 3. kişi olarak sizin de sohbete dâhil olmamanız mümkün değil. Her türlü dedikodunun döndüğü bu masaya davetlisiniz, bakalım Derin ve Pera neler anlatacak? Neler yaşayacaklar? French Oje hiç sektirmeden, yıllarca okuyucularına "kızlar prenses, erkekler ölsün" deyip durdu. T.B., yıllarca nişanlısından kendisine "o beni prenses peri sannıyooo" şarkısını gönderdi durdu. Liseden beri hiç ayrılmayan muhteşem ikili French Oje ve T.B., "Bulaşmadığımız bir aktivite kaldı mı?" diye düşünürken kendilerini kitabın başında buldular. Birbirinden Resul Balay ve George Michael, Küçük Ceylan ve Chris Martin, Cindy Crawford ve Kaddafi kadar farklı olan kızlar, erkek dedikodusu konusunda kendilerini bile şaşırtacak kadar uyumlu çıktılar. Bütün kızların kendi aralarında dönen erkek dedikoduları bir kurgunun içinden gizli gizli erkeklere gülümsemeye başladı. Twitter'da da @french_oje ve @tugce_tb nickleriyle tanınan ikili, kendilerini yılların blogger'ı olarak tanımlarken; onları tanıyanlar, 10 yıllık ilişkisiyle alıp başını giden nişanlı T.B.'yi ayakta alkışlayıp, 10 yıllık bekarlığıyla kırıp dizini oturan nişansız French Oje'yi de oturarak teselli ediyorlar. Ve bu ikisi her ortama çok iyi geliyorlar!
  • Valerie Solanas
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    94,72 KB
    Eser Türü: Kitap
    Erkek Doğrama Cemiyeti Manifestosu (SCUM Manifesto)'nu politik bir metin olarak değil, bir sanat eseri, o yılların Amerikan toplumunun ve kültürünün acımasız bir eleştirisi olarak okumak gerekir. Kaleme aldığı manifesto kadar "Andy Warhol'u vuran kadın" olarak da tanınan Valerie Solanas, küçüklüğünden itibaren patriyarka karşısında yaşadığı her şeyden politik sonuçlar çıkartmış ve Manifesto'da ifade etmiş. Aile, baba, akıl hastalığı ve cinsellikle ilgili yazdıklarında bu açıkça görülür. Kadınların yaratılıştan noksan, zayıf ve aşağı oldukları asırlardır iddia edilir. Valerie bunu eğlenceli bir biçimde ters yüz etmiş ve doğal, bilimsel! politik sonuçlarına götürmüş; eğer bir cins eksikse, bu eril olandır ve öyleyse onların bertaraf edilmeleri gerekir. Bu manifestonun "kadın erkek çoğumuzun, kadın kalbinde yattığına inanmak istemediğimiz bir intikam ateşini dillendirdiği" söylenir.
  • Valerie Solanas
    insan sesi mp3 - Türkçe
    8 Ayrım
    211,52 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: İmge Albayrak
    Erkek Doğrama Cemiyeti Manifestosu'nu (SCUM Manifesto) politik bir metin olarak değil, bir sanat eseri, o yılların Amerikan toplumunun ve kültürünün acımasız bir eleştirisi olarak okumak gerekir. Kaleme aldığı manifesto kadar "Andy Warhol'u vuran kadın" olarak da tanınan Valerie Solanas, patriyarka karşısında yaşadığı sorunlardan erken yaşlardan itibaren politik sonuçlar çıkarmış ve bunları Manifesto'da ifade etmiştir. Aile, baba, akıl hastalığı ve cinsellikle ilgili yazdıklarında bu açıkça görülür. Kadınların yaradılıştan noksan, zayıf ve aşağı oldukları asırlardır iddia edilir. Solanas bu iddiaları ironik bir biçimde tersyüz ederek ve doğal, bilimsel ve politik (!) sonuçlara varıyor; "eğer bir cins eksikse, bu eril olandır ve öyleyse onların bertaraf edilmeleri gerekir." Bu manifestonun "kadın erkek çoğumuzun, kadın kalbinde yattığına inanmak istemediğimiz bir intikam ateşini dillendirdiği" söylenir. Katılıyoruz...

Sayfalar